bugün

/401
Varlığı ayrı yokluğu ayrı bi' dert olan şehir.
içindeyken usandırır dışındayken burnunda tüter anasını satayım.
Kurtulmak için deli gibi çabalarsın ama kurtulduğunda özlemi yer bitirir.
Gri, puslu ve kravatlı bi' şehir işte.
Pek bir anım olmamasına rağmen, içimde anlamlandıramadığım bir bağ var bu şehre karşı.

Biraz hüzün, biraz özlem, biraz kavuşamamışlık.
Otogarda beni yagmurlarla simseklerle karşılayan adeta hosgeldin diyen şehir bu akşam.
görsel
Mont ve bot giyilen sehirdir bugun itibariyle.
mustafa tunanın hızlandırılmış icraat programı nedeniyle bir çok anayolda çalışma var. eskişehir yolu sabah akşam kilit. yol çalışması yapılan yerlere doldurulan iri çakıllar araçlar geçtikçe yayaların kafasına gözüne sıçrıyor.
soğuktan moral kalmadı ,

donaceyiz..
çoğu insan der, yok insanı da havası gibi soğukmuş. bence güzel şehir. insanı da mümkünse havasından soğuk olsun. ben samimiyet sevmiyorum alüminyum.
12 derece diyor bu ney lan.
winter is coming.
barış bıçakçı kitapları ile tanıştığım gri şehir. bir de vega'nın o meşhur şarkısında geçen şekerli kar kokusunu merak ediyorum.
Soğuk arkadaşlar, çok soğuk.

Deniz kıyısından gelen bir insan olarak şimdiden “ Ben kışı nasıl geçireceğim ya!? “ diye düşünmeye çalıştım.

Ankaralı olan arkadaşım da hala terlik ve kısa kollu ile dolaşıyor işte...
Yine ne oldu deyip frame de neden pörtlediğini merak ettiğim şehir.
Göya başkent, doğmadığım ama doğmuş gibi yaşadığım şehir.

Grileşmeye başlayan şehir, vakit geldi beyler. Birazdan sövmek için damlar şehrin düşmanları.

Ben yavaş yavaş yol alayım..
Bi saatten sonra hakikaten çekilmeyen bir şehir.

Faydası oluyor mu oluyor, güzel insanları var mı var, sosyal mi sürekli bara kafeye gidiyorsan evet. Fakat sıktı dostum, çok sıktı hem de. Beni bu şehre bağlayan bi şey yok, kalmak zorundayım sadece.
Gittiğim, sevdiğim, özlediğim şehir.
Kıymetlilerimin değerlilerimin sehri. Payi taht kendileri.
Sevmediğim, sevemediğim ve sevmeyeceğim şehir.
veganın çok güzel bir şarkısının adıdır. aynı zamanda ikamet ettiğim güzel şehirdir.
Türkiye'nin en gereksiz memleketi.
Anıtkabir'i çıkar gerisi çöp.
Atamın en büyük hatası.
Serin ve ağaçlık bir yeri bile 35 derece suan. Merkez 40 vardır herhalde.
Kezban dolu net. Alayı deli amk.
Kızları güzeldir.
Birinin ağustos ayının bittiğini artık bu sıcağı kesmesi ve serinliğini hissettirmeye başlaması gerektiğini hatırlatması gereken şehir. Uyuyamıyorum geceleri ve bu sinir bozucu olmaya başladı.
depresif ve melankolik.
Bayramda cok guzel olan şehir.
© copyright 2005 - 2026