bugün
- millette manyak para var18
- sözlük kürdü54
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- 6 yaşındaki kızını satan anne9
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- kefiye2
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- ben tevratı da okudum incili de12
- volkswagen passat10
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- pankek yiyen erkek6
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- papatya çayı içen erkek9
- 20075
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- traş olmaya üşenmek7
- sevilmeyen iş arkadaşıyla başa çıkma yöntemi5
- boşandığı eşine araba alan adam4
- türkiyeli kahvesi8
- ismail kartal19
- anın görüntüsü28
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- bursa3
- escort ile para kavgası5
- zenci uşağın aniden içeri girmesi2
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı8
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek5
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- damat tıraşı4
- osman pamukoğlu14
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- cadılar bayramını kutlayan erkek5
- klozette borudan fare gelecek korkusu5
- evde kalmış 30 yaşında kız22
- cam açık uyumak8
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- arkadaşlar naber ya4
- simko323
- iskilipli atıf hoca3
- etnik köken20
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- muhteşem yüzyıl kösem3
Ateş nesne değil, bir olgudur. Odun ya da başka bir yakıt ısıtıldığında hızla havadaki oksijenle karışıp alev alır ve çevreye uçucu buharların salınmasına neden olur; sonuçta meydana gelen akkor buğu yakıtın daha da ısınmasına ve daha çok buhar salarak çevrimin sürdürülmesine yol açar.
Kullandığımız yakıtların büyük bir çoğunluğu gücünü yakaladığı güneş ışınlarından alır. Fotosentez sürecinde güneş ışığı ve ısı (odun ya da fosil yakıt olarak) kimyasal enerjiye dönüşür; yanma sürecinde enerjiden yararlanmak suretiyle ışık ve ısı üretir.
Öyle ki, açık havada yakılan ateş temelde sürecin ters yönde işlediği bir ağaçtır.
Yakıt, ısı ve oksijen düzeylerinin değişmediğini varsaydığımızda evlerde yakılan sıradan bir ateşin büyüklüğü dakikada iki katına çıkar.
Dünya, bilindiği kadarı ile üzerinde ateş yakılabilecek tek gezegendir. Başka bir yerde ateş yakmaya yetecek miktarda oksijen yoktur.
Oksijen miktarı ne denli çoksa, ateş de o denli kızgın olur. Havanın % 21'i oksijenden oluşur. Katıksız oksijeni asetilenle birleştirdiğinizde 3.000 santigrat derecenin üzerinde yanan bir oksi asetilen kaynak şaloması ya da hamlacı elde edersiniz. Bu bir olasılıkla karşılaşabileceğiniz en sıcak ateştir.
Oksijen miktarı alevin rengini etkiler. Oksijen düzeyi düşük bir ateş bol miktarda yanmamış yakıt parçacığı içerir ve sarı renkte bir alev verir. Oksijen düzeyi yüksek ateşin alevi mavidir.
Mum yanarken dibinden oksijen aldığı için yaydığı alevin dibi mavidir. Aşağıdan yükselen dumanlar alevi kısmen boğduğundan üst kesimi sarıdır.
Ateşten su da elde edilebilir. Yanmakta olan mumun üzerine soğuk bir kaşık tuttuğunuzda su buharı metal üzerinde sıvıya dönüşür. Çünkü balmumu - benzin v.b organik maddeler gibi - hidrojen içerir ve bu hidrojen yandığında oksijenle birleşerek suya dönüşür. Motorlu araçların egzoz borusundan çıkan da aynı şekilde oluşan sudur.
insanlar ateşle oldum olası haşır neşirler: Alazlanmış kemikler ve odun külleri ilk insansıların 400 bini aşkın yıl önce ateş yaktıklarını ortaya koyuyor.
Doğa da ateşle bir hayli haşır neşir. Avustralya'da Sydney kentinin yaklaşık 225 kilometre kuzeyindeki bir kömür damarı yaklaşık 500.000 yıldır yanmaktadır.
Eski çağlarda Yunanlılar güneş ışınlarını belli bir noktada toplamak suretiyle ateş yakarlardı. Güneş ışınlarını bir noktada toplamaya yarayan parobolik ayna günümüzde de Olimpiyat meşalesinin yakılmasında kullanılıyor.
Aztekler takvimlerine göre çevrimin tamamlandığı, 52 yılda bir imparatorluk sınırları içindeki tüm ateşleri söndürürlerdi. Yüksek düzeydeki bir rahip kurbanın yarılarak açılan göğsü üzerinde taze bir ateş yakar. Bu ateşten beslenerek yakılan ateşler ülkenin her yanına dağıtılırdı.
1666 yılında yaşanan Büyük Londra Yangını kentin % 80'ini yerle bir etmesine karşın, bir yıl öncesinde 65 bini aşkın insanın ölümüne yol açan hıyarcıklı veba salgınının da önüne geçmiş oldu. Yangında salgına yol açan Yersinia Pestis bakterilerini taşıyan farelerle pireler yanarak kavruldular.
ABD tarihinde yaşanan iakinci en ölümcül yangın Büyük Chicago Yangını'na kıyasla dört kat daha fazla insanın yaşamına mal olan Wisconsin'deki Peshtigo Yangını idi. Bu yangında 1.200 kişi yaşamını yitirdi. Her iki yangın da 8 Ekim 1871 günü meydana geldi.
ABD tarihinin en büyük yangını 27 Nisan 1865 tarihinde, Sultana adlı buhar gemisinde meydana geldi. Buhar kazanlarındaki patlama nedeniyle çıkan yangın sırasında gemide, öteki yolcuların yanı sıra, kısa süre önce serbest bırakılan ve Kuzey Mississippi'deki evlerine dönmekte olan 1.500 tutuklu da vardı. Geminin taşıma kapasitesinin 6 katına çıkılması sonucu yangında 1,547 kişi yaşamını yitirdi.
1987 yılında meydana gelen "Kara Ejderha Yangını" son dönemlerin en büyük doğal yaşam yangını sayılıyor. Bu yangın sırasında Çin ve Sovyetler Birliği sınırları içinde kalan yaklaşık 8 milyon hektarlık bir alan kül oldu.
Kendiliğinden alev alma gerçek bir olgudur. Kimi yakıt kaynakları - söz gelimi, çürüme yoluyla kendi kendilerine ısı üretebilirler. Antep fıstığı, içerdiği doğal yağ miktarının son derece yüksek olması ve ısı üreten yağın ayrışmasına eğilimli olması yüzünden Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Maddeler Yasası gereğince sakıncalı maddeler arasında yer almaktadır.
Saman yığınları, kompost tepecikleri, hatta eski gazete ve dergi yığınları da alev alabilir.
(Rita Urgan, Cumhuriyet Bilim Teknoloji, 10.02.2012, Kaynak: Discover)
Kullandığımız yakıtların büyük bir çoğunluğu gücünü yakaladığı güneş ışınlarından alır. Fotosentez sürecinde güneş ışığı ve ısı (odun ya da fosil yakıt olarak) kimyasal enerjiye dönüşür; yanma sürecinde enerjiden yararlanmak suretiyle ışık ve ısı üretir.
Öyle ki, açık havada yakılan ateş temelde sürecin ters yönde işlediği bir ağaçtır.
Yakıt, ısı ve oksijen düzeylerinin değişmediğini varsaydığımızda evlerde yakılan sıradan bir ateşin büyüklüğü dakikada iki katına çıkar.
Dünya, bilindiği kadarı ile üzerinde ateş yakılabilecek tek gezegendir. Başka bir yerde ateş yakmaya yetecek miktarda oksijen yoktur.
Oksijen miktarı ne denli çoksa, ateş de o denli kızgın olur. Havanın % 21'i oksijenden oluşur. Katıksız oksijeni asetilenle birleştirdiğinizde 3.000 santigrat derecenin üzerinde yanan bir oksi asetilen kaynak şaloması ya da hamlacı elde edersiniz. Bu bir olasılıkla karşılaşabileceğiniz en sıcak ateştir.
Oksijen miktarı alevin rengini etkiler. Oksijen düzeyi düşük bir ateş bol miktarda yanmamış yakıt parçacığı içerir ve sarı renkte bir alev verir. Oksijen düzeyi yüksek ateşin alevi mavidir.
Mum yanarken dibinden oksijen aldığı için yaydığı alevin dibi mavidir. Aşağıdan yükselen dumanlar alevi kısmen boğduğundan üst kesimi sarıdır.
Ateşten su da elde edilebilir. Yanmakta olan mumun üzerine soğuk bir kaşık tuttuğunuzda su buharı metal üzerinde sıvıya dönüşür. Çünkü balmumu - benzin v.b organik maddeler gibi - hidrojen içerir ve bu hidrojen yandığında oksijenle birleşerek suya dönüşür. Motorlu araçların egzoz borusundan çıkan da aynı şekilde oluşan sudur.
insanlar ateşle oldum olası haşır neşirler: Alazlanmış kemikler ve odun külleri ilk insansıların 400 bini aşkın yıl önce ateş yaktıklarını ortaya koyuyor.
Doğa da ateşle bir hayli haşır neşir. Avustralya'da Sydney kentinin yaklaşık 225 kilometre kuzeyindeki bir kömür damarı yaklaşık 500.000 yıldır yanmaktadır.
Eski çağlarda Yunanlılar güneş ışınlarını belli bir noktada toplamak suretiyle ateş yakarlardı. Güneş ışınlarını bir noktada toplamaya yarayan parobolik ayna günümüzde de Olimpiyat meşalesinin yakılmasında kullanılıyor.
Aztekler takvimlerine göre çevrimin tamamlandığı, 52 yılda bir imparatorluk sınırları içindeki tüm ateşleri söndürürlerdi. Yüksek düzeydeki bir rahip kurbanın yarılarak açılan göğsü üzerinde taze bir ateş yakar. Bu ateşten beslenerek yakılan ateşler ülkenin her yanına dağıtılırdı.
1666 yılında yaşanan Büyük Londra Yangını kentin % 80'ini yerle bir etmesine karşın, bir yıl öncesinde 65 bini aşkın insanın ölümüne yol açan hıyarcıklı veba salgınının da önüne geçmiş oldu. Yangında salgına yol açan Yersinia Pestis bakterilerini taşıyan farelerle pireler yanarak kavruldular.
ABD tarihinde yaşanan iakinci en ölümcül yangın Büyük Chicago Yangını'na kıyasla dört kat daha fazla insanın yaşamına mal olan Wisconsin'deki Peshtigo Yangını idi. Bu yangında 1.200 kişi yaşamını yitirdi. Her iki yangın da 8 Ekim 1871 günü meydana geldi.
ABD tarihinin en büyük yangını 27 Nisan 1865 tarihinde, Sultana adlı buhar gemisinde meydana geldi. Buhar kazanlarındaki patlama nedeniyle çıkan yangın sırasında gemide, öteki yolcuların yanı sıra, kısa süre önce serbest bırakılan ve Kuzey Mississippi'deki evlerine dönmekte olan 1.500 tutuklu da vardı. Geminin taşıma kapasitesinin 6 katına çıkılması sonucu yangında 1,547 kişi yaşamını yitirdi.
1987 yılında meydana gelen "Kara Ejderha Yangını" son dönemlerin en büyük doğal yaşam yangını sayılıyor. Bu yangın sırasında Çin ve Sovyetler Birliği sınırları içinde kalan yaklaşık 8 milyon hektarlık bir alan kül oldu.
Kendiliğinden alev alma gerçek bir olgudur. Kimi yakıt kaynakları - söz gelimi, çürüme yoluyla kendi kendilerine ısı üretebilirler. Antep fıstığı, içerdiği doğal yağ miktarının son derece yüksek olması ve ısı üreten yağın ayrışmasına eğilimli olması yüzünden Uluslararası Denizcilik Tehlikeli Maddeler Yasası gereğince sakıncalı maddeler arasında yer almaktadır.
Saman yığınları, kompost tepecikleri, hatta eski gazete ve dergi yığınları da alev alabilir.
(Rita Urgan, Cumhuriyet Bilim Teknoloji, 10.02.2012, Kaynak: Discover)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar