bugün
- gocu34
- karı kıza para yedirir misiniz5
- al sözlükteki bütün amlar senin olsun9
- bu daha büyümüyor mu diyen kız6
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü4
- yedekte feyk hesap tutmak5
- askerde starbucks bardağıyla komutana selam vermek4
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i15
- s'i l v'e r m'i s t35
- sözlük yazarlarına tavsiye2
- veli toplantisi2
- çamurun yürüyen konuşan haliyiz2
- günlük 935 lira2
- yazarların benzedikleri ünlüler5
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir10
- nasıl birisiniz7
- çomar sürüsü3
- fakir ekeği annesi sevsin2
- annenin sizi ayıplaması2
- her gördüğü yeşillikte mangal yakan insan3
- vanlı kara haydar2
- kız düşürmenin kısa yolu16
- true koş3
- sürekli geçmişe dönmek isteyen insan5
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması14
- doğru kişiyle yanlış zamanda karşılaşmak6
- usualsuspect'e uma thurman'ı atıp kaçmak2
- kuşburnu marmelatı3
- mavi kart2
- galatasaray'ın sporting maçı kamp kadrosu2
- muslettin amca10
- enayimiknatisii34
- bugünkü halinden memnun olan insan3
- faiz yer misiniz ya da yiyor musunuz2
- novus magister2
- al bundy2
- her şeyi hatırlayan insan4
- dün fetöcu olanlar bugün bize fetöcü diyor2
- serhat kılıç24
- yörük kızı15
- bir anda gelen temizlik perileri2
- uludağ sözlük size ne kattı23
- lan birak ayak yapmayi2
- anın görüntüsü24
- uzungöl2
- modern dünyanın en büyük sorunu2
- kızılcık marmelatı2
- makarna ve kömüre oy satan insan2
- gelecek seçimlerde akepenin beklentisi2
- tuvalette nasıl görünürdün trendi2
Göreceli bir kavramdır bence azlık çokluk .
Hakan Günday'ın bir nefeste okunabilecek kitabıdır.
Bir Hakan Günday romanı.
--spoiler--
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az...
O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az...
Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.
Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.
O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.
Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.
Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.
Senin ve benim gibi...
--spoiler--
--spoiler--
Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az...
O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az...
Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.
Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.
O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.
Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.
Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.
Senin ve benim gibi...
--spoiler--
' a ve z. sadece iki harf. ama aralarinda koca bir alfabe var. o alfabeyle yazilmis onbinlerce kelime ve yuzbinlerce cumle var. sana soylemek isteyip de yazamadigim sozler bile o iki harf arasinda.'
herkesin z'sini bulma umuduyla...
herkesin z'sini bulma umuduyla...
çoğun zıddı olan kelimedir. çok olmayanı ifade eder.
mükemmel bir hakan günday eseri.
efenim kitaba gelirsek; başta iyi başladı. güzel bir konuyu ele almış, güzel bir şeyler çıkacak bundan dedim. sonra işin rengi değişmeye başladı. afedersiniz de fantazilerin bokunu çıkarmış. bir ara "yanlışlıkla grinin elli tonu mu aldım amk hakan günday kitabı diye?" dedim kendi kendime. bayağı da sıktı. kinyas ve kayra gibi bir şaheserden sonra bu sefer büyük bir hayal kırıklığıyla "olmamış güzel kardeşim" dedim. neyse ki okuduğum kitabı hiç beğenmesem de sonuna kadar okumak gibi bir huyum var. birinci bölümün sonlarına doğru güzelleşmeye başladı.
sonra ikinci bölüme geldim, derda'nın hikayesi yani. olay tam da burada başlıyor işte. klasik olarak okudukça gelen "vay amına koyim"ler başladı. git gide daha da güzelleşti. işin içine oğuz atay da girince hepten uçuşa geçtim. gerisini tarif edemiyorum.
bir de gözüme batan bir nokta şu: özellikle birinci bölümde rastlantıların boku çıkarılmış biraz. yine de kitabın güzelliğini gölgeleyemiyor.
efenim kitaba gelirsek; başta iyi başladı. güzel bir konuyu ele almış, güzel bir şeyler çıkacak bundan dedim. sonra işin rengi değişmeye başladı. afedersiniz de fantazilerin bokunu çıkarmış. bir ara "yanlışlıkla grinin elli tonu mu aldım amk hakan günday kitabı diye?" dedim kendi kendime. bayağı da sıktı. kinyas ve kayra gibi bir şaheserden sonra bu sefer büyük bir hayal kırıklığıyla "olmamış güzel kardeşim" dedim. neyse ki okuduğum kitabı hiç beğenmesem de sonuna kadar okumak gibi bir huyum var. birinci bölümün sonlarına doğru güzelleşmeye başladı.
sonra ikinci bölüme geldim, derda'nın hikayesi yani. olay tam da burada başlıyor işte. klasik olarak okudukça gelen "vay amına koyim"ler başladı. git gide daha da güzelleşti. işin içine oğuz atay da girince hepten uçuşa geçtim. gerisini tarif edemiyorum.
bir de gözüme batan bir nokta şu: özellikle birinci bölümde rastlantıların boku çıkarılmış biraz. yine de kitabın güzelliğini gölgeleyemiyor.
"Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az. O zaman şöyle demeliyim: seniz az tanıyorum... Az...
Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece a ve z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi..."
Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece a ve z. Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var. O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. Senin ve benim gibi..."
Kimi zaman eksik anlamında olan şeydir.
amerikalı bir rapçidir. Rapçi Nas'ın uzun süreli partneri ve hiphop süpergrubu The Firm'ün bir üyesi olmasıyla tanınır. Rap yaparken hece ölçüsü kullanır ve konularını da derin Five Percenter teolojileri oluşturur.
https://tr.wikipedia.org/wiki/AZ_(m%C3%BCzisyen)
https://tr.wikipedia.org/wiki/AZ_(m%C3%BCzisyen)
kısa bir sürede okuyup bitirdiğim, hakan günday kitabı. bu kitapla birlikte yazarın tüm kitaplarını okumuş oldum. içlerinde beni en çok huzursuz eden kitap oldu diyebilirim. kulağımıza çalınan var olduğunu bildiğimiz acı gerçekleri birden yüzümüze tokat gibi çarpıyor. bu kadar da olmaz ama diyorsunuz. ama bu kadarının da olduğunu malesef biliyorsunuz. kinyas ve kayranın üzerine çıkamasa da farklı bir tad barındırıyor içinde. bu kadar çok tesadüfün olması biraz gerçekliğine gölge düşürebiliyor. ayrıca okuduktan sonra insanda bir doz oğuz atay okuma hissi uyandırıyor.
--spoiler--
"Manzaradan değildi cam kenarını sevmesi. Yanında bir insan az olması demekti. Öğreniyordu Derda. Ne kadar az, o kadar iyi."
--spoiler--
--spoiler--
"Manzaradan değildi cam kenarını sevmesi. Yanında bir insan az olması demekti. Öğreniyordu Derda. Ne kadar az, o kadar iyi."
--spoiler--
Bir hakan günday romanı. (bkz: #36457439).
karadenizde bütün fiilerin başına ve sonuna getirilebilen sıfattır.
Kısa bir sürede okuduğum, çok beğendiğim hakan günday romanı.
"Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.
Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.
O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.
Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.
Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.
Senin ve benim gibi..."
herkesin z'sini bulması dileği ile.
"Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.
Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.
O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.
Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.
Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.
Senin ve benim gibi..."
herkesin z'sini bulması dileği ile.
Belki de, az çoktan fazladır. Belki de az, hayat ve ölüm kadardır! Belki de, seni az tanıyorum, demek, seni kendimden çok biliyorum, demektir. Bilmesem de, öğrenmek için her şeyi yaparım, demektir. Belki de az, her şey demektir. Ve belki de benim sana söyleyebileceğim tek şeydir...
görsel
görsel
hakan günday kitabıdır efenim... sıkıntınız varsa okumayınız
(bkz: Az Alkmaar)
Manzaradan değildi cam kenarını sevmesi. Yanında bir insan az olması demekti. Öğreniyordu Derdâ. Ne kadar az, o kadar iyi.
tanıtım kısmı beni çok etkileyen bir hakan günday kitabı, henüz okuyamadım ama okumayı düşünüyorum. az ama a dan z ye...
kitabın iyi taraflarını anlatsam herhalde 30 dakikamı alır, o yüzden ben tek eleştirimi yazmak istiyorum.
tesadüfleri izleyicide, okuyucuda çok sever. ama bir kararı, bir oranı olması lazım. kitapta bu oranın biraz aşıldığını düşünüyorum sevgili hakan günday.
velhasılı kelam kesinlikle okunmalı. emeğine sağlık.
tesadüfleri izleyicide, okuyucuda çok sever. ama bir kararı, bir oranı olması lazım. kitapta bu oranın biraz aşıldığını düşünüyorum sevgili hakan günday.
velhasılı kelam kesinlikle okunmalı. emeğine sağlık.
zitti coktur.
Bu hayatta kimseye hiçbir şeyi tam olarak anlatamayacağımı anlamıştım. Biri için ölüm kalım meselesi olan, diğerinin gözünde toz kalırdı.
Hakan günday dan çalıntı yapacağım ama kendimce yapacağım bu işi...
Az kelimesi alfabenin başlangıcı ve bitişi olmakla birlikte,arasında binlerce kelime tonlarca cümle barındırıyor. Benimse söylemek istediğim tek bir cümle var bu hayatta;
Gerçekten bu kadar az olan bir insan ömründe, bir insan hiç mi yüzünü güldürecek her şeyi unutturacak birine rastlayamaz?
Konuşacak o kadar şey, söyleyecek o kadar söz var ki ama ben az söyleyeyim siz benim derdimi anlayın işte.
Garibin yüzü gülür mü bee...
Az kelimesi alfabenin başlangıcı ve bitişi olmakla birlikte,arasında binlerce kelime tonlarca cümle barındırıyor. Benimse söylemek istediğim tek bir cümle var bu hayatta;
Gerçekten bu kadar az olan bir insan ömründe, bir insan hiç mi yüzünü güldürecek her şeyi unutturacak birine rastlayamaz?
Konuşacak o kadar şey, söyleyecek o kadar söz var ki ama ben az söyleyeyim siz benim derdimi anlayın işte.
Garibin yüzü gülür mü bee...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar