bugün
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın26
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- tavuk sevmemek4
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği7
- güzel kadın3
- yorgun mermi19
- she was the most beautiful person'i ever saw2
- behlül ün bihter den ayrılma nedenleri2
- laptop4
- sürekli dizi6
- yeni zelanda ya gitmek5
- etek giyen erkek11
- insan doğru olanı seçerek mutlu olabilir mi2
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı12
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- bikbik hanfendi2
- 8 ağustos 2026 wolfsburg kaiserslautern maçı2
- ciddi ciddi başı açık kızla evlenmek4
- her şey ölümümle başlamıştı2
- yecüc ile mecüc3
- namaz4
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- sakallı aşçı2
- tahta kavede sütlü nescafe söylemek2
- hangi manifest kızısın3
- sudekiray silik yesin kampanyası3
- bir daha doğmayacak olmak2
- hakiki şeyh ve sahte şeyh3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı5
- sarışın erkek karizması2
- varoşların sevdaları gerçek olur çıkarsız5
- devalüasyon yakın mı9
- kara lahana2
- lionel messi4
- kadınların erkeklerde çok fazla kriter araması8
- günlük tutan erkek9
- sevgilisinin regl gunlerini hesaplayan erkek8
- şeyhine badeletince cennete gideceğini sanan çomar2
- mekke anlaşması7
- neden eksi aldığını anlamamak4
- eskorta aşık olmak4
- filtreli fotoğraf paylaşan erkek8
- efesle tuborgu karıştırıp içmek8
- kotor6
- yavrum diye hitap eden erkek7
- kadınların erkekleşmesi4
- mesajlara hızlı cevap vermek9
- kadınlar mı döver erkekler mi4
Aşk bile bile acı çekmektir. Mazoşizimdir.
--spoiler--
Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. AŞK'ın ise hiç bir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.
--spoiler--
şems-i tebrizi; "40"
Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. AŞK'ın ise hiç bir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.
--spoiler--
şems-i tebrizi; "40"
Yalnız sanatçıların bildiği bir gerçek olarak geberip gidecek olan şeydir.
Anlatılmaz yaşanır.
iki kişiliktir demiş şair. iki kişilik olması tartışmalıdır. zira günümüzde aşk ortalık malıdır.
Biz biliyoruz da mı seviyoruz, git âşık ol bence.
bir adamın bir kadını sevmesi. o kadının da o adamı sevmesidir.
ilk baharın başında son bahar şarkıları dinlemektir.
sevgili erdal güney'in dalgakıran şarkısının sözleri anlatır aslında tam anlamıyla ne olduğunu;
* Aşk herkesi kırar biraz
Eksilmesin acısı şükret
Varsın ağlasın dalda kiraz
Herkes kendine sürgün biraz
Çocuk gülüşün dünden bir yara
Aşk bize sıla
Günler gelir ve büyürüz elbet
Aşk bize gurbet
* Aşk herkesi kırar biraz
Eksilmesin acısı şükret
Varsın ağlasın dalda kiraz
Herkes kendine sürgün biraz
Çocuk gülüşün dünden bir yara
Aşk bize sıla
Günler gelir ve büyürüz elbet
Aşk bize gurbet
tanımsızlıktır. bazen görünenden fazlasıdır. bazen de bildiğin gibi 3 harflidir.
insanı yarım bırakan, yarım insan eden duygudur. Ne kadar yoğun, uzun yaşarsan yaşa bir gün elbet biter ve insana sadece kendine yetecek kadar akıl bırakır.
aşk, 'bir kişiye adamaktır kendini' derlerdi hani.
düzeltiyorum, 'aşk bir kişiye hep aldanmaktır' oysa ki.
düzeltiyorum, 'aşk bir kişiye hep aldanmaktır' oysa ki.
Aşk , ancak bu kadar güzel tarif edilir iste
Can Dündar - aşkın tarifi
Evinin seni içine sigdiramayacak kadar dar oldugunu fark edeceksin...
Sokaga fırlayacaksin... i
Sokaklar da dar gelecek...
Tipki vücudunun yüregine dar geldigi gibi...
Ne denizin mavisi açacak içini, ne piril piril gökyüzü...
Kendini tasiyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
küçüleceksin...
Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan...
"Önemli olan saglik."
"Yaşamak güzel."
"Boş ver, her şey unutulur."
sen hiçbirini duymayacaksin...
Göz yaşlarindan etrafi göremez hale geleceksin...
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarinda ölmek
isteyecek kadar çok seveceksin...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarin kiyamet kopacakmis" deseler basini
kaldirip Ne dedin?" diye sormayacaksin...
Yalniz kalmak isteyeceksin...
Hem de kalabaliklarin arasinda kaybolmak...
Ikisi de yetmeyecek...
Geçmişi düşüneceksin...
Neredeyse dakika dakika...
Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtigin yerlerden geçmek isteyeceksin...
Gittigin yerlere gitmek...
Bu sana hiç iyi gelmeyecek...
Ama bile bile yapacaksin...
Biri sana içindeki aciyi söküp atabilecegini söylese, kaçacaksin...
Aslinda kurtulmak istedigin halde, o aciyi yasamak için direneceksin...
Hayatinin geri kalanini onu düsünerek geçirmek isteyeceksin....
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksin...
Hiçbir şey oyalamayacak seni...
Ilaçlara siginacaksin...
Birkaç saat kafani bulandiran ama asla onu unutturmayan.
Sadece bir müddet buzlu camin arkasindan seyrettiren...
Bütün sarkilar sizin için yazilmis gibi gelecek...
Bogazin dügümlenecek, dinleyemeyeceksin...
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahi iple çekeceksin...
Bazen de "Hiç günes dogmasa" diyeceksin...
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çikana sarilmak isteyeceksin
...
Nafile...
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasini istedigin...
Her siçrayarak uyandiginda onun adini söyledigini fark edeceksin...
telefonun çalmasini bekleyeceksin...
Aramayacagini bile bile...
Her çaldiginda yüregin agzina gelecek...
Aglamakli konuşacaksin arayanlarla...
Yüregin burkulacak...
Canin yanacak...
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanip tutuşacaksin...
Defalarca aradigi günlerin kiymetini bilmedigin için kendinden nefret
edeceksin...
Yasadigin şehri terk etmek isteyeceksin...
Onunla hiçbir aninin olmadigi bir yerlere gidip yerleşmek...
Ama bir umut...
Onunla bir gün bir yerde karsilasma umudu...
Bu umut seni gitmekten alikoyacak...
Gel gitler içinde yasayacaksin...
Buna yasamak denirse...
****
Razi misin bütün bunlara...?
Hazir misin sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
O halde asik olabilirsin
Can Dündar - aşkın tarifi
Evinin seni içine sigdiramayacak kadar dar oldugunu fark edeceksin...
Sokaga fırlayacaksin... i
Sokaklar da dar gelecek...
Tipki vücudunun yüregine dar geldigi gibi...
Ne denizin mavisi açacak içini, ne piril piril gökyüzü...
Kendini tasiyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar
küçüleceksin...
Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan...
"Önemli olan saglik."
"Yaşamak güzel."
"Boş ver, her şey unutulur."
sen hiçbirini duymayacaksin...
Göz yaşlarindan etrafi göremez hale geleceksin...
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarinda ölmek
isteyecek kadar çok seveceksin...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin...
"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarin kiyamet kopacakmis" deseler basini
kaldirip Ne dedin?" diye sormayacaksin...
Yalniz kalmak isteyeceksin...
Hem de kalabaliklarin arasinda kaybolmak...
Ikisi de yetmeyecek...
Geçmişi düşüneceksin...
Neredeyse dakika dakika...
Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtigin yerlerden geçmek isteyeceksin...
Gittigin yerlere gitmek...
Bu sana hiç iyi gelmeyecek...
Ama bile bile yapacaksin...
Biri sana içindeki aciyi söküp atabilecegini söylese, kaçacaksin...
Aslinda kurtulmak istedigin halde, o aciyi yasamak için direneceksin...
Hayatinin geri kalanini onu düsünerek geçirmek isteyeceksin....
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksin...
Hiçbir şey oyalamayacak seni...
Ilaçlara siginacaksin...
Birkaç saat kafani bulandiran ama asla onu unutturmayan.
Sadece bir müddet buzlu camin arkasindan seyrettiren...
Bütün sarkilar sizin için yazilmis gibi gelecek...
Bogazin dügümlenecek, dinleyemeyeceksin...
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahi iple çekeceksin...
Bazen de "Hiç günes dogmasa" diyeceksin...
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çikana sarilmak isteyeceksin
...
Nafile...
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasini istedigin...
Her siçrayarak uyandiginda onun adini söyledigini fark edeceksin...
telefonun çalmasini bekleyeceksin...
Aramayacagini bile bile...
Her çaldiginda yüregin agzina gelecek...
Aglamakli konuşacaksin arayanlarla...
Yüregin burkulacak...
Canin yanacak...
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin...
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanip tutuşacaksin...
Defalarca aradigi günlerin kiymetini bilmedigin için kendinden nefret
edeceksin...
Yasadigin şehri terk etmek isteyeceksin...
Onunla hiçbir aninin olmadigi bir yerlere gidip yerleşmek...
Ama bir umut...
Onunla bir gün bir yerde karsilasma umudu...
Bu umut seni gitmekten alikoyacak...
Gel gitler içinde yasayacaksin...
Buna yasamak denirse...
****
Razi misin bütün bunlara...?
Hazir misin sonunda ölüp ölüp dirilmeye...?
O halde asik olabilirsin
sözlükte ki yazar sayısı kadar entry girilmesini beklediğim tanımdır. herkesin aşkı başkadır çünkü.
yüzde elli ihtimal ile dünyayı yaşanır bir yer haline getiren, yüzde elli ihtimalle de dünyada cehennemi yaşatan duygudur. *
sevilen kişinin seven kişiye kendisi üzerinde zorbalık yapma hakkını armağan etmesidir. *
doğru insanla yaşandığında gerçektir. yalnızlar için ise hayaldir. hayallerin gerçekleşmesi ise yalnızca filmlerde olur...
beynin fonksiyonları kaybettiği andır ve insan için çok büyük zayıflıktır. ama kaçarı yoktur.
platon'a göre aşk, bir çeşit şuur bozukluğudur.
tek taraflıyken yıkar dağ gibi adamı.
çift olduğunda yitirir gerçek anlamını.
çift olduğunda yitirir gerçek anlamını.
adamın ağzına s.çar * .
aşkı en iyi tanımlayanlardan biri de balzac'tır. langeais düşesi hikayesinde bu temayı mükkemmel bir biçimde okuyucuya yansıtmıştır, hissettirmiştir. balzac'a göre "tutku" ancak "aşk" ın aracı olabilirdi, amacı değil...*
ilki unutulmaz diye bir şey yokmuş, her şey bitiyormuş ve unutuluyormuş. insan yeniden bir başkası için hissedebiliyormuş bu duyguyu.
dilimize arapçadan geçmiş bir kelimedir. bu kadar basit bir tanımı var aslında.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar