bugün
- habire129
- sıfır atık vakfı11
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması8
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi14
- cop318
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi8
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi8
- samed ağırbaş7
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- fusya semsiyeli yabanci25
- ilk buluşmada evden kek getiren kız4
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- aslan dövmenin aslında zor olmaması4
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- karı koca sözlükte takılan yazarlar3
- bilerek ponziye dahil olmak5
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- 0072
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek4
- soğan çuvalını sırtlarken sevgiliye yakalanmak4
- tr dışında neden hiçbir devlet kktc'yi tanımıyor4
- 0 0 714
- alternatif türkçe rock müziğin iyice kaybolması3
- saddam hüseyin ve ibrahim tatlıses benzerliği3
- saddam hüseyin12
- amedspor'un süper ligin lideri olması7
- yazarların pazar günü planları5
- lan sen kime ters ters bakıyorsun3
- illüminati filmleri2
- trakya'dan slovakya'ya gitmek6
- anın fotoğrafı17
- hayatın çok sıkıcı olması5
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı6
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı8
- evlenmeyecek olmak4
- türk düşmanı piçler6
- evrene enerji gönderen müslüman6
- milisaniyeler içerisinde tüm dünyayı gezmek2
- tacettin libosoglu2
- evlilik3
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- doğu ege adaları2
- barça bu galatasaray'a kaç atar5
- okan buruk10
- dualarımız bu akşam beşiktaş ile6
- kürdü sevin23
- okullarda ücretsiz yemek verilmeli mi2
- claudian clouds33
- köy2
- keşke yunan galip gelseydi diyen adamı savunmak4
21 yıldır hiç olmadığı kadar pis ağzım..
dudaklarımdan hırsla dökülen her küfür ağzıma bir kara leke daha çalıyor, daha çok acıyorum, daha tatsızlaşıyorum, daha çok gülüyor ve akmadan öylece köşede daha çok yaş biriktiriyorum. aksınlar diye dinliyorum canımı en çok yakan şarkıyı, eşlik ederken sesim titresin istiyorum, olmuyor.
olmadık bir kelimeyle geliyor aklıma kırık dökük iki cümle.
-çocuksun, yorgunum..
+sen bilirsin..
o "sen bilirsin"in içinde o kadar öfke, onca hayal kırıklığı ve o kadar umut var ki, bilemezsin, tahmin bile edemezsin.
sen bilirsin deyince kavga çıkmazmış derlerdi, ona inandım hep, olduramadım, sen bilirsinle bile kötü bakışları durduramadım.
yüzde yüz haklı olmak için bunca adileşmeyi kimseye yakıştıramadım, yanıma hiç koyamadım, hayatıma hiç sokamadım.
sakinleşince konuşmayı hiç beceremedim. hep sakin olmayı denedim ve de sustum diye mi oldu bunlar? hangimiz daha çok sükunete gömüldü sahi? başkalarının iki mısrasına dayanmış iki öpücükle sen daha mı çok konuşmuş oldun ki?
.
gözümü hep kavgaya açıyorum şu aralar.
söyleniyorum, yatağı yorganı indiriyorum, yeni küfürler doluyorum dilime, mehmet ne çok sevmiş yurdanur'u diyorum.. pikniğe gidiyorlar bak, yurdanur da hamile..sonrasını hatırlamıyorum, yaşımı düşüremeden kapanıyor gözüm, sonra yine baştan, küfrederek uyanıyorum, pisliğimden arınayım diye yüzlerce kez ağzımı yıkıyorum, ı ıh akmıyor sıkıntım, gitmiyor.
elim sigara paketine şöyle bir gidiyor, içime bolca çeksem, sonra boşaltsam tüm ciğerimden sıkıntımı diyorum, kokusu alıyor aklımı, parmak arasında kalan kokusundan tiksiniyorum, kendimde kalmasından, seninkinden değil ama..
.
bitenin ardından konuşmak değil adetim. ilk kez yapasım var bunu, bağırasım, çağırasım, tutup "kendine gel artık, kim olduğuna bir bak" diyesim. tepki alacağımı bile bile, ağız dolusu küfredip özetleyesim var tüm olanı biteni.
vallahi tek küfürle anlatılacak kadar basit başlamış ve bitmiş, tekrar anladım ben bunu.
zaten sana konuşmadığım kadar çok konuşuyorum herkese. bir cümle yerine bin cümle kuruyorum, yorulurum diye, aradan gülünç bir detay yakalarım diye, senden başkasına kızmaya da halim kalır diye, başkası beni haksız bulsun da haksızlığına müsamaha göstermeye yüz bulayım diye. hiçbiri olmuyor, kime sorsam sinirim haklı, onlar haklı, başından söyledikleri gibi her şey. onların bana verdikleri değerin binde birini versen bana, haklı çıkarır mıydın ki onları?
.
telefona sarılıyorum, biliyorum ki annemin şüphesi belli "iyi misin"i ve babamın hiç sormadan sadece eğlendirmeye çalışması beni, akıtacak biriktirdiklerimi.
anlatsam diyorum bazen, "senin sözünü yıkıp en inanılmayacağa inanmaya başladım ve sen yine haklı çıktın baba, senden başka güvenilecek adam kalmadı mı buralarda?" o zaman da o vazgeçer güvenmekten kızına diye korkuyorum, yapamıyorum..
.
biliyorum geçecek birkaç güne buz kesmesi içimin aklıma şimdiye dek tükettiklerim geldikçe, şarkılar beni tükettikçe.
peki ne zamana bitecek kocaman gülüşlerdeki hüzünbazlık?
hayatımda biraz olsun gülünecekler de elimden kayınca mı?
dudaklarımdan hırsla dökülen her küfür ağzıma bir kara leke daha çalıyor, daha çok acıyorum, daha tatsızlaşıyorum, daha çok gülüyor ve akmadan öylece köşede daha çok yaş biriktiriyorum. aksınlar diye dinliyorum canımı en çok yakan şarkıyı, eşlik ederken sesim titresin istiyorum, olmuyor.
olmadık bir kelimeyle geliyor aklıma kırık dökük iki cümle.
-çocuksun, yorgunum..
+sen bilirsin..
o "sen bilirsin"in içinde o kadar öfke, onca hayal kırıklığı ve o kadar umut var ki, bilemezsin, tahmin bile edemezsin.
sen bilirsin deyince kavga çıkmazmış derlerdi, ona inandım hep, olduramadım, sen bilirsinle bile kötü bakışları durduramadım.
yüzde yüz haklı olmak için bunca adileşmeyi kimseye yakıştıramadım, yanıma hiç koyamadım, hayatıma hiç sokamadım.
sakinleşince konuşmayı hiç beceremedim. hep sakin olmayı denedim ve de sustum diye mi oldu bunlar? hangimiz daha çok sükunete gömüldü sahi? başkalarının iki mısrasına dayanmış iki öpücükle sen daha mı çok konuşmuş oldun ki?
.
gözümü hep kavgaya açıyorum şu aralar.
söyleniyorum, yatağı yorganı indiriyorum, yeni küfürler doluyorum dilime, mehmet ne çok sevmiş yurdanur'u diyorum.. pikniğe gidiyorlar bak, yurdanur da hamile..sonrasını hatırlamıyorum, yaşımı düşüremeden kapanıyor gözüm, sonra yine baştan, küfrederek uyanıyorum, pisliğimden arınayım diye yüzlerce kez ağzımı yıkıyorum, ı ıh akmıyor sıkıntım, gitmiyor.
elim sigara paketine şöyle bir gidiyor, içime bolca çeksem, sonra boşaltsam tüm ciğerimden sıkıntımı diyorum, kokusu alıyor aklımı, parmak arasında kalan kokusundan tiksiniyorum, kendimde kalmasından, seninkinden değil ama..
.
bitenin ardından konuşmak değil adetim. ilk kez yapasım var bunu, bağırasım, çağırasım, tutup "kendine gel artık, kim olduğuna bir bak" diyesim. tepki alacağımı bile bile, ağız dolusu küfredip özetleyesim var tüm olanı biteni.
vallahi tek küfürle anlatılacak kadar basit başlamış ve bitmiş, tekrar anladım ben bunu.
zaten sana konuşmadığım kadar çok konuşuyorum herkese. bir cümle yerine bin cümle kuruyorum, yorulurum diye, aradan gülünç bir detay yakalarım diye, senden başkasına kızmaya da halim kalır diye, başkası beni haksız bulsun da haksızlığına müsamaha göstermeye yüz bulayım diye. hiçbiri olmuyor, kime sorsam sinirim haklı, onlar haklı, başından söyledikleri gibi her şey. onların bana verdikleri değerin binde birini versen bana, haklı çıkarır mıydın ki onları?
.
telefona sarılıyorum, biliyorum ki annemin şüphesi belli "iyi misin"i ve babamın hiç sormadan sadece eğlendirmeye çalışması beni, akıtacak biriktirdiklerimi.
anlatsam diyorum bazen, "senin sözünü yıkıp en inanılmayacağa inanmaya başladım ve sen yine haklı çıktın baba, senden başka güvenilecek adam kalmadı mı buralarda?" o zaman da o vazgeçer güvenmekten kızına diye korkuyorum, yapamıyorum..
.
biliyorum geçecek birkaç güne buz kesmesi içimin aklıma şimdiye dek tükettiklerim geldikçe, şarkılar beni tükettikçe.
peki ne zamana bitecek kocaman gülüşlerdeki hüzünbazlık?
hayatımda biraz olsun gülünecekler de elimden kayınca mı?
Gündemdeki Haberler