bugün
- laik ülkeyi dinciler yönetirse11
- türk düşmanı piçler6
- evrene enerji gönderen müslüman6
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- trakya'dan slovakya'ya gitmek4
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi3
- barça bu galatasaray'a kaç atar4
- fener şampihahahaha3
- müslüman vikingler2
- futbolun barbarca bir oyun olması4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı31
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi2
- osimhensiz galatasaray5
- 0 0 713
- ceketimizi koysak kazanırız zaten2
- istanbul'dan izmit'e yürümek3
- islami nato2
- atatürk diyor ki2
- claudian clouds33
- iltica16
- çöpe atılan erik2
- turkanime tv2
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak5
- anneanne4
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı4
- yüz milyonluk ülke on milyona karşı3
- 19 eylül 2026 başakşehir gençlerbirliği maçı2
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu3
- sözlük kızlarının kekleri24
- sanat2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı2
- rafael leao4
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- okan buruk8
- pazar sabahı 08 00 da uyanmak2
- insan ne ister6
- 20 eylül 20262
- salah ne koydu ama2
- kadınlar8
- kuçukuçuokanınçükü2
- yaşanmamışların yası6
- ilkay ve goollllll ts 4 gs 52
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- anın görüntüsü25
- islamda namaz yoktur30
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- cok da abartmaya gerek uok6
eskıden bır zamandı, dedım kı kendıme; "artık benı hıcbır seyın uzmesıne ızın vermeyecegım."
gezecegım, eglenecegım, benı uzen her seyden uzak duracagım... hayat bayram olacak... dun aklima girmeyecek... bitecek her sey ama ben uzulmeyecegim... soz veriyorum...
belki beraber gidilen yerlere gidecegim, soyle bir turlayacagim moda sahilinde, turku dinledigimiz bar da bir bira icecigim...
belkı bı kac gun aglıyacagım, belkı adını sayıklayacagım gecelerı uykumda, sıkca dusunecegım gecelerı ve uykum kacacak... fazla acıyacak kalbım, anıları dusenecegım umuttsuzca, umudum kalmamısken varmıs gıbı yapacagım... acı cekmedıgımı soylıyecegım hep, bır kac kadeh ıcınce huzunlenecegım, cokca yazacagım, cokca dusunecegım... gelmesını degıl de umudum olmasını ya da umutsuzlugu sevecegım... acı cekecegım cokca...
once arkadaslara anlatacagım derdımı, neden boyle oldugunu, cogu hak verecek bana emınım, cogu uzmemek ıcın benı tesellı lafları edecekler, haklı oldugumu vurgulayacaklar, belkı gıdene kotu laflar edecekler... ama ben ettırmeyecegım, olmaz oyle konusmak arkadan, benım elımı tuttugu anlarda hıssettıklerımı hatırlayacagım ve sınırlenecegım kotu laflar edenlere, haklı oldugumu soyleyenlere alaycı bır gulumse yollayacagım, susacagım, konuyu degıstırecegım... o kadar cok kısı merak edecek kı neden bıttıgını, hepsıne anlatmak zorunda kalacagım, annemı arayacagım ve umutsuzlugumu ıletecegım ses tonum ıle, son donemlerdekı mutlulugumu goremeyecek, uzulecek, "ıslerın mı kotu" dıye soracak belkı...
sonra aksamları tv ye bakacagım, her dızıde bır seyler bulacagım kendıme daır ve bız dedıgım vakıtlerde yasadıklarımıza daır... zaten ben bız derdım sadece...
yarına yonelık planlar askıya alınacak, bır sure dusunulmeyecek gelecek, baska kızlarla kucuk flortler olacak, gulumsemeler karsılıklı... daha ılerı gıtmeyecek bır sure...
uzun uzun yuruyecegım ve dusunecegım, hatalarımı arayacagım, bulmaya calısacagım... hatalarını bılıyorum gıdenın ama ben ne yaptım bulmalıyım... neden terk ettım tam net degıl, neden unutmak ıstıyorum, neden devam etmedı ve neden aglıyorum...
eskıden bır zamandı, dedım kı kendıme; "artık benı hıcbır seyın uzmesıne ızın vermeyecegım."
vermeyecegım... verme... verm... ver... v..
gezecegım, eglenecegım, benı uzen her seyden uzak duracagım... hayat bayram olacak... dun aklima girmeyecek... bitecek her sey ama ben uzulmeyecegim... soz veriyorum...
belki beraber gidilen yerlere gidecegim, soyle bir turlayacagim moda sahilinde, turku dinledigimiz bar da bir bira icecigim...
belkı bı kac gun aglıyacagım, belkı adını sayıklayacagım gecelerı uykumda, sıkca dusunecegım gecelerı ve uykum kacacak... fazla acıyacak kalbım, anıları dusenecegım umuttsuzca, umudum kalmamısken varmıs gıbı yapacagım... acı cekmedıgımı soylıyecegım hep, bır kac kadeh ıcınce huzunlenecegım, cokca yazacagım, cokca dusunecegım... gelmesını degıl de umudum olmasını ya da umutsuzlugu sevecegım... acı cekecegım cokca...
once arkadaslara anlatacagım derdımı, neden boyle oldugunu, cogu hak verecek bana emınım, cogu uzmemek ıcın benı tesellı lafları edecekler, haklı oldugumu vurgulayacaklar, belkı gıdene kotu laflar edecekler... ama ben ettırmeyecegım, olmaz oyle konusmak arkadan, benım elımı tuttugu anlarda hıssettıklerımı hatırlayacagım ve sınırlenecegım kotu laflar edenlere, haklı oldugumu soyleyenlere alaycı bır gulumse yollayacagım, susacagım, konuyu degıstırecegım... o kadar cok kısı merak edecek kı neden bıttıgını, hepsıne anlatmak zorunda kalacagım, annemı arayacagım ve umutsuzlugumu ıletecegım ses tonum ıle, son donemlerdekı mutlulugumu goremeyecek, uzulecek, "ıslerın mı kotu" dıye soracak belkı...
sonra aksamları tv ye bakacagım, her dızıde bır seyler bulacagım kendıme daır ve bız dedıgım vakıtlerde yasadıklarımıza daır... zaten ben bız derdım sadece...
yarına yonelık planlar askıya alınacak, bır sure dusunulmeyecek gelecek, baska kızlarla kucuk flortler olacak, gulumsemeler karsılıklı... daha ılerı gıtmeyecek bır sure...
uzun uzun yuruyecegım ve dusunecegım, hatalarımı arayacagım, bulmaya calısacagım... hatalarını bılıyorum gıdenın ama ben ne yaptım bulmalıyım... neden terk ettım tam net degıl, neden unutmak ıstıyorum, neden devam etmedı ve neden aglıyorum...
eskıden bır zamandı, dedım kı kendıme; "artık benı hıcbır seyın uzmesıne ızın vermeyecegım."
vermeyecegım... verme... verm... ver... v..
"artık beni asla yaralayamaz hayat eğer istemezsem" anları işte, copy paste^den farksız bütün ayrılıklar aslında aynılık biliyorsuz.. gidenin ardından çalınan bir iki forget her, biraz jeff buckley sesi.. sonrasında teselli ve iyiyim lan ben atmosferi yaklamak için ezberden söylenen "monochrome".. en son da mustafa aziza zadeh yorumuyla gelen ayrılık, alayını sikeyim.. ayrılmayın lan..
şimdi bir daha bul, anlaş, yakınlaş vs... ohhooo...uzun iş yaaa.iyisi mi ayrılmamak ama diyelim ki gitti o zaman yeni aşklara yelken aç...
ne yasanırsa yasansın dunyanın 1 dakika bile durmadıgı, duranın ve kaybolanın sen oldugunu anlaman kocaman bir bosluk ve hiclik, kimsenin derdine derman olmayacagını bilmen ve etrafında olan kisileri uzaklastırma hissi.
(bkz: yalnızlıgın anlasildigi anlar)
(bkz: yalnızlıgın anlasildigi anlar)
21 yıldır hiç olmadığı kadar pis ağzım..
dudaklarımdan hırsla dökülen her küfür ağzıma bir kara leke daha çalıyor, daha çok acıyorum, daha tatsızlaşıyorum, daha çok gülüyor ve akmadan öylece köşede daha çok yaş biriktiriyorum. aksınlar diye dinliyorum canımı en çok yakan şarkıyı, eşlik ederken sesim titresin istiyorum, olmuyor.
olmadık bir kelimeyle geliyor aklıma kırık dökük iki cümle.
-çocuksun, yorgunum..
+sen bilirsin..
o "sen bilirsin"in içinde o kadar öfke, onca hayal kırıklığı ve o kadar umut var ki, bilemezsin, tahmin bile edemezsin.
sen bilirsin deyince kavga çıkmazmış derlerdi, ona inandım hep, olduramadım, sen bilirsinle bile kötü bakışları durduramadım.
yüzde yüz haklı olmak için bunca adileşmeyi kimseye yakıştıramadım, yanıma hiç koyamadım, hayatıma hiç sokamadım.
sakinleşince konuşmayı hiç beceremedim. hep sakin olmayı denedim ve de sustum diye mi oldu bunlar? hangimiz daha çok sükunete gömüldü sahi? başkalarının iki mısrasına dayanmış iki öpücükle sen daha mı çok konuşmuş oldun ki?
.
gözümü hep kavgaya açıyorum şu aralar.
söyleniyorum, yatağı yorganı indiriyorum, yeni küfürler doluyorum dilime, mehmet ne çok sevmiş yurdanur'u diyorum.. pikniğe gidiyorlar bak, yurdanur da hamile..sonrasını hatırlamıyorum, yaşımı düşüremeden kapanıyor gözüm, sonra yine baştan, küfrederek uyanıyorum, pisliğimden arınayım diye yüzlerce kez ağzımı yıkıyorum, ı ıh akmıyor sıkıntım, gitmiyor.
elim sigara paketine şöyle bir gidiyor, içime bolca çeksem, sonra boşaltsam tüm ciğerimden sıkıntımı diyorum, kokusu alıyor aklımı, parmak arasında kalan kokusundan tiksiniyorum, kendimde kalmasından, seninkinden değil ama..
.
bitenin ardından konuşmak değil adetim. ilk kez yapasım var bunu, bağırasım, çağırasım, tutup "kendine gel artık, kim olduğuna bir bak" diyesim. tepki alacağımı bile bile, ağız dolusu küfredip özetleyesim var tüm olanı biteni.
vallahi tek küfürle anlatılacak kadar basit başlamış ve bitmiş, tekrar anladım ben bunu.
zaten sana konuşmadığım kadar çok konuşuyorum herkese. bir cümle yerine bin cümle kuruyorum, yorulurum diye, aradan gülünç bir detay yakalarım diye, senden başkasına kızmaya da halim kalır diye, başkası beni haksız bulsun da haksızlığına müsamaha göstermeye yüz bulayım diye. hiçbiri olmuyor, kime sorsam sinirim haklı, onlar haklı, başından söyledikleri gibi her şey. onların bana verdikleri değerin binde birini versen bana, haklı çıkarır mıydın ki onları?
.
telefona sarılıyorum, biliyorum ki annemin şüphesi belli "iyi misin"i ve babamın hiç sormadan sadece eğlendirmeye çalışması beni, akıtacak biriktirdiklerimi.
anlatsam diyorum bazen, "senin sözünü yıkıp en inanılmayacağa inanmaya başladım ve sen yine haklı çıktın baba, senden başka güvenilecek adam kalmadı mı buralarda?" o zaman da o vazgeçer güvenmekten kızına diye korkuyorum, yapamıyorum..
.
biliyorum geçecek birkaç güne buz kesmesi içimin aklıma şimdiye dek tükettiklerim geldikçe, şarkılar beni tükettikçe.
peki ne zamana bitecek kocaman gülüşlerdeki hüzünbazlık?
hayatımda biraz olsun gülünecekler de elimden kayınca mı?
dudaklarımdan hırsla dökülen her küfür ağzıma bir kara leke daha çalıyor, daha çok acıyorum, daha tatsızlaşıyorum, daha çok gülüyor ve akmadan öylece köşede daha çok yaş biriktiriyorum. aksınlar diye dinliyorum canımı en çok yakan şarkıyı, eşlik ederken sesim titresin istiyorum, olmuyor.
olmadık bir kelimeyle geliyor aklıma kırık dökük iki cümle.
-çocuksun, yorgunum..
+sen bilirsin..
o "sen bilirsin"in içinde o kadar öfke, onca hayal kırıklığı ve o kadar umut var ki, bilemezsin, tahmin bile edemezsin.
sen bilirsin deyince kavga çıkmazmış derlerdi, ona inandım hep, olduramadım, sen bilirsinle bile kötü bakışları durduramadım.
yüzde yüz haklı olmak için bunca adileşmeyi kimseye yakıştıramadım, yanıma hiç koyamadım, hayatıma hiç sokamadım.
sakinleşince konuşmayı hiç beceremedim. hep sakin olmayı denedim ve de sustum diye mi oldu bunlar? hangimiz daha çok sükunete gömüldü sahi? başkalarının iki mısrasına dayanmış iki öpücükle sen daha mı çok konuşmuş oldun ki?
.
gözümü hep kavgaya açıyorum şu aralar.
söyleniyorum, yatağı yorganı indiriyorum, yeni küfürler doluyorum dilime, mehmet ne çok sevmiş yurdanur'u diyorum.. pikniğe gidiyorlar bak, yurdanur da hamile..sonrasını hatırlamıyorum, yaşımı düşüremeden kapanıyor gözüm, sonra yine baştan, küfrederek uyanıyorum, pisliğimden arınayım diye yüzlerce kez ağzımı yıkıyorum, ı ıh akmıyor sıkıntım, gitmiyor.
elim sigara paketine şöyle bir gidiyor, içime bolca çeksem, sonra boşaltsam tüm ciğerimden sıkıntımı diyorum, kokusu alıyor aklımı, parmak arasında kalan kokusundan tiksiniyorum, kendimde kalmasından, seninkinden değil ama..
.
bitenin ardından konuşmak değil adetim. ilk kez yapasım var bunu, bağırasım, çağırasım, tutup "kendine gel artık, kim olduğuna bir bak" diyesim. tepki alacağımı bile bile, ağız dolusu küfredip özetleyesim var tüm olanı biteni.
vallahi tek küfürle anlatılacak kadar basit başlamış ve bitmiş, tekrar anladım ben bunu.
zaten sana konuşmadığım kadar çok konuşuyorum herkese. bir cümle yerine bin cümle kuruyorum, yorulurum diye, aradan gülünç bir detay yakalarım diye, senden başkasına kızmaya da halim kalır diye, başkası beni haksız bulsun da haksızlığına müsamaha göstermeye yüz bulayım diye. hiçbiri olmuyor, kime sorsam sinirim haklı, onlar haklı, başından söyledikleri gibi her şey. onların bana verdikleri değerin binde birini versen bana, haklı çıkarır mıydın ki onları?
.
telefona sarılıyorum, biliyorum ki annemin şüphesi belli "iyi misin"i ve babamın hiç sormadan sadece eğlendirmeye çalışması beni, akıtacak biriktirdiklerimi.
anlatsam diyorum bazen, "senin sözünü yıkıp en inanılmayacağa inanmaya başladım ve sen yine haklı çıktın baba, senden başka güvenilecek adam kalmadı mı buralarda?" o zaman da o vazgeçer güvenmekten kızına diye korkuyorum, yapamıyorum..
.
biliyorum geçecek birkaç güne buz kesmesi içimin aklıma şimdiye dek tükettiklerim geldikçe, şarkılar beni tükettikçe.
peki ne zamana bitecek kocaman gülüşlerdeki hüzünbazlık?
hayatımda biraz olsun gülünecekler de elimden kayınca mı?
zihinde çalan çek git bebeğim buralardan meledromiyla envai çeşit düşünce tilkisinin kafada fing atmasidir.
çivi çiviyi söker diye avunulur. derhal yerine uygun çivi aranılır.
karadır. geceden de, kömürden de karadır.
vicdani boyutları zamanla hafifleyecek olandır. x+y=100 grafiği gibidir.
*bir o yana bir bu yana yıkıldım hayallerim vardı aldın ey sevgili çalış çalış bir sevgili kazandım onu da elimden çaldın ey sevgili bir ateş buldum yandım yakıldım esti geçti rüzgarına kapıldım ey sevgili hayallerim vardı çaldın ey sevgili ne ümitle sevdim ama ne buldum koskoca şehirde yapayalnız kaldım ey sevgili* nidalarıyla paket olmuş muzdarip insanın düşünceleridir.
acaba boynuzlandım mı??
ben ne yapıcam şimdi?
nereye gitsem?
kim(l)e gitsem?
birini buldu mu ki?
o da benim kadar düşünüyor mu ki?
özledi mi acaba?
üzgün mü?
değer mi üzüldüğüme?
nereye gitsem?
kim(l)e gitsem?
birini buldu mu ki?
o da benim kadar düşünüyor mu ki?
özledi mi acaba?
üzgün mü?
değer mi üzüldüğüme?
"ayrılık diye bir şey yok.
bu bizim yalanımız
sevmek var aslında
özlemek var,beklemek var
şimdi nerdesin
ne yapıyorsun
güneş çoktan doğdu
uyanmış olmalısın
saçlarını tararken beni hatırladın değil mi
öyleyse ayrılmadık
sadece özlemliyiz
ve bekliyoruz..."
(bkz: besinci mektup)
(bkz: umit yasar oguzcan)
bu bizim yalanımız
sevmek var aslında
özlemek var,beklemek var
şimdi nerdesin
ne yapıyorsun
güneş çoktan doğdu
uyanmış olmalısın
saçlarını tararken beni hatırladın değil mi
öyleyse ayrılmadık
sadece özlemliyiz
ve bekliyoruz..."
(bkz: besinci mektup)
(bkz: umit yasar oguzcan)
guvenmiyordum ama seviyordum. bi daha asla onla sevismezdim kendimi savunmasiz teslim edip ama gitmek istemiyordum.
biz ayrilali iki hafta oldu. ona gore daha cok olmus, ben anlamamisim.
tabi ki uzuldum. ama son bikac ay ilgiyi zaten cok azaltmisti, o yuzden benim icin de bikac aylik bi surec zaten.
tabi ki hayirli oldu ama tek arkadasimdi. biraz da huzunluyum.
biz ayrilali iki hafta oldu. ona gore daha cok olmus, ben anlamamisim.
tabi ki uzuldum. ama son bikac ay ilgiyi zaten cok azaltmisti, o yuzden benim icin de bikac aylik bi surec zaten.
tabi ki hayirli oldu ama tek arkadasimdi. biraz da huzunluyum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar