bugün
- normal keki ıslak keke çevirme tekniği9
- başkent istanbul olsun9
- gocu29
- tai'nin mutfağına konuk olmak4
- vay vay vay queen ravenna abla hoşgeldin5
- ekrem imamoğlu5
- bi buçuk iskenderi bitirebilen kadın5
- batı piçtir piç kalacaktır3
- sözlükte herkesin birbirini tehdit etmesi3
- ameliyata girmeden tarayıcı geçmişini silmek3
- sokrates in savunması2
- mutsuzluğa mahkum olduğunu sanan tipler4
- recep tayyip erdoğan4
- kamosun şafak operasyonuyla ters kelepçe yemesi6
- silah otomobil maden elektrigimizi kestiriyor2
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- penisiyle entry giren yazar2
- sözlükteki karanlık kişiler4
- trump'ın erdoğan'ı yine övmesi6
- yağmurlu havaları seven insan6
- bir ilişkinin bitmesi2
- pırlanta sevinç2
- asrın soygunu11
- mora katliamı4
- teröristleri güçlendirmek2
- ingilizce bilmeyen akademisyenler6
- özel sektörün acımasız olması3
- iş yerindeki orospu çocukları6
- günün sözü13
- büyüye inanmayan kadın2
- claudian clouds44
- cimere şikayet eden yazar tipi3
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- true nickli yazar22
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- selam verilen kızın siklememesi4
- cinsel organla evlenen insanlar2
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması4
- tai lung vs gocu22
- karton toplarken cin musallat olması2
- tusubasanın türkiye maçında attığı gol2
- s'i l v'e r m'i s t3
- bahar feyzan3
- tai gocu kardeştir zall bizi birleştir2
- düşmanın sizi övmesi2
- manisada okul saldırısı18
- purgatory2
- yazılımcıların flört edememesi6
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- aşk5
çocukluk arkadaşımı bulduğum şehir.
öğrenciliğimde bu memlekette geçmiştir ama hiç kanım ısınmamıştır. nedenini bilmiyorum ama sevememiştim bu şehri, sevememiştim trafiğini, sevememiştim otobüs biletçilerini.
belki öğrenciliktendir...
lakin zaman geçti gitti. öğrencilik bitti, bu şehirden gidildi.
ara sıra iş için uğrandı buraya, en fazla iki gün kalındı, yine gidildi.
geçenlerde yine ordaydım. sakarya işhanı'nın 2. katında oturmuş, aptal bir kadına ''patronun ne zaman gelecek?'' diye soruyorum. o da ''bekle'' diyor, ''10 dakikaya burda'' diyor.
adam gelmek bilmiyor, benim çay bitmek bilmiyor. her boş bardağı masaya koyduğumda aptal kadın sesleniyor; ''doldurayım mı?'' diye. zahmet olmasın falan diyorum ama anlamıyor ki zerzevat... ''ketıl var ahaha iki dakkada çay hazır'' diyip duruyor.
başımın ağrımış sigara içicem ama yasak. dışarı çıkmam lazım... soğuk havada ziftlenip tekrar yukarı çıkmam lazım.
karşı taraftaki kursa gözüm takılıyor. daha önce kulağım takılmıştı zira güzel bağlama sesleri geliyordu.
kalkıp biraz karşıya taraf yürüdüm. duvarda bir kağıt ''keman derslerimiz başlamıştır''
içerden muhabbet sesleri gelince dersin bittiğini anladım. gençler bağlamalarını kılıflarına sokmuş, sırtlarına takmış gidiyorlar yeni maceralarına.
arkasından bir adam çıktı koridora. sigara çıkartı, yaktı. aklıma içerdeki aptal kız geldi, ''ulan madem koridorda sigara içiliyor, neden söylemedin embesil'' dedim içimden.
madem adam yaktı bir sigara, bende yakayım dedim. dedimde ben bu adamı birine benzetiyorum. kim lan bu? o da benim yüzüme bakıyor.
- selamun aleyküm
+ aleyküm selam kardeşim
- bi ateşini alabilir miyim?
+ al tabi hileli zar
- ..!?!?!?!?
nasıl ya? kim ki bu? adamı bir yerden tanıyorum diyorum ama adam beni zaten tanımış.
+ gakkoş, yakup şevki paşa ilkokulu.
- yığiki!
+ aksaray diyelim.
- mehmet?
+ yok o benim abim.
- fatih ahmet?
+ toprağım saçların yarısı gitmiş *
- seninkiler benden çok gitmiş *
+ akıllı adamın kafasında saç durmazmış *
çocukluk arkadaşımı buldum var mı böyle birşey. müzik kursu açmış, ders veriyor öğrencilerine. izmariti camdan milletin kafasına attıktan sonra; ''gel içeri girelim'' dedi. girdim kursuna baktım. masanın üstü yığınla fotokopi nota kağıdı dolmuş.
oturmak istedi koltuğuna... zorlandı.
''ne oldu belin mi ağrıyor'' dedim, ''yok'' dedi. ''bu bacak biraz zorluyor''
sıyırdı paçasını, plastik bir bacak. vurunca tak-tak diye ses geliyor. içi boş. bu protezlerin içi hep boş olurmuş, ondan öğrendim.
''ne oldu?'' dedim. ''vatan sağolsun'' dedi.
''nerede?'' dedim. ''hani'' dedi.
''zor oldumu?'' dedim. ''hiç acımadı ki'' dedi.
acımıyormuş ümmeti muhammetin yaraları. bozguncu fitne çıkarırken şeytan dostlarıyla, vururken mümini, satarken islamın kalelerini, ortak ederken kendine kafiri, yırtarken hilal ile yıldızını, yakarken mecusi ateşlerini; onla cihad eden ümmedi muhammedin canı acımıyormuş.
acımıyormuşta içi yanıyormuş. bedrin aslanlarından olupta şehadeti alamadım diyormuş.
çocukluk arkadaşımı buldum, tek bacaklı ama nur yüzlü kardeşimi buldum.
haftaya'da oğlunun sünnetine gidicem.
ankara tekrar sana gelicem. artık seviyorum, trafiğini, eksoz kokunu.
biz gurbetteki dostlardan birini sen barındırıyorsun bünyende.
öğrenciliğimde bu memlekette geçmiştir ama hiç kanım ısınmamıştır. nedenini bilmiyorum ama sevememiştim bu şehri, sevememiştim trafiğini, sevememiştim otobüs biletçilerini.
belki öğrenciliktendir...
lakin zaman geçti gitti. öğrencilik bitti, bu şehirden gidildi.
ara sıra iş için uğrandı buraya, en fazla iki gün kalındı, yine gidildi.
geçenlerde yine ordaydım. sakarya işhanı'nın 2. katında oturmuş, aptal bir kadına ''patronun ne zaman gelecek?'' diye soruyorum. o da ''bekle'' diyor, ''10 dakikaya burda'' diyor.
adam gelmek bilmiyor, benim çay bitmek bilmiyor. her boş bardağı masaya koyduğumda aptal kadın sesleniyor; ''doldurayım mı?'' diye. zahmet olmasın falan diyorum ama anlamıyor ki zerzevat... ''ketıl var ahaha iki dakkada çay hazır'' diyip duruyor.
başımın ağrımış sigara içicem ama yasak. dışarı çıkmam lazım... soğuk havada ziftlenip tekrar yukarı çıkmam lazım.
karşı taraftaki kursa gözüm takılıyor. daha önce kulağım takılmıştı zira güzel bağlama sesleri geliyordu.
kalkıp biraz karşıya taraf yürüdüm. duvarda bir kağıt ''keman derslerimiz başlamıştır''
içerden muhabbet sesleri gelince dersin bittiğini anladım. gençler bağlamalarını kılıflarına sokmuş, sırtlarına takmış gidiyorlar yeni maceralarına.
arkasından bir adam çıktı koridora. sigara çıkartı, yaktı. aklıma içerdeki aptal kız geldi, ''ulan madem koridorda sigara içiliyor, neden söylemedin embesil'' dedim içimden.
madem adam yaktı bir sigara, bende yakayım dedim. dedimde ben bu adamı birine benzetiyorum. kim lan bu? o da benim yüzüme bakıyor.
- selamun aleyküm
+ aleyküm selam kardeşim
- bi ateşini alabilir miyim?
+ al tabi hileli zar
- ..!?!?!?!?
nasıl ya? kim ki bu? adamı bir yerden tanıyorum diyorum ama adam beni zaten tanımış.
+ gakkoş, yakup şevki paşa ilkokulu.
- yığiki!
+ aksaray diyelim.
- mehmet?
+ yok o benim abim.
- fatih ahmet?
+ toprağım saçların yarısı gitmiş *
- seninkiler benden çok gitmiş *
+ akıllı adamın kafasında saç durmazmış *
çocukluk arkadaşımı buldum var mı böyle birşey. müzik kursu açmış, ders veriyor öğrencilerine. izmariti camdan milletin kafasına attıktan sonra; ''gel içeri girelim'' dedi. girdim kursuna baktım. masanın üstü yığınla fotokopi nota kağıdı dolmuş.
oturmak istedi koltuğuna... zorlandı.
''ne oldu belin mi ağrıyor'' dedim, ''yok'' dedi. ''bu bacak biraz zorluyor''
sıyırdı paçasını, plastik bir bacak. vurunca tak-tak diye ses geliyor. içi boş. bu protezlerin içi hep boş olurmuş, ondan öğrendim.
''ne oldu?'' dedim. ''vatan sağolsun'' dedi.
''nerede?'' dedim. ''hani'' dedi.
''zor oldumu?'' dedim. ''hiç acımadı ki'' dedi.
acımıyormuş ümmeti muhammetin yaraları. bozguncu fitne çıkarırken şeytan dostlarıyla, vururken mümini, satarken islamın kalelerini, ortak ederken kendine kafiri, yırtarken hilal ile yıldızını, yakarken mecusi ateşlerini; onla cihad eden ümmedi muhammedin canı acımıyormuş.
acımıyormuşta içi yanıyormuş. bedrin aslanlarından olupta şehadeti alamadım diyormuş.
çocukluk arkadaşımı buldum, tek bacaklı ama nur yüzlü kardeşimi buldum.
haftaya'da oğlunun sünnetine gidicem.
ankara tekrar sana gelicem. artık seviyorum, trafiğini, eksoz kokunu.
biz gurbetteki dostlardan birini sen barındırıyorsun bünyende.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar