bugün
- nihoşun ölümü10
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi16
- özgür özel'in tutuklanması9
- karşısındaki yazarı kadın sanıp mesaj atan erkek12
- benim çocuğum yapmaz annesi4
- çin'in abd'ye iha ihracatını yasaklaması3
- herkes denize pikniğe giderken sizin çalışmanız3
- akp vs pkk6
- kıbrısı ingilize veren padişah3
- kolonoskopi3
- kılıçdaroğlu ve vahdettin benzerliği2
- lore peyniri4
- sözlük yazarı dövmek6
- vitamin hapı kullanmak2
- enver paşa3
- 90 lar2
- arka kapının gıcırdaması5
- yeni parti7
- ülkücü bir babanın oğluna vereceği isim6
- truvalı helen3
- yazarların sgk borcu4
- bir kadının hoşlandığını belli etmesinin yolları6
- dm açsana diyen erkek5
- masklavi ve mel mel gibson'un birbirini artılaması6
- sözlükteki ılımlı bayanlar3
- lütfen mümkünse zahmet olmazsa rica etsem4
- en güvenilir siyasi lider2
- düğün dernekle evlenir kimseye duyurmadan boşanır7
- osmanlıca3
- magnezyum ve colagen kullanmak5
- meal kuran değildir26
- bilmediğin numaraya alo dedin yandın4
- ama kent uzlaşısı6
- terörsüz türkiye de yasal süreç4
- kadın ve paradan başka bir şey düşünmeyen erkek8
- çerçeve yasa teklifinin meclis'e sunulması6
- bayan yazarların nick altı2
- kaplumbağaya yem verdim3
- bir erkek ve bir kız arkadaş olabilir mi14
- aile hekimi5
- namazlı mealler kuran değildir2
- spacex roket parçasının ay'a çarpması2
- ali vefa11
- theodor herzl e devlet madalyası vermek4
- ikinci el otomobil piyasası2
- bayan kelimesi neden rahatsız edici28
- 5 ağustos 2026 üç kadın cinayeti üç bavul2
- midilli adası6
- insanlar sizi nasıl tanımlar7
- duş almak vs duş yapmak6
her ne kadar iyi anlaşamıyor olsak da hakkında güzel bir iki şey karalamanın üstüme borç olduğu insandır.
orta sona geçmiştim. ee tabi güzel bir liseyi kazanmak gerekiyor. böyle bir mecburiyet var ya hani. neyse işte dershaneye yazılmak şart olmuştu. annemle dershane dershane geziyorduk. hem nasıl bir yer diye bakıyorduk hem de ücretleri soruyorduk. işin aslı orta yollulardan en uygununu bulmaya çalışıyorduk. uğur dershanesine falan baktık bilindik, kaliteli bir yer ama fiyatlar uçuktu. sonunda başka bir dershaneye girdik pek bilindik bir ismi olmasa da güzel bir yere benziyordu. boğaziçi dershaneleri mi neydi unuttum. müdürün odasına girdik. biz girdiğimizde üstü kir pas içinde, ayakkabıları yırtık muhtemel bir işçi olan baba 250 olsa olmaz mı? diyordu. 'maalesef indirim yapamıyoruz' cevabını alıp üzgün bir şekilde düşüncelere dalmıştı. o esnada da müdür ilgisini bize yönlendirdi buyrun diye. sorduk anlatmaya başladı derken adamı unutmuş gibiydi. fakir olduğu için fazla iplemiyordu herhalde. aylık ücret 300 tl imiş. 250 olur mu diye sorduğu buymuş. durumu çakan annem de son derece zeki ve kararlı bir şekilde davrandı. ne için olduğunu bilmiyorum ama bir durumdan ötürü fitre mi zekat mı ne vermemiz gerekiyordu. babamın vefatıyla ilgili bir şeydi galiba. neyse işte adamla konuşmaya başladı. işte şöyle şöyle çocukların babası vefat etti. yanlış anlamayın ama bunu birine vermemiz lazım kime vereceğimizi de bilmiyoruz. lütfen bu siz olun ve evladınız için kabul edin. 400-500 tl bir şey olması lazımdı. çocuğunun 1.5 aylık taksidi diyelim. adam boynunu büktü, yere bakar vaziyette 'allah razı olsun' dedi ve peşinden bir kez daha 'allah razı olsun' dedi. başka hiçbir şey demedi, belki de diyemedi. ve gözümüzün içine bakmaya utanıyordu belli ki. utanması gereken sen değilsin ki be koca yürekli baba. durumun olmasa da evladını dershaneye yazdırabilmeye uğraşıyorsun. 50 tl indirim isteyip reddedilince kara kara düşüncelere dalıyorsun. sen misin utanması gereken? bu düzene bu dünyaya bu insanlığa lanet olsun. başlık amacından saptı bile.
işin özü annemin yüce gönüllülüğü ile gerçekten gurur duymuştum. böyle de güzel bir insandır benim annem işte. sırf para verdiği için değil. merhametli olduğu için, dünyaya ışıklı gözlerle bakabildiği, insan ruhuna değer verdiği için..
orta sona geçmiştim. ee tabi güzel bir liseyi kazanmak gerekiyor. böyle bir mecburiyet var ya hani. neyse işte dershaneye yazılmak şart olmuştu. annemle dershane dershane geziyorduk. hem nasıl bir yer diye bakıyorduk hem de ücretleri soruyorduk. işin aslı orta yollulardan en uygununu bulmaya çalışıyorduk. uğur dershanesine falan baktık bilindik, kaliteli bir yer ama fiyatlar uçuktu. sonunda başka bir dershaneye girdik pek bilindik bir ismi olmasa da güzel bir yere benziyordu. boğaziçi dershaneleri mi neydi unuttum. müdürün odasına girdik. biz girdiğimizde üstü kir pas içinde, ayakkabıları yırtık muhtemel bir işçi olan baba 250 olsa olmaz mı? diyordu. 'maalesef indirim yapamıyoruz' cevabını alıp üzgün bir şekilde düşüncelere dalmıştı. o esnada da müdür ilgisini bize yönlendirdi buyrun diye. sorduk anlatmaya başladı derken adamı unutmuş gibiydi. fakir olduğu için fazla iplemiyordu herhalde. aylık ücret 300 tl imiş. 250 olur mu diye sorduğu buymuş. durumu çakan annem de son derece zeki ve kararlı bir şekilde davrandı. ne için olduğunu bilmiyorum ama bir durumdan ötürü fitre mi zekat mı ne vermemiz gerekiyordu. babamın vefatıyla ilgili bir şeydi galiba. neyse işte adamla konuşmaya başladı. işte şöyle şöyle çocukların babası vefat etti. yanlış anlamayın ama bunu birine vermemiz lazım kime vereceğimizi de bilmiyoruz. lütfen bu siz olun ve evladınız için kabul edin. 400-500 tl bir şey olması lazımdı. çocuğunun 1.5 aylık taksidi diyelim. adam boynunu büktü, yere bakar vaziyette 'allah razı olsun' dedi ve peşinden bir kez daha 'allah razı olsun' dedi. başka hiçbir şey demedi, belki de diyemedi. ve gözümüzün içine bakmaya utanıyordu belli ki. utanması gereken sen değilsin ki be koca yürekli baba. durumun olmasa da evladını dershaneye yazdırabilmeye uğraşıyorsun. 50 tl indirim isteyip reddedilince kara kara düşüncelere dalıyorsun. sen misin utanması gereken? bu düzene bu dünyaya bu insanlığa lanet olsun. başlık amacından saptı bile.
işin özü annemin yüce gönüllülüğü ile gerçekten gurur duymuştum. böyle de güzel bir insandır benim annem işte. sırf para verdiği için değil. merhametli olduğu için, dünyaya ışıklı gözlerle bakabildiği, insan ruhuna değer verdiği için..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar