bugün

/400
Bahtımın karası olmasından korkuyorum.
Şimşeğin bile çakmadığı karıyı biz napalım lan?
Di mi sayın arkadaslar?
Denizi olmayan bir şehirde yaşayamam dediğim halde en çok yaşamak istediğim şehir.

O denli severim.
Bugün tavaf ettiğim şehir. Evden çıkmadan kilo metreyi sıfırlamıştım tam 242 km yapmışım. Kızılay oradan istanbul yolu Şaşmaz Etimesgut sincan ve ev.
Son dönemdeki toz bulutuyla akıllara doksanlardaki kirli hava haberlerini getiren şehir. Yine kasvetli yine pis.
Bir türlü ait olamadığım fakat kalmak zorunda olduğum şehir.
2 gündür havamız güzel , nazar değdirmeyin lan. *
aferdersiniz, yarak gibi.
Sonunda kurtulduğum şehir. iyi kötü bir sürü anı olsa da özlenecek az yanı vardır
Bknz: taş kent
Tekrardan gidip bu sefer farklı bir deneyimle pavyona gitme isteği uyandırmakta , bilemiyorum çok mu garip ?
5 yıldır evime gidemiyorum lanet olsun böyle okumaya.
Geceleri ayrı bir güzel oluyor her yer ışıl ışıl.
Gri şehir. Renksiz ve neşesiz.
Betonkent.
görsel
Çocukluğum..kendimi güvende hissettiğim şehir. Kendimi eksik hissetmediğim tek yer.
nedense hep soğuk hep giri hep bulanık gelmiştir bana.
Seni bi sevdiremedik ankaram şu denize nazırcıları. Halbuki hepimiz akşam evde ailecek çayımızı içiyoruz.bundan güzeli var mı?
Yaşamayanların bilemeyeceği şehir. Kaç şehrin sokakları konuşur ki insanlarıyla?
bombok..

barzo dolu..
görsel

Şu görüntüsü ile çok özel memleket.
BBC World de Boğaz manzarası eşliğinde anılan şehir. Ankara üzgün, Ankara yıkık, Ankara'nın gözü yaşlı.
görsel
ekmeğini suyunu içenlerin tekrar dönüp dolaşıp sokaklarında kendini aradığı mat şehir.
4. yılıma girmiş olduğum bu şehir öyle garip bir yer ki; içinde bulunduğum süre zarfı boyunca sürekli buraya küfrediyorum ama gittiğim gün direk özlüyorum. Koca bir hatay usulü tavuk döner ve aspavadan oluşan Kızılay ile, taşı sıksan içinden alkol akacak Tunalı ile, koca bir nargileden oluşan Balgat ile, yere bakarak yürürseniz günde 200 lira kazanabileceğiniz Çayyolu ile, rüzgarı bile Ankara havası ritminde esen Cebeci'si ile ve en önemlisi 4 yılımı verdiğim, hayatımın en kötü ve en güzel anlarını bana bir arada yaşatan Beytepe ile sevdim ben Ankarayı. (Anıtkabir'den bahsetmesem çok üzülürdüm ama yazacak bir şey bulamadım o yüzden parantez içinde yazdım)
Yarım saat kırk dakikalık maksimum 1 saatlik trafiği olan şehir. Araba kullanması ostim ve şaşmaz tarafları hariç rahattır, antalya’da kimi zaman öndekinin beynini yere sürtesim geliyor, o kadar embesil gördüm bu antalya trafiğindeki kadarını hiçbir yerde görmedim.

insanı da bir garip zaten, komple şehrin psikolojik rahatsızlığı var gibi.
© copyright 2005 - 2026