bugün
- sözlükteki kaliteli yazarlar31
- 195 kaslı pilot10
- padişahların aşk şiiri yazma samimiyetsizliği6
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı10
- crushtan hangi erkekle sevişirdin4
- yazarların güncel flört listesi6
- ikiz doğurmak6
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları24
- mazot fiyatlarının suçlusu8
- sevilen kıza cv yollamak7
- islamda namaz yoktur36
- şah sultan3
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması15
- 174 kaslı mühendis3
- gece evde şarap kalmaması4
- ülkü ocaklarının entelektüel alt yapısı5
- şeftali11
- borsa8
- allah varsa afrika daki çocuklar neden aç3
- uzun saçlı dövmeli küpeli siyah tişörtlü erkek4
- garajda ev yapımı mazot yapmak3
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- sosis4
- şeytanın bile israil'e karşı olması6
- kürdistancıların vatandaşlıktan çıkarılması7
- sözlüğün reisi kim anketi19
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması4
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- beşiktaş deplasmanı3
- sözlük yazarlarının normal kombinleri17
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- asgari ücretle kaç litre akaryakıt alınıyor8
- nasuh mahruki10
- sözlük erkeğini annesine şikayet etmek4
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- ilk buluşmaya başka bir ilk buluşmadan gelen kız8
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- mazotun 100 lira olacağı tarih16
- bir sözlük erkegine merhaba adın ney diye sormak5
- kaşif kozinoğlu soruşturması raci şaşmaz ifadesi4
- çağla idi21
- manifestten hangi kızla sevişirdin2
- sözlük yazarlarının ortaokul anıları5
- pestil5
- otobüste ön koltuğa oturmama refleksi2
- borsa istanbul'un değer kaybetmesi3
- ruhbank2
- sözlükteki her kızı öven tipler11
- bir erkeğe iltifat etmek7
Ateş nesne değil, bir olgudur. Odun ya da başka bir yakıt ısıtıldığında hızla havadaki oksijenle karışıp alev alır ve çevreye uçucu buharların salınmasına neden olur; sonuçta meydana gelen akkor buğu yakıtın daha da ısınmasına ve daha çok buhar salarak çevrimin sürdürülmesine yol açar.
Kullandığımız yakıtların büyük bir çoğunluğu gücünü yakaladığı güneş ışınlarından alır. Fotosentez sürecinde güneş ışığı ve ısı (odun ya da fosil yakıt olarak) kimyasal enerjiye dönüşür; yanma sürecinde enerjiden yararlanmak suretiyle ışık ve ısı üretir.
Öyle ki, açık havada yakılan ateş temelde sürecin ters yönde işlediği bir ağaçtır.
Yakıt, ısı ve oksijen düzeylerinin değişmediğini varsaydığımızda evlerde yakılan sıradan bir ateşin büyüklüğü dakikada iki katına çıkar.
Dünya, bilindiği kadarı ile üzerinde ateş yakılabilecek tek gezegendir. Başka bir yerde ateş yakmaya yetecek miktarda oksijen yoktur.
Oksijen miktarı ne denli çoksa, ateş de o denli kızgın olur. Havanın % 21'i oksijenden oluşur. Katıksız oksijeni asetilenle birleştirdiğinizde 3.000 santigrat derecenin üzerinde yanan bir oksi asetilen kaynak şaloması ya da hamlacı elde edersiniz. Bu bir olasılıkla karşılaşabileceğiniz en sıcak ateştir.
Oksijen miktarı alevin rengini etkiler. Oksijen düzeyi düşük bir ateş bol miktarda yanmamış yakıt parçacığı içerir ve sarı renkte bir alev verir. Oksijen düzeyi yüksek ateşin alevi mavidir.
Mum yanarken dibinden oksijen aldığı için yaydığı alevin dibi mavidir. Aşağıdan yükselen dumanlar alevi kısmen boğduğundan üst kesimi sarıdır.
Ateşten su da elde edilebilir. Yanmakta olan mumun üzerine soğuk bir kaşık tuttuğunuzda su buharı metal üzerinde sıvıya dönüşür. Çünkü balmumu - benzin v.b organik maddeler gibi - hidrojen içerir ve bu hidrojen yandığında oksijenle birleşerek suya dönüşür. Motorlu araçların egzoz borusundan çıkan da aynı şekilde oluşan sudur.
insanlar ateşle oldum olası haşır neşirler: Alazlanmış kemikler ve odun külleri ilk insansıların 400 bini aşkın yıl önce ateş yaktıklarını ortaya koyuyor.
Doğa da ateşle bir hayli haşır neşir. Avustralya'da Sydney kentinin yaklaşık 225 kilometre kuzeyindeki bir kömür damarı yaklaşık 500.000 yıldır yanmaktadır.
Eski çağlarda Yunanlılar güneş ışınlarını belli bir noktada toplamak suretiyle ateş yakarlardı. Güneş ışınlarını bir noktada toplamaya yarayan parobolik ayna günümüzde de Olimpiyat meşalesinin yakılmasında kullanılıyor.
Aztekler takvimlerine göre çevrimin tamamlandığı, 52 yılda bir imparatorluk sınırları içindeki tüm ateşleri söndürürlerdi. Yüksek düzeydeki bir rahip kurbanın yarılarak açılan göğsü üzerinde taze bir ateş yakar. Bu ateşten beslenerek yakılan ateşler ülkenin her yanına dağıtılırdı.
1666 yılında yaşanan Büyük Londra Yangını kentin % 80'ini yerle bir etmesine karşın, bir yıl öncesinde 65 bini aşkın insanın ölümüne yol açan hıyarcıklı veba salgınının da önüne geçmiş oldu. Yangında salgına yol açan Yersinia Pestis bakterilerini taşıyan farelerle pireler yanarak kavruldular.
ABD tarihinde yaşanan iakinci en ölümcül yangın Büyük Chicago Yangını'na kıyasla dört kat daha fazla insanın yaşamına mal olan Wisconsin'deki Peshtigo Yangını idi. Bu yangında 1.200 kişi yaşamını yitirdi. Her iki yangın da 8 Ekim 1871 günü meydana geldi.
ABD tarihinin en büyük yangını 27 Nisan 1865 tarihinde, Sultana adlı buhar gemisinde meydana geldi. Buhar kazanlarındaki patlama nedeniyle çıkan yangın sırasında gemide, öteki yolcuların yanı sıra, kısa süre önce serbest bırakılan ve Kuzey Mississippi'deki evlerine dönmekte olan 1.500 tutuklu da vardı. Geminin taşıma kapasitesinin 6 katına çıkılması sonucu yangında 1,547 kişi yaşamını yitirdi.
1987 yılında meydana gelen "Kara Ejderha Yangını" son dönemlerin en büyük doğal yaşam yangını sayılıyor. Bu yangın sırasında Çin ve Sovyetler Birliği sınırları içinde kalan yaklaşık 8 milyon hektarlık bir alan kül oldu.
Kendiliğinden alev alma gerçek bir olgudur. Kimi yakıt kaynakları - söz gelimi, çürüme yoluyla kendi kendilerine ısı üretebilirler. Antep fıstığı, içerdiği doğal yağ miktarının son derece yüksek olması ve ısı üreten yağın ayrışmasına eğilimli olması yüzünden Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Maddeler Yasası gereğince sakıncalı maddeler arasında yer almaktadır.
Saman yığınları, kompost tepecikleri, hatta eski gazete ve dergi yığınları da alev alabilir.
(Rita Urgan, Cumhuriyet Bilim Teknoloji, 10.02.2012, Kaynak: Discover)
Kullandığımız yakıtların büyük bir çoğunluğu gücünü yakaladığı güneş ışınlarından alır. Fotosentez sürecinde güneş ışığı ve ısı (odun ya da fosil yakıt olarak) kimyasal enerjiye dönüşür; yanma sürecinde enerjiden yararlanmak suretiyle ışık ve ısı üretir.
Öyle ki, açık havada yakılan ateş temelde sürecin ters yönde işlediği bir ağaçtır.
Yakıt, ısı ve oksijen düzeylerinin değişmediğini varsaydığımızda evlerde yakılan sıradan bir ateşin büyüklüğü dakikada iki katına çıkar.
Dünya, bilindiği kadarı ile üzerinde ateş yakılabilecek tek gezegendir. Başka bir yerde ateş yakmaya yetecek miktarda oksijen yoktur.
Oksijen miktarı ne denli çoksa, ateş de o denli kızgın olur. Havanın % 21'i oksijenden oluşur. Katıksız oksijeni asetilenle birleştirdiğinizde 3.000 santigrat derecenin üzerinde yanan bir oksi asetilen kaynak şaloması ya da hamlacı elde edersiniz. Bu bir olasılıkla karşılaşabileceğiniz en sıcak ateştir.
Oksijen miktarı alevin rengini etkiler. Oksijen düzeyi düşük bir ateş bol miktarda yanmamış yakıt parçacığı içerir ve sarı renkte bir alev verir. Oksijen düzeyi yüksek ateşin alevi mavidir.
Mum yanarken dibinden oksijen aldığı için yaydığı alevin dibi mavidir. Aşağıdan yükselen dumanlar alevi kısmen boğduğundan üst kesimi sarıdır.
Ateşten su da elde edilebilir. Yanmakta olan mumun üzerine soğuk bir kaşık tuttuğunuzda su buharı metal üzerinde sıvıya dönüşür. Çünkü balmumu - benzin v.b organik maddeler gibi - hidrojen içerir ve bu hidrojen yandığında oksijenle birleşerek suya dönüşür. Motorlu araçların egzoz borusundan çıkan da aynı şekilde oluşan sudur.
insanlar ateşle oldum olası haşır neşirler: Alazlanmış kemikler ve odun külleri ilk insansıların 400 bini aşkın yıl önce ateş yaktıklarını ortaya koyuyor.
Doğa da ateşle bir hayli haşır neşir. Avustralya'da Sydney kentinin yaklaşık 225 kilometre kuzeyindeki bir kömür damarı yaklaşık 500.000 yıldır yanmaktadır.
Eski çağlarda Yunanlılar güneş ışınlarını belli bir noktada toplamak suretiyle ateş yakarlardı. Güneş ışınlarını bir noktada toplamaya yarayan parobolik ayna günümüzde de Olimpiyat meşalesinin yakılmasında kullanılıyor.
Aztekler takvimlerine göre çevrimin tamamlandığı, 52 yılda bir imparatorluk sınırları içindeki tüm ateşleri söndürürlerdi. Yüksek düzeydeki bir rahip kurbanın yarılarak açılan göğsü üzerinde taze bir ateş yakar. Bu ateşten beslenerek yakılan ateşler ülkenin her yanına dağıtılırdı.
1666 yılında yaşanan Büyük Londra Yangını kentin % 80'ini yerle bir etmesine karşın, bir yıl öncesinde 65 bini aşkın insanın ölümüne yol açan hıyarcıklı veba salgınının da önüne geçmiş oldu. Yangında salgına yol açan Yersinia Pestis bakterilerini taşıyan farelerle pireler yanarak kavruldular.
ABD tarihinde yaşanan iakinci en ölümcül yangın Büyük Chicago Yangını'na kıyasla dört kat daha fazla insanın yaşamına mal olan Wisconsin'deki Peshtigo Yangını idi. Bu yangında 1.200 kişi yaşamını yitirdi. Her iki yangın da 8 Ekim 1871 günü meydana geldi.
ABD tarihinin en büyük yangını 27 Nisan 1865 tarihinde, Sultana adlı buhar gemisinde meydana geldi. Buhar kazanlarındaki patlama nedeniyle çıkan yangın sırasında gemide, öteki yolcuların yanı sıra, kısa süre önce serbest bırakılan ve Kuzey Mississippi'deki evlerine dönmekte olan 1.500 tutuklu da vardı. Geminin taşıma kapasitesinin 6 katına çıkılması sonucu yangında 1,547 kişi yaşamını yitirdi.
1987 yılında meydana gelen "Kara Ejderha Yangını" son dönemlerin en büyük doğal yaşam yangını sayılıyor. Bu yangın sırasında Çin ve Sovyetler Birliği sınırları içinde kalan yaklaşık 8 milyon hektarlık bir alan kül oldu.
Kendiliğinden alev alma gerçek bir olgudur. Kimi yakıt kaynakları - söz gelimi, çürüme yoluyla kendi kendilerine ısı üretebilirler. Antep fıstığı, içerdiği doğal yağ miktarının son derece yüksek olması ve ısı üreten yağın ayrışmasına eğilimli olması yüzünden Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Maddeler Yasası gereğince sakıncalı maddeler arasında yer almaktadır.
Saman yığınları, kompost tepecikleri, hatta eski gazete ve dergi yığınları da alev alabilir.
(Rita Urgan, Cumhuriyet Bilim Teknoloji, 10.02.2012, Kaynak: Discover)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar