bugün
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil9
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak13
- sözlük kürdü54
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- arkadaş edinme yolları4
- kurban kesip halloween'a laf etmek3
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti4
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler29
- ismail kartal25
- cadılar bayramı kutlayan kız7
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması2
- badoo4
- hayata dair iç burkan detaylar3
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- türklerin ırkçı olması8
- annenin ölmesi5
- happn5
- osman pamukoğlu14
- ali koç2
- durkheimın intihar teorisi3
- askerlik anıları5
- millette manyak para var5
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- ebru eroğlu2
- boğaziçi üniversitesi5
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı6
- sonbahar pikniği2
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- ileri dönüşüm4
- kartoncu abi ırkçı mı3
- içtim şarabı siktim arabı2
- cam açık uyumak3
- nick'i üç harfl olan yazar muamması2
- bir şey söyle2
- tek adam rejimi3
- kahve2
- nar suyu2
- geri dönüşüm4
- iş görüşmesi2
- seni nerden gördüm nerden sevdim2
- simko323
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- bira kadın içeceğidir2
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor21
- etnik köken20
- apart otelde arap şeyhleri vardı2
Ya tam açacaksın yüreğini,
ya da hiç yeltenmeyeceksin!
Grisi yoktur aşkın;ya siyahi,ya beyazı
seçeceksin..
Şems-i Tebrizi
ya da hiç yeltenmeyeceksin!
Grisi yoktur aşkın;ya siyahi,ya beyazı
seçeceksin..
Şems-i Tebrizi
Kalbinin bir mengene ile sıkıstırılma durumudur....Yada sen oyle sanarsin....Kuslar bocekler ucusan kelebekler filan yoktur...Yada ben oyle sanarim....nefes alimin durur...Kalbin gogus kafesinin icine dar gelir...Yani insan oyle sanar.....mide agrisidir...isigin gider...Solarsin...Ask kelimesinin "aseka"ismi verilen bir sarmasiktan geldigi soylenir...Her yeri kaplayarak" isigin "sana ulasmasini engelleyen bir sarmasik... bu yuzden"kacarsin"...Yada kactigini sanarsin....Asla yapmam dediklerini yaparsin...Kendine kizarsin...Kizarsin ...Kizarsin...Kendinle "baristigin"an "askin"bittigi zamandir....
olupta mutlu oldum diyene henüz rastlanmamıştır. çok uzak durulası hissiyattır.
"Kim ne derse desin, tek bir gerçeği vardır aşkın; Karşındakinin adam olup olmadığını, aşıkken değil ayrılırken anlarsın." - Ece Ayhan
ulaşılmazdır. göz ucuyla yakalayanlar şanslıdır. karşılık bulması ise, ne yazık ki çok zor.
Herkesin haketmediğidir. Yaşamasını bilene.
Öyle hormonlarla,güzellikle falan alakalı değil aşk,kendinden çok sevdiğini düşünmek aşkı aşk yapan, hayatının merkezine onu oturtmak ona göre hareket etmek,kendinden vazgeçmek aşk.
Kutsaldır.
insanın, Çeşitliliği arttırıp dayanıklılık kazanmak için biyolojik olarak kendisine en uzak ve en farklı olanı arzulayıp yakın his duyması. herşey düşüncede bitiyor. Aşkı büyütmeye gerek yok.
Aşk; mutlu insanın işi değildir. Kendimizde gizlediğimiz eksiklik duygusunu egomuzla kapatırız. Sonra öyle biri karşımıza çıkar ki; sakladığımız o yanlarımızı fark ettirir ve onu bizi tamamlayacak bir kurtarıcı gibi görüp aşık oluruz. Aşık olunca, 'seretonin' ve 'dopamin' denilen hormonlar salgılanmaya başlar. Aslında bir zandır aşk. Aşık kişi; kendi iç dünyasında bir kahraman yaratır ve gerçekteki kişinin hayal ettiği kahramanla uyuşmasını ister. Bu hızlı değişim, olumlu duyguları maksimum seviyeye çıkarır.
alıntı.
alıntı.
Aptallar asik olur,
Akillilar asik eder. Var sen askin ne oldugunu burdan anla.
Akillilar asik eder. Var sen askin ne oldugunu burdan anla.
Seks bahanesidir.
insanın "süpernova duygu patlanımı dır".
Aşk, Aynen Yazıldıgı Gibidir:
Sesli Başlar Sessiz Biter.
ayşe kulin.
Sesli Başlar Sessiz Biter.
ayşe kulin.
insanların en çok ağzına sıçan duygudur yasaklanmalıdır.
"a"klını kaybetmek.
"ş"aşkın saskın gülümsemek.
"k"alakalmak, gidememek, o'nsuz yasayamayacagini zannetmek.
"ş"aşkın saskın gülümsemek.
"k"alakalmak, gidememek, o'nsuz yasayamayacagini zannetmek.
her yere yakışıp,hiç birinde kalamamak gibi.
ask adam öldürmez ama adam öldürtmüşlugu coktur .
Uğrunda savaşmayacak insanların yaşamaması gereken duygu.
hayatta bir kere mi aşık olunur beş kere mi bilmem. ben bir kere oldum. aşkı inkar ederken oldum. aşk yok derken saçmalık derken aşık oldum. herkes çıktığı kişiye aşkım diyor bu kadar mı kolay aşık olmak birinin aşkı olmak. ben bir kimsenin aşkı olmadım mesela. aşık oldun ama gitti diyelim. o aşk o gidince de gitmiyo mesela. ilk başlar acı çekiyosun belkide acıdan hasta bile oluyosun. sonra zaman geçiyo acısı yavaşlıyo sen gitti bitti sanıyosun. ama bir anda aşık olduğun kişi geliyo aklına ve ben burdayım gitmedim diyor. aşık olmak güzel de aşk güzelde karşılıklı yaşayınca güzel. bir de öyle her erkeğe/ kadına aşkım demeyinde bırakın aşk ait olduğu yerde kalpte kalsın dilde değil.
illüzyondur.
daha fazla yazarsam delirebilirim.
daha fazla yazarsam delirebilirim.
En güzel, karmaşık duygudur.. Kabuk bağlamış yara gibidir; kabuğunu soymak zevk verir ama oldukça da acıtır...
daha evvel de dediğim gibi...
aşk; mitolojinin aksine kanatlı, anadan üryan, oklar fırlatan ve aşık olmamızı sağlayan eros değildir. peki adına şiirler, şarkılar, destanlar yazılan aşk nedir?
bazılarımıza göre bağımlılık ile karıştırılan duygu yoğunlu.
bazılarımıza göre saçmalık.
zaman zaman tedavisi mümkün olmayan, ölümcül bir hastalık.
kimi zaman modanın gerisinde kalmış bir nesne. öyle ki; bir zamanlar evlerimizin her köşesinde bulunan danteller, yahut faytonlar gibi. çekici, çoğu zaman cezbedici. ama kullanışsız...
bazılarımız da "aşk" fikrine aşık oluyoruz. diğer bir deyişle "aşka aşık" oluyoruz. oysa aşkın bir vücutta şekil bulması gerekmez mi? o zaman da nesneleştirmiş mi oluruz? bilemiyorum.
zaten söz konusu aşk olduğunda karışıyorum ben, devrelerim yanıyor. anoreksi hastası mankenler gibi hissediyorum kendimi bazen, kemik yığınından ibaret olup acı çeken. bazen de hani kavga ederiz, ardından bir sessizlik olur ve o sessizliği bozan ilk kişi kaybeder ya, heh işte! aşk söz konusu iken tam da buna benzer şeyler hissediyorum. bu durum biraz huzur verici bir huzursuzluk...
karman çorman oldum yine...
nerede kalmıştık?
bazılarımız için sonunu bildiğimiz ve sürekli izlemekten keyif aldığımız filmler gibi. ama tutkularımız yüzünden, filmin gidişatından yeniden keyif almak yerine hemen sonunu getiriyoruz...
bir şekilde tanışıp aşkı bulduklarına inanan kadın veya erkeğin, gerçekte aşka zamanları olmaması gibi bir durum söz konusu bence. yani birlikte biraz zaman geçiriyor, tutkularına ve arzularına kapılıp aşık olduklarını sanıyorlar.
-sanıyoruz-
bazılarımız tutku ve arzu dolu olduğumuz insanlara aşkı yüklüyoruz. tüm algımız şekil değiştiriyor ve bilinçsiz bir şekilde "bu o" olarak ilan ediyoruz hayatımızdaki insanı. oysa birine tutulmak ile aşık olmak farklı şeyler değil midir? aşık olacağımız insanları seçemeyiz ve "neden bu adama / kadına aşık oldum!?" diyemeyiz. çünkü aşk söz konusuyken tercih yapamayız...
her birimiz gün geçtikçe "armudun sapı, üzümün çöpü." diyen insanlar olma yolunda hızlı adımlar atıyoruz. sevgi, şehvet, tutku ve anlık arzularımız bile söz konusu olduğunda, karşımızdaki insanın kusurlarını yok sayamıyoruz. oysa aşık olduğumuzda ne yapacağımızı şaşırmamız gerekmez mi? yani tüm kusurlarını yok saymak değil mi aşık olmak? bir insanı olduğu gibi, körü körüne benimsemek değil mi?
öyleyse aşk için kör, sağır ve / veya dilsiz olmak diyebilir miyiz?
aşk, aranıp bulunamaz öyle değil mi? sürprizlerle doludur o. hiç ummadığımız bir anda, ummadığımız bir yerde, ummadığımız bir şekilde karşımıza çıkar...
aşk, asla kaçamadığımızdır.
ve bizler asla aşkı bulamayız, o isterse bizi bulur...
aşk; mitolojinin aksine kanatlı, anadan üryan, oklar fırlatan ve aşık olmamızı sağlayan eros değildir. peki adına şiirler, şarkılar, destanlar yazılan aşk nedir?
bazılarımıza göre bağımlılık ile karıştırılan duygu yoğunlu.
bazılarımıza göre saçmalık.
zaman zaman tedavisi mümkün olmayan, ölümcül bir hastalık.
kimi zaman modanın gerisinde kalmış bir nesne. öyle ki; bir zamanlar evlerimizin her köşesinde bulunan danteller, yahut faytonlar gibi. çekici, çoğu zaman cezbedici. ama kullanışsız...
bazılarımız da "aşk" fikrine aşık oluyoruz. diğer bir deyişle "aşka aşık" oluyoruz. oysa aşkın bir vücutta şekil bulması gerekmez mi? o zaman da nesneleştirmiş mi oluruz? bilemiyorum.
zaten söz konusu aşk olduğunda karışıyorum ben, devrelerim yanıyor. anoreksi hastası mankenler gibi hissediyorum kendimi bazen, kemik yığınından ibaret olup acı çeken. bazen de hani kavga ederiz, ardından bir sessizlik olur ve o sessizliği bozan ilk kişi kaybeder ya, heh işte! aşk söz konusu iken tam da buna benzer şeyler hissediyorum. bu durum biraz huzur verici bir huzursuzluk...
karman çorman oldum yine...
nerede kalmıştık?
bazılarımız için sonunu bildiğimiz ve sürekli izlemekten keyif aldığımız filmler gibi. ama tutkularımız yüzünden, filmin gidişatından yeniden keyif almak yerine hemen sonunu getiriyoruz...
bir şekilde tanışıp aşkı bulduklarına inanan kadın veya erkeğin, gerçekte aşka zamanları olmaması gibi bir durum söz konusu bence. yani birlikte biraz zaman geçiriyor, tutkularına ve arzularına kapılıp aşık olduklarını sanıyorlar.
-sanıyoruz-
bazılarımız tutku ve arzu dolu olduğumuz insanlara aşkı yüklüyoruz. tüm algımız şekil değiştiriyor ve bilinçsiz bir şekilde "bu o" olarak ilan ediyoruz hayatımızdaki insanı. oysa birine tutulmak ile aşık olmak farklı şeyler değil midir? aşık olacağımız insanları seçemeyiz ve "neden bu adama / kadına aşık oldum!?" diyemeyiz. çünkü aşk söz konusuyken tercih yapamayız...
her birimiz gün geçtikçe "armudun sapı, üzümün çöpü." diyen insanlar olma yolunda hızlı adımlar atıyoruz. sevgi, şehvet, tutku ve anlık arzularımız bile söz konusu olduğunda, karşımızdaki insanın kusurlarını yok sayamıyoruz. oysa aşık olduğumuzda ne yapacağımızı şaşırmamız gerekmez mi? yani tüm kusurlarını yok saymak değil mi aşık olmak? bir insanı olduğu gibi, körü körüne benimsemek değil mi?
öyleyse aşk için kör, sağır ve / veya dilsiz olmak diyebilir miyiz?
aşk, aranıp bulunamaz öyle değil mi? sürprizlerle doludur o. hiç ummadığımız bir anda, ummadığımız bir yerde, ummadığımız bir şekilde karşımıza çıkar...
aşk, asla kaçamadığımızdır.
ve bizler asla aşkı bulamayız, o isterse bizi bulur...
Romalıların seksi bedavaya getirmek için uydurdukları yalandır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar