bugün
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak11
- öyle bir sevişmek ki alev çıkartıp yatağı yakmak4
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması9
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- uludede'nin cenaze eventi8
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- göz kanlanması6
- 3 kere üst üste 31 çekmek9
- recep tahrik erdoğan2
- uludede'yi karıya götürmek7
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- ekmeğe çikolata sürmek7
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- pick me girl5
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi5
- yunan adalarına gitmek20
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- gunluklerim aylik olmus4
- dinci ahlaksızlığı19
- sürekli özür dileyen insan5
- fatma betül sayan kaya64
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- eyeliner çekme yöntemleri7
- uludede nim mirası4
- avare be3
- ciğer yiyen midesizler10
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- bana ayrılan sürenin sonuna geldik4
- kömbe6
- yunan aşığı tip15
- kahverengi göz kalemi6
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- söylenilen pembe yalanlar3
- robotların insanlara baş kaldırması5
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak4
- gece gece nervioyu düşünüp efkarlanmak3
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- ciğer vs kokoreç8
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- sarma3
entry'ler (89)
Kendisine bilinç akışım desteğiyle şiir yazdım:
Çığlıklar yardım çığlıkları.
Gerçekten dibin dibi var. Birçok şekilde dip görmüş biri olarak söylüyorum.
(O gördüklerin de dip değildi bu arada.)
Bir savaş sonrası evini, tüm eşyalarını, memleketini bırakan bütün o insanlar. Bütün o sırtlarından atmak zorunda oldukları yükler, çünkü insanın evi yük olduysa o savaş kaybedilir.
Güçsüzlüğüm tahmini ne zaman gücüm olur acaba?
Sığındım sarkılara, hadi bakalım.
Bu bir düz yazı değildir, meditasyondur belki de kim karar veriyor?
Bu bir şiirdir hadi bakalım.
Hece ölçülerine o konuda ben de kırgınım.
Bilinç akışım beni şaşırmıyor artık, bir çeşit alışkanlık.
Aklından bir sayı tut, 10.
Pandemideyiz. Pan, de, mi, DOREMiFASOL.
Bitti.
Çığlıklar yardım çığlıkları.
Gerçekten dibin dibi var. Birçok şekilde dip görmüş biri olarak söylüyorum.
(O gördüklerin de dip değildi bu arada.)
Bir savaş sonrası evini, tüm eşyalarını, memleketini bırakan bütün o insanlar. Bütün o sırtlarından atmak zorunda oldukları yükler, çünkü insanın evi yük olduysa o savaş kaybedilir.
Güçsüzlüğüm tahmini ne zaman gücüm olur acaba?
Sığındım sarkılara, hadi bakalım.
Bu bir düz yazı değildir, meditasyondur belki de kim karar veriyor?
Bu bir şiirdir hadi bakalım.
Hece ölçülerine o konuda ben de kırgınım.
Bilinç akışım beni şaşırmıyor artık, bir çeşit alışkanlık.
Aklından bir sayı tut, 10.
Pandemideyiz. Pan, de, mi, DOREMiFASOL.
Bitti.
"şimdi bu kadar solmuş durması, vaktiyle pırıl pırıl oluşundan mıdır?"
muhteşem cümleleriyle baş döndüren kitap. Ölüm ile baş etmeye çalıştigim bir dönemde okumam da zamanın bana bir oyunudur belki.
muhteşem cümleleriyle baş döndüren kitap. Ölüm ile baş etmeye çalıştigim bir dönemde okumam da zamanın bana bir oyunudur belki.
babannem gittikten sonra olan her şey, yaşanan her şey, içtiğim su dahil büyük bir baş dönmesi. bacaklarım, kollarım ve hatta kalbim benden çıktı, benden bağımsız hareket ediyor. artık çok yalnızım ve bunun bana bir şey öğretmesi gerekiyor. beklediğim şefkat, beklemediğim bu terk edilmislik sonunda beni nereye götürecekse gitmek istiyorum.
"ve ölüm sürme çekmiş mavi gözlerine"
7 gündür mavi gözlerinin ve dualarının gölgesi olmadan bu sefil,bu bomboş hayatı yaşıyorum.
sensizliğe olan kinimi bütün dünya bilsin istiyorum. karnıma,kanıma,ruhuma sinen bu acıyı nasıl damıtacağımı, bu yoklukla nasıl başedeceğimi yazan o işaretler nerede? çaresiz olan tüm dertleri babannemin tabutuyla sonsuzluğa gönderdim. artık bütün çareler babannemsiz.
7 gündür mavi gözlerinin ve dualarının gölgesi olmadan bu sefil,bu bomboş hayatı yaşıyorum.
sensizliğe olan kinimi bütün dünya bilsin istiyorum. karnıma,kanıma,ruhuma sinen bu acıyı nasıl damıtacağımı, bu yoklukla nasıl başedeceğimi yazan o işaretler nerede? çaresiz olan tüm dertleri babannemin tabutuyla sonsuzluğa gönderdim. artık bütün çareler babannemsiz.
travis'in en köşede kalmış albümünden misler misi sarkisidir. gözler kapalı, hafif sallanarak yürümek için kendinize bir iyilik yapın, şarkıyı açın.
2 gün önce 26 oldum. 10lu yaşlarımda 20lerdeki insanlara bakıp ben de bu kadar büyüyecek miyim diye düşünürdüm hep. büyünmüyormuş. hep öğrendiğim sandığım şeylerden gol yedim. üstelik hava futbola elverişliydi. benim takım öndeydi, kazanıyor gibiydim. ogrenilmiyormus. mac sonunda anladım ki takım da benmişim, golü atan da.
glory adlı şarkısı günümü güzelleştirmis mis gibi bir grup.tam böyle yağmur yağdı yağacak, keyif mi alsam üşüyorum diye sinirlensem mi diye düşünürken spotify bey bu şarkıyı çaldı. ibre keyif tarafına döndü.
disınsi kelimesinin dans ettirici gücüne küçük bir saygı duruşu. https://youtu.be/bwvuLFs3_VU
görsel
pastel evler, çakıl taşlı yollar, Wes Anderson görse aşırı kiskanirdi. O yollardan birinde görmüstüm bu "durağı". kadraj aşırı kötü ama olsundu.
pastel evler, çakıl taşlı yollar, Wes Anderson görse aşırı kiskanirdi. O yollardan birinde görmüstüm bu "durağı". kadraj aşırı kötü ama olsundu.
görsel
Ankara'yı çok özlüyorum. Bunun bana bir anlam ifade etmesinin yarattığı o yerçekimsiz mutluluğu özlüyorum. kendimi buradaki kendi halinde kuğular gibi hissediyorum. olmam gereken yerde değilmişim gibi. Canozan'in şarkısındaki gibi: "güneşi ararken peşini bırakmaz ay."
Ankara'yı çok özlüyorum. Bunun bana bir anlam ifade etmesinin yarattığı o yerçekimsiz mutluluğu özlüyorum. kendimi buradaki kendi halinde kuğular gibi hissediyorum. olmam gereken yerde değilmişim gibi. Canozan'in şarkısındaki gibi: "güneşi ararken peşini bırakmaz ay."
tüm filmleri gecekondu, aldatan kadınlar, serseri ama çok aşık delikanlılar minvalinde geçen yönetmen. sadece yeralti filmi bu temalardan ayrı tutulabilir, nitekim başrolün engin günaydın olması her şeyi kabul edilebilir kılıyor zaten. limonlu sütlaç the art killer bildirdi.
muhteşemliğinden sual olunmaz bir barış bıçakçı kitabı. rıfat seni çok seviyorum, keşke gerçek olsan.
--spoiler--
rıfat bir süredir çocukluğunu icat etmeye uğraşıyor. ilk denemesi epey başarılı. buna göre rıfat, sırtını büyük bir ormana dayamış tek katlı bir köy evinde doğuyor. çocukluğu bu köyde geçiyor. evlerinin biraz aşağısında bir dere var. çağıltısı hiç dinmiyor. dere: hep gidiyor ama hep orada. tam rıfat’a göre, yani hep gitmek ama hep aynı yerde kalmak. rıfat dereyi tutkuyla seviyor, dereye özeniyor. ona benzeyip benzemediğini görmek için boyu yettiği günden beri aynada kendine bakıyor. saçını derenin akış yönünde tarıyor, bakışlarına küçük girdaplar yerleştirmeye çalışıyor. sonra başı dönüyor, aynadan uzaklaşıyor.
derenin nereden, nasıl doğduğunu görmek için bağların bahçelerin ortasından, ormanın kıyısından saatlerce yürüyor, tepeleri tırmanıyor, kayalarda sekiyor. derenin doğduğu yere ulaşınca, bir taşa oturup suyun yeryüzüne çıkışını seyrediyor, çocukça bir hüzün duyuyor. az önce taşın toprağın kaygan, karanlık dilini konuşurken şimdi aydınlıkta, gözlerini kırpıştıran, durmadan dudaklarını yalayan bir bebek gibi mırıldanıyor su. aşağıya, köye doğru akarken, bulduğu kuytularda birikiyor ve üzerine eğilen canlıların yüzünü yansıtıyor.
rıfat da o günden sonra kuytularda, tenhalarda birikiyor, kendisine yaklaşan insanların imgelerini pırıl pırıl bir biçimde onlara geri vermek için sakin, durgun ve kıpırtısız olmaya çabalıyor.
--spoiler--
--spoiler--
rıfat bir süredir çocukluğunu icat etmeye uğraşıyor. ilk denemesi epey başarılı. buna göre rıfat, sırtını büyük bir ormana dayamış tek katlı bir köy evinde doğuyor. çocukluğu bu köyde geçiyor. evlerinin biraz aşağısında bir dere var. çağıltısı hiç dinmiyor. dere: hep gidiyor ama hep orada. tam rıfat’a göre, yani hep gitmek ama hep aynı yerde kalmak. rıfat dereyi tutkuyla seviyor, dereye özeniyor. ona benzeyip benzemediğini görmek için boyu yettiği günden beri aynada kendine bakıyor. saçını derenin akış yönünde tarıyor, bakışlarına küçük girdaplar yerleştirmeye çalışıyor. sonra başı dönüyor, aynadan uzaklaşıyor.
derenin nereden, nasıl doğduğunu görmek için bağların bahçelerin ortasından, ormanın kıyısından saatlerce yürüyor, tepeleri tırmanıyor, kayalarda sekiyor. derenin doğduğu yere ulaşınca, bir taşa oturup suyun yeryüzüne çıkışını seyrediyor, çocukça bir hüzün duyuyor. az önce taşın toprağın kaygan, karanlık dilini konuşurken şimdi aydınlıkta, gözlerini kırpıştıran, durmadan dudaklarını yalayan bir bebek gibi mırıldanıyor su. aşağıya, köye doğru akarken, bulduğu kuytularda birikiyor ve üzerine eğilen canlıların yüzünü yansıtıyor.
rıfat da o günden sonra kuytularda, tenhalarda birikiyor, kendisine yaklaşan insanların imgelerini pırıl pırıl bir biçimde onlara geri vermek için sakin, durgun ve kıpırtısız olmaya çabalıyor.
--spoiler--
Bir çocuk kayaya oturdu.
Taş attı denize,
Deniz doğdu.
Sonra güneşi uydurdu.
Taş attı denize,
Deniz doğdu.
Sonra güneşi uydurdu.
görsel
canım barış bıçakçı'yı ilk tanıdığım kitap. liseli dimağıma can suyu olmustu bu kitaptaki cümleler. okuyun ve sevin sulhi'yi.
canım barış bıçakçı'yı ilk tanıdığım kitap. liseli dimağıma can suyu olmustu bu kitaptaki cümleler. okuyun ve sevin sulhi'yi.
serendipity. aşırı tatlı bir filmdi. tesadüflere, işaretlere, hayata inanıyorsanız yüksek ihtimalle pişman olmazsınız.
bu yazıyı sana yazıyorum henüz sahip olmadığım boncuk gözlü köpeğim. yüksek ihtimal şu anda başka birilerine boncuk boncuk bakıyorsun ama olsun. seni her gün gezdirebileceğim bir çevrem, sana laf etmeyecek komşularım ve ben yanında olamadığımda senin yanında olabilecek birini bulduğumda, sana kocaman sarılacağım ve hiç ayrılmayacağız. seni şimdiden özledim sütlacım. evet adın sütlaç olacak, sana tatlı yasak ama olsun. kendine çok iyi bak, kavuşmamıza az kaldı. patinden öpüyorum.
"yazgım
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi."
kendi avcumda seyretmek kırgın aksimi."
görsel
yerdeniz büyücüsü, jasper'e sevgilerle.
yerdeniz büyücüsü, jasper'e sevgilerle.
patates kızartması, kitaplar, kahveler. (tumblr kızı olmamak için patates kızartmasını başa aldım)