bugün

/400
griliği ile tam bir kuzey avrupa başkenti gibi.
bilemedim bir türlü sevsem bi dert sevmesem bi dert...
yavaştan kendine dönmeye başlayan şehir.

bugün gösterdi gri yüzünü.
yavaş yavaş kışın kendini gösterdiği şehirdir. her haliyle güzeldir.
tamam lan tamam istanbul izmir daha güzeldir belki ama özlüyoruz olum işte ankarayı. siz nereden bileceksiniz ankarayı özlemenin ne demek olduğunu?
köprüsü olmamasına rağmen trafik konusunda istanbulla başa baş giden, dolmuşları sabit ücretle çalışan, yarım saat gitsen de indi bindi yapsan da aynı parayı verdiğin, altyapısı yok denecek kadar kötü, sürekli olarak üzerine üzerine gelen devlet binalarının bulunduğu, bulunmayı hiç mi hiç haketmediğin lanet şehir...
çiğdem mahallesinde yaşayanların özel ilgi ve şefkatle işkence gördükleri, otobüs beklemekten, bindikten sonra inememekten analarının bellendiği şehir.
bu şehre şiir yazan adama şair denir.
sevinci seyrek, kasveti sık yaşatan şehir. biz değerli hüzünseverler vazgeçemez gibi dururuz bu şehre karşı.
griliği ve sadeliği ile istanbul'dan güzeldir.
içinde yaşarken özlediğim şehirdir.
baba gibidir.ayazı sertlik katar mizacına,otoritedir.kravatlıdır.
sıkar,bunaltır bazen.küfür edersin,hep gideceğim dersin ama bi yere gitmezsin istemezsin.gidersende özlersin.
baharı olmayan şehir. arkadaş ilk defa bu sene bi bahar havası oldu direk hastalık geldi ya. 21 senede hatırladığım kadarıyla 2 kere hasta olmuş bu bünye yataklara düştü. artık kış gelsin de rutinimize dönelim ankara.
bir çok öğrencinin ayaklarının üstünde durmaya başladığı şehir. kalabalığın umursamazlığını en güzel öğrenebileceğiniz yerlerin başında gelir.
her 10 metrede bir polis olan şehir.
sigara gibidir ankara. bir yandan nefret ederken bir yandan da bağımlısı olursunuz.
doğu ile batı'nın sentezi.
nereden gelirseniz gelin, yabancılık çekmeyeceğiniz bir şehir ve insanları.
aşktır ankara aşk...
güzeldir ankara, neresinden tutsan elinde kalır. yazın sıcaktan kulakların soyulur, kışın gelsen götün donar, dışarı adım atmak istemez insan.

malum kış önümüzde, kış deyince normal bir kış beklemeyin bu gudik şehirden. en olmadık ayın ortasında başlar bu illet kış.
ne zaman biteceği hiç belli olmaz
mart kapıdan baktırmaz burada, bizzat eve ziyarete gelir. bir çayını içmeden de asla kalkmaz.

keskin bir soğuktur buranın soğuğu, ama ankara'ya özgüdür. dışarı çıktın mı ankara'da olduğunu kafana kafana vurur.
yine de karla kaplanınca bu heybetli şehir ayaklarınız altında, ayak izlerini takip ederek mutluluğu bulabilirsiniz.
Yazı da kışı da soğuk şehir. Tevekkeli değil, hep bir koşturmaca hep bir telaş; asık yüzler, yorgun bedenler...
hayırlı ve uğurlu olsun herkese göt donduran soğukları başlamıştır. yeni başlayanlar kendinize dikkat edin, fena çarpıyor bu havalar.
Ankaraya öyle yakışırdıki kar
Astvallar ışıldar buz tutardı resmi yalanlar.
Yılmaz Erdoğan

ykm'nin önünde buluşalım *
yavaştan sıkılmaya başladığım sehir. istanbul dan sonra hiç bi yer çekilmiyor.
En çok soğuğunu sevdiğim gri şehir. Diğer insanların aksine sevimli olduğunu düşünmüşümdür hep.
kaybolmuş çorap teki gibi yalnız insanlarla doluymuş. griliği de bu yüzdenmiş.
gri, kasvetli, soğuk(iki anlamda da) resmi, kravatlı şehirdir.

yarın sendeyim la bebe. bu arada havan çok soğuk olmasın bak aman diyim.

edit: hava fena değil.
© copyright 2005 - 2026