/400
etimesgut ve sincan civarlarında etkili olan fırtına, şimşek, gök gürültüsü ve dolu gibi bilimum doğa afetleriyle yerimizden zıplatmış şehirdir an itibariyle. *
sevilme nedeni sadece yağmur olan şehir.
an itibariyle mükemmel bir sağnak yağmurun etkili olduğu memleketim.
Minik türkiyedir. istanbullusu gelir, ne dandik şehir lan en güzel yanı istanbula dönüşü der, izmirlisi gelir, askerlik iyiydi de ankara kötüydü bu ne lan sapsarı heryer der, bursalısı gelir, kendimle başbaşa kalacağım bir denizi bile yok der. Kızları çirkin, insanları asık suratlı, elektro sazla çalınan iğrenç müzikler dinlenen, hiç birşeyi güzel olmayan şehir diye atılır da tutulur hakkında.
Fakat ankarayı sevmek gerçekten yürek isteyen birşeydir ve izmiri, istanbulu, bursası güzel alımlı genç kızken ankara anaç annemizdir. Bir çoğunuz bilmez büyük ihtimalle ama özellikle semavi dinler öncesindeki uygarlıklar genelde bu civarı mesken tutmuştur. Çünkü onları ne istanbulun denizi ne izmirin kordonboyu koruyabilmiştir. Bu insanların ekmek için buğdaya ve arpaya, etlerini tuzlamak için tuza ve şarap yapabilmek için de üzüme ihtiyacı vardır. Bunları size alımlı gençkızlar değil, ancak anaç bir ana verebilir. işte bundandır ki hititler,frigler buraya yerleşmiş, bizans iç anadoluyu selçuklulara kaptırınca bütün tahılından dolayısıyla yiyecek kaynağından olmuş, çöküşe sürüklenmesi hızlanmıştır. Bunun yanında, bugünkü irlandalıların atası olan keltler de gene bu bölgeyi mesken edinmişler yaklaşık 200 yıl bu bölgede yaşamışlardır. Bunun yanında istanbul, savaş yıllarında halkını kaderiyle bırakırken, Ankaraya ayak basan atatürk oyunlarla, halaylarla karşılanıyordu ankaranın o dalga geçilen dikmeninde. Özetle, Tanrı ankaraya böyle bir ödev vermiş sanırım, laf atılan, itilen kakılan ama eninde sonunda muhtaç kalınan.

işte budur ankara, siz de haklısınız tabi, gençliğinizi ananınızın dizi dibinde değil alımlı genç kızlarla geçirmek istemektesiniz. Ama unutmayın onlardan bir gün tekme yerseniz gene ananızın yanına döneceksinizdir.
ankara insanının hepsinden farklı, asil ve yardım sever bir tarzı duruşu vardır. ankara hem istanbul gibi kozmopolit hem de içinde hala saf temiz kalmayı becerebilmiş güzel Türk insanının yaşadığı düzenli muhteşem şehirdir.tamam denizi olmayabilir iklimi kurak olabilir ama o nemli rutubetli antalyadan izmirden daha güzeldir havası. en azından çektiğin fön, makyaj bozulmaz Ankara'da. sırf bu da değil kalp hastaları için de güzeldir Ankara'nın havası.
tamam kötüdür, betondur, bozkırdır ama memlekettir lan. gitmeyin üstüne savunmaya geçerim bak

ve hatta (bkz: allahını seven angaralı defansa gelsin)
gereksiz şehirdir. atatürk e borçlu olan şehirdir. başkent olmasaydı küçük bir köyden farklı birşey olmazdı. *
ömrümüzün 4 yılına prangalar vuran başşehir.
ismini görmek bile iç burkar.
bugün okuduğum ayşe kulinin umut kitabında 'ankara ankara güzel ankara' başlığıyla birlikte cumhuriyet dönemindeki halinin anlatıldığı şehir...
yarım kalan aşkların şehridir.
nefretimi kazanmış şehirdir. iyidir. yazları sıcak kışları da kar yağışlıdır.
haksızlık edilen başkentimizdir. güzellikleri görülmemiş, kalıplaşmış bir söz olarak sürekli tekrarlanan; "memur şehri, öğrenci şehri..." gibi sıfatlarla anılan, anadolunun bağrı. hem modern hem anadolu. 4 mevsimin de doyasıya yaşanabileceği bir şehir. her mevsimin tadı ayrı bir güzel. sırf deniz yok diye böyle eleştirilmesi bence haksızlık. antalya ile izmir ile kıyaslayalım. kış hangisinde ankara'daki güzelliğiyle yaşanabilir? hangisinde kış denilince akla gelen beyaz görüntü vardır? ankara'yı anlamayanlar, ankara'da yaşamayı bilmeyenler veya öğrenemeyenler için sıkıcı olan bu şehrin büyüsü, türkiye'nin başkentine yakışan bir olgudur.
şu sıralar ne büyük eğlencesi biz garip yaşayanları kavurmak olan şehir. planlarımız var, imaj danışmanım ve ben norveç e yerleşecez.
güneyin incisi.
son zamanlarda tropikal iklim kuşağı içine girdiğinden şüphe etmeye başladığım şehrim. yakında bahçelerde kirazlar, kayısılar yerine kakao, avokado falan görücez sanırım*.
Türkiye Cumhuriyeti'nin başkentidir. Anadolu step leri ortasında yer alan, doğal kaynakları sınırlı, özellikle sıkça su sıkıntısı ile gündeme gelen, iklimi oldukça sert bir şehirdir. Halk arasında, memur, asker ve öğrenci şehiri olarak bilinmektedir.
logosu hitit güneşidir ve öyle kalacaktır.
http://arsiv.ankara.edu.t.../1023652467guneskursu.jpg
kalabalıklığının beni daraltmadığı, sokaklarında gezerken yüzümün sürekli güldüğü, iç ısıtmasada kasvet vermeyen, sürekli yaşamaya başladığımda daha da içine gireceğimi düşündüğüm şehir.
boğuk havası, soğuk iç anadolu insanı, kazık fiyatlarıyla yaşamak değil gezmek bile akıllıca olmayan şehir.
memleketin başkenti olup, iklimi ile kafa karıştıran şehirdir.
ne kadar kışları soğuk geçse de sevdiğim şehirdir. özel sebeplerden dolayıda aşık olduğum şehirlerden biridir.
güneşin an itibariyle doğduğu şehir...
geçen pazar doğa ana tarafından taşa tutulmuştur. şu anki şartlar göz önüne alındığında buna da şükürdür.
Bu ne lan haziran ayında bir tarafımızı donduruyor demek istediğim şehir. Hayır zaten kendisi soğuk ötesi, can sıkıcı bir şehir böyle olunca iyice katlanılmaz oluyor.
© copyright 2005 - 2026