bugün

/638
Hayatın tüm pisliğine, akıcılığına ve yapışkanlığına dur diyebilen yegane duygu.

Üşümek yok, korkmak yok, yılmak, düşünmek yok. Duymak yok, hissetmek yok, onun dışındakileri görmek yok. Biteceğini bile bile durmak yok.

En keyiflisi de kısa yolculuklarda yaşananları oluyor sanki. yüksek miktarda "aşk" zerk edilirken damarlarınıza, bir yandan da işe, gideceğiniz yere geç kalma korkusunu yaşıyorsunuz. Yaşarken de bir umut beliriveriyor.

"belki aynı durakta ineriz"

Olmuyor çoğu kez, sizden önce iniyor yahut siz ondan önce iniyorsunuz. Mevsim de cam buğusuna müsait, elinizle siliyorsun buğuyu, yahut o siliyor. el sallamak gibi, bir tür veda ritüeli.

Acelece bir yere saati not etmeye çalışıyorsunuz, yahut "unutmam ki" diyerek güven yüklüyorsunuz kendinize ve unutuyorsunuz yazdığınız notu, beyin hücrelerinizdeki izi.

Yüksek dozda alınan aşkın etkisi çabuk geçiyor.
"Sevginin bedeli ölmekse bir bak gözlerime ölmez mi bu deli
Aşıkmışım geçermiş yalan bir bak gözlerime geçecek gibi mi? "
bir denklem gibidir aşk, x i ve değerleri olan bir denklem. bilinmeze x denir her denklemin olmazsa olmasıdır, amacı bütün değerlerden uzak kalmak olan bir değerdir yapmazsa yanındakiler kendi değerini düşürecektir yaparsa yalnızdır işte. ve bir de o değerleri veren vardır ki, o denklemi çözen işte o hepten yalnızdır.
şey.
ı ı ı ı?
Diyorsun ki; "ben sana gönlümü verdim."
iyi de gönül dediğin nedir ki ey sevgili?
Ben sana gönlümü vermem.
Çünkü gönül dediğin toprağa girince toz olur, toprak olur.
"Ben sana ruhumu veririm. Çünkü ruhum sende sonsuzluk olur..."
hangi aşk mümkündür aşığı öldürmeden
her aşk her şiir
ardından uzun uzun bakılan adı bilinmedik sevgilerden
küskün omuzlu terkedilmişliklerden,
perspektifinde hep bir sokak taşıyan
o sessiz
o faili meçhul cinayetlerden
mürekkep lekesi miras
resim altı sözcüklerden
aşk mümkün olsa idi ahh, aşığı öldürmeden

haracı ödenmeden
bırakır mı yakamı
bir suretten, bir şiirden, bir hüzünden
ak kağıda düşürülmüş
imzasını görmeden

bırakmazlar yakamı, bilirim, ben ölmeden

murathan mungan
Aşktan mutluluk, güvenlik beklerler,
halbuki aşk son zerresine kadar kendini vermektir,
ruhundaki son zerreye kadar sevdiğin olmak istemektir,
onun içinde eriyecek kadar sevmek, kendinden kopmak demektir.

işte ben aşk derken böyle bir aşktan bahsediyorum, ölmekten
bahsediyorum.

Var mı O'nun aşkıyla ölmeye cesareti olan?

Şems i Tebrizi
daha gelişmiş ve güvenli olan orijinal sürüm için (bkz: sevgi)
gece itibariyle ağzıma sıçmış olandır. her şeyi bitirendir.
onun acısını taa kalbinde hissetmektir; yıllar geçse de üstünden.
her şeyden çok seni seviyorum diye haykırmak istediğinde susmaktır aşk.

beni sevmesin; ama kimse ona dokunmasın diyebilmektir aşk.
sıradanlaşan hayatla iyi anlaşan aşk; bazen ne halde olduğumu bir anlasan...
aşk, kaypak sahte kalıcılığı olmayan tutarsız bir güdüdür.
"anlatabilsem sende neler gördüğümü kimse inanmaz hayal derdi...
bilselerdi sende neler gördüğümü yıllarca hayal görmek isterlerdi..."
Aşk stratejik hata yapan ve bunu çok geç farkeden salağın düştüğü durum muş . *
ruh kıvılcımı. ateşin sebebi.
5 defa üst üste düşeş gelmez, ama aşk çıkar gelir.
bu zamanda iyice anlamını yitirdiğine inanıyorum artık nedense.
adı batasıca.
mevlana:aşk hükmetmez; terbiye eder.

goethe:arılar bile en tatlı balın zehirli çiçeklerde olduğunu bilir.

john keats:aşkta her zaman bir öpen, bir de yanağını uzatan vardır.

fransız atasözü: arzu edilenden ziyade arzu etmeye aşığız.

f.nietzsche:aşık olduğumda sadık olurum, çünkü aşık olurum.

aşık veysel şatıroğlu:güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmazsa..

ataol behramoğlu: ölümdür tek başına yaşanan aşk iki kişiliktir.

oscar wilde:aşk aklın en soylu zaafıdır.

john dryden:aşk konusunda yanlış seçimden söz etmek hatalıdır, zaten seçim varsa o yanlıştır.

marcel proust:aşk ciddi bir akıl hastalığı.

platon:aşık olmayı beceremeyen yağ çekmeyi öğrenmek zorundadır.

goethe:aşk melankolinin bir türüdür

robert burton:aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır.

bailey: insan kalbindeki gerçek aşk dört nala giden bir at gibidir ne dizginden anlar ne de söz
dinler.

konfüçyus: aşk kadının hayatında bütün bir romandır erkekte ise yalnız bir bölümdür.

m. da stael: ne seninle yaşayabilirim ne de sensiz.

ovidius: aşkı tanıdığında, yaratıcıyı da tanırsın.

balzac: ilk aşk aşı gibidir. insanın ikincide hastalanmasını önler..

rousseau: aşk mektubuna başlarken ne söyleyeceğimizi bilemeyiz. bitirirken de ne yazdığımızın
farkında olmayız.

shakespeare:sevgililerine aşklarını itiraf eden kadınlar, en az seven kadınlardır.

eflatun: aşk, en tehlikeli bir ruh hastalığıdır.;

aziz nesin: yenilen taraf aşık olur.

yakup kadri: hiçbir kadın yoktur ki "seni seviyorum" sözü karşısında hissiz kalsın.

katherine hepburn: aşkı bilenler normal kadınlardır.

oscar wilde: erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlar erkeklerin son aşkı olmasını ister..

ingiliz atasözü:aşk için evlenen istırapla yaşar...

kontes nathalie: aşk, bir kişinin yararına, iki kişinin ortaklığıdır...

paul geraldy: sevmek güzeldir. bir daha sevmemek daha güzeldir.

marcel proust: aşık olmayanlar, mükemmel bir erkeğin sıradan bir kadın yüzünden niçin ızdırap
çektiğini anlayamazlar.

son olarak ve bence en yıkıcısı

aşık veysel: seversin kavuşamazsın adı aşk olur..
akan suya inat kurumaktır.
aşk bir bardak çaya benzer.şimdiki zamanda aşk, genellikle dudak payıdır.
zor bulunup kolay harcanandır. susuz kalınca bir damla suya hasret iken çeşmeyi bulduktan sonra suyun değersizleşmesi gibi.
bir süredir kendinden haber alınamayandır.
ah mine'l-aşk
© copyright 2005 - 2026