bugün
- velvet22
- mor semsiyeli yabanci7
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- herkese pas veren kız barselonada oynasın11
- evde yoğurt yapmak5
- her şeye sahip insan mutsuzluğu9
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar3
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- mehdi cennet vatanda3
- ne boş insanlarsınız3
- evliliğin anlamı12
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- beyazconverse nickli yazar erkek mi5
- selahattin eyyubi türktü4
- ismet gürbüz8
- her şeyden anlayan adam edası5
- halife olacağım7
- sevilen insanın arkadan vurması2
- buddy dude4
- sözlüğün kırbacı7
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- kürtsüz türkiye10
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- anın görüntüsü33
- hilafet gelsin mi6
- ben camiye gidiyorum3
- nervio hamferdi9
- süt kardeşler filmindeki zenci kadın3
- aleyna tilki3
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek2
- fenerbahçe15
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş8
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük7
- ülkücülerin gerçek yüzleri6
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- windows 983
- alexander sörloth3
- kıskanç femboy2
- 16 ağustos 2026 amed erzurumspor maçı5
- şeriatçı mağduriyeti vs kürt ırkçısı mağduriyeti2
- uludağ sözlük yapay zeka moderatörü6
- hakkı yenen türkler de dağa çıksın6
- sophie dee'nin memeleri3
- dünyanın en güzel evi4
- süt kardeşler2
- kadir mısıroğlu vs abdullah öcalan5
- sanayi devrimi bitene kadar uyuyoruz arkadaşlar4
- gökten çikolata yağması4
entry'ler (396)
bilmediğiniz bir yerlerde tanımadığınız bir koyunun bir gülü yemiş ya da yememiş olması evrende çok şeyi değiştirir.
küçük prens
not: koyun gülü yedi.
küçük prens
not: koyun gülü yedi.
sadece acı çekerken gerçekten yaşadığımı hissediyorum.
insanlara olan inancını bir kez kaybettin mi daha kazanamıyorsun kolay kolay.ve öyle bir geliyor ki; her şey yalan, herkes yalancı, her kedi nankör, her kadın fahişe.. azdan az çoktan çok giderdiyor ya çok seviyorum bu sözü bu ara. güven ve inancım o kadar çoktu ki çoğu değil tümü gitti. iyiniyetlerim namlunun ucunda tetiğe basmamak için direniyorum. her şeye inat yaşatmaya çalışıyorum. ölmesinler.
--spoiler--
Senin aşktan yana nasibin
varsa;
Dokunsan da yanacaksın
dokunmasan da.
iyi bil ki;
Bazıları hasrette yanar bazıları vuslatta.
--spoiler--
(bkz: Hz Mevlana)
Senin aşktan yana nasibin
varsa;
Dokunsan da yanacaksın
dokunmasan da.
iyi bil ki;
Bazıları hasrette yanar bazıları vuslatta.
--spoiler--
(bkz: Hz Mevlana)
arka arkaya gelen 4 mesajla yakan sözlerdir.
