bugün

/400
Eryamanda şiddetli kar yağışı ile yarın ne bok yiyeceğimi düşündüren caaanım şehrim.
kızılay'da otobüse binerken yağmur, etlik'te inerken kar yağan şehir. (yarrak gibi cümle kurmak) yarın beytepe'ye gidilmez, yat gitsin ne okulu.
yarısını alış veriş merkezlerinin oluşturduğu şehirdir.

bi türlü ısınamadım ben bu şehre. insanlar arasında bu kadar mı kopukluk olur? bakışlar bile bir değişik bu şehirde.
deniz kenarında yaşadıktan sonra insana çok sıradan gelen betonarme, yeşillikten yoksun, maksimum memur şehridir.
psikolojik sorunları olan şehirdir.
an itibariyle kar yağan şehir.
benim gibi kar yemeyi sevenler için iyi haber.
güven parkta titreye titreye mendil satan çocuklarla ve karşıya geçtiğinde bin çeşit sosyete ile karşılaşılabilecek şehirdir ankara.
an itibariyle kar bir yağıp iki durduğu şehir.
an itibariyle keçiören tarafında kar yağışının başladığı şehirdir.
Türkiye Cumhuriyeti ni başkentidir. Tarihi çok eski olmayan ve 1920 lerde cumhuriyetle birlikte gelişen şehirdir.
toplu ulaşımın iyiden iyiye işkenceye dönüştüğü şehirdir.trafik de dahil olmak üzere ciddi bir kalabalık var araçlarda.
şehirlerarası alan kodu 312 olan il.
yağmur dönerken kara, şarkılar var falımda. hepsi sana, bu gece ankara...
sokakları asla denize çıkmayacak her daim gri binalarla bana günaydın diyecek sadece ama sadece kucağında ölmek istediğim biricik sevgili.
hiçlikle varlık arasında duran çok az şehir vardır ki bunlardan birisidir ankara. çok az yer bu denli idealleştirilmiştir. cumhuriyet döneminin hemen bütün anlatılarının merkezindedir burası, tabii istanbul'a rakip olarak. oysa sonradan sahneye çıkarılmış olmanın mahcubiyetini ne olursa olsun atamamıştır üstünden ankara. asıl güzelliği de bu renksizlikte saklıdır.
Yalniz bayan yazarlara sahip degildir.
yalnızlığımın başkenti. bir gün yine başımı alıp gitmek istersem yine beni hiç gitmemişim gibi kabul edecek tek yer. güçlü olmayı size öğrettiği gibi yaşatır da ankara.
elektriğimizi ver lan böyle baskent mi olur.
bebeğim yine karlar altında ve benim nefesimi kesiyor. dışarıya bakmaya korkuyorum. o kadar güzel ki.

son zamanlarım.

üniversite okumaya bursa'ya gittiğimde de yaşamıştım. 29 gün sonra bir şey yok. 30. günde nefesimi keserdi ankarasızlık.

çok seviyorum. ben okul bitip ankara'ya geri yerleştikten sonra bahçelievlerde bir akşam "allahım sana şükürler olsun yine ankara'dayım" dediğimi bilirim. hiç normal değil bu duygular.

allahtan gideceğim yer de güzel memleket. en azından ilk izlenimlerim öyle. dağı da var üstelik. ortasından nehir geçiyor. idare edicez atık napalım.

ama şimdi canım acıdı. bu kadar güzel yağmasaydı kar. bu kadar bağlamasaydı beni kendine. soğuğu bu kadar işlemeseydi içime.

söyleyecek şey bulamadığım zamanlarda dediğim gibi "neyse hayırlısı olsun" .
an itibariyle bembeyaz olan, yaşadığım şehir. gerçi bizim ev dağ başı biraz ondan da olabilir bu bembeyazlık. *
kış dolayısiyle kağıtla taharetlenme dönemine giren insanlarımızın kentidir.
en anlamlı yalnızlıkların şehri.
çok soğuk şehir. mecaz olarak değil lan, bildiğin soğuk.
rengi beni ilgilendirmiyor. illa da gri diyenler, o çok zaman önceydi, tamamen teknoloji ile alakalı yani. *

http://galeri.uludagsozluk.com/r/310875/
simidine hayran olunan şehir.
güne muhteşem bir manzarayla uyanmamızı sağlamış şehirdir. Gri şehir bembeyaz bugun. Umarım i. gökçek düzgün çalışırda yollarda bi sorun olmaz.
© copyright 2005 - 2026