bugün
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı13
- tekne turu6
- atatürk'ün alevi dedelerine de karşı olması4
- erkeklerin kızların götüne bakması3
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- denge3
- kova dolunayı3
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- 24 tane fake hesabı olan yazar7
- aykirikadin4
- bir erkeğin aşko demesi5
- hoşlanılan kızı türkü bardan çıkarken görmek4
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- instagram'da herkesin çok mutlu olması3
- tacettin libosoglu3
- sözlükteki herkesin 2 hesap kullanması7
- eski hesapları çaylağa düşürmeye çalışan enayi2
- hangi yazar hangi başlığa ait5
- nickten isim tahmini yapmak72
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- biraz şımardım6
- çağımızın hastalığı8
- sevgilinizin sözlükte yazar olması6
- diamond bosphorus26
- nervio hamferdi8
- bu kadar feyk barındıran yerde ben kalamam3
- acıyo diyen kız4
- göbeklitepe ve insanlık tarihinin yeniden yazılışı2
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor10
- gammaz çetesi7
- sözlükteki linç kültürü2
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum20
- cajun corner2
- hayattan zevk alamamak17
- ioçk'nın müziği6
- siyasal islamcı siyasal alevici ittifakı2
- kalabalıklar içinde yalnız olmak12
- sapık olduğu için çaylak olan insan5
- seri gizli artı oy veren melek15
- true'nin utanmadan gammazlara laf söylemesi3
- yakisikli babam gibi asik oldum anam gibi2
- cem dizdar2
- sözlük yazarlarının yaptığı yemekler2
- yan ma leley yan ma leyyo3
- ilah6
- hikayeyi devam ettir25
- anın görüntüsü17
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj10
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
yaprak dökümü gibi sıkmadan,tadında bitiren dizi.finalini bilmemize rağmen intihar sahnesi etkileyiciydi.lakin son bölümde bir önceki günü 2 saat verip boşuna insanları oyladılar.bunun yerine intihar sahnesini 3 dakikada verip oldu bittiye getirmeseler daha iyi olurmuş.
bu kadar çok konuşulması, reyting yapmasının yanı sıra (bkz: alan memnun beren memnun)dur...
osmanlı imparatorluğunun batı etkisiyle ne kadar yozlaşmaya başladığını gösteren yüce yapıt.
bana göre beklenen şekilde bi final olamadı.
özlediğim dizidir.
euro d nin gündüz kuşağında tekrarı verilen dizi.
ancak şimdilerde gördüğümde kanalı değiştiriyorum.
özlemediğim dizi.
ancak şimdilerde gördüğümde kanalı değiştiriyorum.
özlemediğim dizi.
toplum ahlakının kimyasını bozduğu, adeta mutasyona uğrattığı, böyle tövbe yarabbim... garip bişeye çevirdiği iddia edilen dizi.
öte yandan bakıyoruz:
aldatan kadın bihter.. çevirdiği bütün dolaplar yüzünde patlayınca intihar ediyor. nalları dikiyor. cenazesine bile kimse gelmiyor.
aldatan adam behlül... sakal bıyık birbirine karışmış bir şekilde, robinson cruose'nun yandan yemişi kıvamında ağlayarak ülkeyi terk ediyor. pek tabi beş parasız.
evlere şenlik kaynana firdevs hanım: kızı rezil rüsva bir şekilde ölünce kadına inme iniyor. son gözdesi tarfından da terk ediliyor. bildiğin ortada kalıyor kadın. etrafında güvenmediği insanlar.
şimdi.. ortada böyle bir sosyal öğrenme mevcutken, dizinin kişilere verdiği dolaylı ceza üst düzeydeyken, son bölümü izleyen tüm insanların "ulan olaya bak ne hallere düştü millet" nidalarıyla gözleri yuvalarından fırlamışken... toplumun ahlakı... daha da kuvvetlenmez mi azizim?
"bak yemeğini yemezsen komşunun oğlu mahmutcan gibi kısa kalırsın. aç ağzını bakiim" düsturunun değişik versiyonlarını barındıran bu dizi... hepimize ibretlik bir tablo çizmiştir. üniversitelerde okutulacak ders niteliğinde vallahi. düşman başına.
aşk-ı memnun kitabını yazarak, üstad halit ziya bile milleti böyle tesirli etkileyip, toplu ahlak dersi verememiştir kimseye.
dolayısıyla, tebrik ediyoruz. aynı şekilde onun bunun kafasını kesen polat ın sonunun da burnuna kaçacağı pipet sonucu iç kanamayla olmasını diliyoruz. diliyoruz ki kimsecikler belinde silahla kahraman olmaya ve/veya doğmaya kalkışmasın. sonunu düşünsün.
saygılar efenim.
öte yandan bakıyoruz:
aldatan kadın bihter.. çevirdiği bütün dolaplar yüzünde patlayınca intihar ediyor. nalları dikiyor. cenazesine bile kimse gelmiyor.
aldatan adam behlül... sakal bıyık birbirine karışmış bir şekilde, robinson cruose'nun yandan yemişi kıvamında ağlayarak ülkeyi terk ediyor. pek tabi beş parasız.
evlere şenlik kaynana firdevs hanım: kızı rezil rüsva bir şekilde ölünce kadına inme iniyor. son gözdesi tarfından da terk ediliyor. bildiğin ortada kalıyor kadın. etrafında güvenmediği insanlar.
şimdi.. ortada böyle bir sosyal öğrenme mevcutken, dizinin kişilere verdiği dolaylı ceza üst düzeydeyken, son bölümü izleyen tüm insanların "ulan olaya bak ne hallere düştü millet" nidalarıyla gözleri yuvalarından fırlamışken... toplumun ahlakı... daha da kuvvetlenmez mi azizim?
"bak yemeğini yemezsen komşunun oğlu mahmutcan gibi kısa kalırsın. aç ağzını bakiim" düsturunun değişik versiyonlarını barındıran bu dizi... hepimize ibretlik bir tablo çizmiştir. üniversitelerde okutulacak ders niteliğinde vallahi. düşman başına.
aşk-ı memnun kitabını yazarak, üstad halit ziya bile milleti böyle tesirli etkileyip, toplu ahlak dersi verememiştir kimseye.
dolayısıyla, tebrik ediyoruz. aynı şekilde onun bunun kafasını kesen polat ın sonunun da burnuna kaçacağı pipet sonucu iç kanamayla olmasını diliyoruz. diliyoruz ki kimsecikler belinde silahla kahraman olmaya ve/veya doğmaya kalkışmasın. sonunu düşünsün.
saygılar efenim.
bülent '' ben uludağ'a gitmek istiyorum noluur uludağ'a gidelimm''
nihal '' ben paris'e gideriz diye düşünmüştüm...''
bihter '' tamam o zaman, önce uludağ'a gideriz sonra da paris'e...''
ben: '' oha bu ne saçmalık ondan sonra da bana çay içmeye gelin bari. zapping. ''
nihal '' ben paris'e gideriz diye düşünmüştüm...''
bihter '' tamam o zaman, önce uludağ'a gideriz sonra da paris'e...''
ben: '' oha bu ne saçmalık ondan sonra da bana çay içmeye gelin bari. zapping. ''
dizisiyle birlikte kitapla pek bir bağlantısı kalmayan, genç erkeklerin bihter, genç kızların ise behlül karakteri için heyecanla takip ettiği dizidir.
perşembe günlerini boşa çıkaran dizi. özledik yahu.
beren saatin muhteşem oyunculuğuyla şaşkınlığa uğrattığı dizi. açıkçası başlarda rolünün hırçın, ihtiraslı özelliklerinin sempatik yüzüne bir türlü oturmadığını düşünmüşlüğüm mevcuttur. ancak dizinin final bölümünden sonra zaten haklı çıktığımın farkına varmışımdır. o aşk acısı, o kalp ağrısı, o hayal kırıklığı bu kadar mı güzel yansıtılırdı. o son ana dek umutla bekleyişi, gerçeği kabul etmek istemeyişi, hep çaba sarfedişi... altüst oldum inanın ki ve bunu söylemekten de çekinmiyorum. bu olağanüstü başarılı performansının altında da beren saatin erkek arkadaşını trafik kazasında kaybederek yaşamış olması muhtemel psikolojik travmanın yatabileceğine olasılık vermekteyim. velhasıl sebep ne olursa olsun, sonuç harikaydı. aldığı tüm en iyi kadın oyuncu ödüllerini haketmiştir beren hanım şahsi kanaatimce. devamını bekliyoruz.
Milyonları Ekrana Kilitleyen Dizi Aşk-ı Memnu, Yaklaşık 1.5 Yıllık Gecikmenin Ardından Ekranlara Veda Etti.
daha ayrıntılı bir şekilde -> http://www.zaytung.com/haberdetay.asp?newsid=24658
daha ayrıntılı bir şekilde -> http://www.zaytung.com/haberdetay.asp?newsid=24658
türk dizi tarihine (bkz: konulu porno) türünü katmış dizi.
Hatırla sevgilideki rolu çok etkilyiciydi karakterinle örtüşüyordu...aşk ı memnudaki rol berene hiç gitmedi kadın melekten birden yelloza döndü...
hem çok eleştirilen hem de türk halkının büyük kısmı tarafından izlenen diziydi.
çünkü ertesi gün işe giden, okula giden herkesin sabah sabah duyduğu tek muhabbet buydu, kim olsa merak eder.
çünkü ertesi gün işe giden, okula giden herkesin sabah sabah duyduğu tek muhabbet buydu, kim olsa merak eder.
perşembe günü itibariyle gündüz kuşağı da final yapmış dizi.
itina ile yengeler nasıl sikilir? bunun hem roman ve dizi olarak,örneklenmesi.
nette final sahnesinin bin bir çeşit versiyonunun dolaştığı artık yeter dediğim dizidir.
bu diziyi sonuna kadar dikkatle takip ettim ama artık fenalık geldi.
bu diziyi sonuna kadar dikkatle takip ettim ama artık fenalık geldi.
keşke bitmeseydi..
perşembe akşamları seyrettiğimiz ne güzel bir diziydi aslında değil mi? zenginlik falan görüyorduk sonra o zenginler nasıl birbirlerine giriyor onları çekirdek çitleyerek seyrediyorduk. behlül nasıl kaçar onu öğreniyorduk. parası olanın imanı olmaz bunu da her bölüm geçtikçe daha iyi anlıyorduk. falan filan. ironi yapmıyorum ben sırf bu yüzden seyrediyordum ve şimdi boşluğunu hissediyorum. benzeri bir zenginlik dizisi yapılana kadar da herhalde bu boşluğu hissetmeye devam edeceğim.
perşembe akşamları seyrettiğimiz ne güzel bir diziydi aslında değil mi? zenginlik falan görüyorduk sonra o zenginler nasıl birbirlerine giriyor onları çekirdek çitleyerek seyrediyorduk. behlül nasıl kaçar onu öğreniyorduk. parası olanın imanı olmaz bunu da her bölüm geçtikçe daha iyi anlıyorduk. falan filan. ironi yapmıyorum ben sırf bu yüzden seyrediyordum ve şimdi boşluğunu hissediyorum. benzeri bir zenginlik dizisi yapılana kadar da herhalde bu boşluğu hissetmeye devam edeceğim.
final bölümünde Behlül Kaçar sahnesi yerine keşke daha güzel sahneler çekilseydi dedirten dizidir. Behlül nasıl kaçtı Adnan'ın yanından , Nihal o sırada Behlül'e tokatı yapıştırdı mı , Firdevs hanım nasıl felç oldu , Bihter'in naaşını nasıl götürdüler , Nihal-Beşir son kez konuşabildi mi soruları hala cevabını aramaktadır..
yazıldığı dönemin en güçlü akımı olan realizm etkisinde kaleme alınmış bir halit ziya uşaklıgil romanıdır.
ıı.abdülhamit döneminde yayınlanmış olan, fatma aliye'nin 'muhadarat' (1892), Hüseyin Rahmi gürpınar'ın 'Bir Muadale-i Sevda' (1899), Mehmet Rauf'un 'Eylül' (1901) ve Saffet Nezihi'nin 'Zavallı Necdet' (1902) romanlarında da olduğu gibi, 'yasak aşk' temasını işleyen romanlardandır.
servet i funun dergisi'nde günlük tefrikalar halinde yayınlanarak halka sunulan eser, halit ziya uşaklıgil'in olgunluk dönemi eserlerinden kabul edilir. orijinal yazım dili, tüm 'servet-i fünun' eserleri gibi ağır ve ağdalı osmanlıca'dır.
ıı.abdülhamit döneminde yayınlanmış olan, fatma aliye'nin 'muhadarat' (1892), Hüseyin Rahmi gürpınar'ın 'Bir Muadale-i Sevda' (1899), Mehmet Rauf'un 'Eylül' (1901) ve Saffet Nezihi'nin 'Zavallı Necdet' (1902) romanlarında da olduğu gibi, 'yasak aşk' temasını işleyen romanlardandır.
servet i funun dergisi'nde günlük tefrikalar halinde yayınlanarak halka sunulan eser, halit ziya uşaklıgil'in olgunluk dönemi eserlerinden kabul edilir. orijinal yazım dili, tüm 'servet-i fünun' eserleri gibi ağır ve ağdalı osmanlıca'dır.
oldukça sapkın olduğunu düşündüğüm bu yönüyle de yani sapkın olmasıyla da aslında günümüz türkiyesini çok iyi yansıtan dizidr.
kendi endüstrisini yaratmış ender dizilerden.
güzel , hoş , behlülü boş olan dizidir. bihtere final bölümünde çok acımıştım şahsen. ama sonra bizzat bihter adlı bir insan ( insan bile demek istemiyorum ) sevgilimi elimden alınca vazgeçtim acımaktan. yazık nihale sahiden. üzüldüm hem ona hem kendime. başımıza gelmedikçe anlayamıyoruz tabi.
Türk halkının büyük aşk , büyük aşk diye ortalarda dolandığı bihter'e ağladığı yegane dizi!!! özetliycek olursak kadın(bihter)anasının göz koyduğu adama(adnan) kanca atarak evleniyo ve daha sonra kocasının varsayılan yeğeni(behlül) ile işi pişiriyolar dahada sonraaaaa üvey kızı ile behlülün arasına girmeye çalışıyo olmayınca kavuşamayınca büyük aşk oluyor... Ne zamandan beri aldatıp kendini öldürmek büyük aşk sayılıyo???
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar