bugün
- karton toplayan çocuk16
- vietnam da gençleştirme ameliyatı olan adam9
- sözlükteki ayakçılar9
- romanya52
- almanya25
- sözlük kızlarının ojeleri17
- otel odası6
- nick vermeden bir yazara seslen14
- güzel memelerin öpülmeye değer olması4
- açılı nude5
- kadınların sapık olması10
- pencere açık uyumak2
- meme yalarken düşünülen şeyler2
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi13
- türkiye23
- nikola tesla'nın kürt olması10
- hiçbir şeyin sarmaması10
- fatma betül sayan kaya39
- yunanistan12
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- sarallar çetesi2
- mal mısın sorusuna verilebilecek alternatifler3
- fon soruşturmasında tedbirlerin kaldırılması3
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir17
- dünya61
- gilded ile yağan yağmuru izlemek3
- 4 büyükler bu transferleri nasıl yapıyor3
- domates ve haşlanmış yumurtayı birlikte yemek2
- tüm dünyada faşizmin yükselmesi5
- usualsuspect'i tedavi ettirmek8
- çok uykum var3
- meksika açmazı macerası11
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı7
- lookinin yeni nicki2
- 27 eylül 2026 anadolu efes beşiktaş maçı4
- hentbol5
- turizm3
- judas'ın cesedi2
- offf çok sıkıldım sözlük4
- judas adlı yazarın 50 yaşlarında olması2
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- adidas3
- mehdinin en sevdiği balık7
- butlancıların birbirine girmesi5
- bulgaristan4
- kapalı hava bağımlılığı2
- anın görüntüsü31
- yarın iş var5
- amerika birleşik devletleri31
entry'ler (621)
youtube da binlerce şarkısı olan genç bir yetenek buldum, sende albümü var mı diye geldi bu arkadaş. yok son zamanlarda hemen herkesle şarkıları varmış da .. vay şimdiye kadar niye fark etmemiş de ? (bkz: bir arkadaş)
galiba en çok amatör sanatçılarda var bu hastalık. lise partilerinde gitar çalan çocuk illaki teoman'a laf sokacak, murat boz'dan bahsederken de soyadı kullanmayacak mümkünse. "murat da böyle başlamış abi, bir gün barda çalarken , özdemir abi dinlemiş bunu, almış yürümüş sonra. yoksa ses falan yok yani. " ya da " teoman yakında döner abi , albüm çıkarmasa ne iş yapacak" sanki teoman'ın arkasında vokal yapmış, sanki murat boz'un her konserinde orkestradaymış gibi. bazen kendini iyice kaptıranları görüyorum. türkiye'nin en iyi saz çalan sanatçıları için sesini tutturamıyor diyeni mi ararsın, milyonlarca hayranı olan sanatçılar için arkasında şov ekibi olmasa sıfır diyeni mi..sadece sanatçılar için geçerli değil tabii. ülkenin en iyi vergi uzmanından bahsederken bir şey bilmez aslında diyeni de gördüm, fakültede ders veren hocanın kendisine danıştığını söyleyeni de.
nostaljik şarkılar dinlerken başıma gelen. şarkı bir gelip bir giderken, herhalde kayıt çok eski diye düşünmüştüm. o kadar eski ki , youtube bile çalamıyor düşün artık . şarkılar eskimemiş meğer, eskiyen ve bizi artık yormaya başlayan, yaşadığımız zamanmış.
daha önce oldu mu bilmiyorum. bugün piyasalar kapanırken bist 100, euro , dolar, gbp, altın ..vs her değer düşerek kırmızı bir ekran
oluşturdu. ekonomi bilimcileri bunu da açıklayın. hani borsa düşerken , döviz yükselirdi. altın hep güvenli limandı. hani o gün üzerinde gül kurusu renginde.. pardon bunu başka yerde söylemiştim..
oluşturdu. ekonomi bilimcileri bunu da açıklayın. hani borsa düşerken , döviz yükselirdi. altın hep güvenli limandı. hani o gün üzerinde gül kurusu renginde.. pardon bunu başka yerde söylemiştim..
bu konuda derin tespitler için (bkz: http://s2elo.blogspot.com...-adet-engin-ve-sinem.html)
yıllar sonra hakan gündüz için dinlemeye başladığım radyo.
yavaş yavaş yükselen bir şarkı bu.. belki çıkalı 6 aydan fazla oldu ama 2013 sonlarında daha çok çalınmaya başladı. hit olmasını bekliyoruz hayırlısıyla.
eğitimini almadığım bir konu hakkında ahkam kesmeyeceğim. ama birkaç film dergisi karıştıranlar, haftasonu gazetelerin film yorumlarını okuyanlar dahi; filmden çıkınca senaryo örgüsü, kurgu, hikayenin kahramanlar üzerinden anlatımı, final vs üzerine hayli söz söyleyebilirler . film çekmekle müsamere düzenlemek veya televizyona parodi hazırlamak arasında ne kadar fark olduğu veya olması gerektiği de böylece anlaşılabilir. elimizde şimdiye kadar işlenmemiş - gerçek olduğu söylenen - iyi bir konu var. güneydoğuda ilk kadın belediye başkanının hikayesi.. 1950 li yıllar.. devlet algısı, yerel ilişkiler vs. böyle güzel bir zemin ve coğrafyada yönetmenin harikalar yaratmasını bekliyoruz haklı olarak. vizontele öykünmelerinden de rahatsız değiliz ama bari senaryo biraz daha özenli olsaydı. espriler ortaokul düzeyini geçse ve bu kadar çok mesaj verilmeye çalışılmasaydı da biz de alkışlasaydık yönetmenimizi.. neticeten izlemeyenler için söyleyelim, beklentileri ne kadar düşük tutarsanız o kadar iyi olur. bir de yapabilirseniz mesaj gelen kutusunu şimdiden temizleyin.
çocukluğumda kafa karışıklığına yol açan bir kadın olarak hatırlıyorum kendisini. radyoda hem prenses olduğu söyleniyordu hem de çok güzel şarkıları vardı. en ünlü şarkıları "flash" "irresisteble" "young ones everywhere"
biri bana 80 leri sorarsa bu müzik, bu klip yeterli olur. https://www.youtube.com/watch?v=QnVkI1QV7hg
kasaba , zaten özü itibariyle sıkıntılıdır. bakmayın siz rakı masasında ege kasabasına yerleşme geyiği yapanlara. kasaba; dışarıdan gelen için organik domatestir, kırda mangal yapmaktır, sizi tanımadan selam veren kasketli amcadır, hilelik yapmayan ali'dir. ama bu bakış açısı şehirlidir, ukaladır; bir gün pikniğe gidip çok beğendiğiniz yere yerleşirseniz bir süre sonra tekrar konuşalım bu konuyu. işte muzaffer, böyle bir kasabaya geliyor, doğduğu topraklara film çekmek için.. ama anne babası için " para getirecek bir iş değil bu " çünkü burada geçer akçe başka bir şeydir. nbc gerçek hayatında kim bilir kaç kez duymuştur " film çekmek de iş mi canım " diyen hemşerilerini .. onlar yani geride kalanlar için , mesela subay olup dönmektir başarı , askeri okuldan düzgün ütülü üniforma ile gelip babasının elini öpmektir önemli olan. bence nbc nın hayatında çocukluğuna dair kaygılarıyla yüzleştiği bir film mayıs sıkıntısı. muzaffer'in diyalogları , nbc nın kendi hayatında kim bilir kaç kere yaşadığı anılarından artakalanlardır. belki ben de , o coğrafyada doğup büyümenin getirdiği hislerle, en çok bu filmi ile özdeşleştiriyorum hem nuri hem bilge hem de ceylan olan bu büyük adamı , ve kendi adıyla anılan nbc sinemasını. filme gelince , bir entry den fazlasını hak ediyor..
ikinci buluşma: " babam seni sordu , biliyor musun ? "
yarısında çıktım.. kızlara mı acısam, hipodroma gelmiş gibi bağıran ergenlere mi küfretsem.
Fransız futbolcu Thierry Henry'nin New York Red Bulls formasıyla Toronto'ya attığı golden sonra twitter'da başlayan akım.
ilginç monteler için
(bkz:
ilginç monteler için
(bkz:
niyetimiz hafta sonu sadece bir korku filmi izlemekti. The Children iyi bir seçim diye düşünürken ablayı izlemekten filme konsantre olamadık. bu çocuk kimindi ? e bu adam ölmemiş miydi diye filmi anlayamadan bitti.
uyandım..hala odadaydı !
amerikan gerilim filmlerinden sıkılanlar için tavsiye etmekle başlayalım. Gereksiz diyaloglar, ses efektleri, senaryoda açık kalmış belirsizlikler olmadan da film yapılabilirmiş demek ki. tabii ki filmin ikinci yarısında her şey açığa çıkıyor ama , yönetmenin de son ana kadar seyirciyi saçma sapan bir finale bağlama derdi yok zaten. az ama iyi oyuncular, esaslı bir hikaye örgüsü, işini bilen bir yönetmenle bu türün izlenmesi gereken bir filmi olmuş. spoiler gereksiz ama 97 dakikanın çok çabuk geçtiğini söyleyebiliriz.
Bu seneki kutlamalar 22 Eylüldeki açılış kutlaması ile başlayacak ve ( geleneksel olarak ) Ekim ayının ilk pazar gününü de içine alacak şekilde 7 Ekim'de sona erecek.