bugün

/400
havasından da anlaşılacağı üzere kendini hasta hisseden şehir, ahmak ıslatan devam ediyor.
son anda önüne istanbul yazınca içinde bulunan tüm tanıdıklarını sana ve kendisine küstüren şehirdir.
Okul için 5 yıl daha katlanmak zorunda olduğum, soğuğuna hiç mi hiç alışamadığım şehir.
Ah ankara ah
ankara'yı sevmek öyle kolay değildir. 1-2 yıl değil 10 yıl kalacaksınız bir kere. buranın diğer şehirlerden farklı bir havası vardır, insanları farklıdır, daha samimidir, sıcaktır ankara.
dolu yağan şehir. sahile doğru hava nasıl merak ediyorum, bilgilendirin.
birkac detayi haric ozlemedigim ama birkac hafta sonra gitmek zorunda oldugum sehir..
bilimin hice sayildigi şu ironik ulkede bilim sınavı nedir ya? hem bu yaştan sonra sinavlara sokucan beni, ayip ama canim hic gerek yoktu boyle yokuşlara..

neyse hazir gitmisken kıtıra, karanfile falan gider birkac anı tazelerim. pilli bebeke denk gelir miyim acaba?

ordan da bi eskişehir yaparsam on numara beş yıldız doping olur bana..
ilginçtir iki gündür çok güzel. yalnız yaşasam yozgat'ta bile keyfe gelicem demek ki.
köhne, cansız şehir.
toplu taşımasının renginden, koltuğundan bile anlayabilirsiniz bunu.
Bayramdan Sonra kurtuluyorum özleyeceğim tek şey sıhhiye köprüsünde yere atılan kartlarda ki köylü kızı mehtap ..
ulus, cebeci, çankaya
gardaş deriz kankaya
bize her yol paris değil
la bize her yer ankara
bu gecelik kalacak yer arıyorum böbrekler ve içecekler benden. varsa ilgilenen pm.
an itibariyle at yağan şehir.
çok yakın zamanda atayı ziyaret için bulunacağım il. başkentimiz.
görsel
kar değil de nem çok, şimşeklerin susmadığı şehir.
görsel

Burası, ankara'nın neresinde dostlar, bilen var mı?

Edit: yazar elif elif diye Nickli yazara teşekkürler. 50. Yıl parkı imiş.
(bkz: gri şehir) denince akla gelen şehirdir başkentimizdir atamızın yattığı yerdir.
bu başlığa kaçıncı defa yazıyorum bilmiyom ama bokum gibi şehirdir kendisi o kadar lanet bi şehirki bi kurtulsam başka bişi istemiyom.
gitmem gereken yer.

vereceginiz bir diploma orospu cocuklari, onun icin de mi ayaginiza cagiriyorsunuz amk.

verin kargoya gelsin.
kalabalık. havasi pis. kafam atti gidiyim de surda kendime geleyim diyebilecegim hic bir yok. bir yerden bir yere gitmek zulum. sabahlari araba sesleriyle uyaniyorum. ogrenciyken ozluyordum. nesini ozluyormusum anlamadim. halbu ki ogrenciyken yasadigim yer ole miydi. camimi aciyordum mis gibi orman manzarasi. temiz hava. evimin dibinden akan derenin su sesi. disari cikip yurusen sokaklar senin. heryer yuruyerek 15 dk. cok ozledim. sanirim tekrar oraya donmek icin her seyi yaparim.
Eylül'den itibaren havasının muazzam olduğu, her camı açtığımda griliğini soluk ciğerlerime doldurup taşırmasına aşık olduğum şehir,memleket gibi memleket.

Seviyorum la.
Türkiye tarihinin en büyük sel felaketinin yaşandığı şehir. (1957) söz konusu selin yaşanmasina ve 100+ ölüye sebep olan dereler dsi tarafından yok edilmiştir. Dsi'nin o zamanki baskanı süleyman demirel'di. Bugün sonunda dere veya su bulunan tüm yerleşim yerlerinde eskiden dereler vardı : akdere, incesu, bentderesi vd.
anıtkabir dışında hiçbir özelliği olmayan şehirdir. bütün ankaralılar her gelene ankarayı sevdirmeye çalışırlar ve sevilecek bir yanı yoktur pavyonlarda takılmıyorsan.

(6 yıldır ankarada yaşıyorum.)
Ben gezdirirdim ama karşılığında böbrekleri alabilirim.
Bugün havası pek bir değişken şehirdir.
sonuçta ankara. ne kadar göl kenarı da olsa, ankara.
© copyright 2005 - 2026