bugün
- kiraz cicegi kolonyasi24
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- tek şarkı ile müzik zevkini anlat9
- her gün aynı yemeği bıkmadan yiyebilen insan10
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- corona bira içen erkek6
- velvet37
- gandalf yüzüğü neden frodoya emanet etti sorunsalı3
- karşı cinste çekici gelen şeyler4
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- bik bik'in mutfağına konuk olmak10
- kuran da namazın olmaması21
- sözlük yazarları adam gibi durun3
- sözlük yazarlarını en etkileyen mesajlar6
- sözlüğün en popi erkeği5
- domalan kız7
- ctrlx10
- uzak dur benden sözlük4
- japon kızı3
- koca istiyom gel beni al3
- kendi kendini bıçaklayan adam7
- beybi leydi'nin ayakları5
- her şeye zam gelirken maaşın sabit kalması hissi4
- bik bik'in mutfağı3
- hoşlanılan kızın sizi ayaklarıyla tokatlaması7
- mason greenwood6
- istanbul da ev kiraları6
- seni öldürmeyen şey seni güçlendirir8
- yaşlılık kaç yaşında başlıyor sorunsalı4
- bizi ne zaman sevecekler5
- sevgiliyle ormanın derinliklerine gitmek3
- ilk defa arkadan verecek olan kız2
- eşitlik miti ve eşitsizliğin doğallığı2
- iş arkadaşlığı9
- saraca finch house24
- 31 yaşında bakire olan kız9
- cevabı bilinmeyen sorular6
- sevgiliyi 10 seneden beri görmemek8
- en tehlikeli kadın tipi7
- ehli sünnet hocalar11
- kedilerin evdeki boş duvara bakıp kitlenmesi3
- kırım kongo kanamalı ateşi4
- aldatırken kocasıyla telefonda konuşan kadın3
- sabah gözünü kahve sigarayla açanlar13
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı13
- emlak balonunun artık patlamak zorunda olması2
- bir yazarı ensesinden tutup blowjob yaptırmak4
- arkadaşın karısının at gibi olması7
- marsilya2
- atatürk'ün abartılmış bir lider olması11
suyla söndürülen ahmak
toprakla pek güzel söndürülebilendir.
kaldı ki elektrikli fırınlar çıktığından beri ihtiyacımız olmayandır. 4 elementin en değersizidir, yaktıklarıyla güç aldığı havayı bombok kokutur, adi bir element. ki buna element diyene sıçiim, element de değildir zaten rezil
kaldı ki elektrikli fırınlar çıktığından beri ihtiyacımız olmayandır. 4 elementin en değersizidir, yaktıklarıyla güç aldığı havayı bombok kokutur, adi bir element. ki buna element diyene sıçiim, element de değildir zaten rezil
suyu yok etmesiyle var olan, sevgisiyle yok olan nazenin.
suyun hem yoldaşı, hem katili.
içinde kaybolduğu sevdası.
içinde kaybolduğu sevdası.
Ateş nesne değil, bir olgudur. Odun ya da başka bir yakıt ısıtıldığında hızla havadaki oksijenle karışıp alev alır ve çevreye uçucu buharların salınmasına neden olur; sonuçta meydana gelen akkor buğu yakıtın daha da ısınmasına ve daha çok buhar salarak çevrimin sürdürülmesine yol açar.
Kullandığımız yakıtların büyük bir çoğunluğu gücünü yakaladığı güneş ışınlarından alır. Fotosentez sürecinde güneş ışığı ve ısı (odun ya da fosil yakıt olarak) kimyasal enerjiye dönüşür; yanma sürecinde enerjiden yararlanmak suretiyle ışık ve ısı üretir.
Öyle ki, açık havada yakılan ateş temelde sürecin ters yönde işlediği bir ağaçtır.
Yakıt, ısı ve oksijen düzeylerinin değişmediğini varsaydığımızda evlerde yakılan sıradan bir ateşin büyüklüğü dakikada iki katına çıkar.
Dünya, bilindiği kadarı ile üzerinde ateş yakılabilecek tek gezegendir. Başka bir yerde ateş yakmaya yetecek miktarda oksijen yoktur.
Oksijen miktarı ne denli çoksa, ateş de o denli kızgın olur. Havanın % 21'i oksijenden oluşur. Katıksız oksijeni asetilenle birleştirdiğinizde 3.000 santigrat derecenin üzerinde yanan bir oksi asetilen kaynak şaloması ya da hamlacı elde edersiniz. Bu bir olasılıkla karşılaşabileceğiniz en sıcak ateştir.
Oksijen miktarı alevin rengini etkiler. Oksijen düzeyi düşük bir ateş bol miktarda yanmamış yakıt parçacığı içerir ve sarı renkte bir alev verir. Oksijen düzeyi yüksek ateşin alevi mavidir.
Mum yanarken dibinden oksijen aldığı için yaydığı alevin dibi mavidir. Aşağıdan yükselen dumanlar alevi kısmen boğduğundan üst kesimi sarıdır.
Ateşten su da elde edilebilir. Yanmakta olan mumun üzerine soğuk bir kaşık tuttuğunuzda su buharı metal üzerinde sıvıya dönüşür. Çünkü balmumu - benzin v.b organik maddeler gibi - hidrojen içerir ve bu hidrojen yandığında oksijenle birleşerek suya dönüşür. Motorlu araçların egzoz borusundan çıkan da aynı şekilde oluşan sudur.
insanlar ateşle oldum olası haşır neşirler: Alazlanmış kemikler ve odun külleri ilk insansıların 400 bini aşkın yıl önce ateş yaktıklarını ortaya koyuyor.
Doğa da ateşle bir hayli haşır neşir. Avustralya'da Sydney kentinin yaklaşık 225 kilometre kuzeyindeki bir kömür damarı yaklaşık 500.000 yıldır yanmaktadır.
Eski çağlarda Yunanlılar güneş ışınlarını belli bir noktada toplamak suretiyle ateş yakarlardı. Güneş ışınlarını bir noktada toplamaya yarayan parobolik ayna günümüzde de Olimpiyat meşalesinin yakılmasında kullanılıyor.
Aztekler takvimlerine göre çevrimin tamamlandığı, 52 yılda bir imparatorluk sınırları içindeki tüm ateşleri söndürürlerdi. Yüksek düzeydeki bir rahip kurbanın yarılarak açılan göğsü üzerinde taze bir ateş yakar. Bu ateşten beslenerek yakılan ateşler ülkenin her yanına dağıtılırdı.
1666 yılında yaşanan Büyük Londra Yangını kentin % 80'ini yerle bir etmesine karşın, bir yıl öncesinde 65 bini aşkın insanın ölümüne yol açan hıyarcıklı veba salgınının da önüne geçmiş oldu. Yangında salgına yol açan Yersinia Pestis bakterilerini taşıyan farelerle pireler yanarak kavruldular.
ABD tarihinde yaşanan iakinci en ölümcül yangın Büyük Chicago Yangını'na kıyasla dört kat daha fazla insanın yaşamına mal olan Wisconsin'deki Peshtigo Yangını idi. Bu yangında 1.200 kişi yaşamını yitirdi. Her iki yangın da 8 Ekim 1871 günü meydana geldi.
ABD tarihinin en büyük yangını 27 Nisan 1865 tarihinde, Sultana adlı buhar gemisinde meydana geldi. Buhar kazanlarındaki patlama nedeniyle çıkan yangın sırasında gemide, öteki yolcuların yanı sıra, kısa süre önce serbest bırakılan ve Kuzey Mississippi'deki evlerine dönmekte olan 1.500 tutuklu da vardı. Geminin taşıma kapasitesinin 6 katına çıkılması sonucu yangında 1,547 kişi yaşamını yitirdi.
1987 yılında meydana gelen "Kara Ejderha Yangını" son dönemlerin en büyük doğal yaşam yangını sayılıyor. Bu yangın sırasında Çin ve Sovyetler Birliği sınırları içinde kalan yaklaşık 8 milyon hektarlık bir alan kül oldu.
Kendiliğinden alev alma gerçek bir olgudur. Kimi yakıt kaynakları - söz gelimi, çürüme yoluyla kendi kendilerine ısı üretebilirler. Antep fıstığı, içerdiği doğal yağ miktarının son derece yüksek olması ve ısı üreten yağın ayrışmasına eğilimli olması yüzünden Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Maddeler Yasası gereğince sakıncalı maddeler arasında yer almaktadır.
Saman yığınları, kompost tepecikleri, hatta eski gazete ve dergi yığınları da alev alabilir.
(Rita Urgan, Cumhuriyet Bilim Teknoloji, 10.02.2012, Kaynak: Discover)
Kullandığımız yakıtların büyük bir çoğunluğu gücünü yakaladığı güneş ışınlarından alır. Fotosentez sürecinde güneş ışığı ve ısı (odun ya da fosil yakıt olarak) kimyasal enerjiye dönüşür; yanma sürecinde enerjiden yararlanmak suretiyle ışık ve ısı üretir.
Öyle ki, açık havada yakılan ateş temelde sürecin ters yönde işlediği bir ağaçtır.
Yakıt, ısı ve oksijen düzeylerinin değişmediğini varsaydığımızda evlerde yakılan sıradan bir ateşin büyüklüğü dakikada iki katına çıkar.
Dünya, bilindiği kadarı ile üzerinde ateş yakılabilecek tek gezegendir. Başka bir yerde ateş yakmaya yetecek miktarda oksijen yoktur.
Oksijen miktarı ne denli çoksa, ateş de o denli kızgın olur. Havanın % 21'i oksijenden oluşur. Katıksız oksijeni asetilenle birleştirdiğinizde 3.000 santigrat derecenin üzerinde yanan bir oksi asetilen kaynak şaloması ya da hamlacı elde edersiniz. Bu bir olasılıkla karşılaşabileceğiniz en sıcak ateştir.
Oksijen miktarı alevin rengini etkiler. Oksijen düzeyi düşük bir ateş bol miktarda yanmamış yakıt parçacığı içerir ve sarı renkte bir alev verir. Oksijen düzeyi yüksek ateşin alevi mavidir.
Mum yanarken dibinden oksijen aldığı için yaydığı alevin dibi mavidir. Aşağıdan yükselen dumanlar alevi kısmen boğduğundan üst kesimi sarıdır.
Ateşten su da elde edilebilir. Yanmakta olan mumun üzerine soğuk bir kaşık tuttuğunuzda su buharı metal üzerinde sıvıya dönüşür. Çünkü balmumu - benzin v.b organik maddeler gibi - hidrojen içerir ve bu hidrojen yandığında oksijenle birleşerek suya dönüşür. Motorlu araçların egzoz borusundan çıkan da aynı şekilde oluşan sudur.
insanlar ateşle oldum olası haşır neşirler: Alazlanmış kemikler ve odun külleri ilk insansıların 400 bini aşkın yıl önce ateş yaktıklarını ortaya koyuyor.
Doğa da ateşle bir hayli haşır neşir. Avustralya'da Sydney kentinin yaklaşık 225 kilometre kuzeyindeki bir kömür damarı yaklaşık 500.000 yıldır yanmaktadır.
Eski çağlarda Yunanlılar güneş ışınlarını belli bir noktada toplamak suretiyle ateş yakarlardı. Güneş ışınlarını bir noktada toplamaya yarayan parobolik ayna günümüzde de Olimpiyat meşalesinin yakılmasında kullanılıyor.
Aztekler takvimlerine göre çevrimin tamamlandığı, 52 yılda bir imparatorluk sınırları içindeki tüm ateşleri söndürürlerdi. Yüksek düzeydeki bir rahip kurbanın yarılarak açılan göğsü üzerinde taze bir ateş yakar. Bu ateşten beslenerek yakılan ateşler ülkenin her yanına dağıtılırdı.
1666 yılında yaşanan Büyük Londra Yangını kentin % 80'ini yerle bir etmesine karşın, bir yıl öncesinde 65 bini aşkın insanın ölümüne yol açan hıyarcıklı veba salgınının da önüne geçmiş oldu. Yangında salgına yol açan Yersinia Pestis bakterilerini taşıyan farelerle pireler yanarak kavruldular.
ABD tarihinde yaşanan iakinci en ölümcül yangın Büyük Chicago Yangını'na kıyasla dört kat daha fazla insanın yaşamına mal olan Wisconsin'deki Peshtigo Yangını idi. Bu yangında 1.200 kişi yaşamını yitirdi. Her iki yangın da 8 Ekim 1871 günü meydana geldi.
ABD tarihinin en büyük yangını 27 Nisan 1865 tarihinde, Sultana adlı buhar gemisinde meydana geldi. Buhar kazanlarındaki patlama nedeniyle çıkan yangın sırasında gemide, öteki yolcuların yanı sıra, kısa süre önce serbest bırakılan ve Kuzey Mississippi'deki evlerine dönmekte olan 1.500 tutuklu da vardı. Geminin taşıma kapasitesinin 6 katına çıkılması sonucu yangında 1,547 kişi yaşamını yitirdi.
1987 yılında meydana gelen "Kara Ejderha Yangını" son dönemlerin en büyük doğal yaşam yangını sayılıyor. Bu yangın sırasında Çin ve Sovyetler Birliği sınırları içinde kalan yaklaşık 8 milyon hektarlık bir alan kül oldu.
Kendiliğinden alev alma gerçek bir olgudur. Kimi yakıt kaynakları - söz gelimi, çürüme yoluyla kendi kendilerine ısı üretebilirler. Antep fıstığı, içerdiği doğal yağ miktarının son derece yüksek olması ve ısı üreten yağın ayrışmasına eğilimli olması yüzünden Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Maddeler Yasası gereğince sakıncalı maddeler arasında yer almaktadır.
Saman yığınları, kompost tepecikleri, hatta eski gazete ve dergi yığınları da alev alabilir.
(Rita Urgan, Cumhuriyet Bilim Teknoloji, 10.02.2012, Kaynak: Discover)
1995 yılında albüm yapmış pop şarkıcısıdır.. çingene ruhum'du albümün adı. ateş gibi, ağlarım'da baba şarkılarıydı kasedinin. lakin bu adam ortadan kayboldu gitti.. yıllardır merak ettiğim birşey budur.. keşke nerde oldugunu ne yaptığını bilen biri çıksa da bize haber etse biz de ailecenek rahatlasak..
tutuşma sıcaklığına yaklaşırken tir tir tirtemektir. derece var mı patlatalım ?
evrendeki bütün hayatın gerçek kaynağı.
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık.
insanı yakan,acısı tarifsiz şey.
barutla yan yana durmaması gereken.
timpanik membran ve özefagus en gerçekçi verileri veren yerlerdir ateş ölçmede.
(bkz: or)
bu düştüğü yeri yakıyor.
islamiyet öncesinde Türkler için kutsal olmasının sebebi, ocak kavramı ve temsil ettiği kişidir.
(bkz: ateş düştüğü yeri yakar)
filmlere cok iyi sahnelerin cekilmesini saglayan yanma olayi.
http://www.imdb.com/media/rm732794368/tt0898367
http://www.imdb.com/media/rm732794368/tt0898367
yanmaktır.
insanın iç sıcaklığının artması durumudur. tehlikelidir fakat ateşli olduğunuzda farklı bir boyuta geçersiniz, daha kuvvetli düşünürsünüz.
90'lı yıllarda cingene ruhum şarkısıyla üne kavuşup sonra ortadan kaybolan şarkıcı.
(bkz: ateş ettik)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar