bugün
- sözlük kürdü53
- osman pamukoğlu14
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler26
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- dağa çıkıp barış istiyoruz demek4
- türklerin ırkçı olması2
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor21
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi4
- türkler bize sözlük kurmak zorunda2
- hastası olunan sözler3
- türkçe yazıp okuyabilmek ama anlayamamak6
- yavıdilerin cadılar bayramını silklememesi4
- ananınkiii diyen karı3
- akp den savcı sayan'a uyarı5
- kol saati6
- özlü sözler2
- edirne girişinde güreşen agalar2
- rahiple ciddi ciddi konuşan yavıdi3
- cam açık uyumak2
- sözlükteki çiftçi yazarlar6
- bıçağın ucuyla peynir tattırmak5
- cop313
- aykolik nerede4
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak4
- sefardi mi mizrahi yemekleri mi3
- simko323
- engeli kaldırsın diye 60 bin lira yollayan adam8
- boğaziçi üniversitesi4
- eşek sucuğu2
- moralin çok bozuk olması2
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- başkomutan recep tayyip erdoğan6
- etnik köken20
- file simidi4
- beyaz ekmek4
- fenerbahçe17
- ben her sene ülkeme gelip döviz sokuyorum8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- etrak ı biidrak2
- 1 11 2026 bulgarda seçim kadın cumhurbaşkanı 58 oy4
- geri dönüşüm3
- millette manyak para var4
- ırkçılık yapmayın12
- hangi ülke de doğmak isterdin16
- sıfır atık vakfı2
- denizalti alirken dikkat edilecek hususlar3
- ankara4
- para için hiç sevmediğin birine köpeklik yapmak3
- ıslak rüya görmek3
Sıkılmışsanız, yürümüyorsa en iyisidir. Çünkü o sürüncemede bırakıldıkça karşıdaki daha da fazla acı çeker. Boşu boşuna üzmeyin insanları.
Nedeni ne olursa olsun her ayrılık erkendir.
aşk acısı da akp döneminde oldu.
Biraz düşündükten sonra aklıma gelen ilk şey neden bilmiyorum ama tren istasyonları.
Vedadan sonra o mideye inen şey, hiç birşeyden zevk alamamak hep yarım hissetmek.
Azerbaycan yöresine ait doyumsuz türkü.
hertürlüsü bana baya iyi koyuyo ondan toparlanırken sıradaki geliyo.
bu ne amk baraj kapağının acılması gibi hayatım var.
bu ne amk baraj kapağının acılması gibi hayatım var.
sevdaya dahildi değil mi?
çok can yakan.
Ayrı kalma.
mahrum kalma hali..
sezen aksunun "her ayrılık zor bin yıldır söyler dururum." dizlerini aklıma getirmiş bir başlık. ayrılığın her türlüsünü yaşamış biriyim. her biri ayrı zor. her biri ayrı yıkıcı. kavuşma ümitlerinizin tükendiği noktada içinizde bir acı olur. yumruk gibi. onu fiziksel olarak hissedebilirsiniz. eğer ayrılmak istemiyorsanız hiç başlamayın.
Zamanı gelince olması gerekendir.
Ayrıldım sözlük. Taze daha. Yasanmışlığı, yaşanamayacak olanlarıyla.
Olanların yükünü taşımak bana kaldı. Hayret bir şey bu kadar acıyacağını kim sanardı.
Olacağı buydu dedim de, bir de ben inansaydım dediğime.
Anılar en ağır yükmüş. Dedim. Dedim ve kendim inandım buna. Kadehler kalksın anılara.
Mucize beklemekte şiddetle leylalık bir durum. Yalandan ses duymanın türkçesi.
Garip. Çok garip sözlük.
Olanların yükünü taşımak bana kaldı. Hayret bir şey bu kadar acıyacağını kim sanardı.
Olacağı buydu dedim de, bir de ben inansaydım dediğime.
Anılar en ağır yükmüş. Dedim. Dedim ve kendim inandım buna. Kadehler kalksın anılara.
Mucize beklemekte şiddetle leylalık bir durum. Yalandan ses duymanın türkçesi.
Garip. Çok garip sözlük.
bilekleri kesilmiştir çünki sevdanın.
ve o an zehir zemberek bir onsuzluk çöker içine ki değme gitsin.
ve o an zehir zemberek bir onsuzluk çöker içine ki değme gitsin.
sahi nedir ayrılık?
seni zerre kadar düşünmeyeni aklından çıkaramamaktır ayrılık. uyuşturucu gibi olan insanların bıraktığı derin izdir ayrılık. beklenen sesin gelmemesidir suskunluğun en derin olduğu anlar da. yağmurun yağmamasıdır mesela ateşler içinde yanarken.
gitmeyecekmiş gibi sevdiğimizin gelmeyecekmiş gibi gitmesidir ayrılık. hep daha zoru olan ama hiç sonu olmayan.
seni zerre kadar düşünmeyeni aklından çıkaramamaktır ayrılık. uyuşturucu gibi olan insanların bıraktığı derin izdir ayrılık. beklenen sesin gelmemesidir suskunluğun en derin olduğu anlar da. yağmurun yağmamasıdır mesela ateşler içinde yanarken.
gitmeyecekmiş gibi sevdiğimizin gelmeyecekmiş gibi gitmesidir ayrılık. hep daha zoru olan ama hiç sonu olmayan.
hiç değilse biraz neşelenmek için, normalde her seyredişte yarıla yarıla güldüğün cem yılmaz ı açıp, seyrederken hönküre hönküre ağlamaktır.
Zamanı gelince olması gerekendir. En azından birbirinize bakacak yüzünüz olabilmesi için. Yüzüm olsun diye her şey.
Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak...
Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz...
Sokağa fırlayacaksınız...
Sokaklar da dar gelecek....
Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi...
Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü...
Kendinizi taşımayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz...
Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan....
'Önemli olan sağlık.'
'Yaşamak güzel.'
'Boş ver, her şey unutulur.'
Siz hiçbirini duymayacaksınız...
Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz.
O’ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz...
'Ölüme çare bulundu' ya da 'Yarın kıyamet kopacakmış' deseler başınızı kaldırıp 'Ne dedin?' diye sormayacaksınız...
Yalnız kalmak isteyeceksiniz...
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... ikisi de yetmeyecek.
Geçmişinizi düşüneceksiniz... Neredeyse dakika dakika... Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz.... Gittiğiniz yerlere gitmek...
Bu size hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile yapacaksınız.
Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksınız...
Aslında kurtulmak istediğiniz halde, o acıyı yaşamak için direneceksiniz.
Hayatınızın geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksiniz...
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksınız...
Hiçbir şey oyalamayacak sizi...
ilaçlara sığınacaksınız... Birkaç saat kafanızı bulandıran ama asla onu unutturmayan... Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren...
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek... Boğazınız düğümlenecek,dinleyemeyeceksiniz...
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahı iple çekeceksiniz... Bazen de 'Hiç güneş doğmasa' diyeceksiniz.
Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip ölemeyeceksiniz...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önünüze çıkana sarılmak isteyeceksiniz... Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksiniz, gerçek olmasını istediğiniz... Her sıçrayarak uyandığınızda onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz...
Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz... Aramayacağını bile bile... Her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek... Ağlamaklı konuşacaksınız arayanlarla...
Yüreğiniz burkulacak....
Canınız yanacak....
Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz.
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinizden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksınız... Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğiniz için kendinizden nefret edeceksiniz...
Yaşadığınız şehri terk etmek isteyeceksiniz... Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu... Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak...
Gel gitler içinde yaşayacaksınız...
Buna yaşamak denirse...
Razı mısınız bütün bunlara?
Hazır mısınız sonunda ölüp ölüp dirilmeye?
O halde aşık olabilirsiniz!..
not: burdan dinleyebilirsiniz, tavsiye ederim.
https://youtu.be/8P6uKbdXHfM
Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz...
Sokağa fırlayacaksınız...
Sokaklar da dar gelecek....
Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi...
Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü...
Kendinizi taşımayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz...
Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan....
'Önemli olan sağlık.'
'Yaşamak güzel.'
'Boş ver, her şey unutulur.'
Siz hiçbirini duymayacaksınız...
Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz.
O’ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz...
Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz...
'Ölüme çare bulundu' ya da 'Yarın kıyamet kopacakmış' deseler başınızı kaldırıp 'Ne dedin?' diye sormayacaksınız...
Yalnız kalmak isteyeceksiniz...
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak... ikisi de yetmeyecek.
Geçmişinizi düşüneceksiniz... Neredeyse dakika dakika... Ama kötüleri atlayarak...
Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz.... Gittiğiniz yerlere gitmek...
Bu size hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile yapacaksınız.
Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksınız...
Aslında kurtulmak istediğiniz halde, o acıyı yaşamak için direneceksiniz.
Hayatınızın geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksiniz...
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz...
Herkesi ona benzetip...
Kimseyi onun yerine koyamayacaksınız...
Hiçbir şey oyalamayacak sizi...
ilaçlara sığınacaksınız... Birkaç saat kafanızı bulandıran ama asla onu unutturmayan... Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren...
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek... Boğazınız düğümlenecek,dinleyemeyeceksiniz...
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...
Sabahı iple çekeceksiniz... Bazen de 'Hiç güneş doğmasa' diyeceksiniz.
Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler...
Ölmeyi isteyip ölemeyeceksiniz...
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önünüze çıkana sarılmak isteyeceksiniz... Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...
Rüyalar göreceksiniz, gerçek olmasını istediğiniz... Her sıçrayarak uyandığınızda onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz...
Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz... Aramayacağını bile bile... Her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek... Ağlamaklı konuşacaksınız arayanlarla...
Yüreğiniz burkulacak....
Canınız yanacak....
Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz.
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinizden...
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksınız... Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğiniz için kendinizden nefret edeceksiniz...
Yaşadığınız şehri terk etmek isteyeceksiniz... Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu... Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak...
Gel gitler içinde yaşayacaksınız...
Buna yaşamak denirse...
Razı mısınız bütün bunlara?
Hazır mısınız sonunda ölüp ölüp dirilmeye?
O halde aşık olabilirsiniz!..
not: burdan dinleyebilirsiniz, tavsiye ederim.
https://youtu.be/8P6uKbdXHfM
Yaşamadığım durum yaşayan için hüzünlendirir .
Acı ayrılık acısı değil, başından beri yalnız olduğunu anlamanın acısı.
Ayrılık kaçınılmaz bir sondur,
kimse istemez ama gereklidir.
Çünkü hayat olduğu gibidir;
olması gerektiği gibi değil.
kimse istemez ama gereklidir.
Çünkü hayat olduğu gibidir;
olması gerektiği gibi değil.
Ayrılıkların hepsi acıdır. Önemli olan sonrası.
Patlamaya hazır bir volkan gibi hissedersiniz. ilk bir kaç gün iciniz yanar, mideniz bozulur, osuruğunuz bile pis kokar. Sonra bir gün onu görürsünüz. Tüm güzelliği ve o içinizde büyüttüğünüz şehveti ile karşınızda durur. Belki bir merhaba deseniz herşey düzelecekmiş gibi gelir ama o boğazında ki yumru, o his bitirir adamı. Hemen arkanızı döner oradan uzaklaşır ilk bulduğunuz kuytu köşede hüngür sümük ağlarsınız.
işte bu acılar geleceğiniz için en tatlı acılardır. O patlamaya hazır yanardağ halinizden korkmayın, bilin ki her yanardağın lav'ı içine hapsettiği cismi oksijenden uzak tuttuğu için çürümesini engeller. Anılarınız ebedi benliğiniz olacak içinizde, onları çürütmeyin.
Patlamaya hazır bir volkan gibi hissedersiniz. ilk bir kaç gün iciniz yanar, mideniz bozulur, osuruğunuz bile pis kokar. Sonra bir gün onu görürsünüz. Tüm güzelliği ve o içinizde büyüttüğünüz şehveti ile karşınızda durur. Belki bir merhaba deseniz herşey düzelecekmiş gibi gelir ama o boğazında ki yumru, o his bitirir adamı. Hemen arkanızı döner oradan uzaklaşır ilk bulduğunuz kuytu köşede hüngür sümük ağlarsınız.
işte bu acılar geleceğiniz için en tatlı acılardır. O patlamaya hazır yanardağ halinizden korkmayın, bilin ki her yanardağın lav'ı içine hapsettiği cismi oksijenden uzak tuttuğu için çürümesini engeller. Anılarınız ebedi benliğiniz olacak içinizde, onları çürütmeyin.
Tek bir ruhun ikiye bölünmesidir.
işbu entry 2016. Entrymdir.
işbu entry 2016. Entrymdir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar