bugün
- arkadaşlar hesabı silicem13
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız18
- rafael leao victor osimhen leroy sane8
- sözlük muhaliflerinin fikri yoktur9
- gocu'nun gerçekten komik biri olması4
- velvet22
- yılmaz güney5
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan5
- aleksey batrakov5
- habire123
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- rafael leao27
- başbirader bey3
- türkiye22
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı4
- tai lung30
- akepenin imamoğlu ndan bu kadar korkma nedeni4
- seçim akşamı chp genel merkezi5
- sarapci koala71
- saygıdeğer yazarlar saygıdeğer biraderdirler2
- sosyal demokrat3
- önüne gelene faşist demek3
- kapadokya26
- günün sözü23
- hewal ebo2
- ümit özdağ4
- koala'nın tahammülsüz tipleri ifşalaması olayı3
- antipanik9
- sözlüğün mal gibi olması2
- idris naim şahin3
- bir bankta oturup banka oturanlara hikaye anlatmak6
- memduh bashgan2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı2
- kulak çınlaması2
- sabah namazına kalkmayı unutan ateist3
- sözlük yazarlarının saatleri8
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı7
- aktroller5
- yüksek enflasyon3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları6
- zamanda yolculuk için gerekli evraklar3
- selanikliler2
- çaresizliği iliklere kadar hissetmek3
- akp seçimi kazanınca kalp krizi geçirecek yazarlar4
- kara çarşaf giymek isteyen türkiyeye5
- gerçekliğin zihinle genişleyerek yaratılması10
- gocu birader başka bir biraderdir3
- hapoel beer sheva5
- ateistlerin yaşama amacı28
- allah'ın büyüklüğünün sınırsızlığı2
işte konya'nın biraz gelişmişi.
bağlayan biri yoksa eğer varlığı ile yokluğu arasında bir fark olmayan şehir.
sonbaharın en çok yakıştığı şehirdir ankara.
Cok yaziktir ki segmen kulturunun yerini yavas yavas pavyon kulturune biraktigi baskentimiz.
Yakup Kadri'nin en güzel romanının ismi...
korsan kitaplarını çok sevdiğim kasvetli şehir. kızılayda fellik fellik 5 tl lik kitap aradığımız olmuştur. sayesinde güzel bir kitap arşivi yapma yolunda ilerlenebilir.
kesinlikle türkiyenin londrasıdır. istanbuldan gelicek yolcular güney yarın küreden kuzey yarım küreden geçecekmişçesine hazırlanmalıdırlar.
Kimine göre gri şehirdir. Renksiz yolların kasvetli binalarla çevrelendiği memur şehridir. Kimine göre yaşayınca sevilen, gidince özlenilen şehirdir. Aidiyet duygusunu sonuna kadar yaşayabileceğiniz bir şehirdir.
ilk başta çoğu kişi tarafından sevilmese bile zaman zaman ankara'yı ve ankara'da yaşayan insanları tanımaya başladıkça kendisini sevdirmeye başlayan şehirdir. içerisinde bulunan güzellikleri keşfettikçe kendisini daha çok sevdiren ve en sonunda ankara'ya gelmeden önce yaşadığınız şehiri ne kadar özleseniz bile ankara'da geçirdiğiniz belirli bir süreden sonra geldiğiniz şehiri unutmanıza bile yol açabilecek şehirdir.
son bir haftadır dışarı çıktığım an yağmurun başladığı şehir. yağmurlu bu ara.
soğuk ama insanın bi şekilde alıştığı şehir.
havası hala bozuk olan şehir, yaz gelse de grilerinin üzerine güneş ışlıklarıyla oyunlar yapsa.
ankara için bi' gri şehir tanımlamasını anlamam bir de "bürokrasi kenti" denmesini. lan sanki yolda yürürken "şşş hocam n'aaptın sen yaa, her şeyin bi sırası var. bekle kenarda abicim, bekle önce kadınlarla çocuklar bi geçsin, olmuyo ama!" mı diyorlar?
ama denizi yok.
ama denizi yok.
buram buram bürokrasi kokan şehir.
tam 21yıldır yasamakta oldugum,bazen beni sıkan,uzaklasmak kacmak istediğim ama uzaktayken deli gibi ozlediğim guzel sehir..seviyorum be!
baba ölür, ankara'ya sövülür. sevgili terk eder, ankara'ya sövülür. okulda durumlar kötüdür, hep ankara yüzündendir. ankara'dan gidilmelidir ki hayat güzellessindir. ankara sucludur hep, özellikle dogma büyüme ankaradaysaniz. halbuki öyle degil o iste. ankara yuvadir. arkadas, hatta sevgilidir bazen. en iyi bildiginizdir. it kopuk dolu sokaklari, en cok kendinize guvendiginiz yerleridir cogu zaman. hatta melih gokcek'iyle cennettir, cennet. **
candır. tilkinin dönüp dolaşacağı kürkçü dükkanıdır. bunun değerini başka yerlere gidince anlıyor insan
geçliğin azmadığı, ANITKABiR'in bulunduğu, memur şehri olarakta tabir edilebilen güzel şehir.
mayıs itibariyle üniversitelerin şenlikleriyle dahada bir renklencek olan şehir.
masa başı.
ah yağmur dönerken kara
şarkılar var falımda
hepsi sana bu gece ankara.
ah yağmur dönerken kara
şarkılar var falımda
hepsi sana bu gece ankara.
en sevdiğim gri...
bürokrasi ve öğrenci şehri diyebiliriz. insanları günlük rutin bir hayat yaşarlar, ve oldukça düzenlidirler.
asteğmen acemi birliğinde 200 kişiydik. sınavda dereceye giren 10 kişiye tercih hakkı veriliyordu usta birliğe dağıtımlarda. 10 kişinin tümü de ankarayı istedi. o derece bir şehir yani.
üvey evlat.
kıyılardan gelmiş muhacirler için soğuk..
istenmeyen belki de.. ama zaruri işte...
kıyılardan gelmiş muhacirler için soğuk..
istenmeyen belki de.. ama zaruri işte...
11 nisan'da devrimci gençliğin eylemlerine sahne olacak şehir.
--spoiler--
Coğrafyanın dört bir yanından geliyoruz. Büyüttüğümüz umut fidanlarını baharın ortasında Ankara’da yeşertmeye geliyoruz. isimlerini belki duyduğunuz belki de duymadığınız halkı adına ölenlerin selamları ile geliyoruz. idam sehpasında "yaşasın halkların kardeşliği" diye haykıran Deniz Gezmiş’in, Denizler ölmesin diye yola çıkan ve tetiğe basan Mahir’in o dağ gibi yüreğidir tarihimiz. Ser verip sır vermeyen ibrahim Kaypakkaya’nın cesareti ile geliyoruz.
Çekilen onca acı, verilen bunca kavga, peşinde koşulan düşler; halkımızın açlığı öfkeye dönüşsün, çocuklar özgürce uçurtmalarını uçurabilsin diyedir. Biri yiyip birileri bakıyorsa eğer, ellerimizle emeğimizle yaptığımız kondularımızın yerini göğün ışığını kapatan beton yığınları alıyorsa, çocuklarımızın geleceği çalınıyorsa, ölümün kaçınılmaz gerçekliğinin yerini açlıktan ölmek alıyorsa ve bunlara rağmen birileri allı pullu bir yaşam sürüyorsa, işte kıyamet ya koptu ya da kopacak demektir.
Sanmayın ki bizler sadece birer sevdalı gençleriz. işçi, işsiz, öğrenci gençliğiz biz, aydınlık adına kurulan düşlerimizi, bitsin bu acılar diye beslenilen umudumuzu çalanlara karşı yürüyenleriz biz.
Halkının yaralarına çare olamayan, yitikliği kadar köhne olan bir ülkeyi değil, sevgiyle, kardeşlikle, aşkla gelecekten umutlu bir dünyayı kurma düşünde olanlarız biz. Gökyüzünü fethe çıkanlarız biz. Paylaşmayı bir ödev olarak alıp, anlatacak olanlarız biz. Özgürlüğü paylaşmak, mülkiyeti paylaşmak, çalışmayı paylaşmak, üretimi paylaşmak, mutluluğu paylaşmak, acıları birlikte göğüsleyip, sevinçleri paylaşmak.
Geliyoruz karanlığın ortasından sesimizi duyurmaya. Geliyoruz alanlarda halkımızın öfkesini paylaşmaya. Geliyoruz bu vicdansız dünyanın vicdanı, kalpsiz dünyanın kalbi olmaya.
Ellerimiz emeği, yüreğimiz sevdayı anlatacak. Usanmayacağız kırılsa da dallarımız, kopsa da fırtınalar. Kurduğumuz düşleri büyütmekten usanmayacağız. Düşlerinin büyüklüğü kadar özgürlük yaşayan, bir başkasının suratına atılan tokadı kendi suratında hissedenleriz biz.
Geliyoruz…
Karanlığı yırtanların ardından devrimci gençliğin birliği ile geliyoruz. Aydınlığı getirmeye söz verdik On'lara. Bedeli ne olursa olsun devam ettirmeye geliyoruz tarihimizi.
Bu tarih hepimizin. Devrimci gençlik umudu büyütüyor.
Ankara’ya umut fidanları dikmeye geliyoruz. Biz halkımızın umudu, sıkılı yumruğu olmaya geliyoruz.
--spoiler--
--spoiler--
Coğrafyanın dört bir yanından geliyoruz. Büyüttüğümüz umut fidanlarını baharın ortasında Ankara’da yeşertmeye geliyoruz. isimlerini belki duyduğunuz belki de duymadığınız halkı adına ölenlerin selamları ile geliyoruz. idam sehpasında "yaşasın halkların kardeşliği" diye haykıran Deniz Gezmiş’in, Denizler ölmesin diye yola çıkan ve tetiğe basan Mahir’in o dağ gibi yüreğidir tarihimiz. Ser verip sır vermeyen ibrahim Kaypakkaya’nın cesareti ile geliyoruz.
Çekilen onca acı, verilen bunca kavga, peşinde koşulan düşler; halkımızın açlığı öfkeye dönüşsün, çocuklar özgürce uçurtmalarını uçurabilsin diyedir. Biri yiyip birileri bakıyorsa eğer, ellerimizle emeğimizle yaptığımız kondularımızın yerini göğün ışığını kapatan beton yığınları alıyorsa, çocuklarımızın geleceği çalınıyorsa, ölümün kaçınılmaz gerçekliğinin yerini açlıktan ölmek alıyorsa ve bunlara rağmen birileri allı pullu bir yaşam sürüyorsa, işte kıyamet ya koptu ya da kopacak demektir.
Sanmayın ki bizler sadece birer sevdalı gençleriz. işçi, işsiz, öğrenci gençliğiz biz, aydınlık adına kurulan düşlerimizi, bitsin bu acılar diye beslenilen umudumuzu çalanlara karşı yürüyenleriz biz.
Halkının yaralarına çare olamayan, yitikliği kadar köhne olan bir ülkeyi değil, sevgiyle, kardeşlikle, aşkla gelecekten umutlu bir dünyayı kurma düşünde olanlarız biz. Gökyüzünü fethe çıkanlarız biz. Paylaşmayı bir ödev olarak alıp, anlatacak olanlarız biz. Özgürlüğü paylaşmak, mülkiyeti paylaşmak, çalışmayı paylaşmak, üretimi paylaşmak, mutluluğu paylaşmak, acıları birlikte göğüsleyip, sevinçleri paylaşmak.
Geliyoruz karanlığın ortasından sesimizi duyurmaya. Geliyoruz alanlarda halkımızın öfkesini paylaşmaya. Geliyoruz bu vicdansız dünyanın vicdanı, kalpsiz dünyanın kalbi olmaya.
Ellerimiz emeği, yüreğimiz sevdayı anlatacak. Usanmayacağız kırılsa da dallarımız, kopsa da fırtınalar. Kurduğumuz düşleri büyütmekten usanmayacağız. Düşlerinin büyüklüğü kadar özgürlük yaşayan, bir başkasının suratına atılan tokadı kendi suratında hissedenleriz biz.
Geliyoruz…
Karanlığı yırtanların ardından devrimci gençliğin birliği ile geliyoruz. Aydınlığı getirmeye söz verdik On'lara. Bedeli ne olursa olsun devam ettirmeye geliyoruz tarihimizi.
Bu tarih hepimizin. Devrimci gençlik umudu büyütüyor.
Ankara’ya umut fidanları dikmeye geliyoruz. Biz halkımızın umudu, sıkılı yumruğu olmaya geliyoruz.
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar