bugün

/401
şu anda, temmuz' un altısında bardaktan boşanırcasına yağmurun yağdığı başkent. noluyor lan bu ankara'ya?
şimdi de güneş açmıştır.
temmuzun ortasında çıkan fırtına ve yağmurla kızılay inkılap sokak'ta ağaçlar devrilen şehir. yazı sevmeyen biri olarak, 2011 yazını en iyi ankara yazı ilan etmiştim ama ağaçlardan ne istedin be ankara?
çakan şimşek korkutmuştur.
yazın, sıcağına dayanılamayan şehir. dışarıdan bakanların " ot gibi şehir" benzetmelerine maruz kalan ancak ev sahibelerinin kıymetini, uzaklaştıklarında çok iyi anladıkları şehir.
dün ciddi ciddi zeus'un gazabı üzerinde olmuş olan kenttir.
türkiye'nin başkenti olmakla birlikte mistik bir havası vardır.
Bünyesinde Çok sağlam rock grupları bulunduran, grupların yarısının popüler olduğu şehir.. * * *
Şu an yanan ve yakan şehir ayrıca.. *
fincede tough serious strict hard gibi kelimelerin bir karışımını taşıyan anlama sahip bir kelime imiş.
türkiye'de taş kent diye anılan şehirdir.
ayrılamadığım, özlediğimdir. istanbul un adını bile andırmayacak kadar sevdiğim denizsiz şehrim.
geceleri bir başka güzeldir.
Sanma bu sevgimiz sence yaygara
Ne dertler bıraktın öf öff hep sıra sıra
Sen yoksun ya böyle ıssız Ankara
Duramam diyorum öf öff sen dur diyorsun

türküsüyle hüzünlendiren kentimiz.
Geçen yaz bu günlerde 10 gün kaldığım şehir. Bence harika bir şehir. Çok sıcak velakin. ilk molayı polatlı da yaklaşık 5 dakika kadar vermiştik. Epeyce sıcak olduğu arabadan inildiği an anlaşılıyordu. Demem o ki hayatımın en güzel 10 gününü ben orada geçirdim. Ankara merkezde değil tabi. Kızılcahamam'ın ilerisinde ki Kızılay Kamp alanında. doğa bir harikaydı. gündüzleri sıcak akşamları çok hoş yaz yağmurları yağardı. ve ben ankarayı çok seviyorum. ayrıca üniversiteyi bu şehirde okumak istiyorum.
cemal süreya şöyle demiş ankara için;

ankara ankara
ey iyi kalpli üvey ana...
"ankara'nın dikmen'i bir daha gelirsem sik beni" sözünü hatırlatan şehir
lanet bir şehir.
bağlama muskası gibi bazen,
çıkarmıyor seni, kafanı alıp gideceğin bir memlekete.
ama; satmıyor da seni, bazı insanlar gibi.
farkında olmadan esiri oluyorsun.
farkında olmadan esir ediyor benliğini.
yaklaşık 7 ay okumak için kaldıktan sonra, "sevemedim ben bu şehri" diyerek memleketime döndüğüm, türkiye'nin başkentidir.
tilkinin dönüp dolaşıp geldiği yer misali, her başarısızlıktan sonra yoluma çıkan, beni sahiplenen şehir.
her yerinden bela akan şehir.
türkiye'nin başkenti olmasaydı eğer yüzüne bakan olmazdı.
paşa sağ olsun.
sadece ankaralılar ankara ya küfür edebilirler. ona göre ayağınızı denk alın lan.
ayrıca ankara da aşklar başkadır.
behzat ç. ile popüler olan başkent.
-anaaaaaaa bizim orada çekmişler ya la. teeeh kaçırdık ameke.
(bkz: tam bir angaralıyım esasen)
Çocukluğunuzdan beri yaşadığınız şehirse sevgisini belli etmeyen bir baba gibi davranabilirsiniz o şehire. Bütün kış denizi antalyayı izmiri yurtdışını ya da her ne halt yerleri ise özler durur şu lanet şehiren kurtulmak isterseniz. Fakat gittikten bir süre sonra gizli gizli özlerseniz oraları. Ankarayı özledin mi sorusuna yook canım ne özlicem ya midem bulandı bu sene deseniz de özlediniz lan kimi yiyosunuz.
isimlerinin başında şehir ismi (ankaralı) bulunduran sanatçıları olan şehirdir.
not:ankara demezler angara derler. m.eli erbilde duydugum ve güldüğüm şarkıları vardır. "salla bidenem salla, aramazsan arama zaten bende göntür yooğğ."
yine karanlıktır.
denizi yok. inanabiliyor musunuz, ciddi ciddi denizi yok.
bir de gri. himmmm, ay yok, pardon, gipgri.
dur bakiyim neydi? asti'ydi di mi en guzel yeri?

siz kurban olun benim canim sehrime e mi?
an itibariyle sıcaktır.
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com