bugün
- en son aldığınız iltifat12
- nebiye salat ve resule itaat4
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı6
- sözlük yazarı dövmek2
- yunanistan24
- dekolteye bakar mısınız15
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin21
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- sevişirken video çekmek5
- bir ayın daha bitmesi3
- cem küçük9
- adalet ve kalkınma partisi4
- yeğenin başa kalması2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- irmik helvası vs un helvası18
- bütün gün topladığın gazı gece yatakta çıkarmak3
- salat vakitleri2
- arkadaşlar burada ne yazıyor2
- hayvan gibi acı salça yemek5
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- japonya23
- daş göprü sarmsağ geldih4
- evli bir kadın neden süslenir3
- ben uyuyorum ulan var mı2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- üşüyen erkek12
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- aşka düşmek4
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- meme çapını ölçmek3
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- mazot2
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- sifonu çekince gitmeyen bok3
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- 80 dogumlu olmak2
- gocu12
- başkalarına haset etmeye başlamanın dönüşü yok2
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- hayat her şeye rağmen güzel insanı4
- istanbul da tutuklu chp'li başkan sayısı 162
- adanalı ateist10
- gürcistan26
- ketçap aromalı ruffles10
- zenginlik hayatı3
- gays for gaza2
- fırın poşetinde tavuk patates4
- gotcu jeans2
- gelecek partisi'nin kapanması12
insanın kendine yetemediğinin en büyük kanıtı.
yetebilseydi sarar mıydı başına bu belayı?
yetebilseydi sarar mıydı başına bu belayı?
Aşk şizofrenik bir hastalıktır, insanın ruhunda taşıdığı gizli şizofreniyi bir anda salıverir ortalığa..
hayatta yaşanması gereken hislerden biri.
düşünün işte ölüp gidiyoruz. en fazla 70 sene ulan ! hadi 80 olsun.
bir kızı bile doyasına sevemem ben o süre içinde. yazık bana. bana bu ömrü biçen doğaya yazık.
sevgi ötesi bir şeydir be. insanını ciğerini titretir.
düşünün işte ölüp gidiyoruz. en fazla 70 sene ulan ! hadi 80 olsun.
bir kızı bile doyasına sevemem ben o süre içinde. yazık bana. bana bu ömrü biçen doğaya yazık.
sevgi ötesi bir şeydir be. insanını ciğerini titretir.
En iyi intihar yöntemidir. (100/100 ölüm arayanlara).
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu Bu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum; Her şeyi söylemek mümkün; Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum.
kaçışın olmadığı, uzaklaşmaya çalıştıkça daha çok bağlanmana sebep olan, insanın gözünü kör eden ve mantıklı düşünmesini engelleyen duygu.
Geçici sarhoşluk, bağımlılık, karşındakine kendini adama
ne yazık ki geçici.
ne yazık ki geçici.
aşk tek bir ruh olmaktır.
tahir hastaysa, zühre de hasta olur.
zühre açsa, tahirde açtır.
ask paylasilmaz.
tahir hastaysa, zühre de hasta olur.
zühre açsa, tahirde açtır.
ask paylasilmaz.
artık hiç canım yanmaz, çünkü kaptan denize açılmaz.
Aşk kelimesi, Arapça âşekâdan gelir. Aşekâ, bir ağacı saran,besinini ağaçtan alan ve zaman içinde ağacı kurutarak öldüren sarmaşığa denir.
iskender palanın birkaç sözü ne de güzel anlatıyor aşkı;
"Galiba varlığın çekim alanına giren en ulvi acıydı aşk;ve maddeyi manaya veren en cömert sancıydı.Üzüm henüz yaratılmamışken insanları sarhoş eden o muydu acep?
insanı mutlu eden o ilk satır mıydı defalarca okunan, yoksa ilk satır arayışları mı tekrar be tekrarlanan?
Ve aşk... Kalp ile göz arasında kutlu bir hadise.
Devamlı artmayan bir duygunun aşk olması ne mümkün?
Bir şeyin aşk olabilmesi için tutkulu olması,patolojik olması, anormal olması gerekir zannımca.
iştahla yemek yerken hatırlayıp sevileni, yemek boğazda düğümleniyorsa; derin uykularda görülen rüyadan sonra bir daha uyku girmiyorsa gözlere; şen bir mecliste adı anıldığında onun, inziva engin bir boyut kazanıyorsa, hamasi bir söylevin tam ortasındaki bir kelime, bir cümle ne dediğini bilmezleştiriyorsa insanı; işte odur aşk.O ki göz kapakları kapandığında karanlıklar son bulmuyorsa, ne cür'et aşktan söz edile!?..
Aşk acıdır, hasrettir
Aşk ölümdür.
En sevdiğim satırları topladım,aşk derindir,olgunlaştırır, aşık olun..
"Galiba varlığın çekim alanına giren en ulvi acıydı aşk;ve maddeyi manaya veren en cömert sancıydı.Üzüm henüz yaratılmamışken insanları sarhoş eden o muydu acep?
insanı mutlu eden o ilk satır mıydı defalarca okunan, yoksa ilk satır arayışları mı tekrar be tekrarlanan?
Ve aşk... Kalp ile göz arasında kutlu bir hadise.
Devamlı artmayan bir duygunun aşk olması ne mümkün?
Bir şeyin aşk olabilmesi için tutkulu olması,patolojik olması, anormal olması gerekir zannımca.
iştahla yemek yerken hatırlayıp sevileni, yemek boğazda düğümleniyorsa; derin uykularda görülen rüyadan sonra bir daha uyku girmiyorsa gözlere; şen bir mecliste adı anıldığında onun, inziva engin bir boyut kazanıyorsa, hamasi bir söylevin tam ortasındaki bir kelime, bir cümle ne dediğini bilmezleştiriyorsa insanı; işte odur aşk.O ki göz kapakları kapandığında karanlıklar son bulmuyorsa, ne cür'et aşktan söz edile!?..
Aşk acıdır, hasrettir
Aşk ölümdür.
En sevdiğim satırları topladım,aşk derindir,olgunlaştırır, aşık olun..
(bkz: işte bunlar hep serotonin)
fazlaca çikaleta yemekle aynı kapıya çıkan eylem.
ARdı ardına beş bardak oralet içmek de aynı etkiyi yaratabilir. deneyin.
endorfin, serotonin filan bunlar, beşeri aldatır. kanmayın.
sevgiler.
fazlaca çikaleta yemekle aynı kapıya çıkan eylem.
ARdı ardına beş bardak oralet içmek de aynı etkiyi yaratabilir. deneyin.
endorfin, serotonin filan bunlar, beşeri aldatır. kanmayın.
sevgiler.
hiçbir şeyin olmayan bir insanın, her şeyin olmasını istemektir.
hoş bir nev şarkısı.
"ben ki küskünüm en az bin yıldır
yılmışım, boş vermişim derken
ne ara çaldın kalbimi bilmem
üstelik bir davet bile etmeden geldim sana
ama gözlerin her şeyi anlatıyor
aşk... sen nelere kadirsin..."
"ben ki küskünüm en az bin yıldır
yılmışım, boş vermişim derken
ne ara çaldın kalbimi bilmem
üstelik bir davet bile etmeden geldim sana
ama gözlerin her şeyi anlatıyor
aşk... sen nelere kadirsin..."
çocukken çok film izlemiş olmalıyım ki 'bir ömre bir aşk' fikrine sahibim. e onu da geçtiğimiz 3 yılda kullandığıma göre artık ilahi aşka yürüyeyim diyorum yavaştan yavaştan.
23 yılda bir kez gördüğüm hede. Aşk haram lan.
Varligi bir dert, yoklugu bir yara...
estetik duygusuyla gözlerde başlayıp taa en birincil ihtiyaçlara yerleştirdiğimiz hede.
bilirsiniz Maslow ihtiyaçlar Hiyerarşisinin en tepesindeki -kendini gerçekleştirmek- için tüm bu devinimlerimiz, debelenmelerimiz. elden ne gelir.*
efenim şimdi toparlayayım şöyle bir,
estetik duygusuyla önce gözümüze hitap eder ululaştıracağımız şahıs. öyle ki bakmalara doyamazsın, kıyamazsın nadidedir; ressamın ruhunu yansıtan fırça darbeleriyle örülü, aynısını bir daha resmedemediği, edemeyeceği anlardan kesit şahane soyut çizim tabloları gibi. önemli değildir ötesi, görmek yeter sana öyle ağzın açık bakarsın.* uzaktan uzaktan da olur kabul. kendine ait alanına almazsın daha ama sonra zamanla bi bak, almışsın onu kalbinin en pamuk köşesine yerleştirmişsin habarın yok * bakmak yetmez artık baksın istersin* daha bi temas daha bi paylaşım için debelenirsin. onun hakkında bildiklerine dahalarını katmak istediğini fark edersin. daha özelini dahasını.. dahasını...sonra bi bakmışsın hayatının merkezine oturtmuşsun biriciğini. en mutlu anlarda yanında o olsun, dibi boyladığında onun omzu olsun istiyorsun kafanı yasladığın. * hayırlı olsun nefesin olmuş gibi hissetmeye başladın mı? aferin. gülüşünde kendini gördün mü daha bir, onda kendini gördün mü? koydun kafanı yastığa döndün sağa aç gözlerini biri eksik di mi? hı? kokusunu içine çeke çeke uykuya dalacağın eksik, her anını mimiklerine kadar irdeleyip fotoğrafsı belleğine attığın yüz nerelerde oğlum kızım yavrım? gez göz arpacık çocuğum. göz gez arpacık gibi. arpacık eksik.* işin buralara geleceğini bilmiyordun di mi ne ara oldu? oha olacak iş değil nefesin mi kesiliyor ara ara. ( işte kimisine göre başından beri bu süreç 1 haftayı alırken kimisine 1 yıl, bilinmiyor artık. kimisi hoşlanmada kalıyor, kimisi birkaç sefer yapıyor aynı yollardan farklı kişilerde) öyle işte yoruldum ben anladınız siz. olursa nefesi nefesine, olursa baş tacı sen de taçlanıyorsun. çünki o artık sensin onunla tamamsın * artık her anında o olsun. inşallah tabii.
not: gelişim dersini çalışıyordum da ben öyle esti. bu üçgenin tepedeki gözün illimunatiyle alakası var bence. bi gece ders çalışma seansı sonrası da buradan ona bağlayayım *
bilirsiniz Maslow ihtiyaçlar Hiyerarşisinin en tepesindeki -kendini gerçekleştirmek- için tüm bu devinimlerimiz, debelenmelerimiz. elden ne gelir.*
efenim şimdi toparlayayım şöyle bir,
estetik duygusuyla önce gözümüze hitap eder ululaştıracağımız şahıs. öyle ki bakmalara doyamazsın, kıyamazsın nadidedir; ressamın ruhunu yansıtan fırça darbeleriyle örülü, aynısını bir daha resmedemediği, edemeyeceği anlardan kesit şahane soyut çizim tabloları gibi. önemli değildir ötesi, görmek yeter sana öyle ağzın açık bakarsın.* uzaktan uzaktan da olur kabul. kendine ait alanına almazsın daha ama sonra zamanla bi bak, almışsın onu kalbinin en pamuk köşesine yerleştirmişsin habarın yok * bakmak yetmez artık baksın istersin* daha bi temas daha bi paylaşım için debelenirsin. onun hakkında bildiklerine dahalarını katmak istediğini fark edersin. daha özelini dahasını.. dahasını...sonra bi bakmışsın hayatının merkezine oturtmuşsun biriciğini. en mutlu anlarda yanında o olsun, dibi boyladığında onun omzu olsun istiyorsun kafanı yasladığın. * hayırlı olsun nefesin olmuş gibi hissetmeye başladın mı? aferin. gülüşünde kendini gördün mü daha bir, onda kendini gördün mü? koydun kafanı yastığa döndün sağa aç gözlerini biri eksik di mi? hı? kokusunu içine çeke çeke uykuya dalacağın eksik, her anını mimiklerine kadar irdeleyip fotoğrafsı belleğine attığın yüz nerelerde oğlum kızım yavrım? gez göz arpacık çocuğum. göz gez arpacık gibi. arpacık eksik.* işin buralara geleceğini bilmiyordun di mi ne ara oldu? oha olacak iş değil nefesin mi kesiliyor ara ara. ( işte kimisine göre başından beri bu süreç 1 haftayı alırken kimisine 1 yıl, bilinmiyor artık. kimisi hoşlanmada kalıyor, kimisi birkaç sefer yapıyor aynı yollardan farklı kişilerde) öyle işte yoruldum ben anladınız siz. olursa nefesi nefesine, olursa baş tacı sen de taçlanıyorsun. çünki o artık sensin onunla tamamsın * artık her anında o olsun. inşallah tabii.
not: gelişim dersini çalışıyordum da ben öyle esti. bu üçgenin tepedeki gözün illimunatiyle alakası var bence. bi gece ders çalışma seansı sonrası da buradan ona bağlayayım *
en içten sevgi.
Yunanlı'sına "Eros", Romalı'sına "Amor" dediler, ikisini de tanrı yaptılar aşkın başına. Tanrı olmak basitti de hiç gerçek olamadılar, masal olmak da çok koydu gerçek olamayan tanrı kırıntılarına. Gün bitti, değişti zaman; Ne Roma kaldı geriye ne de eski Yunan. Eros'tan "biblo" yaptılar, Amor'dan "parfüm", tanrılıklarını satıp ekmeklerini kazandılar. Aslında aşk "ateist"ti, çok geç anladılar.
Aslında hayat ne garip. Uğruna ölebileceğimiz şeyin kimde olduğunu araştırırken birine toslarız ve ölünceye kadar başımız döner. Buna kısaca aşk diyoruz işte. Evet, aşk bir kısaltmadır; Ömrümüzü kısaltır. Zaten aşk, bir zamanlama tanımıdır. Er veya geç doğru insanı bulma değildir. Aşka bu sebepten fazla takılmamak gerekir.
Yunanlı'sına "Eros", Romalı'sına "Amor" dediler, ikisini de tanrı yaptılar aşkın başına. Tanrı olmak basitti de hiç gerçek olamadılar, masal olmak da çok koydu gerçek olamayan tanrı kırıntılarına. Gün bitti, değişti zaman; Ne Roma kaldı geriye ne de eski Yunan. Eros'tan "biblo" yaptılar, Amor'dan "parfüm", tanrılıklarını satıp ekmeklerini kazandılar. Aslında aşk "ateist"ti, çok geç anladılar.
Aslında hayat ne garip. Uğruna ölebileceğimiz şeyin kimde olduğunu araştırırken birine toslarız ve ölünceye kadar başımız döner. Buna kısaca aşk diyoruz işte. Evet, aşk bir kısaltmadır; Ömrümüzü kısaltır. Zaten aşk, bir zamanlama tanımıdır. Er veya geç doğru insanı bulma değildir. Aşka bu sebepten fazla takılmamak gerekir.
aşk adeta bulutların üzerinde olmaktır.
Aşk, gözlerimin zehrine bulanan taze bahar. Aşk, kimsesiz sokaklarımın en kalabalık yalnızlığı...
Kedidir kedi.
Aşk anlatılmaz yaşanır tarifi yoktur.
her birey kendi dünyasında kendi doğruları ile ve yanlışları ile yaşarken aşk ı da yanlışlarıyla yaşamaya başlaması durumudur.
bir söyleme bağlı değildir , aşk aşık olunan insandan da bağımsızdır. her ne kadar bağlıdır deseniz de kemikten Ruhtan kalpten size ...yine de yanlış yapmalı ve yaşayarak yanlışını öğrenmeli insan .
önceden gözünüzün önünde bir aşk acısı çekmiş bir insan deneyimine tanık olsanız da siz yaşarsınız acısını ne kadar deneyimli kendinden emin idealist vurdumduymaz olsanız dahi...
Çünkü aşkın Kimyası ayrıştırır birbirinizden benliğinizi.
bir söyleme , geçmiş bir deneyime takılmadan yaşamalı .
zaman geçiyor ve hiç kendinize mutlu olma fırsatı vermiyorsanız mutlu olmanızı yada sizi mutlu edecek insanları yanlışlar listesine koyuyorsanız yanlıştan da öte salağa yata yata salak olan insanlar gibi olursunuz.
kendi dünyamızda kendinize mutluluğunu oyun gibi oynarsınız.
kaybetmek aşkın daha da önemlisi doğanın kendisinde var.
bir söyleme bağlı değildir , aşk aşık olunan insandan da bağımsızdır. her ne kadar bağlıdır deseniz de kemikten Ruhtan kalpten size ...yine de yanlış yapmalı ve yaşayarak yanlışını öğrenmeli insan .
önceden gözünüzün önünde bir aşk acısı çekmiş bir insan deneyimine tanık olsanız da siz yaşarsınız acısını ne kadar deneyimli kendinden emin idealist vurdumduymaz olsanız dahi...
Çünkü aşkın Kimyası ayrıştırır birbirinizden benliğinizi.
bir söyleme , geçmiş bir deneyime takılmadan yaşamalı .
zaman geçiyor ve hiç kendinize mutlu olma fırsatı vermiyorsanız mutlu olmanızı yada sizi mutlu edecek insanları yanlışlar listesine koyuyorsanız yanlıştan da öte salağa yata yata salak olan insanlar gibi olursunuz.
kendi dünyamızda kendinize mutluluğunu oyun gibi oynarsınız.
kaybetmek aşkın daha da önemlisi doğanın kendisinde var.
Ya tam açacaksın yüreğini,
ya da hiç yeltenmeyeceksin!
Grisi yoktur aşkın;ya siyahi,ya beyazı
seçeceksin..
Şems-i Tebrizi
ya da hiç yeltenmeyeceksin!
Grisi yoktur aşkın;ya siyahi,ya beyazı
seçeceksin..
Şems-i Tebrizi
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar