/400
deniz yok. bebe var. kart yok. ego var. güneş yok. kar var. büyük, gri binalar, ciddi adamlar var. saat 5'ten sonra trafik var. korsan taksi yok. ulaşım pahalı. her yer uzak. taksi pahalı. adı başkent. başkent pahalı. yaşam zor. insanlar * hoşgörüsüz. yorucu, boğucu, sıkıcı. kasabanın 5 milyon nüfuslu halidir.
edit: eksilemeyin boşuna.bunlar sadece benim düşüncelerim.
kabak tadı vermiştir yağmurları.
40 ikindi yagmurlari denen yagmurlarin yagdigi sehrim.

5 ikindidir yagmur yagiyor, kaldi 35 diyorum. ama 35 gun sonra temuz olcak, haziran da gun yuzu gormicez mi biz? ayrica yenimahalle'ye ve karsiyaka mezarligi tarafina boyuna yildirim dusuyor ve ben yildirimdan, gok gurultusunden tirsar hale geldim 5 gundur.
yaz mevsiminin geldiğinin farkında olmayan şehir. üşüyoruz reyiz...
hani ingiltere ' de sürekli yağmur yağıyor hava hep gri yerler hep ıslak derler ya , artık bu tanımın kelimesi kelimesine uyduğu şehirdir .
iklim değiştirmiştir, muson yağmurlarıyla birlikte muson iklimine geçiş yaptı resmen. gökgürültüleri acayip korkutur hale geldi.
çok bozdu. evimin 200 metre ilerisine yıldırım düştü. şimşek değil ulan, yıldırım!!11bir!

edit: (bkz: akp iktidarında ankaranın tropikal iklime kayması)
öğlen günlük güneşlik havada gezerken şu saat itibariyle gök gürültüsüyle karışık yağmur yağmaktadr.
sevgilimden benden ayrılıp gideceği şehir.
kimse sevmez bu şehri denizi yok derler bürokrasi tam anlamıyla hissediliyor derler. ankara'yı sevmek için burda büyümek lazım galiba herkes sevmediğinde daha bir değerli olur benim için bunu en güzel yılmaz erdoğan dile getirmiştir.

öyle deme
ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak ...

gerçekten böyle galiba.
An itibariyle yoğun yağış altında olan kenttir.

Şimşek ve gök gürültüsü ile birlikte daha bi' gösterişli yağmur... Yağmuru da severim hani, çok güzeldir ama, Haziran geldi lan? LAN? Haziran olm ya.
melih gökçek'in bir nevi arka bahçesi, oyun parkıdır.
nisan yahut kır ikindi yağmurları biraz sapıttı. gök yere düşecek gibi bir his var içimde. gündüzleri yaz, öğleden sonraları sonbahar. akşamları ılıkımsı, soğukumsu.
istikrarını koruyan şehir. yoksa bugün yağmur yağmayacak mı derken bir anda ''naber yarraam'' dercesine gök gürledi hayvani bir yağmur bastırdı. ben de ne eksik diyordum.
yaşamayanın bilemeyeceği şehir. yok deniz yokmuş, yok ekran kartı bozukmuş..
beğenmeyen gelmesin abi, ankara onlarsız da güzel.
(bkz: sözlükçülerin en sevdiği şehirler/#11929547)
pek yakında borularında su yerine motorin gezinecek şehir.

http://www.ntvmsnbc.com/id/25218353/
an itibariyle yağmurun bastırdığı şehir.

arkadaş sen neymişsin ya. nasıl bir cenabet şehirsin ki yıkan yıkan bitmedi.
bi boka benzemeyen şehir.
alışmak için birkaç ay gereken alıştıktan sonra bağımlılık yapan güzel şehir. ulan insan bir şehri 3 günde özler mi be.
bu sene bahar aylarında iki sefer üst üste yağmur yağmayan günü geçmemiş, hatta yanlış hatırlamıyorsam yağmurun yağmadığı toplam üç (3) gün geçirmiş büyük şehir.
behzat ç'nin şehri.
hayal kırıklığının başkenti.
bir şekilde sizi kendine bağlayan şehir , kendini özletmesini bilen şehir. hayal kırıklıklarının , umutların , sevinçlerin , dibe vurmanın , aşkların , ayrılıkların , acı tatlı bütün anıların şehri. garip şehir, soğuk şehir ama her şeye rağmen özlenen şehir. keşke orda olsaydın şu an dedirten şehir.
insanları da en az şehir kadar boğucu olduğunda olsa gerek aslen angaralı olanlar yapamıyorlarmış angara olmadıkça. zaten angaralılar da o kadar ruhsuz ve sıkıcılar ki doğal olarak başka şehirler yabancı gelir onlara. canlı gelir. aslında onların da suçu değil. alışkın değil ki garibanlar. napsınlar. çoğu belli bir yaşa kadar hayatı sadece angaradan ibaret sanıyor. bütün yaşamları bu metal ve cam şehir oluyor. sonuçta birazcık mavi, yeşil ve sarı gördüklerinde şaşırıyorlar. yapamıyorlar. ayrıca;

(bkz: alışmış kudurmuştan beterdir)

o değil de 2 gün içinde gidiyorum lan bu lanet yerden. mavi-yeşil-sarı üçlüsüne gidiyorum. alın camlı metalli şehrinizi tepe tepe kullanın.
© copyright 2005 - 2026