bugün

/636
Karanlık bir suyun içindeyim. Bir balık gibi korkuyorum. bitmez tükenmez insan isteklerine ortak olup, nefes alamadan gökyüzünü son kez göreceğim günü bekliyorum. işte ağları atmaya başladılar, ışıklar yakıp bizi çağırıyorlar.

Öylesine bıktım ki korkmaktan, her gece bir taşın altına saklanıp yaşamaktan değil, yaşamaya çalışmaktan!

Kimse dur demedi, ben ağlara yüzerken, kimse "özleriz" diye de geçirmedi içinden, biliyorum.

Yaklaştıkça ağlara, gecenin karanlığında gökyüzünün mavisini gördüm. Bir çift mavi!

Ağlar sanki saçları olmuştu, mavi gözleri...

Öldüm sandım, bir insan suretinde serin bir kumsala düştüğümde!

Önce başı düştü göğsüme, sonra biramdan bir yudum aldı. dudaklarının ıslaklığı kaldı sigaramın üzerinde.

Sarıldım, bilmeden sarılmanın anlamını.

Her yanımı kaplarken vücudunun ılıklığı, öldüm sandım.

Öldüm sandım, aşık olurken.

Son kez gördüm gökyüzünün mavisini, bir o kaldı senden geri..
en son bir bahriyelinin kollarında dans etmek ve onun asil ve centilmen davranışları karşısında bir süre beyin amcıklaması geçirmekti benim için...
sıkıcıdır.
aşk, sevgilinin dişlerini huylandıran şeftalinin kabuğunu soyup dilimleyerek servis etmektir.
Günümüz aşkını bundan ton yıl önce Lidyalılar bulmuştur.
arapçada harften çok nokta olan tek kelime...
psikopat gibi evirip, çevirip, oynayan, işkence çektirmekten zevk alan küçük şımarık.
aşk derken;
-bir insanın sadece dış görünüşe aşık olmayız.

-bir insanın fikirlerine de aşık olabiliriz.
-bir insanın duygularına da aşık olabiliriz.
-bir insanın gözlerine de aşık olabiliriz.
-bir insanın dudaklarına da aşık olabiliriz.
-bir insanın zenginliğine de aşık olabiliriz.
-bir insanın mimiklerine de aşık olabiliriz.
-bir insana karşı duyduğumuz duygulara da aşık olabiliriz.

-peki neden hala dünyanın en yakışıklı erkeğinin ya da en güzel kızının gelip bizi bulmasını bekliyoruz?
matilda'nın karnında kelebekleri uçurtan duygu. şimdi o kelebekler bana misafir oldu, kelebek ömründe olmasın ziyaretleri.
2 sene önce kurtulduğum olay. (bkz: özgürüüüüm)
tek başlar, tek biter.
en gerçek yalan.
yatmadan önce istisnasız her gece onu daha çok sevebilmek için dua etmektir bence. 9 aydır eksiksiz ediyorum duaları.
aşk o kadar büyüktür ki;
ancak kavuşamayınca aşk olur.
yani aşk, sevdiğine kavuşamamaktır.

kavuşursan meşk olur, mutlu olursun.
kavuşamazsan aşk olur, yanar durursun.
aşk vardır ama çok gereksizdir. aşk yaşayacağın zaman bu gerçekten uğruna her şeyin değeceği biri olsun ki zamanın boşuna geçmesin yoksa zamanın da boşuna geçer, hayatın mahvolur, boşuna üzülürsün. öyle birini de bulmak çok zor olduğu için hele ki günümüz de onun için aşk gereksiz bir şeydir.
sanma sanatı.
tahminimce söylenmeyecek söz kalmamıştır yüzlerce tarifi yapılmıştır,korumanın yolları öğretilmiştir,öğütler verilmiştir.Hatta bizi aptal yerine koyan testler dahi yapılmıştır.sorulara cevap vererek aşık olup olmadığınızı şıp diye anlarsınız.aşkın tarifini en sona bırakıp rakamsal tariflerle açıklayalım.(rakamlar falan verilince daha oturaklı oluyor).gözlemlerime göre türkiye'de her iki kadından biri aşık,başka bir deyişle kadınların yüzde ellisi aşık.aşk deyipte geçmeyin,bunun ölümsüzü var ,yasak olanı var,onursuzu,düzeysizi,büyüğü var.kendinizi yoklayınca illa bunlardan birine uyuyordur aşkınız.aşk olunca insanın konuşma yeteneği dumura uğruyor,buna karşılık düşünme yeteneği şahlanıyor.aşık olanlara dikkat edin,derin derin düşünürler.sanki 3.dünya harbini başlatalım mı ?diye sorulmuştur.bir saat aynı noktaya baktıktan sonra ,bu saat oldu aramadı hain,gibi abuk sabuk bir şey geçiyordur o anda akıllarından.birde aşık olanlar daha çok dikkat etmeye başlıyorlar kendilerine saçlar ,giyimler ,bedenleriyle daha çok uğraşır hale geliyorlar.tabiiki bu aşkın ilk evresinde oluyor.aşkın telefon faturalarıylada çok ilgisi var. telefon faturası haneden çok geliyorsa mutlaka biri aşık olmuştur.öyle fısır fısır saatlerce konuşurlar.burunlarının dibine girsen ne dediklerini anlayamazsın.bir başka dikkatimi çeken aşık olanların yemeden içmeden kesilmesi.bir insan başka bir insanın hayatında nasıl olurda yoğurtlu salçalı makarnanın önüne geçebilir?sanırım yerim seni sözcüğüde böyle durumlardan birinde türetilmiştir.beni en çok üzen tarafı ise aşkın müzikle olan ilişkisi.aşık olanların hayatında müzik ,diğer zamanlara oranla daha çok ön plana çıkıyor.
sabaha kadar hırpala beni!
çapkın bakayım koynunu aç!
kaale almadılar dileklerimi yarasalar emdi iliklerimi!
tadında şarkılarla duygularına tercümanlar aranıyor sanırım. resmen suça teşvik.
inanıyorumki aşk ; karşındakini bulunmaz hint kumaşı zannetmekle,aslında hıyarın teki olduğunu anlamak arasında geçen süredir.
asla yapmam dediğin bir şeye olurundan bakmaya başladıysan, kapını çalmış, hayatını ele geçirmiş olan şeydir.
Öyle bir duygudur ki bazen istemeden düşünürsün 'neden allah böyle bir şeyi yarattı allah sadist midir' diye.
Hangi gemiye bindiysek, bir buz dağına çarptı ve battı. Soğukluğunu sevdik, buzlar alev alev yakarken. O en derin nefeste boğulmayı sevdim.
aşk; ademle havvadan kalan bir yalan..
oyunların adı "aşk" kaldı...
--spoiler--
dostluğun cinselliği kapsayan ve egoyla yoğrulmuş hali.
--spoiler--
hayattaki en büyük aptallık. başka biri uğruna hayatını mahvetme durumundan başka bir şey değil.
Aşk, utanma ve çekinmenin olduğu yerde vardır.
(bkz: montaigne)
© copyright 2005 - 2026