bugün
- istanbul un çok pahalı olması14
- fenerbahçe gornik zabrze maçı3
- herkes yatsın iyi geceler9
- ölmeyi dilemek2
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- kabataş olayı görüntüleri8
- en sevilmeyen ev işleri3
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- sözlük kızlarının kombinleri20
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- velvet vs nervio19
- kuveyt ve bahreyn de hava savunma sistemleri2
- the merich13
- cips olsa da yesek7
- oğuzhan uğur12
- oğlum çok güzel lan6
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- velvet13
- slavko vincic15
- matbaanın gecikmesine sebep5
- 50 tl ile rolling yapmak6
- aklını yitirmek4
- horoz hayası çorbası5
- nervio11
- ispanya20
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- bira cips6
- 2026 dünya kupası25
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- tememda kenka nalaka10
- ona bir şey söyle9
- kadim kültürler4
- laptop5
- manyak olmaya karar verdim9
- manifest grubu3
- aga be şarkılar5
- acıktım ben3
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- futbol14
entry'ler (54)
ece temelkuran paylaşımıdır:
iyi geceler Ece abla. Ben bir ODTÜ öğrencisi ve bugün yapılan protestoya katılan bir öğrenci olarak iki şey söylemek istiyorum. Basında çıkan ve gerçeği yansıtmayan bir kaç haber var, bu beni hem rahatsız ediyor hem üzüyor. Öncelikle, bazı haber sitelerinde yer alan "Polis, yürüyüş yapan öğrencileri önce sözlü olarak uyardı, polisin uyarısına taş ve sopalarla karşılık veren öğrencilere polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahalede bulundu." haberi gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamakta. Olay tam olarak şöyle gerçekleşti, Erdoğan'ın üniversitemize girmesini protesto etmek isteyen bizler, demokratik haklarımızı kullanarak sesimizi duyurmak istedik. Yürüyüşe başladık, başbakanın geleceği Tübitak Uzay binasına 200 metre kala polis barikatıyla karşılaştık. Slogan atarak polis barikatına doğru yürürken bir anda polis, biber gazı ve tazyikli su kullanarak müdahale etti. Bize ne bir sözlü müdahale edildi ne de biz taşlar ve sopalarla polise saldırdık. Polisin sert müdahalesinden etkilenen ve yaralanan arkadaşlarımız oldu. Eğer polise taş atılmışsa bu sert müdahaleye tepki olarak atılmıştır. ikinci olarak, yine bazı haber sitelerinde protestomuz uzaya fırlatılan ilk Türk uydusuna karşı yapılmış olarak gösterildi. Yaptığımız eylemdeki amacımız bizzat Erdoğanla ilgiliydi. Emperyalizmin yönlendirdiği çizgide politikalar izleyen, savaş yanlısı ve saldırgan bir tutum izleyen Erdoğan'ı protesto etmekti tek amacımız. Kaldı ki GÖKTÜRK 2, biz ODTÜ'lüler tarafından tasarlanmıştır. Biz bilimin ve bilim adamının yanındayız. ODTÜ'lü öğrenciler olarak bilim karşıtı bir eylem düzenlemeyiz. Aksine, düzenlediğimiz eylem bilimin ve bilim emekçisinin karşısında duranlara karşıydı. Ülkemizde emperyalist emellerini gerçekleştirmek isteyenler şunu bilsinler ki: "Gençlik buna izin vermeyecektir!"
Paylaşırsanız sevinirim. Zira halkımızın bu konuda yanlış bilinçlenmesini istemiyorum. Siz ve sizin gibi aydınlarımız en azından sosyal medyadaki takipçilerine gerçekleri anlatabilir diye düşünüyorum. Şimdiden teşekkürler.
iyi geceler Ece abla. Ben bir ODTÜ öğrencisi ve bugün yapılan protestoya katılan bir öğrenci olarak iki şey söylemek istiyorum. Basında çıkan ve gerçeği yansıtmayan bir kaç haber var, bu beni hem rahatsız ediyor hem üzüyor. Öncelikle, bazı haber sitelerinde yer alan "Polis, yürüyüş yapan öğrencileri önce sözlü olarak uyardı, polisin uyarısına taş ve sopalarla karşılık veren öğrencilere polis biber gazı ve tazyikli suyla müdahalede bulundu." haberi gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamakta. Olay tam olarak şöyle gerçekleşti, Erdoğan'ın üniversitemize girmesini protesto etmek isteyen bizler, demokratik haklarımızı kullanarak sesimizi duyurmak istedik. Yürüyüşe başladık, başbakanın geleceği Tübitak Uzay binasına 200 metre kala polis barikatıyla karşılaştık. Slogan atarak polis barikatına doğru yürürken bir anda polis, biber gazı ve tazyikli su kullanarak müdahale etti. Bize ne bir sözlü müdahale edildi ne de biz taşlar ve sopalarla polise saldırdık. Polisin sert müdahalesinden etkilenen ve yaralanan arkadaşlarımız oldu. Eğer polise taş atılmışsa bu sert müdahaleye tepki olarak atılmıştır. ikinci olarak, yine bazı haber sitelerinde protestomuz uzaya fırlatılan ilk Türk uydusuna karşı yapılmış olarak gösterildi. Yaptığımız eylemdeki amacımız bizzat Erdoğanla ilgiliydi. Emperyalizmin yönlendirdiği çizgide politikalar izleyen, savaş yanlısı ve saldırgan bir tutum izleyen Erdoğan'ı protesto etmekti tek amacımız. Kaldı ki GÖKTÜRK 2, biz ODTÜ'lüler tarafından tasarlanmıştır. Biz bilimin ve bilim adamının yanındayız. ODTÜ'lü öğrenciler olarak bilim karşıtı bir eylem düzenlemeyiz. Aksine, düzenlediğimiz eylem bilimin ve bilim emekçisinin karşısında duranlara karşıydı. Ülkemizde emperyalist emellerini gerçekleştirmek isteyenler şunu bilsinler ki: "Gençlik buna izin vermeyecektir!"
Paylaşırsanız sevinirim. Zira halkımızın bu konuda yanlış bilinçlenmesini istemiyorum. Siz ve sizin gibi aydınlarımız en azından sosyal medyadaki takipçilerine gerçekleri anlatabilir diye düşünüyorum. Şimdiden teşekkürler.
gecenin tam üçünde-fikret kızılok.
anadolu engelliler spor kulübü. kadrosunu yeni yeni oluşturan engellenen bireyler ile engelsiz yaşamı amaçlayan kulüptür. Adres: Erzurum Mahallesi Geçim sokak no:21 daire:29 kat:4 Ankara.
O paylasarak buyuyor, digeriyse paylasmayarak kuculuyordu.inceden inceye...
Freud un ogrencisi olarak bazi noktalarda ustadindan farkli cikarimlari olan dusunur insan.
Bugun de diger hafta sonlarinda oldugu gibi kalabalik...ne yazikki hafta ici bu kalabalik evinde uyumakla mesgul parasizlik, ulasim sikintisi vs. nedenlerle...baskentin bu uyuklama halleri uzucu...
yeniden ve yeniden başıma gelen ve bu gidişle daha geleceğini bildiğim sabırsızlandığım olay.
ankarada yaşanılan tam da budur bu saatlerde...
erich fromm- sevme sanatı.
hoşlanılan oğlanın borç istemesi gibi bir şey işte.
ben şimdi yalnız mıyım bunca kalabalık ortasında...
olması gerekendir.
bilemedim........
"nefes". o da tek şey değil; ilk şey ve son olduğunu gördüğünde veya anladığında mutluluğun anlamını yitirdiği anın sebebi.
artık mutlu eden ve elinde olanları değerlendiren kişiler yerine elinde olmayanlara hayıflanan, hırslanan, kinlenen insanların geldiği noktadır.
araf romanında önce zarpandit adı ile karşımıza çıkan, daha sonrasında ise gümüş kaşığı (onun da hikayesi var)saçına takarak kendisine farklı kimlikler yaratan, süreç anlatılmasa da kitabın sonunda gail kimliği ile istanbul da araf noktası olarak hissettiği köprüde intihar eden karakter.
adele nin yorumu dışında izlemenin zaman kaybı olduğunu düşündüğüm bond un son filmi. aksiyon yok, kurgu zayıf, yakışıklı bardem i farklılık olsun diye çirkinleştirmeleri de gülünesi olmuş.
uzun boylu erkek anlamı da vardır.
elif şafak'ın okudukça keşke ömer-gail hikayesine döneceğine zarpandit'ten gaile geçişi ayrıntılandırsaydı dediğim, ingilizce yazdığı ve türkçeye çevirttiği kitabının adı.
elif şafak-araf.