bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri53
- rafael leao4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı30
- enerji bakanı alparslan bayraktar portresi3
- barça bu galatasaray'a kaç atar2
- salah ne koydu ama2
- 0 0 711
- kuçukuçuokanınçükü2
- osimhensiz galatasaray2
- ilkay ve goollllll ts 4 gs 52
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru3
- claudian clouds33
- iltica14
- insan ne ister6
- kadınlar8
- 11 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı2
- önyargı3
- doktor2
- sözlük kızlarının kekleri24
- kuran3
- galatahahahahahaha4
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- cok da abartmaya gerek uok6
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- yazarların akşam yemekleri6
- anın görüntüsü25
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- islamda namaz yoktur30
- meriç dükalığı8
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- en iyi vampir filmi4
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- fusya semsiyeli yabanci22
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği6
- dantelli sütyen takan erkek12
- sevdiğiniz yazarlar8
- ölümden korkuyor musunuz17
- kürdistan10
- true'nun engelli olması6
- okan buruk8
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- sarapci koala hatayi33
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- allah11
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- sözlük yazarlarının gerçek adları40
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- en iyi kurt adam filmi3
her ne kadar iyi anlaşamıyor olsak da hakkında güzel bir iki şey karalamanın üstüme borç olduğu insandır.
orta sona geçmiştim. ee tabi güzel bir liseyi kazanmak gerekiyor. böyle bir mecburiyet var ya hani. neyse işte dershaneye yazılmak şart olmuştu. annemle dershane dershane geziyorduk. hem nasıl bir yer diye bakıyorduk hem de ücretleri soruyorduk. işin aslı orta yollulardan en uygununu bulmaya çalışıyorduk. uğur dershanesine falan baktık bilindik, kaliteli bir yer ama fiyatlar uçuktu. sonunda başka bir dershaneye girdik pek bilindik bir ismi olmasa da güzel bir yere benziyordu. boğaziçi dershaneleri mi neydi unuttum. müdürün odasına girdik. biz girdiğimizde üstü kir pas içinde, ayakkabıları yırtık muhtemel bir işçi olan baba 250 olsa olmaz mı? diyordu. 'maalesef indirim yapamıyoruz' cevabını alıp üzgün bir şekilde düşüncelere dalmıştı. o esnada da müdür ilgisini bize yönlendirdi buyrun diye. sorduk anlatmaya başladı derken adamı unutmuş gibiydi. fakir olduğu için fazla iplemiyordu herhalde. aylık ücret 300 tl imiş. 250 olur mu diye sorduğu buymuş. durumu çakan annem de son derece zeki ve kararlı bir şekilde davrandı. ne için olduğunu bilmiyorum ama bir durumdan ötürü fitre mi zekat mı ne vermemiz gerekiyordu. babamın vefatıyla ilgili bir şeydi galiba. neyse işte adamla konuşmaya başladı. işte şöyle şöyle çocukların babası vefat etti. yanlış anlamayın ama bunu birine vermemiz lazım kime vereceğimizi de bilmiyoruz. lütfen bu siz olun ve evladınız için kabul edin. 400-500 tl bir şey olması lazımdı. çocuğunun 1.5 aylık taksidi diyelim. adam boynunu büktü, yere bakar vaziyette 'allah razı olsun' dedi ve peşinden bir kez daha 'allah razı olsun' dedi. başka hiçbir şey demedi, belki de diyemedi. ve gözümüzün içine bakmaya utanıyordu belli ki. utanması gereken sen değilsin ki be koca yürekli baba. durumun olmasa da evladını dershaneye yazdırabilmeye uğraşıyorsun. 50 tl indirim isteyip reddedilince kara kara düşüncelere dalıyorsun. sen misin utanması gereken? bu düzene bu dünyaya bu insanlığa lanet olsun. başlık amacından saptı bile.
işin özü annemin yüce gönüllülüğü ile gerçekten gurur duymuştum. böyle de güzel bir insandır benim annem işte. sırf para verdiği için değil. merhametli olduğu için, dünyaya ışıklı gözlerle bakabildiği, insan ruhuna değer verdiği için..
orta sona geçmiştim. ee tabi güzel bir liseyi kazanmak gerekiyor. böyle bir mecburiyet var ya hani. neyse işte dershaneye yazılmak şart olmuştu. annemle dershane dershane geziyorduk. hem nasıl bir yer diye bakıyorduk hem de ücretleri soruyorduk. işin aslı orta yollulardan en uygununu bulmaya çalışıyorduk. uğur dershanesine falan baktık bilindik, kaliteli bir yer ama fiyatlar uçuktu. sonunda başka bir dershaneye girdik pek bilindik bir ismi olmasa da güzel bir yere benziyordu. boğaziçi dershaneleri mi neydi unuttum. müdürün odasına girdik. biz girdiğimizde üstü kir pas içinde, ayakkabıları yırtık muhtemel bir işçi olan baba 250 olsa olmaz mı? diyordu. 'maalesef indirim yapamıyoruz' cevabını alıp üzgün bir şekilde düşüncelere dalmıştı. o esnada da müdür ilgisini bize yönlendirdi buyrun diye. sorduk anlatmaya başladı derken adamı unutmuş gibiydi. fakir olduğu için fazla iplemiyordu herhalde. aylık ücret 300 tl imiş. 250 olur mu diye sorduğu buymuş. durumu çakan annem de son derece zeki ve kararlı bir şekilde davrandı. ne için olduğunu bilmiyorum ama bir durumdan ötürü fitre mi zekat mı ne vermemiz gerekiyordu. babamın vefatıyla ilgili bir şeydi galiba. neyse işte adamla konuşmaya başladı. işte şöyle şöyle çocukların babası vefat etti. yanlış anlamayın ama bunu birine vermemiz lazım kime vereceğimizi de bilmiyoruz. lütfen bu siz olun ve evladınız için kabul edin. 400-500 tl bir şey olması lazımdı. çocuğunun 1.5 aylık taksidi diyelim. adam boynunu büktü, yere bakar vaziyette 'allah razı olsun' dedi ve peşinden bir kez daha 'allah razı olsun' dedi. başka hiçbir şey demedi, belki de diyemedi. ve gözümüzün içine bakmaya utanıyordu belli ki. utanması gereken sen değilsin ki be koca yürekli baba. durumun olmasa da evladını dershaneye yazdırabilmeye uğraşıyorsun. 50 tl indirim isteyip reddedilince kara kara düşüncelere dalıyorsun. sen misin utanması gereken? bu düzene bu dünyaya bu insanlığa lanet olsun. başlık amacından saptı bile.
işin özü annemin yüce gönüllülüğü ile gerçekten gurur duymuştum. böyle de güzel bir insandır benim annem işte. sırf para verdiği için değil. merhametli olduğu için, dünyaya ışıklı gözlerle bakabildiği, insan ruhuna değer verdiği için..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar