bugün
- yazarların acı eşiği5
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması5
- ağlamak erkeğe yakışır mı10
- ciguli kral ve velvet erdoğan'a oy verir mi4
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- güne bir şarkı bırak14
- yeni parti36
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- bir kilo patatesin 50 lira olması15
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- zaman baba4
- ülkenin batıyor olması2
- zara2
- arda güler3
- zeynep sude oktay6
- en güzel sevişme13
- eye of tiger dinlerken saçı başı yırtmak6
- alparslan türkeş sonrası mhp4
- bir gün ölecek olmak3
- gelmiş geçmiş en büyük kemalist4
- yılmaz özdil3
- iştahın kapanması4
- türkçüsüyle kürtçüsüyle akp'ye oy vereceğiz3
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi3
- kitap yerine pdf okumak5
- massimo dutti2
- topluma nasıl faydalı olunur5
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması2
- akciğerden gelen cikleme sesleri7
- dumanli dumanli oy bizim eller2
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- sigmund freud vs carl gustav jung6
- sözlükten kimseyle sevişmemiş yazarlar4
- yemeğin yarısını yiyen kızlar5
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- nervio'ya gizli gizli aşık olan yazarlar4
- bu koyden olsam ne olacak18
- nervio35
- geceleri ne yapılır6
- recep ivedik'teki gay kamyoncu4
- önce akp'yi seçimle indirelim sonra tartışırız4
- güne bir alıntı bırak2
- namazında niyazında erkek10
- enayimiknatisii9
- barış yarkadaş9
- dişi ruhlu iri yarı adam2
- vermio11
- ibne miyim acaba diye sorgulamak7
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar14
lars von trier yine seyirciyi fazlasıyla rahatsız etmeyi başarmıştır bu filmle. eğer sinemanın bir dili varsa lars von trier o dili kullanmakta o kadar başarılı ki her filminde üzerinizde farklı bir etki bırakıyor. antichrist de aynen böyle bir film ancak yine de bir breaking the waves değil.
izlemesi epey zor bir film. Rahatsız oluyorsunuz gördüğünüz şeyden . sağlam bir mide , sinir sistemi ve psikolojiye sahip olmalısınız izleyebilmek için.trier sadece tarih boyunca süregelene ayna tutmuş , izleyici de gördüğünden son derece rahatsız olmuş gözüküyor. kadın kötüdür , şeytanidir , cadılaşınca yakılmalı , bazen diridiri gömülmeli , ve bazen de göz önüne çıkarılmamalıdır ;tehlikelidir çünkü , günaha davet eder. Hazzın cehennem kuyusudur derinliği. Kendinin şeytan olması bir tarafa , erkeğin de içindeki şeytanı dışarı çıkarır . gel gör ki bu talihsiz , şer yaratığa verilmiştir yeni bir canlı dümyaya getirme kabiliyeti. Hal böyle iken , şeytan nasıl olur da iyi olanı üretir kendi bedeninden ve tininiden .elbette iyi olanı değil bizzat ölümü doğururur kadın. Ve eğer kadın erkeği de doğuruyorsa , demem o ki erkek de şeytandır. Öyleyse kadın ve erkek ; insan ,şeytanın ta kendisi ; doğa cehennem , yaşamsa ölümdür. işte bu noktada anrichriste ulaşıyoruz .film bize deccalmişcesine ( şeytanın yeryüzündeki temsilcisi) kutsal kitaba uygun olarak , diyor ki kötü olan sensin ey insanlık .şimdi bak seyret kendini , gördüklerinle yüzleşebilecek misin ; sen busun .
noregaaa ve archernahr isimli iki komplocunun ortaya sürdüğü kompşo teorisi dizi serisinde kendisinden sık sık bahsedilen sahte mesih.
bok gibi bir film. iddia ediyorum bu film şöyle güzel şöyle etkileyici şöyle enteresan diyenlerin büyük çoğunluğu sırf ortamda aykırı filmleri seviyorum şekli yapmak, marjinal olmak için çabalıyordur. ötesi yok film harbiden bok gibi. aynı şey ısrarla nuri bilge ceylan filmlerini yerlere göklere sığdıramayanlar için de geçerli.
sert bir sepultura parçasıdır.
o nasıl bi alet hacı abi töbestafurullah... yahuda'ya olan göndermeyi yakalayanlar şöyle kenara ayrılsın diğerleri hayatlarına geri kaldıkları yerlerden devam edebilirler.
film hakkında iyi bir yorum okumak için (bkz: http://yucitek.blogspot.c...onyargl-bir-okuma-ve.html)
Tarkovsky ye adanmış lars von trier filmi.
yönetmenliğe ve oyunculuğa diyecek hiçbir şey yok. sert bir film olduğu kesin, her bünyenin kaldıramayacağı cinsten. özellikle kadınların.
(hafif spoil edebilirim.)
her ne kadar trier'in "Ağlayan kadın hile yapandır" temasını işlediği ve kadınların üzerine büyük bir kara, bela, cadılık, vb. attığı sanıldığı, ve onun yerden yere vurulup eleştirildiği filmi olsa da, o tavan arasından da anlaşıldığı gibi türlü türlü cadılar aslında çok, tarihte ve etrafımızda. hayat garip, değil mi?
çocuğun düşme sahnesi ve ayakkabı olayı ilerleyen bölümlerde gösterildiğinde, (slow motion) işte o zaman gerçekten tüyler diken diken olmakta.
yönetmenliğe ve oyunculuğa diyecek hiçbir şey yok. sert bir film olduğu kesin, her bünyenin kaldıramayacağı cinsten. özellikle kadınların.
(hafif spoil edebilirim.)
her ne kadar trier'in "Ağlayan kadın hile yapandır" temasını işlediği ve kadınların üzerine büyük bir kara, bela, cadılık, vb. attığı sanıldığı, ve onun yerden yere vurulup eleştirildiği filmi olsa da, o tavan arasından da anlaşıldığı gibi türlü türlü cadılar aslında çok, tarihte ve etrafımızda. hayat garip, değil mi?
çocuğun düşme sahnesi ve ayakkabı olayı ilerleyen bölümlerde gösterildiğinde, (slow motion) işte o zaman gerçekten tüyler diken diken olmakta.
yeni bir yazar. hoşgelmiş.
sadece yazar.
kendisi hakkında piç olduğunu düşünen yazarın neden böyle birşey düşündüğüne anlam veremeyen yazardır.
Yaklaşık 1 aydır bilgisayarımda tuttuğum ve izlemediğim filmdi. Türkiye'de gizli sansüre uğramış bir film olduğunu düşünüyorum.
Yaklaşık 15 dk önce bitti. Etkisinden kurtulmuş durumda değilim. Burada yazılan yorumları daha önce okumuştum, buna sebep izleme gereği duydum. hem cinsel hemde şiddet bakımından pornografik bulunmuş bazı yazar arkadaşlar tarafından. her gün cinsel başlıklar arasında cirit atan ve küfürler eden insanların bu filmin, salt cinsellik ve şiddet üzerine yapılmış olduğunu düşünüp - izlemeyin amk- demelerini anlaya bilmiş değilim.
Öyle bir film yapılmış-ki kişisel, toplumsal, inançsal bir çok anlam yüklenir. Yazabilen adama Kitap dahi yazdırabilir. Yine'de şiddet sahnelerini kaldıramayan kişilerin izlememesi önerilir. bunun daha fazla merak uyandıracağı'da kesin.
şuan aklımın filmde kalmasından dolayı yazmak istediklerimi yazamıyorum. En kısa sürede tekrar izleyip bu yazıya ekleyeceğim.
http://galeri.uludagsozluk.com/g/antichrist/
Yaklaşık 15 dk önce bitti. Etkisinden kurtulmuş durumda değilim. Burada yazılan yorumları daha önce okumuştum, buna sebep izleme gereği duydum. hem cinsel hemde şiddet bakımından pornografik bulunmuş bazı yazar arkadaşlar tarafından. her gün cinsel başlıklar arasında cirit atan ve küfürler eden insanların bu filmin, salt cinsellik ve şiddet üzerine yapılmış olduğunu düşünüp - izlemeyin amk- demelerini anlaya bilmiş değilim.
Öyle bir film yapılmış-ki kişisel, toplumsal, inançsal bir çok anlam yüklenir. Yazabilen adama Kitap dahi yazdırabilir. Yine'de şiddet sahnelerini kaldıramayan kişilerin izlememesi önerilir. bunun daha fazla merak uyandıracağı'da kesin.
şuan aklımın filmde kalmasından dolayı yazmak istediklerimi yazamıyorum. En kısa sürede tekrar izleyip bu yazıya ekleyeceğim.
http://galeri.uludagsozluk.com/g/antichrist/
yönetmenliğini lars von trier in yaptığı, lars von trier in ağır kadın düşmanlığını fark ettiren, öyle rahat rahat izlenemeyecek bir filmdir. ancak izleyiciyi zorlaması asıl izleme sebebi olmalıdır zira arada rahatsız olmak iyidir. sığ yorumlara aldanıp bu film kaçırılmamalıdır. yadırgasam da farklı bir bakış açısı, farklı önermeleri olan bir filmdir.
lars von trier'in Melancholia'dan bir önceki filmi. sağlam bir sembolizm, hristiyanlık bu ikisi arasındaki ilişkiler hakkında bilgim olsaydı da öyle izleseydim denilecek bir film. +18 bir filmdir kesinlikle. çünkü garip sahneler var gerçekten. tavsiye ettiğiniz kişiler nazarında sizi zor duruma düşürebilecek.
bir de filmi izlemeseniz bile prologue kısmını bir yerden bulup, izleyin böyle bir şey yok..
bir de filmi izlemeseniz bile prologue kısmını bir yerden bulup, izleyin böyle bir şey yok..
giriş sahnesi büyüleyici * sadece müziği için bile izlemeye değer. konu çok ağır ama hissettire hissettire ilerliyor. karmaşık düşüncelere gark ediyor insanı.
5 ağustos 2012 alkol mikrobu kırar zirvesi vol ii'ye gelmezse gün içinde 4 kere doğmamış çocuklarımı kurban edeceğim yazar kişisi. sinema sohbetini her daim özleten entelektüel insan.
az önce evdeki bütün ışıkları kapatarak izlediğim, beni koltuğa mıhlayan, beynimi delik deşen eden, çalışan bütün organlarımı rahatsız eden bir lars von trier filmi.
Charlotte Gainsbourg; sinema tarihinde gördüğün en etkileyici performansı sergilemiş. ancak bu kadar güzel bu rol canlandırılır.
Willem Dafoe; 2. planda kalmış. yine rolünün üstesinden geldiğini düşünüyorum.
kesinlikle izlenmeli, rahatsız olacağınız kesin.
Charlotte Gainsbourg; sinema tarihinde gördüğün en etkileyici performansı sergilemiş. ancak bu kadar güzel bu rol canlandırılır.
Willem Dafoe; 2. planda kalmış. yine rolünün üstesinden geldiğini düşünüyorum.
kesinlikle izlenmeli, rahatsız olacağınız kesin.
Şu ana kadar izlediğim filmler arasında en iyi giriş sahnesine sahip olan film ancak devami için söylenecek başka şeyler de var. ruh sağlığıyla ilgilendiğim için filmde anlatılan atipik yas süreci haliyle ilgimi çekti ancak yas sürecindeki kadının terapistliğini eşinin üstlenmesi mesleki etik açısından ne kadar doğru olur diye kendi kendime ikilemlere girmişken film aldı başını gitti ve filmin sonunda hissetiğim duygu ciddi bir rahatsızlıktı. Film konusu ve aktarılışı açısından oldukça ağır ve rahatsız edici.
sahte mesih: deccal...
kıyamet alametlerinin en büyüğü...
"Dünyanın yaratılışından kıyamete kadar deccal fitnesi kadar büyük bir fitne görülmeyecek"...
antichrist(sahte mesih) kelimesinden anlaşılacağı üzere kıyamet döneminde mesih olduğunu iddia edecek ve itikadı sağlam olmayanları allah yolundan şeytanın yoluna çevirecektir.
kıyamet alametlerinin en büyüğü...
"Dünyanın yaratılışından kıyamete kadar deccal fitnesi kadar büyük bir fitne görülmeyecek"...
antichrist(sahte mesih) kelimesinden anlaşılacağı üzere kıyamet döneminde mesih olduğunu iddia edecek ve itikadı sağlam olmayanları allah yolundan şeytanın yoluna çevirecektir.
önce bir incil okunursa film daha anlaşılır bir hal alır, david lynch filmlerini sevenler sevebilir. bence 2 side gerçekten kötü anlamak için konu hakkında belli bir birikimin olması gerekir, lakin onca şeyden sonra verdiği mesaj saçmadır gerçekten değmez. ana fikri, kadının elmayı yedirmeye ikna etmesi yani şeytanlığa ve kötülüğe yatkınlığıdır. erkek kadını yarattı? iyi de neden? tanrısının idealinin kaburga kemiğinden...
boktan bulanlari ya biraz metafor olusturmaya ya da american pie izlemeye cagirdigim filmdir. analarimizin puu kaltak seklinde ayiplayabilecegi kadin karakterin karsisindaki iyi adamin daha once isa'yi canlandiran williem dafoe olmasi suphesiz ki tesadufi bir karar degil, lars von trier'in cakal carloslugudur. bu durunla birlikte kadinin kendisine karsi bir kotuleme olarak alabilecegimiz gibi, kadinin toplumdaki yerinin toplumca algilanisina ve toplumun kadina dayattigi yukumluluklere bir elestiri yapan, gondermede bulunan bir film olarak da alabiliriz; ucu acik gibi. ancak kadinin kendine zarar veris bicimine baktigimiz zaman kadinin kendini neyle sucladigini da acikca gorebiliriz. bu da az once bahsettigim algi, dayatma ve sonucunda kabullenme hatta bastirilmanin bir disa vurumu sayilabilir. belki de ben salliyorum, bilemeyiz. filmin kurgusu da cok iyidir ayrica. izleyiciyi istedigi zaman huzurlandiracak, keyfine gore de sikertecek niyeliktedir. armut pis, agzima dus demeyen sinemaseverlere tavsiye.
malesef ki daha şeylerin ayrı yazılması gerektiğini bilmeyen yazardır. umarız tez vakitte öğrenir.
edit: ağır ergen.
edit: ağır ergen.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar