bugün

/25
CeZa nöbeti sutan bir askeri yüzbaşı görür. Önce üstünü başını düzeltir askerin, duruşunu sabitler. Akabinde kamuflajında bir yırtık görür ve başlar askeri tekme tokat dövmeye.

“Ulan biz bunları daha yeni vermedik mi, hemen yırtmışsınız, devletin malına neden düzgün bakmıyorsun şerefsiz” der. Dövmeye devam ederek.

Gariban asker kafasını bile kaldıramadan “komutanım ben daha buraya yeni geldim, bunlar acemi birliği elbiselerim, henüz bu birlikte bana yeni kamuflaj verilmedi” der.

işte burada beyin yakan cevap gelir.

“Ulan şerefsiz yenisini versek sanki yırtmayacak mısın” diyen yüzbaşı dayağa devam eder.
Tuvaletten gelen imdat çağrıları üzerine tuvalette birinin sıkıştığını anlayıp koşarak kurtarmaya giderken küfredip mk. böyle kapının bu kaçıncı lan s.kerim böyle ikmal astsubayı dememin üzerine içerde mahsur kalan kişinin, sen kapıyı aç bak bakayım kim kimi s.kiyor demesi üzerine içerdekinin ikmal astsubayımız olduğunu anlayıp kapıyı açmadan tabana kuvvet kaçmıştım.
Askerliği yarılamışım izne gidip geldim, baktım ertesi güne nöbetçi çavuşluk(kolluk) yazmışlar. Neyse günü sağ sağlim atlatıyoruz, akşam yat içtimasını da sıkıntısız verdik, silahları saymak için silahlığa geçtim komutanı bekliyorum. Şunları komutan gelmeden bi sayım dedim belki birisi girip silahları falan çalmıştır ehehehehhe diye içimden makara yapıyorum. Saydım 31 çıkıyor, hahhaha gülüyorum falan ulan eksik sayılırda 3 tane mi eksik sayılır benimnickimyirmibesharfli diyorum içimden. Tekrar sayıyorum yine 31 çıkıyor, hadi oğullarım beni mahçup etmeyin dercesine her birine dokunarak, hissederek sayıyorum belki silah görünmez falan olmuştur elim çarpar diye ama hâla 31 çıkıyor. yüzümdeki aptal gülümseme yerini yavaş yavaş korkuya ve göt seğirmesine bıraktı. içimden hemen kendimi aklama çabalarına başladım, Silahların başında da ben bekleyemem ya, hem buranın nöbetçisi var, e kapılar da kilitliydi kim çalabilir lan bu aq silahlarını diye içimde hararetli bi tartışma yaşıyorum. Nizamiyeden girerken bir kaç tavsiye üzerine beynimi kavanoza koyduğumdan dolayı silahların hâla çalındığını düşünüyordum. ta ki o sihirli cümle beynimde yankılanana kadar. Kim çalabilir, kim çalabilir, çalabilir, çalmak. Evet bulmuştum askerde çalınma diye bir şey yoktu. Olsa olsa yer değiştirmiştir. Elimdeki içtima kağıdına bi baktım mevcut 31 silah, gayri(bakım) 3 silah. Evet işte bulmuştum, silahlarında insanlar gibi bakıma ihtiyacı vardır, onlarda arada bir kaçamak yapabilirdi, o güne kadar sadece 1 kere baktığım silah mevcudu kısmına 2. Kere bakmıştım ve her şey açıklığa kavuşmuştu. o aptal gülümseme, yüzümdeki yerini tekrardan yavaş yavaş almaya başlamıştı.
Bitmek bilmeyen anılardır. Anlatanlara sesleniyorum lütfen karşıdaki kişiyi bunaltmayın. iki saat askerlik anısı mı anlatılır? Anlatan gördüm.
Bakınız %90'nı palavradır. Arkadaşıma ben ''askerde tanktan tanka atlarken şarjör değiştiriyordum'' demiş adamım. Yani bu palavları 2 saat ballandıra ballandıra anlatmaya gerek yok.
içinde hep üç harfli hikayeleri de vardır. Daha doğuda görev yapan, özel harekatta olanların falan.
Üst devremle gece 03:00 sıralarında Nöbet tutuyorduk bana, iki dakika müsaade et hanımla görüşeyim dedi
Bende tamam reis görüş dedim. Yalnız buraya gelecek baya Bi uzaklaşman lazım dedi. O kişi için bölükte cinlerle takılıyor falan demişlerdi. Koşarak bölüğe gittim kaçtım amk.
Acemi birliğinde bölüğümde tam 7 tane ramazan vardı.
yakın zamanda benim de yaşayacağım anılardır. celpler ertelenmeseydi çoktan yaşayacaktım ama, neyse.
bir dostum vardı., "nedir bu askerlik yapanlardan çektiğimiz, susmak bilmiyorlar. hiç konuşmayacağım askerlikten... ve gerçekten askere gitti geldi ve hiç konuşmadı.
bu anı değil yalnız, rüya.
Şüphesiz (bkz: atavratbravehearth) ın ilgi duyduğu bir başlıktır.
genelde abartılarak anlatılır.
Askerliğimin bir kısmını Adıyaman Merkezde gazinoda garson olarak yaptım. Doğal olarak gömlek papyon falan takılıyorum o sıralar. Bir gün malum partinin Adıyaman bilmem ne başkanı olan bir kadın çıkageldi gazinoya. Yakışıklı bakar mısın diye yanına çağırdı sonra masadaki arkadaşlarına gösterdi beni. Bende efendi adam ayakları yapıyorum kimseye yan gözle bakmam işimi yaparım ciddiyetimi korurum. Kime benziyor bu asker diye sordu arkadaşlarına. Meğerse kızının ölen eşine benzetmiş beni hanımefendi. Mesleğimi yaşımı sordu. Her gelişinde iltifat ediyordu bana, kızı için düşünüyordu beni sanırım. Ama benim ne işim olur Sünni Siyasal islamcılarla! Kızını yakından tanımıştım ama o ayrıntılara girmek olmaz.
izmir Yenifoça'da askerliğimin ilk haftası idi. Bir akşam lavaboda sakal traşı olmak için sıra beklerken iki tane doğulu arkadaş ortama düştü, tepkileri aynen şöyle idi; " baksana lan yerlere ayna koymuşlar." Evet anlaşılan yerdeki kalebodur ile ilk tanışmaları idi.
Bi noktadan sonra çok kafa yapıyor.

Biz de yaptık askerliği , tamam eskiden daha sıkıntılıydı falan ama yani bi insanın hayatında askerlik anılarından başka anlatacak anılarının olmamasına da üzülüyorum bi yandan o yüzden üstüne gitmeyin adamlar bi şey görmemiş normal.
sivas olaylarının seneyi devriyesinde ( 1994, 2 temmuz ) büyük olaylar bekleniyordu. ben amasya'da askerdim. emasya protokolü çerçevesinde hazır kıta bekliyorduk tugay olarak herhangi bir toplumsal olaya müdahale etmek üzere..allah tan beklendiği gibi vahim olaylar yaşanmadı. sağduyu galip geldi.
Yazarların Askerlik anılarıdır.
Bazen hafta sonları çarşı izninde otele gidip keyif yapardım ben. Askerlere % 50 indirim yapan bir otel vardı. Yarım günlük konaklama.
Sabah kahvaltıdan sonra cips, çikolata, ice tea falan alıp otele giderdim.
5-6 saatliğine de olsa ev ortamını yaşardım. Tatilde hissederdim kendimi.
Bornozla tv izlerdim. Laptop'ta vardı oda da.
Sonra bir dürüm söylerdim öğle yemeğinde. Akşam birliğe dönünce kısa bir uyum problemi yaşardım.
Böyle rutin bir anıdır.
Benim askerlik anılarım çok iyi değildi, bu yüzden unutmak istiyorum onları.
Uzun zamandır kimsenin anlatmadığı anılardır.
Askerlik yapan yok mu artık?
Antalyada hava meydan komutanliginda yaptım ben , nizamiye cavusuydum, cumartesi gece nobetteydim, pazar sabah askerler çarsi iznine cikartip nöbeti devredicem, o kadar uykusuzum ki, askerler çarşıya çıkarken üstleri aranır, ben de tam öyle yapiyorum, ama yüzlerine bakmiyorum sıradan geçiyorum, yine ararken elimi bı attım silah geldi. Kafayı bı kaldırdım ki nöbetçi yüzbaşı. Çavus belanı s.kerim dedi. Emredersin komutanim dedim. Ne isin var amk senin o sırada, kenarda dur işte.
© copyright 2005 - 2026