bugün
- 30 ağustos zafer bayramı7
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı26
- mustafa kemal atatürk2
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- seri eksicimin iki entry atlaması2
- radyo fenerbahçe2
- online yazar sayısında azalma2
- gs'ye yapılan torpillere söylenmek2
- gebze fm3
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi19
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- güne bir atatürk sözü bırak2
- sarapci koala73
- rafael leao31
- 30 ağustos kurtuluş savaşı'nın sonu2
- sözlük yazarlarının nahları9
- ben geldim naneler8
- salih mirzabeyoğlu5
- arkadaşlar hesabı silicem14
- antipanik12
- aleksey batrakov9
- menzil cemaati ne üretiyor7
- tai lung36
- günün sözü24
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- büyük taarruz4
- velvet23
- fenerbahçe23
- para harcamayı sever misiniz6
- türkiye ekonomide çin'i örnek almalıdır7
- alevilerin atatürk sevgisinin abartılması4
- sözlüğün en sevilen yazarı38
- kıza aşık oldum ne yapacağım4
- bir şey soracağım5
- türkiye18
- galatasaray'ın çok ballı kura çekmesi24
- melih gökçek6
- galatasaray8
- ülke batsa diye hergün dua eden kemalist7
- cem yılmaz'ın kalp krizi geçirmesi3
- hayatı dar eden aile4
- radyo mavi2
- legacy kod2
- futbol9
- türkler ve çinliler iki süper güç olacak7
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur9
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı50
- kapadokya27
- ateistlerin yaşama amacı28
- mesih gelse kimsenin inanmayacak olması6
suyla söndürülen ahmak
toprakla pek güzel söndürülebilendir.
kaldı ki elektrikli fırınlar çıktığından beri ihtiyacımız olmayandır. 4 elementin en değersizidir, yaktıklarıyla güç aldığı havayı bombok kokutur, adi bir element. ki buna element diyene sıçiim, element de değildir zaten rezil
kaldı ki elektrikli fırınlar çıktığından beri ihtiyacımız olmayandır. 4 elementin en değersizidir, yaktıklarıyla güç aldığı havayı bombok kokutur, adi bir element. ki buna element diyene sıçiim, element de değildir zaten rezil
suyu yok etmesiyle var olan, sevgisiyle yok olan nazenin.
suyun hem yoldaşı, hem katili.
içinde kaybolduğu sevdası.
içinde kaybolduğu sevdası.
Ateş nesne değil, bir olgudur. Odun ya da başka bir yakıt ısıtıldığında hızla havadaki oksijenle karışıp alev alır ve çevreye uçucu buharların salınmasına neden olur; sonuçta meydana gelen akkor buğu yakıtın daha da ısınmasına ve daha çok buhar salarak çevrimin sürdürülmesine yol açar.
Kullandığımız yakıtların büyük bir çoğunluğu gücünü yakaladığı güneş ışınlarından alır. Fotosentez sürecinde güneş ışığı ve ısı (odun ya da fosil yakıt olarak) kimyasal enerjiye dönüşür; yanma sürecinde enerjiden yararlanmak suretiyle ışık ve ısı üretir.
Öyle ki, açık havada yakılan ateş temelde sürecin ters yönde işlediği bir ağaçtır.
Yakıt, ısı ve oksijen düzeylerinin değişmediğini varsaydığımızda evlerde yakılan sıradan bir ateşin büyüklüğü dakikada iki katına çıkar.
Dünya, bilindiği kadarı ile üzerinde ateş yakılabilecek tek gezegendir. Başka bir yerde ateş yakmaya yetecek miktarda oksijen yoktur.
Oksijen miktarı ne denli çoksa, ateş de o denli kızgın olur. Havanın % 21'i oksijenden oluşur. Katıksız oksijeni asetilenle birleştirdiğinizde 3.000 santigrat derecenin üzerinde yanan bir oksi asetilen kaynak şaloması ya da hamlacı elde edersiniz. Bu bir olasılıkla karşılaşabileceğiniz en sıcak ateştir.
Oksijen miktarı alevin rengini etkiler. Oksijen düzeyi düşük bir ateş bol miktarda yanmamış yakıt parçacığı içerir ve sarı renkte bir alev verir. Oksijen düzeyi yüksek ateşin alevi mavidir.
Mum yanarken dibinden oksijen aldığı için yaydığı alevin dibi mavidir. Aşağıdan yükselen dumanlar alevi kısmen boğduğundan üst kesimi sarıdır.
Ateşten su da elde edilebilir. Yanmakta olan mumun üzerine soğuk bir kaşık tuttuğunuzda su buharı metal üzerinde sıvıya dönüşür. Çünkü balmumu - benzin v.b organik maddeler gibi - hidrojen içerir ve bu hidrojen yandığında oksijenle birleşerek suya dönüşür. Motorlu araçların egzoz borusundan çıkan da aynı şekilde oluşan sudur.
insanlar ateşle oldum olası haşır neşirler: Alazlanmış kemikler ve odun külleri ilk insansıların 400 bini aşkın yıl önce ateş yaktıklarını ortaya koyuyor.
Doğa da ateşle bir hayli haşır neşir. Avustralya'da Sydney kentinin yaklaşık 225 kilometre kuzeyindeki bir kömür damarı yaklaşık 500.000 yıldır yanmaktadır.
Eski çağlarda Yunanlılar güneş ışınlarını belli bir noktada toplamak suretiyle ateş yakarlardı. Güneş ışınlarını bir noktada toplamaya yarayan parobolik ayna günümüzde de Olimpiyat meşalesinin yakılmasında kullanılıyor.
Aztekler takvimlerine göre çevrimin tamamlandığı, 52 yılda bir imparatorluk sınırları içindeki tüm ateşleri söndürürlerdi. Yüksek düzeydeki bir rahip kurbanın yarılarak açılan göğsü üzerinde taze bir ateş yakar. Bu ateşten beslenerek yakılan ateşler ülkenin her yanına dağıtılırdı.
1666 yılında yaşanan Büyük Londra Yangını kentin % 80'ini yerle bir etmesine karşın, bir yıl öncesinde 65 bini aşkın insanın ölümüne yol açan hıyarcıklı veba salgınının da önüne geçmiş oldu. Yangında salgına yol açan Yersinia Pestis bakterilerini taşıyan farelerle pireler yanarak kavruldular.
ABD tarihinde yaşanan iakinci en ölümcül yangın Büyük Chicago Yangını'na kıyasla dört kat daha fazla insanın yaşamına mal olan Wisconsin'deki Peshtigo Yangını idi. Bu yangında 1.200 kişi yaşamını yitirdi. Her iki yangın da 8 Ekim 1871 günü meydana geldi.
ABD tarihinin en büyük yangını 27 Nisan 1865 tarihinde, Sultana adlı buhar gemisinde meydana geldi. Buhar kazanlarındaki patlama nedeniyle çıkan yangın sırasında gemide, öteki yolcuların yanı sıra, kısa süre önce serbest bırakılan ve Kuzey Mississippi'deki evlerine dönmekte olan 1.500 tutuklu da vardı. Geminin taşıma kapasitesinin 6 katına çıkılması sonucu yangında 1,547 kişi yaşamını yitirdi.
1987 yılında meydana gelen "Kara Ejderha Yangını" son dönemlerin en büyük doğal yaşam yangını sayılıyor. Bu yangın sırasında Çin ve Sovyetler Birliği sınırları içinde kalan yaklaşık 8 milyon hektarlık bir alan kül oldu.
Kendiliğinden alev alma gerçek bir olgudur. Kimi yakıt kaynakları - söz gelimi, çürüme yoluyla kendi kendilerine ısı üretebilirler. Antep fıstığı, içerdiği doğal yağ miktarının son derece yüksek olması ve ısı üreten yağın ayrışmasına eğilimli olması yüzünden Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Maddeler Yasası gereğince sakıncalı maddeler arasında yer almaktadır.
Saman yığınları, kompost tepecikleri, hatta eski gazete ve dergi yığınları da alev alabilir.
(Rita Urgan, Cumhuriyet Bilim Teknoloji, 10.02.2012, Kaynak: Discover)
Kullandığımız yakıtların büyük bir çoğunluğu gücünü yakaladığı güneş ışınlarından alır. Fotosentez sürecinde güneş ışığı ve ısı (odun ya da fosil yakıt olarak) kimyasal enerjiye dönüşür; yanma sürecinde enerjiden yararlanmak suretiyle ışık ve ısı üretir.
Öyle ki, açık havada yakılan ateş temelde sürecin ters yönde işlediği bir ağaçtır.
Yakıt, ısı ve oksijen düzeylerinin değişmediğini varsaydığımızda evlerde yakılan sıradan bir ateşin büyüklüğü dakikada iki katına çıkar.
Dünya, bilindiği kadarı ile üzerinde ateş yakılabilecek tek gezegendir. Başka bir yerde ateş yakmaya yetecek miktarda oksijen yoktur.
Oksijen miktarı ne denli çoksa, ateş de o denli kızgın olur. Havanın % 21'i oksijenden oluşur. Katıksız oksijeni asetilenle birleştirdiğinizde 3.000 santigrat derecenin üzerinde yanan bir oksi asetilen kaynak şaloması ya da hamlacı elde edersiniz. Bu bir olasılıkla karşılaşabileceğiniz en sıcak ateştir.
Oksijen miktarı alevin rengini etkiler. Oksijen düzeyi düşük bir ateş bol miktarda yanmamış yakıt parçacığı içerir ve sarı renkte bir alev verir. Oksijen düzeyi yüksek ateşin alevi mavidir.
Mum yanarken dibinden oksijen aldığı için yaydığı alevin dibi mavidir. Aşağıdan yükselen dumanlar alevi kısmen boğduğundan üst kesimi sarıdır.
Ateşten su da elde edilebilir. Yanmakta olan mumun üzerine soğuk bir kaşık tuttuğunuzda su buharı metal üzerinde sıvıya dönüşür. Çünkü balmumu - benzin v.b organik maddeler gibi - hidrojen içerir ve bu hidrojen yandığında oksijenle birleşerek suya dönüşür. Motorlu araçların egzoz borusundan çıkan da aynı şekilde oluşan sudur.
insanlar ateşle oldum olası haşır neşirler: Alazlanmış kemikler ve odun külleri ilk insansıların 400 bini aşkın yıl önce ateş yaktıklarını ortaya koyuyor.
Doğa da ateşle bir hayli haşır neşir. Avustralya'da Sydney kentinin yaklaşık 225 kilometre kuzeyindeki bir kömür damarı yaklaşık 500.000 yıldır yanmaktadır.
Eski çağlarda Yunanlılar güneş ışınlarını belli bir noktada toplamak suretiyle ateş yakarlardı. Güneş ışınlarını bir noktada toplamaya yarayan parobolik ayna günümüzde de Olimpiyat meşalesinin yakılmasında kullanılıyor.
Aztekler takvimlerine göre çevrimin tamamlandığı, 52 yılda bir imparatorluk sınırları içindeki tüm ateşleri söndürürlerdi. Yüksek düzeydeki bir rahip kurbanın yarılarak açılan göğsü üzerinde taze bir ateş yakar. Bu ateşten beslenerek yakılan ateşler ülkenin her yanına dağıtılırdı.
1666 yılında yaşanan Büyük Londra Yangını kentin % 80'ini yerle bir etmesine karşın, bir yıl öncesinde 65 bini aşkın insanın ölümüne yol açan hıyarcıklı veba salgınının da önüne geçmiş oldu. Yangında salgına yol açan Yersinia Pestis bakterilerini taşıyan farelerle pireler yanarak kavruldular.
ABD tarihinde yaşanan iakinci en ölümcül yangın Büyük Chicago Yangını'na kıyasla dört kat daha fazla insanın yaşamına mal olan Wisconsin'deki Peshtigo Yangını idi. Bu yangında 1.200 kişi yaşamını yitirdi. Her iki yangın da 8 Ekim 1871 günü meydana geldi.
ABD tarihinin en büyük yangını 27 Nisan 1865 tarihinde, Sultana adlı buhar gemisinde meydana geldi. Buhar kazanlarındaki patlama nedeniyle çıkan yangın sırasında gemide, öteki yolcuların yanı sıra, kısa süre önce serbest bırakılan ve Kuzey Mississippi'deki evlerine dönmekte olan 1.500 tutuklu da vardı. Geminin taşıma kapasitesinin 6 katına çıkılması sonucu yangında 1,547 kişi yaşamını yitirdi.
1987 yılında meydana gelen "Kara Ejderha Yangını" son dönemlerin en büyük doğal yaşam yangını sayılıyor. Bu yangın sırasında Çin ve Sovyetler Birliği sınırları içinde kalan yaklaşık 8 milyon hektarlık bir alan kül oldu.
Kendiliğinden alev alma gerçek bir olgudur. Kimi yakıt kaynakları - söz gelimi, çürüme yoluyla kendi kendilerine ısı üretebilirler. Antep fıstığı, içerdiği doğal yağ miktarının son derece yüksek olması ve ısı üreten yağın ayrışmasına eğilimli olması yüzünden Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Maddeler Yasası gereğince sakıncalı maddeler arasında yer almaktadır.
Saman yığınları, kompost tepecikleri, hatta eski gazete ve dergi yığınları da alev alabilir.
(Rita Urgan, Cumhuriyet Bilim Teknoloji, 10.02.2012, Kaynak: Discover)
1995 yılında albüm yapmış pop şarkıcısıdır.. çingene ruhum'du albümün adı. ateş gibi, ağlarım'da baba şarkılarıydı kasedinin. lakin bu adam ortadan kayboldu gitti.. yıllardır merak ettiğim birşey budur.. keşke nerde oldugunu ne yaptığını bilen biri çıksa da bize haber etse biz de ailecenek rahatlasak..
tutuşma sıcaklığına yaklaşırken tir tir tirtemektir. derece var mı patlatalım ?
evrendeki bütün hayatın gerçek kaynağı.
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık.
insanı yakan,acısı tarifsiz şey.
barutla yan yana durmaması gereken.
timpanik membran ve özefagus en gerçekçi verileri veren yerlerdir ateş ölçmede.
(bkz: or)
bu düştüğü yeri yakıyor.
islamiyet öncesinde Türkler için kutsal olmasının sebebi, ocak kavramı ve temsil ettiği kişidir.
(bkz: ateş düştüğü yeri yakar)
filmlere cok iyi sahnelerin cekilmesini saglayan yanma olayi.
http://www.imdb.com/media/rm732794368/tt0898367
http://www.imdb.com/media/rm732794368/tt0898367
yanmaktır.
insanın iç sıcaklığının artması durumudur. tehlikelidir fakat ateşli olduğunuzda farklı bir boyuta geçersiniz, daha kuvvetli düşünürsünüz.
90'lı yıllarda cingene ruhum şarkısıyla üne kavuşup sonra ortadan kaybolan şarkıcı.
(bkz: ateş ettik)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar