bugün
- teslimiyet4
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- asrın soygunu5
- tai lung vs gocu22
- bu ne soğuk amk5
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- true nickli yazar18
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- habire1227
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- kürtler asimile edilmelidir11
- 22 eylül istanbul gecesi2
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- botswana2
- gocusuz bir sözlük5
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor21
- krt tv4
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- sözlükte kavga olacak hissi3
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- et döner dürüm9
- ecevit döneminin kepazeliği5
- kendinden bile sakladığın şey5
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- manisada okul saldırısı17
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- sarı poşet kudurtması13
- şaka maka yeni bir günün başlaması2
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- gocu'nun çaylak olması3
- evliliği ayakta tutan güçler13
- çorap kokusu2
- şanlıurfa2
- silinen entry2
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- varlık sebebimiz3
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- kızlar geri gelsin kampanyası2
- evlilik4
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- apocalypse tank3
- bottega3
- ikizler burcu kadını olmak7
- aşk4
bir sis tayfası çöreklenmiş yeryüzüne... usul usul kaybolmakta bu şehir, karanlığa inat aydınlığın direnişi; ancak puslu bir gri kadar...
sıradan anadolu şehrinden hiçbir farkı olmayan alelade bir şehirdir. ulan keşke ankara da olsaydımda şunu yapsaydık diyen ne istanbullu ne izmirli nede egeli akdenizli gördüm bugüne kadar.
sıradan anadolu şehrinden farklı olan şehir. ama yine de izmir daha keyifli.
ismini orta asya'Dan alan başkentimiz.
ismini bu gün rusya sınırları içerisindeki ırkuts'Tan alır.
moğol istilasından kaçan türkler buraya yerleştiler ve eski şehirlerinin adını buraya verdiler. buraya angar dediler.
şehir zamanla türkleşince ismi ankara oldu.
denize kıyısı olmayan bir kentin adının gemi çapası olması düşünülemez.
ismini bu gün rusya sınırları içerisindeki ırkuts'Tan alır.
moğol istilasından kaçan türkler buraya yerleştiler ve eski şehirlerinin adını buraya verdiler. buraya angar dediler.
şehir zamanla türkleşince ismi ankara oldu.
denize kıyısı olmayan bir kentin adının gemi çapası olması düşünülemez.
(bkz: atatürk)
varlığı dert, yokluğu da.
Vatani borcumu ödemek adına an itibariyle duhul olduğum şehir.
eski sevgilimin yaşadığı şehir olup, ayrıldığımızdan beri hiç gitmediğim ve gitmeyeceğim bir şehirdir.
haftaya bir seminer için gideceğim, metrosunun bana -sebebini bilemesem de- fena halde iskandinav ülkelerini çağrıştırdığı, çok sevdiğim bir kaç arkadaşımın yaşadığı ve birazcık ta olsa nefes alacağımı ve rahatlayacağımı umduğum şehir, başkent.
üniversite puanlarının en yüksek olduğu sırf bu acıdan gençlerin bulunduğu şehir.
an itibariyle dolu tarafından ağzına sıçılan başkent.
fırtınalı bir günde duman altı nefessiz kalmış şehir.
yenimahalle dolu yağışından nasibini almamıştır.
aşık olacaksan ankara da aşık olacaksın ve de öğrenciyken aşık olacaksın üstadım. yağmurun altında iliklerine kadar ıslanacaksın. sonra sırılsıklam sarılacaksın sevdiceğine dünyanın bütün çirkefliğine inat. ankara da aşık oalcaksın istanbul u özleyeceksin. sevgilini özlediğin gibi. istanbul gibi bekleyeceksin sevdiceğini...
ahmet arif-suskun.
en sevdiğim kuzeniminn olduğu şehir.
sokaklarında sallana sallana dolaşıp,alışveriş yaptığım şehir.
anıtkabirin olduğu şehir.
memurların çoğunlukta yaşadığı şehir.
(bkz: başkent)
sokaklarında sallana sallana dolaşıp,alışveriş yaptığım şehir.
anıtkabirin olduğu şehir.
memurların çoğunlukta yaşadığı şehir.
(bkz: başkent)
çocukluk arkadaşımı bulduğum şehir.
öğrenciliğimde bu memlekette geçmiştir ama hiç kanım ısınmamıştır. nedenini bilmiyorum ama sevememiştim bu şehri, sevememiştim trafiğini, sevememiştim otobüs biletçilerini.
belki öğrenciliktendir...
lakin zaman geçti gitti. öğrencilik bitti, bu şehirden gidildi.
ara sıra iş için uğrandı buraya, en fazla iki gün kalındı, yine gidildi.
geçenlerde yine ordaydım. sakarya işhanı'nın 2. katında oturmuş, aptal bir kadına ''patronun ne zaman gelecek?'' diye soruyorum. o da ''bekle'' diyor, ''10 dakikaya burda'' diyor.
adam gelmek bilmiyor, benim çay bitmek bilmiyor. her boş bardağı masaya koyduğumda aptal kadın sesleniyor; ''doldurayım mı?'' diye. zahmet olmasın falan diyorum ama anlamıyor ki zerzevat... ''ketıl var ahaha iki dakkada çay hazır'' diyip duruyor.
başımın ağrımış sigara içicem ama yasak. dışarı çıkmam lazım... soğuk havada ziftlenip tekrar yukarı çıkmam lazım.
karşı taraftaki kursa gözüm takılıyor. daha önce kulağım takılmıştı zira güzel bağlama sesleri geliyordu.
kalkıp biraz karşıya taraf yürüdüm. duvarda bir kağıt ''keman derslerimiz başlamıştır''
içerden muhabbet sesleri gelince dersin bittiğini anladım. gençler bağlamalarını kılıflarına sokmuş, sırtlarına takmış gidiyorlar yeni maceralarına.
arkasından bir adam çıktı koridora. sigara çıkartı, yaktı. aklıma içerdeki aptal kız geldi, ''ulan madem koridorda sigara içiliyor, neden söylemedin embesil'' dedim içimden.
madem adam yaktı bir sigara, bende yakayım dedim. dedimde ben bu adamı birine benzetiyorum. kim lan bu? o da benim yüzüme bakıyor.
- selamun aleyküm
+ aleyküm selam kardeşim
- bi ateşini alabilir miyim?
+ al tabi hileli zar
- ..!?!?!?!?
nasıl ya? kim ki bu? adamı bir yerden tanıyorum diyorum ama adam beni zaten tanımış.
+ gakkoş, yakup şevki paşa ilkokulu.
- yığiki!
+ aksaray diyelim.
- mehmet?
+ yok o benim abim.
- fatih ahmet?
+ toprağım saçların yarısı gitmiş *
- seninkiler benden çok gitmiş *
+ akıllı adamın kafasında saç durmazmış *
çocukluk arkadaşımı buldum var mı böyle birşey. müzik kursu açmış, ders veriyor öğrencilerine. izmariti camdan milletin kafasına attıktan sonra; ''gel içeri girelim'' dedi. girdim kursuna baktım. masanın üstü yığınla fotokopi nota kağıdı dolmuş.
oturmak istedi koltuğuna... zorlandı.
''ne oldu belin mi ağrıyor'' dedim, ''yok'' dedi. ''bu bacak biraz zorluyor''
sıyırdı paçasını, plastik bir bacak. vurunca tak-tak diye ses geliyor. içi boş. bu protezlerin içi hep boş olurmuş, ondan öğrendim.
''ne oldu?'' dedim. ''vatan sağolsun'' dedi.
''nerede?'' dedim. ''hani'' dedi.
''zor oldumu?'' dedim. ''hiç acımadı ki'' dedi.
acımıyormuş ümmeti muhammetin yaraları. bozguncu fitne çıkarırken şeytan dostlarıyla, vururken mümini, satarken islamın kalelerini, ortak ederken kendine kafiri, yırtarken hilal ile yıldızını, yakarken mecusi ateşlerini; onla cihad eden ümmedi muhammedin canı acımıyormuş.
acımıyormuşta içi yanıyormuş. bedrin aslanlarından olupta şehadeti alamadım diyormuş.
çocukluk arkadaşımı buldum, tek bacaklı ama nur yüzlü kardeşimi buldum.
haftaya'da oğlunun sünnetine gidicem.
ankara tekrar sana gelicem. artık seviyorum, trafiğini, eksoz kokunu.
biz gurbetteki dostlardan birini sen barındırıyorsun bünyende.
öğrenciliğimde bu memlekette geçmiştir ama hiç kanım ısınmamıştır. nedenini bilmiyorum ama sevememiştim bu şehri, sevememiştim trafiğini, sevememiştim otobüs biletçilerini.
belki öğrenciliktendir...
lakin zaman geçti gitti. öğrencilik bitti, bu şehirden gidildi.
ara sıra iş için uğrandı buraya, en fazla iki gün kalındı, yine gidildi.
geçenlerde yine ordaydım. sakarya işhanı'nın 2. katında oturmuş, aptal bir kadına ''patronun ne zaman gelecek?'' diye soruyorum. o da ''bekle'' diyor, ''10 dakikaya burda'' diyor.
adam gelmek bilmiyor, benim çay bitmek bilmiyor. her boş bardağı masaya koyduğumda aptal kadın sesleniyor; ''doldurayım mı?'' diye. zahmet olmasın falan diyorum ama anlamıyor ki zerzevat... ''ketıl var ahaha iki dakkada çay hazır'' diyip duruyor.
başımın ağrımış sigara içicem ama yasak. dışarı çıkmam lazım... soğuk havada ziftlenip tekrar yukarı çıkmam lazım.
karşı taraftaki kursa gözüm takılıyor. daha önce kulağım takılmıştı zira güzel bağlama sesleri geliyordu.
kalkıp biraz karşıya taraf yürüdüm. duvarda bir kağıt ''keman derslerimiz başlamıştır''
içerden muhabbet sesleri gelince dersin bittiğini anladım. gençler bağlamalarını kılıflarına sokmuş, sırtlarına takmış gidiyorlar yeni maceralarına.
arkasından bir adam çıktı koridora. sigara çıkartı, yaktı. aklıma içerdeki aptal kız geldi, ''ulan madem koridorda sigara içiliyor, neden söylemedin embesil'' dedim içimden.
madem adam yaktı bir sigara, bende yakayım dedim. dedimde ben bu adamı birine benzetiyorum. kim lan bu? o da benim yüzüme bakıyor.
- selamun aleyküm
+ aleyküm selam kardeşim
- bi ateşini alabilir miyim?
+ al tabi hileli zar
- ..!?!?!?!?
nasıl ya? kim ki bu? adamı bir yerden tanıyorum diyorum ama adam beni zaten tanımış.
+ gakkoş, yakup şevki paşa ilkokulu.
- yığiki!
+ aksaray diyelim.
- mehmet?
+ yok o benim abim.
- fatih ahmet?
+ toprağım saçların yarısı gitmiş *
- seninkiler benden çok gitmiş *
+ akıllı adamın kafasında saç durmazmış *
çocukluk arkadaşımı buldum var mı böyle birşey. müzik kursu açmış, ders veriyor öğrencilerine. izmariti camdan milletin kafasına attıktan sonra; ''gel içeri girelim'' dedi. girdim kursuna baktım. masanın üstü yığınla fotokopi nota kağıdı dolmuş.
oturmak istedi koltuğuna... zorlandı.
''ne oldu belin mi ağrıyor'' dedim, ''yok'' dedi. ''bu bacak biraz zorluyor''
sıyırdı paçasını, plastik bir bacak. vurunca tak-tak diye ses geliyor. içi boş. bu protezlerin içi hep boş olurmuş, ondan öğrendim.
''ne oldu?'' dedim. ''vatan sağolsun'' dedi.
''nerede?'' dedim. ''hani'' dedi.
''zor oldumu?'' dedim. ''hiç acımadı ki'' dedi.
acımıyormuş ümmeti muhammetin yaraları. bozguncu fitne çıkarırken şeytan dostlarıyla, vururken mümini, satarken islamın kalelerini, ortak ederken kendine kafiri, yırtarken hilal ile yıldızını, yakarken mecusi ateşlerini; onla cihad eden ümmedi muhammedin canı acımıyormuş.
acımıyormuşta içi yanıyormuş. bedrin aslanlarından olupta şehadeti alamadım diyormuş.
çocukluk arkadaşımı buldum, tek bacaklı ama nur yüzlü kardeşimi buldum.
haftaya'da oğlunun sünnetine gidicem.
ankara tekrar sana gelicem. artık seviyorum, trafiğini, eksoz kokunu.
biz gurbetteki dostlardan birini sen barındırıyorsun bünyende.
Yarın büyük ihtimalle ulaşımda kaosa sahne olacak olan ilimiz.
dünya'da, futbolda şampiyon olamayan tek başkent.
"Yağmur dönerken kara, şarkılar var falımda
Hepsi sana, bu gece Ankara
Yağmur dönerken kara, yine yol var falımda
ister özle...
Yok, istersen hiç hatırlama"
Hepsi sana, bu gece Ankara
Yağmur dönerken kara, yine yol var falımda
ister özle...
Yok, istersen hiç hatırlama"
"yine de ışıklar bu kenti güzelmiş gibi gösteriyor geceleri".
'öyle yakışırdı ki kar' şehri...
güneşli ve sıcacık bir günün ertesi günü soğuk ve yağmurlu rüzgarlı olabilen şehir.
bazı züppe istenbul bebelerinin laflarından sonra akıllara güzel bir tespit getiren şehrim.
"Alemlerin Kralı istanbul'daysa, Alemcinin Kralı Ankara'da". *
"Alemlerin Kralı istanbul'daysa, Alemcinin Kralı Ankara'da". *
Televizyoncuların inadına istanbul'u başken değerinde göstermesine rağmen Ankara başkentidir ve Türkiye'nin en gelişmiş şehridir. Türkiye'de Avrupa kent ödülü alan tek ülkedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar