bugün
- kıl erkeğin süsüdür11
- nick vermeden bir yazara seslen14
- hakkımda bilmeniz gerekenler26
- yazarların şu an yapmak istedikleri şey7
- kafa açan insan5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası13
- ford taunus6
- kıllı göbeğe başını yaslayıp uyumak6
- grup seksin mantığı6
- nevriye4
- esnek çalışma saatleri3
- abberline'ı kulaklarından tavana asmak4
- dürüm yerken suikaste uğramak4
- tüysüz insan arayışı5
- kendi ismiyle sözlüğe üye olan yazarlar3
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım9
- nohut yaptım nası olmuş12
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- güne bir şarkı bırak17
- aniden gelen kokoreç yeme isteği3
- 45 bin liraya alınabilecek en iyi araba6
- kodak charmera3
- özel güvenlik görevlisi sınavını kazanmak7
- sözlük kızına bir hediye ver3
- zall olmasaydı hepimiz bir hiçtik4
- a knight of the seven kingdoms2
- edirne'ye yerleşen tokatlılar6
- yazarların sormak istediği sorular5
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- sosyal anksiyete2
- geceye bir şarkı bırak7
- 0 0 76
- defalarca aynı şarkıyı dinlemek2
- nervio burak demirbilek evliliği13
- ioçk10
- kazanova erkekler2
- damat kaçtı3
- sosyal medya kullanmıyorum diyen sözlük yazarı5
- yorgun mermi vs nervio12
- malatya6
- sanki gerçek vs sanki hayal3
- un certain regard2
- te allaam3
- kemal kılıçdaroğlu14
- nevşehirli olmak3
- sözlük kızları adam mıdır sorunsalı2
- ölü bir sineği kafanızda canlandırabilir misiniz5
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- babadan yenilen saçma azarlar3
- mavi götlü küçük ibneler şafağında karşılıksız aşk5
entry'ler (54)
ece temelkuran paylaşımıdır:
iyi geceler Ece abla. Ben bir ODTÜ öğrencisi ve bugün yapılan protestoya katılan bir öğrenci olarak iki şey söylemek istiyorum. Basında çıkan ve gerçeği yansıtmayan bir kaç haber var, bu beni hem rahatsız ediyor hem üzüyor. Öncelikle, bazı haber sitelerinde yer alan "Polis, yürüyüş yapan öğrencileri önce sözlü olarak uyardı, polisin uyarısına taş ve sopalarla karşılık veren öğrencilere polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahalede bulundu." haberi gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamakta. Olay tam olarak şöyle gerçekleşti, Erdoğan'ın üniversitemize girmesini protesto etmek isteyen bizler, demokratik haklarımızı kullanarak sesimizi duyurmak istedik. Yürüyüşe başladık, başbakanın geleceği Tübitak Uzay binasına 200 metre kala polis barikatıyla karşılaştık. Slogan atarak polis barikatına doğru yürürken bir anda polis, biber gazı ve tazyikli su kullanarak müdahale etti. Bize ne bir sözlü müdahale edildi ne de biz taşlar ve sopalarla polise saldırdık. Polisin sert müdahalesinden etkilenen ve yaralanan arkadaşlarımız oldu. Eğer polise taş atılmışsa bu sert müdahaleye tepki olarak atılmıştır. ikinci olarak, yine bazı haber sitelerinde protestomuz uzaya fırlatılan ilk Türk uydusuna karşı yapılmış olarak gösterildi. Yaptığımız eylemdeki amacımız bizzat Erdoğanla ilgiliydi. Emperyalizmin yönlendirdiği çizgide politikalar izleyen, savaş yanlısı ve saldırgan bir tutum izleyen Erdoğan'ı protesto etmekti tek amacımız. Kaldı ki GÖKTÜRK 2, biz ODTÜ'lüler tarafından tasarlanmıştır. Biz bilimin ve bilim adamının yanındayız. ODTÜ'lü öğrenciler olarak bilim karşıtı bir eylem düzenlemeyiz. Aksine, düzenlediğimiz eylem bilimin ve bilim emekçisinin karşısında duranlara karşıydı. Ülkemizde emperyalist emellerini gerçekleştirmek isteyenler şunu bilsinler ki: "Gençlik buna izin vermeyecektir!"
Paylaşırsanız sevinirim. Zira halkımızın bu konuda yanlış bilinçlenmesini istemiyorum. Siz ve sizin gibi aydınlarımız en azından sosyal medyadaki takipçilerine gerçekleri anlatabilir diye düşünüyorum. Şimdiden teşekkürler.
iyi geceler Ece abla. Ben bir ODTÜ öğrencisi ve bugün yapılan protestoya katılan bir öğrenci olarak iki şey söylemek istiyorum. Basında çıkan ve gerçeği yansıtmayan bir kaç haber var, bu beni hem rahatsız ediyor hem üzüyor. Öncelikle, bazı haber sitelerinde yer alan "Polis, yürüyüş yapan öğrencileri önce sözlü olarak uyardı, polisin uyarısına taş ve sopalarla karşılık veren öğrencilere polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahalede bulundu." haberi gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamakta. Olay tam olarak şöyle gerçekleşti, Erdoğan'ın üniversitemize girmesini protesto etmek isteyen bizler, demokratik haklarımızı kullanarak sesimizi duyurmak istedik. Yürüyüşe başladık, başbakanın geleceği Tübitak Uzay binasına 200 metre kala polis barikatıyla karşılaştık. Slogan atarak polis barikatına doğru yürürken bir anda polis, biber gazı ve tazyikli su kullanarak müdahale etti. Bize ne bir sözlü müdahale edildi ne de biz taşlar ve sopalarla polise saldırdık. Polisin sert müdahalesinden etkilenen ve yaralanan arkadaşlarımız oldu. Eğer polise taş atılmışsa bu sert müdahaleye tepki olarak atılmıştır. ikinci olarak, yine bazı haber sitelerinde protestomuz uzaya fırlatılan ilk Türk uydusuna karşı yapılmış olarak gösterildi. Yaptığımız eylemdeki amacımız bizzat Erdoğanla ilgiliydi. Emperyalizmin yönlendirdiği çizgide politikalar izleyen, savaş yanlısı ve saldırgan bir tutum izleyen Erdoğan'ı protesto etmekti tek amacımız. Kaldı ki GÖKTÜRK 2, biz ODTÜ'lüler tarafından tasarlanmıştır. Biz bilimin ve bilim adamının yanındayız. ODTÜ'lü öğrenciler olarak bilim karşıtı bir eylem düzenlemeyiz. Aksine, düzenlediğimiz eylem bilimin ve bilim emekçisinin karşısında duranlara karşıydı. Ülkemizde emperyalist emellerini gerçekleştirmek isteyenler şunu bilsinler ki: "Gençlik buna izin vermeyecektir!"
Paylaşırsanız sevinirim. Zira halkımızın bu konuda yanlış bilinçlenmesini istemiyorum. Siz ve sizin gibi aydınlarımız en azından sosyal medyadaki takipçilerine gerçekleri anlatabilir diye düşünüyorum. Şimdiden teşekkürler.
gecenin tam üçünde-fikret kızılok.
anadolu engelliler spor kulübü. kadrosunu yeni yeni oluşturan engellenen bireyler ile engelsiz yaşamı amaçlayan kulüptür. Adres: Erzurum Mahallesi Geçim sokak no:21 daire:29 kat:4 Ankara.
O paylasarak buyuyor, digeriyse paylasmayarak kuculuyordu.inceden inceye...
Freud un ogrencisi olarak bazi noktalarda ustadindan farkli cikarimlari olan dusunur insan.
Bugun de diger hafta sonlarinda oldugu gibi kalabalik...ne yazikki hafta ici bu kalabalik evinde uyumakla mesgul parasizlik, ulasim sikintisi vs. nedenlerle...baskentin bu uyuklama halleri uzucu...
yeniden ve yeniden başıma gelen ve bu gidişle daha geleceğini bildiğim sabırsızlandığım olay.
ankarada yaşanılan tam da budur bu saatlerde...
erich fromm- sevme sanatı.
hoşlanılan oğlanın borç istemesi gibi bir şey işte.
ben şimdi yalnız mıyım bunca kalabalık ortasında...
olması gerekendir.
bilemedim........
"nefes". o da tek şey değil; ilk şey ve son olduğunu gördüğünde veya anladığında mutluluğun anlamını yitirdiği anın sebebi.
artık mutlu eden ve elinde olanları değerlendiren kişiler yerine elinde olmayanlara hayıflanan, hırslanan, kinlenen insanların geldiği noktadır.
araf romanında önce zarpandit adı ile karşımıza çıkan, daha sonrasında ise gümüş kaşığı (onun da hikayesi var)saçına takarak kendisine farklı kimlikler yaratan, süreç anlatılmasa da kitabın sonunda gail kimliği ile istanbul da araf noktası olarak hissettiği köprüde intihar eden karakter.
adele nin yorumu dışında izlemenin zaman kaybı olduğunu düşündüğüm bond un son filmi. aksiyon yok, kurgu zayıf, yakışıklı bardem i farklılık olsun diye çirkinleştirmeleri de gülünesi olmuş.
uzun boylu erkek anlamı da vardır.
elif şafak'ın okudukça keşke ömer-gail hikayesine döneceğine zarpandit'ten gaile geçişi ayrıntılandırsaydı dediğim, ingilizce yazdığı ve türkçeye çevirttiği kitabının adı.
elif şafak-araf.