bugün

/636
her yalanı kabul eder aşk, her doğruyu reddeder.
bile bile yenilmektir bazen de.
"insanlığın evrensel yara birimidir" demiş metüst.
bünyeler arası değişkenlik gösteren ruh, kalp, beyin hali.
başlangıcı ile dünyalar senin olur, bitişi ile dünya başına yıkılır.
tepkimesi, kişiler arası farklılık gösterebilir. sırf bunun için suçlanabilirsin.
muhakkak bi yerde bitmesi gerekir. çünkü bok gibi bir şeydir. ağzına sıçar. gereksizdir.
mantık neyine yetmiyor ki?
sır içinde sır, içinde sır...
''ayrılık umrumda değil ki'' şeklinde bir evresi olan(mış). öğreniyoruz işte yavaş yavaş.
yaz günü, samimiyetsiz, soğuk omuzlara çarparken ben, ölümüne kanat çırpan bir kelebek gibi, konduğum renksiz, kokusuz çiçekti. toprağa en yakın olandı, ondan sonrası topraktı işte. düştüğünde kimse seni önemsemeyecekti. bir temizlik işçisinin süpürgesine takılabilir, rüzgarda savrulup, deniz varsa kavuşabilirdin denize.

seni gördüm. tüm renklere rağmen, senin solgun renksizliğini, benimkine benzer kimsesizliğini sevdim. seni seçtim, senin beni seçmene şans vermeden, bunu düşünmeden hatta, aşk gibi aniden!

bir önceki hayatım…

karanlığa tercih ettiğim bir çift mavi, ışık gören son penceremi de aldı benden. ne kadar beklediysem, bilmiyorum. hatırladığım ben değildi, gördüğüm ben. aceleyle başladım uçmaya. önceki hayatımın sarhoş yürümeleri gibi özensizceydi uçuşum da.

alışırım dediğimde duydum:

+ ayılmak gibidir sanıyorsan alışmayı, yanılıyorsun. vaktin dar, sadece uç!

uçtum, anladım ki sorgulayacak zaman yoktu ve şimdiden yorulmuştum.

bir şey değişmedi uçarken, ayılmak gibi değildi alışmak, doğru.

savruluyordum, uçtuğumu, onlardan kaçtığımı sandı birileri.

savruluyordum, dokunduğum sevindi, dokunduğum üzüldü.

bu kadar mıydı, bu kadar kısa mıydı bahşedilen hayat!

…

savruldum, artık sadece rüzgardım, durdu kanatlarım…

bir adım var toprağa, bir adım var gökyüzüne!

seni seçtim, renksizliğine, kimsesizliğine vuruldum!
duygu illüzyonudur.
iki kişinin bindiği bir tahterevallidir. bu derin tanımım da oscar wilde'e kapak olsun.
uzun süre aradan sonra tekrar aşık olmak isteyen kişiden geliyor:

+ bizde niye yok?
aşk=acı ötesi yok.
arapça kökenli bir kelimedir.
kavuşamamayı gerektirir ; kavuşursan başka bi şey olur o. *
--spoiler--
aşk denen illet; çorak arazide tilki misali kurnaz bekçi.
--spoiler--
(bkz: ilahi aşk)
acıkıp yemek yemekten farksızdır aşk. acıkınca pek yemek seçmezsiniz. tabi o en sevdiğiniz yemeği yemenin hazzı başkadır. ama unutmayın ne yerseniz yiyin doyarsınız.
aşk bir yangın bırak tutuşsun aklın.
kadir kıymet bilmektir.
iğrenç bi duygu lan bildiğin olum başka birşey düşünemiyorum liseliler gibi oldum, gripin falan dinliyorum tüm gün bak özledim yine.
inanmaktan çok zevk aldığımız bir yalandır aşk.
gülen gözleriyle, ürkek sesiyle gelendir. elbet bir gün gidecektir. gidene kadar hoşgeldin.
insanı kör eden, mantığını tamamen sömüren bir duygu olduğundan varlığından en çok korkulan, yasaklanmak istenilen şeylerin başında gelen duygu.
uyuşturucuya çok benzer bir kere bulaştıysan asla bırakamazsın kendine zararlı olduğunu bilirsin defalarca bırakmaya çalışırsın onu, başarırsında ama sonra derin bir mutsuzluk
Aşk kadına yakışır, sevmek adama.
kimi kalplerin sahibi olmaktan utanmadığı, kimi kalplere girmeye utanmayan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026