-sana zamanı geri alma imkanı verseler, bütün bu yaşadıklarını tekrar yaşayacağını bilsen bile eminim onunla tek bir an daha yaşayabilmek için yine o otobüse * binerdin. ve ya bi sihirli değnek olsa sana seç birini deseler yine onu seçersin.. sen onu çok sevmişsin ve seviyosun. onun verdiği acı bile sana onu unutturamamış ben bunu gördüm. *
-hala ondan bahsederken gözlerinin içi gülüyo, sesin değişiyo toz kondurmuyosun bile... sana öyle kıyamıyorum ki o zaman ağlamak istiyorum. o zaman onun tırnaklarını tek tek sökesim geliyo. aklım almıyo böyle bir sevgiyi. her şeyin herkesteki sınırı farklı demek ki... *
-bana bir dilek hakkı verseler yemin ediyorum senin ona kavuşman için kullanırdım. seni bir kez ona bakarken görebilmek için. *
- ben yapamıyorum. *
-sana zamanı geri alma imkanı verseler, bütün bu yaşadıklarını tekrar yaşayacağını bilsen bile eminim onunla tek bir an daha yaşayabilmek için yine o otobüse * binerdin. ve ya bi sihirli değnek olsa sana seç birini deseler yine onu seçersin.. sen onu çok sevmişsin ve seviyosun. onun verdiği acı bile sana onu unutturamamış ben bunu gördüm. *
-hala ondan bahsederken gözlerinin içi gülüyo, sesin değişiyo toz kondurmuyosun bile... sana öyle kıyamıyorum ki o zaman ağlamak istiyorum. o zaman onun tırnaklarını tek tek sökesim geliyo. aklım almıyo böyle bir sevgiyi. her şeyin herkesteki sınırı farklı demek ki... *
-bana bir dilek hakkı verseler yemin ediyorum senin ona kavuşman için kullanırdım. seni bir kez ona bakarken görebilmek için. *
- ben yapamıyorum. *
--spoiler--
Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. AŞK'ın ise hiç bir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.
--spoiler--
şems-i tebrizi; "40"
Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. AŞK'ın ise hiç bir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.
--spoiler--
şems-i tebrizi; "40"
Üç şey seçildi cennetten : Kelimeler, annelik duygusu, aşk. Kelimeleri Adem aldı. Annelik duygusu Havva'ya kaldı. Ama aşk çok ağırdı !
şems-i tebrizi
şems-i tebrizi
taşlıca ilköğretim okulu kars'ın susuz ilçesine bağlı bir köy okulu. okulda 5 yıldır görev yapan öğretmen arkadaşım aracılığıyla bir süredir ben ve çevremdeki insanlar yardımda bulunmaya çalışıyoruz. yardımlarımız daha çok kıyafet ve ayakkabı yönünde. ancak okulun asıl ihtiyacı kırtasiye malzemeleri. bu ihtiyacın giderilmesi için bu yönteme başvurmaya karar verdik.
köyde yaşayıp bana mektup yazan bir öğrencinin gözünden köy; hala eşeklerle suyun taşındığı, geçimin tarımla yapıldığı, kışın kar yağdığında hayatın da durduğu bir yer ve bu insanlar çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumdalar.
çocukların hepsi aynı sınıfta ders görüyor. sosyal çevrelerindeki tüm zorluklara rağmen eğitimlerine devam etmek en büyük hayalleri. bir istekleri olup olmadığını sorduğumuzda ilk sırayı defter ve kitap alıyor. hayatı bizden bir adım geriden takip eden bu insanların isteklerini görmezden gelmemek ve onların bu eksikliklerini bir nebze olsun giderebilmek için sizi bu kampanyaya katılmaya davet ediyoruz.
yardımcı olmayı düşünen yazar arkadaşlarım bana özel mesaj ile ulaşırlarsa konu ile ilgili ayrıntılı bilgi verebilirim.
köyde yaşayıp bana mektup yazan bir öğrencinin gözünden köy; hala eşeklerle suyun taşındığı, geçimin tarımla yapıldığı, kışın kar yağdığında hayatın da durduğu bir yer ve bu insanlar çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumdalar.
çocukların hepsi aynı sınıfta ders görüyor. sosyal çevrelerindeki tüm zorluklara rağmen eğitimlerine devam etmek en büyük hayalleri. bir istekleri olup olmadığını sorduğumuzda ilk sırayı defter ve kitap alıyor. hayatı bizden bir adım geriden takip eden bu insanların isteklerini görmezden gelmemek ve onların bu eksikliklerini bir nebze olsun giderebilmek için sizi bu kampanyaya katılmaya davet ediyoruz.
yardımcı olmayı düşünen yazar arkadaşlarım bana özel mesaj ile ulaşırlarsa konu ile ilgili ayrıntılı bilgi verebilirim.
lanet ediyorum. yaşadığım bu aşağılık hayata, riyakarlığıma, umursamazlığıma, şükretmeyişime, öfkeme, nankörlüğüme, nefretime...
riyakarım; yüzüne gülmek zorunda olduğum aşağılık insanlar var. ve ben bir zamanlar onlara hayretle bakarken kendimi onların kopyası buldum.
umursamazım; insanlar yanımda acı çekerken kılını bile kıpırdatmayanlara ağzımı açamıyorum. kendi derdim benim ama başkalarını düşünmekten acizim. kendimle öyle meşgulüm ki, dostlarımı bile birer birer kaybetmeye başladım. yokluklarını bile hissetmiyorum. sanki hiç hayatımda olmamışlar gibi.
şükretmiyorum; her günüm bir öncekinden daha iyi olmasa da, bu günüm yıllar öncesinden daha iyi. hep bir fazlası, hep iki fazlası, hep daha fazlası... doymuyorum. hırsım beni yok edecek.
öfkeliyim; hep bi isyan havaları, her şeye ve herkese karşı bir hırçınlık... ne oluyoruz?
nankörüm; yapılan iyilikleri yoksayıyorum.zorundalarmış gibi. teşekkürü, ricayı unuttum. ne sanıyorsam kendimi...
nefret ediyorum; yaşadığım bu hayattan, riyakarlığımdan, şükretmeyişimden, öfkemden, nankörlüğümden. kendimden, komşumdan, köylümden.. bir sınırı yok. bir nedeni yok. bir sonu yok.
suçlu ben miyim? beni bu hale getirenler mi?
içimdeki sevgiyi, huzuru, güveni alanlar; allah'tan bulun.
riyakarım; yüzüne gülmek zorunda olduğum aşağılık insanlar var. ve ben bir zamanlar onlara hayretle bakarken kendimi onların kopyası buldum.
umursamazım; insanlar yanımda acı çekerken kılını bile kıpırdatmayanlara ağzımı açamıyorum. kendi derdim benim ama başkalarını düşünmekten acizim. kendimle öyle meşgulüm ki, dostlarımı bile birer birer kaybetmeye başladım. yokluklarını bile hissetmiyorum. sanki hiç hayatımda olmamışlar gibi.
şükretmiyorum; her günüm bir öncekinden daha iyi olmasa da, bu günüm yıllar öncesinden daha iyi. hep bir fazlası, hep iki fazlası, hep daha fazlası... doymuyorum. hırsım beni yok edecek.
öfkeliyim; hep bi isyan havaları, her şeye ve herkese karşı bir hırçınlık... ne oluyoruz?
nankörüm; yapılan iyilikleri yoksayıyorum.zorundalarmış gibi. teşekkürü, ricayı unuttum. ne sanıyorsam kendimi...
nefret ediyorum; yaşadığım bu hayattan, riyakarlığımdan, şükretmeyişimden, öfkemden, nankörlüğümden. kendimden, komşumdan, köylümden.. bir sınırı yok. bir nedeni yok. bir sonu yok.
suçlu ben miyim? beni bu hale getirenler mi?
içimdeki sevgiyi, huzuru, güveni alanlar; allah'tan bulun.
abazan erkeklerin abarttığı bir durumdur.kız verse bokunu bile yersin.
grupça oturulan bir ortamda marjinal olduğunu düşünen arkadaşın lafı döndürüp dolaştırıp tanrının varlığı-yokluğu muhabbetine getirip tek doğru şeyin bilim olduğunu, tanrının bilimle kanıtlanamadığı için oladığını vs dakikalarca savunması üzerine kendisine verilmiş en güzel ayar:
-her şeyi bilime dayandırıyorsun iyi güzel. söyle o zaman bilimsel olarak insan oğlu beyninin yüzde kaçını kullanabiliyor?
* %3 olması lazım.
- hah işte sen sadece %3'ünü kullanabildiğin beyninle tanrı'nın varlığını sorgulayamazsın.
-her şeyi bilime dayandırıyorsun iyi güzel. söyle o zaman bilimsel olarak insan oğlu beyninin yüzde kaçını kullanabiliyor?
* %3 olması lazım.
- hah işte sen sadece %3'ünü kullanabildiğin beyninle tanrı'nın varlığını sorgulayamazsın.
beleşe giden var.
trajıkomik şeylerdir. mesela; ikinci el eşya satan bir yerden aldığın kanepenin tekli koltuklarını bir başka öğrencinin evinde görmek.
üniversitenin ilk yılında en yakın arkadaşının seni ziyarete gelmesi üzerine fazla yatak olmadığı için beraber yattıktan sonra arkadaşınızın horlamasından dolayı gözünüze uyku girmemesi, bu da yetmezmiş gibi arkadaşınızın uyanıp size:
-ya nefertari çok horluyosun!
diye kızması.
(bkz: kendi horlamasının gürültüsüne uyanmak)
-ya nefertari çok horluyosun!
diye kızması.
(bkz: kendi horlamasının gürültüsüne uyanmak)
sude ve emre 4 yaşında ikiz kardeştirler. annesi emrenin üstünü değiştiriyordur. sude arkadan gelip:
-o ne?
+ne ne yavrum?
-o işte emrede var küçük.
anne şaşkın gülerek:
+ha o mu kardeşinin pipisi.
-bende neden yok?
anne ne diyeceğini bilemez:
+seninki düştü.
sude şaşkın ve bir o kadar üzgün akşama kadar düşüp kaybolan pipisini arar.
-o ne?
+ne ne yavrum?
-o işte emrede var küçük.
anne şaşkın gülerek:
+ha o mu kardeşinin pipisi.
-bende neden yok?
anne ne diyeceğini bilemez:
+seninki düştü.
sude şaşkın ve bir o kadar üzgün akşama kadar düşüp kaybolan pipisini arar.
anket yapıyoruz. katılmak ister misiniz?
bizim senin için ne dilediğimiz değil, senin kendin için ne dilediğin önemli. allah sana ne diliyorsan onları versin kızım.
--spoiler--
-Arsenal, şimdi kaleyi tam karşıdan gören bir noktadan penaltı kullanacak sayın... seyirciler.
-Ronaldinho, yıldız özlemiyle yanıp tutuşan futbolun tüm coğrafyadaki en büyük oyuncusu.
-Mehmet kenarda ısınmaktan buharlaşıyordu az kalsın.
-Kafası ters yöne bakarak topu takip ediyor hem de havada.
-Her yerinden öpüyorum Rüştü.
-Lakabı küçük bezelye, büyük bezelye babasıymış.
-Düzeltiyorum, Volkan değil Ozan'mış... Olsun, Ahmet Mehmet farketmez gol olsun yeter ki.
-Köşe vuruşu mu diye bakıyorum... Hayır korner.
-Bu da engellenemeyen bir gol olarak tarihe geçiyor sayın seyirciler. *
--spoiler--
-Arsenal, şimdi kaleyi tam karşıdan gören bir noktadan penaltı kullanacak sayın... seyirciler.
-Ronaldinho, yıldız özlemiyle yanıp tutuşan futbolun tüm coğrafyadaki en büyük oyuncusu.
-Mehmet kenarda ısınmaktan buharlaşıyordu az kalsın.
-Kafası ters yöne bakarak topu takip ediyor hem de havada.
-Her yerinden öpüyorum Rüştü.
-Lakabı küçük bezelye, büyük bezelye babasıymış.
-Düzeltiyorum, Volkan değil Ozan'mış... Olsun, Ahmet Mehmet farketmez gol olsun yeter ki.
-Köşe vuruşu mu diye bakıyorum... Hayır korner.
-Bu da engellenemeyen bir gol olarak tarihe geçiyor sayın seyirciler. *
--spoiler--