bugün
- hakkımda bilmeniz gerekenler21
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım9
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası10
- nohut yaptım nası olmuş12
- yazarların sormak istediği sorular4
- 0 0 75
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- malatya6
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- ölü bir sineği kafanızda canlandırabilir misiniz5
- özel güvenlik görevlisi sınavını kazanmak5
- sosyal medya kullanmıyorum diyen sözlük yazarı4
- edirne'ye yerleşen tokatlılar4
- mavi götlü küçük ibneler şafağında karşılıksız aşk5
- film önerisi5
- ioçk10
- nervio burak demirbilek evliliği13
- sıkıldım abi4
- 45 bin liraya alınabilecek en iyi araba5
- dünyaya çocuk getirmek4
- yorgun mermi vs nervio12
- bey biraderler5
- arkadaşlar5
- arkadaşlar çabuk bakın8
- filenin sultanları5
- kadın biraderlere ne deniyor sorusu4
- uludağ sözlük discord grubu10
- queen feristah10
- birader ne demek11
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- dostluk2
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- uludağ sözlük partisi8
- koala'nın bu hayatı yaşamaması5
- yeni parti46
- diamond bosphorus16
- limonlu makarna9
- abdülhamid kayıhan osmanoğlu4
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- kabataş görüntülerinin bu cuma yayınlanacak olması4
- tai lung18
- black hawk down2
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- ismet gürbüz10
- süzme yoğurt3
- börekitas3
- kitap önerir misiniz7
- traktörü olan yazarlar7
- kız nick altı meriçleri12
entry'ler (54)
ece temelkuran paylaşımıdır:
iyi geceler Ece abla. Ben bir ODTÜ öğrencisi ve bugün yapılan protestoya katılan bir öğrenci olarak iki şey söylemek istiyorum. Basında çıkan ve gerçeği yansıtmayan bir kaç haber var, bu beni hem rahatsız ediyor hem üzüyor. Öncelikle, bazı haber sitelerinde yer alan "Polis, yürüyüş yapan öğrencileri önce sözlü olarak uyardı, polisin uyarısına taş ve sopalarla karşılık veren öğrencilere polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahalede bulundu." haberi gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamakta. Olay tam olarak şöyle gerçekleşti, Erdoğan'ın üniversitemize girmesini protesto etmek isteyen bizler, demokratik haklarımızı kullanarak sesimizi duyurmak istedik. Yürüyüşe başladık, başbakanın geleceği Tübitak Uzay binasına 200 metre kala polis barikatıyla karşılaştık. Slogan atarak polis barikatına doğru yürürken bir anda polis, biber gazı ve tazyikli su kullanarak müdahale etti. Bize ne bir sözlü müdahale edildi ne de biz taşlar ve sopalarla polise saldırdık. Polisin sert müdahalesinden etkilenen ve yaralanan arkadaşlarımız oldu. Eğer polise taş atılmışsa bu sert müdahaleye tepki olarak atılmıştır. ikinci olarak, yine bazı haber sitelerinde protestomuz uzaya fırlatılan ilk Türk uydusuna karşı yapılmış olarak gösterildi. Yaptığımız eylemdeki amacımız bizzat Erdoğanla ilgiliydi. Emperyalizmin yönlendirdiği çizgide politikalar izleyen, savaş yanlısı ve saldırgan bir tutum izleyen Erdoğan'ı protesto etmekti tek amacımız. Kaldı ki GÖKTÜRK 2, biz ODTÜ'lüler tarafından tasarlanmıştır. Biz bilimin ve bilim adamının yanındayız. ODTÜ'lü öğrenciler olarak bilim karşıtı bir eylem düzenlemeyiz. Aksine, düzenlediğimiz eylem bilimin ve bilim emekçisinin karşısında duranlara karşıydı. Ülkemizde emperyalist emellerini gerçekleştirmek isteyenler şunu bilsinler ki: "Gençlik buna izin vermeyecektir!"
Paylaşırsanız sevinirim. Zira halkımızın bu konuda yanlış bilinçlenmesini istemiyorum. Siz ve sizin gibi aydınlarımız en azından sosyal medyadaki takipçilerine gerçekleri anlatabilir diye düşünüyorum. Şimdiden teşekkürler.
iyi geceler Ece abla. Ben bir ODTÜ öğrencisi ve bugün yapılan protestoya katılan bir öğrenci olarak iki şey söylemek istiyorum. Basında çıkan ve gerçeği yansıtmayan bir kaç haber var, bu beni hem rahatsız ediyor hem üzüyor. Öncelikle, bazı haber sitelerinde yer alan "Polis, yürüyüş yapan öğrencileri önce sözlü olarak uyardı, polisin uyarısına taş ve sopalarla karşılık veren öğrencilere polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahalede bulundu." haberi gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamakta. Olay tam olarak şöyle gerçekleşti, Erdoğan'ın üniversitemize girmesini protesto etmek isteyen bizler, demokratik haklarımızı kullanarak sesimizi duyurmak istedik. Yürüyüşe başladık, başbakanın geleceği Tübitak Uzay binasına 200 metre kala polis barikatıyla karşılaştık. Slogan atarak polis barikatına doğru yürürken bir anda polis, biber gazı ve tazyikli su kullanarak müdahale etti. Bize ne bir sözlü müdahale edildi ne de biz taşlar ve sopalarla polise saldırdık. Polisin sert müdahalesinden etkilenen ve yaralanan arkadaşlarımız oldu. Eğer polise taş atılmışsa bu sert müdahaleye tepki olarak atılmıştır. ikinci olarak, yine bazı haber sitelerinde protestomuz uzaya fırlatılan ilk Türk uydusuna karşı yapılmış olarak gösterildi. Yaptığımız eylemdeki amacımız bizzat Erdoğanla ilgiliydi. Emperyalizmin yönlendirdiği çizgide politikalar izleyen, savaş yanlısı ve saldırgan bir tutum izleyen Erdoğan'ı protesto etmekti tek amacımız. Kaldı ki GÖKTÜRK 2, biz ODTÜ'lüler tarafından tasarlanmıştır. Biz bilimin ve bilim adamının yanındayız. ODTÜ'lü öğrenciler olarak bilim karşıtı bir eylem düzenlemeyiz. Aksine, düzenlediğimiz eylem bilimin ve bilim emekçisinin karşısında duranlara karşıydı. Ülkemizde emperyalist emellerini gerçekleştirmek isteyenler şunu bilsinler ki: "Gençlik buna izin vermeyecektir!"
Paylaşırsanız sevinirim. Zira halkımızın bu konuda yanlış bilinçlenmesini istemiyorum. Siz ve sizin gibi aydınlarımız en azından sosyal medyadaki takipçilerine gerçekleri anlatabilir diye düşünüyorum. Şimdiden teşekkürler.
gecenin tam üçünde-fikret kızılok.
anadolu engelliler spor kulübü. kadrosunu yeni yeni oluşturan engellenen bireyler ile engelsiz yaşamı amaçlayan kulüptür. Adres: Erzurum Mahallesi Geçim sokak no:21 daire:29 kat:4 Ankara.
O paylasarak buyuyor, digeriyse paylasmayarak kuculuyordu.inceden inceye...
Freud un ogrencisi olarak bazi noktalarda ustadindan farkli cikarimlari olan dusunur insan.
Bugun de diger hafta sonlarinda oldugu gibi kalabalik...ne yazikki hafta ici bu kalabalik evinde uyumakla mesgul parasizlik, ulasim sikintisi vs. nedenlerle...baskentin bu uyuklama halleri uzucu...
yeniden ve yeniden başıma gelen ve bu gidişle daha geleceğini bildiğim sabırsızlandığım olay.
ankarada yaşanılan tam da budur bu saatlerde...
erich fromm- sevme sanatı.
hoşlanılan oğlanın borç istemesi gibi bir şey işte.
ben şimdi yalnız mıyım bunca kalabalık ortasında...
olması gerekendir.
bilemedim........
"nefes". o da tek şey değil; ilk şey ve son olduğunu gördüğünde veya anladığında mutluluğun anlamını yitirdiği anın sebebi.
artık mutlu eden ve elinde olanları değerlendiren kişiler yerine elinde olmayanlara hayıflanan, hırslanan, kinlenen insanların geldiği noktadır.
araf romanında önce zarpandit adı ile karşımıza çıkan, daha sonrasında ise gümüş kaşığı (onun da hikayesi var)saçına takarak kendisine farklı kimlikler yaratan, süreç anlatılmasa da kitabın sonunda gail kimliği ile istanbul da araf noktası olarak hissettiği köprüde intihar eden karakter.
adele nin yorumu dışında izlemenin zaman kaybı olduğunu düşündüğüm bond un son filmi. aksiyon yok, kurgu zayıf, yakışıklı bardem i farklılık olsun diye çirkinleştirmeleri de gülünesi olmuş.
uzun boylu erkek anlamı da vardır.
elif şafak'ın okudukça keşke ömer-gail hikayesine döneceğine zarpandit'ten gaile geçişi ayrıntılandırsaydı dediğim, ingilizce yazdığı ve türkçeye çevirttiği kitabının adı.
elif şafak-araf.