bugün
- habire1275
- izmirli kızların verici olması34
- habire12 adamdır37
- ben geldim naneler13
- sssilvermist22
- yazarların almak istediği hediyeler3
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- küs insanları barıştırmak3
- claudian clouds kadındır12
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- anın görüntüsü18
- gece sokağa çıkıp auuuu diye bağırmak4
- deccal'in sozluge gelmesi10
- cilgincapkin13
- ben senin yerinde olsam5
- lionel messi8
- bir ay çaylak olmak4
- arkadaşlar bi bakar mısınız3
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- sözlüğün en güzel kızıyla çıkmak2
- en sevilen su markası3
- sözlükteki kavganın amacı5
- sabahın 4 ünde parkta bir bankta oturan küçük kız2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- şu anda çalan şarkı2
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- mutlu ama uzak olsun3
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- suca suruklenen cocuk7
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- hiyeroglif dilleri2
- temmuz6
- sakız falı2
- yorgun mermi13
- burhaniye6
- bankta oturup kola çekirdek keyfi yapmak2
- türkiyedeki bölümlerin açıldığı ilk üniversiteler2
- yapay zeka bile moderatör oldu3
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- her yere gocu yazan yazarlar2
- katı sadakat bekleyen erkek2
- gocu dümbüğü2
- aslan3
- selam arkadaşlar beni hatırladınız mı4
entry'ler (54)
ece temelkuran paylaşımıdır:
iyi geceler Ece abla. Ben bir ODTÜ öğrencisi ve bugün yapılan protestoya katılan bir öğrenci olarak iki şey söylemek istiyorum. Basında çıkan ve gerçeği yansıtmayan bir kaç haber var, bu beni hem rahatsız ediyor hem üzüyor. Öncelikle, bazı haber sitelerinde yer alan "Polis, yürüyüş yapan öğrencileri önce sözlü olarak uyardı, polisin uyarısına taş ve sopalarla karşılık veren öğrencilere polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahalede bulundu." haberi gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamakta. Olay tam olarak şöyle gerçekleşti, Erdoğan'ın üniversitemize girmesini protesto etmek isteyen bizler, demokratik haklarımızı kullanarak sesimizi duyurmak istedik. Yürüyüşe başladık, başbakanın geleceği Tübitak Uzay binasına 200 metre kala polis barikatıyla karşılaştık. Slogan atarak polis barikatına doğru yürürken bir anda polis, biber gazı ve tazyikli su kullanarak müdahale etti. Bize ne bir sözlü müdahale edildi ne de biz taşlar ve sopalarla polise saldırdık. Polisin sert müdahalesinden etkilenen ve yaralanan arkadaşlarımız oldu. Eğer polise taş atılmışsa bu sert müdahaleye tepki olarak atılmıştır. ikinci olarak, yine bazı haber sitelerinde protestomuz uzaya fırlatılan ilk Türk uydusuna karşı yapılmış olarak gösterildi. Yaptığımız eylemdeki amacımız bizzat Erdoğanla ilgiliydi. Emperyalizmin yönlendirdiği çizgide politikalar izleyen, savaş yanlısı ve saldırgan bir tutum izleyen Erdoğan'ı protesto etmekti tek amacımız. Kaldı ki GÖKTÜRK 2, biz ODTÜ'lüler tarafından tasarlanmıştır. Biz bilimin ve bilim adamının yanındayız. ODTÜ'lü öğrenciler olarak bilim karşıtı bir eylem düzenlemeyiz. Aksine, düzenlediğimiz eylem bilimin ve bilim emekçisinin karşısında duranlara karşıydı. Ülkemizde emperyalist emellerini gerçekleştirmek isteyenler şunu bilsinler ki: "Gençlik buna izin vermeyecektir!"
Paylaşırsanız sevinirim. Zira halkımızın bu konuda yanlış bilinçlenmesini istemiyorum. Siz ve sizin gibi aydınlarımız en azından sosyal medyadaki takipçilerine gerçekleri anlatabilir diye düşünüyorum. Şimdiden teşekkürler.
iyi geceler Ece abla. Ben bir ODTÜ öğrencisi ve bugün yapılan protestoya katılan bir öğrenci olarak iki şey söylemek istiyorum. Basında çıkan ve gerçeği yansıtmayan bir kaç haber var, bu beni hem rahatsız ediyor hem üzüyor. Öncelikle, bazı haber sitelerinde yer alan "Polis, yürüyüş yapan öğrencileri önce sözlü olarak uyardı, polisin uyarısına taş ve sopalarla karşılık veren öğrencilere polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahalede bulundu." haberi gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamakta. Olay tam olarak şöyle gerçekleşti, Erdoğan'ın üniversitemize girmesini protesto etmek isteyen bizler, demokratik haklarımızı kullanarak sesimizi duyurmak istedik. Yürüyüşe başladık, başbakanın geleceği Tübitak Uzay binasına 200 metre kala polis barikatıyla karşılaştık. Slogan atarak polis barikatına doğru yürürken bir anda polis, biber gazı ve tazyikli su kullanarak müdahale etti. Bize ne bir sözlü müdahale edildi ne de biz taşlar ve sopalarla polise saldırdık. Polisin sert müdahalesinden etkilenen ve yaralanan arkadaşlarımız oldu. Eğer polise taş atılmışsa bu sert müdahaleye tepki olarak atılmıştır. ikinci olarak, yine bazı haber sitelerinde protestomuz uzaya fırlatılan ilk Türk uydusuna karşı yapılmış olarak gösterildi. Yaptığımız eylemdeki amacımız bizzat Erdoğanla ilgiliydi. Emperyalizmin yönlendirdiği çizgide politikalar izleyen, savaş yanlısı ve saldırgan bir tutum izleyen Erdoğan'ı protesto etmekti tek amacımız. Kaldı ki GÖKTÜRK 2, biz ODTÜ'lüler tarafından tasarlanmıştır. Biz bilimin ve bilim adamının yanındayız. ODTÜ'lü öğrenciler olarak bilim karşıtı bir eylem düzenlemeyiz. Aksine, düzenlediğimiz eylem bilimin ve bilim emekçisinin karşısında duranlara karşıydı. Ülkemizde emperyalist emellerini gerçekleştirmek isteyenler şunu bilsinler ki: "Gençlik buna izin vermeyecektir!"
Paylaşırsanız sevinirim. Zira halkımızın bu konuda yanlış bilinçlenmesini istemiyorum. Siz ve sizin gibi aydınlarımız en azından sosyal medyadaki takipçilerine gerçekleri anlatabilir diye düşünüyorum. Şimdiden teşekkürler.
gecenin tam üçünde-fikret kızılok.
anadolu engelliler spor kulübü. kadrosunu yeni yeni oluşturan engellenen bireyler ile engelsiz yaşamı amaçlayan kulüptür. Adres: Erzurum Mahallesi Geçim sokak no:21 daire:29 kat:4 Ankara.
O paylasarak buyuyor, digeriyse paylasmayarak kuculuyordu.inceden inceye...
Freud un ogrencisi olarak bazi noktalarda ustadindan farkli cikarimlari olan dusunur insan.
Bugun de diger hafta sonlarinda oldugu gibi kalabalik...ne yazikki hafta ici bu kalabalik evinde uyumakla mesgul parasizlik, ulasim sikintisi vs. nedenlerle...baskentin bu uyuklama halleri uzucu...
yeniden ve yeniden başıma gelen ve bu gidişle daha geleceğini bildiğim sabırsızlandığım olay.
ankarada yaşanılan tam da budur bu saatlerde...
erich fromm- sevme sanatı.
hoşlanılan oğlanın borç istemesi gibi bir şey işte.
ben şimdi yalnız mıyım bunca kalabalık ortasında...
olması gerekendir.
bilemedim........
"nefes". o da tek şey değil; ilk şey ve son olduğunu gördüğünde veya anladığında mutluluğun anlamını yitirdiği anın sebebi.
artık mutlu eden ve elinde olanları değerlendiren kişiler yerine elinde olmayanlara hayıflanan, hırslanan, kinlenen insanların geldiği noktadır.
araf romanında önce zarpandit adı ile karşımıza çıkan, daha sonrasında ise gümüş kaşığı (onun da hikayesi var)saçına takarak kendisine farklı kimlikler yaratan, süreç anlatılmasa da kitabın sonunda gail kimliği ile istanbul da araf noktası olarak hissettiği köprüde intihar eden karakter.
adele nin yorumu dışında izlemenin zaman kaybı olduğunu düşündüğüm bond un son filmi. aksiyon yok, kurgu zayıf, yakışıklı bardem i farklılık olsun diye çirkinleştirmeleri de gülünesi olmuş.
uzun boylu erkek anlamı da vardır.
elif şafak'ın okudukça keşke ömer-gail hikayesine döneceğine zarpandit'ten gaile geçişi ayrıntılandırsaydı dediğim, ingilizce yazdığı ve türkçeye çevirttiği kitabının adı.
elif şafak-araf.