bugün
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri26
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- claudian clouds33
- allah11
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız6
- true'nun engelli olması6
- okan buruk9
- başkalarının istediği gibi yaşamak2
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- islam düşmanı olmak için israil'i desteklemek2
- sarapci koala hatayi33
- çok yorgun geçirilen bir günün ardından2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- insan kimse bakmıyorken yaptığı şeydir2
- meriç dükalığı8
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- sözlük kızlarının kekleri24
- moral olsun bik bik ime2
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- uğurcan çakır3
- amedspor'un süper ligin lideri olması3
- sevdiğiniz yazarlar8
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- icat edilmesi beklenen şeyler2
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- tai lung9
- islamda namaz yoktur30
- gecenin şarkısı20
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- kafaya kese kağıdı geçirmek2
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak3
- amedspor maçından korkmak2
- fusya semsiyeli yabanci22
- okan çık hesap ver4
- galatasaray10
- habire124
- kadir inanır'ın mirası4
- sözlüğün ölü gibi olması5
- rafael leao2
- kürdistan10
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- okan buruk'un yerine geçecek teknik direktör2
- leroy sane2
- etli biber dolması5
- dantelli sütyen takan erkek12
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- galatasaray trabzonspor kardeşliğinin bozulması2
entry'ler (54)
ece temelkuran paylaşımıdır:
iyi geceler Ece abla. Ben bir ODTÜ öğrencisi ve bugün yapılan protestoya katılan bir öğrenci olarak iki şey söylemek istiyorum. Basında çıkan ve gerçeği yansıtmayan bir kaç haber var, bu beni hem rahatsız ediyor hem üzüyor. Öncelikle, bazı haber sitelerinde yer alan "Polis, yürüyüş yapan öğrencileri önce sözlü olarak uyardı, polisin uyarısına taş ve sopalarla karşılık veren öğrencilere polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahalede bulundu." haberi gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamakta. Olay tam olarak şöyle gerçekleşti, Erdoğan'ın üniversitemize girmesini protesto etmek isteyen bizler, demokratik haklarımızı kullanarak sesimizi duyurmak istedik. Yürüyüşe başladık, başbakanın geleceği Tübitak Uzay binasına 200 metre kala polis barikatıyla karşılaştık. Slogan atarak polis barikatına doğru yürürken bir anda polis, biber gazı ve tazyikli su kullanarak müdahale etti. Bize ne bir sözlü müdahale edildi ne de biz taşlar ve sopalarla polise saldırdık. Polisin sert müdahalesinden etkilenen ve yaralanan arkadaşlarımız oldu. Eğer polise taş atılmışsa bu sert müdahaleye tepki olarak atılmıştır. ikinci olarak, yine bazı haber sitelerinde protestomuz uzaya fırlatılan ilk Türk uydusuna karşı yapılmış olarak gösterildi. Yaptığımız eylemdeki amacımız bizzat Erdoğanla ilgiliydi. Emperyalizmin yönlendirdiği çizgide politikalar izleyen, savaş yanlısı ve saldırgan bir tutum izleyen Erdoğan'ı protesto etmekti tek amacımız. Kaldı ki GÖKTÜRK 2, biz ODTÜ'lüler tarafından tasarlanmıştır. Biz bilimin ve bilim adamının yanındayız. ODTÜ'lü öğrenciler olarak bilim karşıtı bir eylem düzenlemeyiz. Aksine, düzenlediğimiz eylem bilimin ve bilim emekçisinin karşısında duranlara karşıydı. Ülkemizde emperyalist emellerini gerçekleştirmek isteyenler şunu bilsinler ki: "Gençlik buna izin vermeyecektir!"
Paylaşırsanız sevinirim. Zira halkımızın bu konuda yanlış bilinçlenmesini istemiyorum. Siz ve sizin gibi aydınlarımız en azından sosyal medyadaki takipçilerine gerçekleri anlatabilir diye düşünüyorum. Şimdiden teşekkürler.
iyi geceler Ece abla. Ben bir ODTÜ öğrencisi ve bugün yapılan protestoya katılan bir öğrenci olarak iki şey söylemek istiyorum. Basında çıkan ve gerçeği yansıtmayan bir kaç haber var, bu beni hem rahatsız ediyor hem üzüyor. Öncelikle, bazı haber sitelerinde yer alan "Polis, yürüyüş yapan öğrencileri önce sözlü olarak uyardı, polisin uyarısına taş ve sopalarla karşılık veren öğrencilere polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahalede bulundu." haberi gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamakta. Olay tam olarak şöyle gerçekleşti, Erdoğan'ın üniversitemize girmesini protesto etmek isteyen bizler, demokratik haklarımızı kullanarak sesimizi duyurmak istedik. Yürüyüşe başladık, başbakanın geleceği Tübitak Uzay binasına 200 metre kala polis barikatıyla karşılaştık. Slogan atarak polis barikatına doğru yürürken bir anda polis, biber gazı ve tazyikli su kullanarak müdahale etti. Bize ne bir sözlü müdahale edildi ne de biz taşlar ve sopalarla polise saldırdık. Polisin sert müdahalesinden etkilenen ve yaralanan arkadaşlarımız oldu. Eğer polise taş atılmışsa bu sert müdahaleye tepki olarak atılmıştır. ikinci olarak, yine bazı haber sitelerinde protestomuz uzaya fırlatılan ilk Türk uydusuna karşı yapılmış olarak gösterildi. Yaptığımız eylemdeki amacımız bizzat Erdoğanla ilgiliydi. Emperyalizmin yönlendirdiği çizgide politikalar izleyen, savaş yanlısı ve saldırgan bir tutum izleyen Erdoğan'ı protesto etmekti tek amacımız. Kaldı ki GÖKTÜRK 2, biz ODTÜ'lüler tarafından tasarlanmıştır. Biz bilimin ve bilim adamının yanındayız. ODTÜ'lü öğrenciler olarak bilim karşıtı bir eylem düzenlemeyiz. Aksine, düzenlediğimiz eylem bilimin ve bilim emekçisinin karşısında duranlara karşıydı. Ülkemizde emperyalist emellerini gerçekleştirmek isteyenler şunu bilsinler ki: "Gençlik buna izin vermeyecektir!"
Paylaşırsanız sevinirim. Zira halkımızın bu konuda yanlış bilinçlenmesini istemiyorum. Siz ve sizin gibi aydınlarımız en azından sosyal medyadaki takipçilerine gerçekleri anlatabilir diye düşünüyorum. Şimdiden teşekkürler.
gecenin tam üçünde-fikret kızılok.
anadolu engelliler spor kulübü. kadrosunu yeni yeni oluşturan engellenen bireyler ile engelsiz yaşamı amaçlayan kulüptür. Adres: Erzurum Mahallesi Geçim sokak no:21 daire:29 kat:4 Ankara.
O paylasarak buyuyor, digeriyse paylasmayarak kuculuyordu.inceden inceye...
Freud un ogrencisi olarak bazi noktalarda ustadindan farkli cikarimlari olan dusunur insan.
Bugun de diger hafta sonlarinda oldugu gibi kalabalik...ne yazikki hafta ici bu kalabalik evinde uyumakla mesgul parasizlik, ulasim sikintisi vs. nedenlerle...baskentin bu uyuklama halleri uzucu...
yeniden ve yeniden başıma gelen ve bu gidişle daha geleceğini bildiğim sabırsızlandığım olay.
ankarada yaşanılan tam da budur bu saatlerde...
erich fromm- sevme sanatı.
hoşlanılan oğlanın borç istemesi gibi bir şey işte.
ben şimdi yalnız mıyım bunca kalabalık ortasında...
olması gerekendir.
bilemedim........
"nefes". o da tek şey değil; ilk şey ve son olduğunu gördüğünde veya anladığında mutluluğun anlamını yitirdiği anın sebebi.
artık mutlu eden ve elinde olanları değerlendiren kişiler yerine elinde olmayanlara hayıflanan, hırslanan, kinlenen insanların geldiği noktadır.
araf romanında önce zarpandit adı ile karşımıza çıkan, daha sonrasında ise gümüş kaşığı (onun da hikayesi var)saçına takarak kendisine farklı kimlikler yaratan, süreç anlatılmasa da kitabın sonunda gail kimliği ile istanbul da araf noktası olarak hissettiği köprüde intihar eden karakter.
adele nin yorumu dışında izlemenin zaman kaybı olduğunu düşündüğüm bond un son filmi. aksiyon yok, kurgu zayıf, yakışıklı bardem i farklılık olsun diye çirkinleştirmeleri de gülünesi olmuş.
uzun boylu erkek anlamı da vardır.
elif şafak'ın okudukça keşke ömer-gail hikayesine döneceğine zarpandit'ten gaile geçişi ayrıntılandırsaydı dediğim, ingilizce yazdığı ve türkçeye çevirttiği kitabının adı.
elif şafak-araf.