bugün

entry'ler (53)

klavye arasına kaçan kırıntı

dişin arasına kaçan mısırla aynı seviyede sinir bozucudur.

bir kızın erkeğin tipine değil cüzdanına bakması

kızın tamamen çıkarcı hatta şerefsizin önde gideni olduğunu gösteren durumdur. kaldı ki bir kızın erkeğin tipine bakması da aynı anlama gelir. kişilik olmadıktan sonra erkek yakışıklı veya zengin olsun ne fark ederdir.

topuklu ayakkabı

kızlara küçükken sevdirilmeye çalışılan işkence aletidir. (bkz: cinderella nın ayakkabısını merdivenlerde düşürmesi sonucu yakışıklı prensine kavuşması) masalda sözü geçen ayakkabının neden babet ya da sandalet olmadığı tartışılmaz bile. masalda sözü geçen ayakkabı masal kitabındaki resimlerde ya da masaldan yola çıkılarak çekilmiş filmlerde yüksek topuklu ve camdan bir ayakkabı olarak gösterilir. demek ki neymiş topuklu ayakkabı giy yakışıklı prensi götür müş.

her şeyden şikayet edip hiçbir şey yapmamak

kişinin kendi kendisini kısıtlamasıyla oluşan durumdur. hayatındaki her şeyin düzenli ve yolunda olmasını isteyen ancak hiç bir şeyi tam olarak yapamayan insanlarda görülür. bu davranış 10 - 30 yaş aralığındaki insanlarda görülmekle birlikte daha sonra yerini pişmanlığa veya umursamazlığa bırakır. her iki durumun da çözümünü alkolde bulan insanoğlu kendini rakı sofrasında boş şişeyle muhabbet ederken bulur.

sevilen kızın basur olursun inşallah demesi

" demek ki kızı cidden kızdırdım " diye düşündüren olaydır.

ütü yapan erkek

yatağına kahvaltı götürülesi erkektir. aranandır, bulunduğunda da sevilir.

dar pantolon giyip ben müslümanım demek

spor ayakkabı giyip de ben Türküm demekle aynı şeydir. insana " açacak başka başlık mı bulamadınız " sorusunu sordurur. sığ bir düşüncedir. saçmadır.
(bkz: ne alaka)

yağlı saçlı erkeği karizmatik bulan kız

"pis misin kızım sen" diye sorulması gereken arkadaştır. ya da ne bileyim parlak şeyler ilgisini çekiyordur.

petek dinçöz ün doktora git şarkısı

beni her zaman düşünmeye sevk eden bir şarkıdır. müzikte yeni bir akımı başlattığı da söylenebilir. dizeler arasında hiç bir bağlantı olmamakla birlikte klibini izlediğinizde de ağzınızın açık kaldığı şarkıdır. çöp sepeti ile beynin nasıl bağdaştırıldığını anlayamadığım ve üzerinde ciddi şekilde düşündüğüm bu şarkının güldürürken düşündürdüğü de söylenebilir. en beğendiğim şey ise şarkıyı ilk kez dinleyen arkadaş tepkisidir.
(bkz: ne dedi anlamadım çöp sepeti mi dedi)
- o ney ya o
- petek dinçöz işte oğlum izle bak çok iyi
- iyi zaten bi şey demedim de çöp sepeti ne alaka lan
- şşş dinleme sadece izle

üniversiteye geçince kendini baştan yaratan genç

üniversitenin özgür bir ortam olduğunu dibine kadar özümsemiş gençtir. kendince lisedeki tek tipliliğe son vermek istemiştir. ne yazıktır ki onun gibi düşünen binlerce gencin de olduğunun farkında değildir. lisedeki tek tip üniforma kavramı üniversitede tek tip saça döner. her yerde kızıl saçlı kızlar, uzun ve sakallı erkekler mevcuttur. lisede imrenilen kızıl saç modası üniversitede sıradanlaştırılır. bu nedenle doğal saç ön plana çıkar. keza erkeklerin saçlarını uzatıp sakal ve bıyık bırakmaları da öyledir. lisede çekici bulunan bu erkekler üniversitede her yerdedirler. bu nedenle baby - face yüzlü erkekler ortamda ön plana çıkarak parlarlar. gerçi bazı insanlara bu değişikliklerin gerçekten de yakıştığı kabul edilmelidir. ancak bazen de istenmeyen kazalara neden olabilecek bir durumdur. (bkz: sevgilinizin başka bir adamı arkadan görüp siz sanarak boynuna sarılması). yaşanmıştır. zira bu gibi durumlarda suç sevgilinizde değildir.

hayatınızı değiştiren kitap

okunduğunda " ben şimdiye kadar ot gibi yaşamışım. " dedirten kitaptır. okuyucu o an yazarı tebrik etmek ister lakin elindeki kitap bile korsandır. o an koltuğa gömülüp küçülmek doğru bir karardır zira hayatınızı emek hırsızlığıyla elde ettiğiniz kitap ile değiştirmişsinizdir.

sevgilisine 20 bin dolarlık çanta almayan erkek

aptal erkektir. çünkü kendisinden 20 bin dolarlık çanta isteyen bir çıkarcıya aşıktır. neyse ki almamakla akıllılık etmiştir, tebriklerdir.

kızlar kendilerine değer veren erkeklere aşık olur

tamamen yanlış bir tespittir. doğrusu: " kızlar kendilerine değer veren erkeklerle yakın arkadaş olurlar " olmalıdır. kızlar kendilerine acı çektiren erkeklere aşık olurlar ve değer veren erkeğin yanına giderek teselli edilirler.

ortama uyum sağlayamayan kişi

büyük ihtimalle batak oynamayı bilmeyen kişidir.

aşk

iki kişiliktir demiş şair. iki kişilik olması tartışmalıdır. zira günümüzde aşk ortalık malıdır.

topuklu giymezse ölecek hastalığına yakalanan kız

fiziği güzeldir ne yazıktır ki kısa boyludur. onun da işi zordur zira topuklu ayakkabıya alışmak ayrı dert, her kıyafete uygun topuklu ayakkabı bulamak da ayrı derttir. asla uzun boylu düz taban ayakkabı giyen bir arkadaşı olmamalıdır. çünkü o topuklu ayakkabıları çıkardığında oluşan boy farkı nedeniyle ölebilir.

annenin işe yaramaz deyip attığı hayati nesneler

usb kablo. hikayesi, annenin kablonun ucuna bakıp " bizim evde buna uyan bi cihaz yok " kararı alması ile son bulur.

seni çok özledim e sağol cevabı verilmesi

tam bir öküzlüktür. söyleyeni söylediğine pişman ettirir. bu olaydan sonra zaten artık özlenen de özlenmeyi beklememelidir. o, buldukça bunamıştır. saçma bir kişiliktir. bir insan size özledim lafının karşılığı olarak sağ ol demişse ve siz hala özlemeye devam ediyorsanız iki seçenek vardır. ya salaksınızdır, ya da aşık. salaksanız sorun yok halk arasında öyle benimsenmişsinizdir insanlar sizi öyle sevmiştir. ama aşıksanız bu gidişin sonu hiç hayırlı değildir. size sağ ol cevabı veren bir kişiye aşık olmak salak olmaktan da fecidir. şunun farkına varılmalıdır ki o kişi sizi istememektedir. daha neyi zorluyorsunuzdur, yazıktır ve acıdır. en iyi cevap sen de sağ ol diyerek gitmektir.

arkadaşım inek

vizelere kadar " inek inek " denilerek dalga geçilen öğrencinin vize öncesinde ders notlarını vererek " en iyi arkadaş " ilan edilme durumudur. hele bir de sınavda kopya verdi mi o insan herkesin gözünde " aslan" dır " kaplan " dır. ne yazık ki zavallı öğrencinin popülaritesi sınav geçene kadardır.

bir kadının son kullanma tarihi

kadının kullanıldığını anladığı andır.
© copyright 2005 - 2026