bugün
- filistin in ermeni soykırımını tanıması34
- türklerin soykırımdaki ustalığı15
- yazarların özlü sözleri7
- onur yürüyüşüne katılanların chpye oy vermesi6
- 29 haziran 2026 brezilya japonya maçı10
- insan sevdiği adama şans verir3
- erkekler neden evlenmekten kaçıyor14
- anın görüntüsü26
- iyi gelen ne varsa hep sensin işte4
- sözlükten giden yazarlar4
- diyarbakır kürt dili konferansı2
- hangi sözlük yazarının tipini merak ediyorsunuz21
- seksting4
- almanya paraguay maçını kim kazansın3
- sözlüğe güzel bir kız bırak3
- diamond bey birader koştursun kampanyası2
- dedesi chpli olduğu için chp ye oy veren insan2
- hastanedeyim ful kadınlar hasta10
- pandela11
- haram milyonların olsa yer misin2
- tamar tanrıyar'ın berat albayrak'ı tehdit etmesi8
- türklerin medeniyet kuramama nedeni15
- sosyoloji okuyan erkek4
- haletiruhiyemin müşevveş olması3
- true'nun neden böyle olması2
- bir günde 10 defa otuz bir çekmek3
- ölüm3
- sevdiğine vermeyip başkasına veren kız2
- perdelerin her zaman kapalı olması3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle21
- en son ne yediniz6
- behzat ç replikleri2
- honda dio3
- haysenin125
- kaş aldırmaya kuaföre giden kız4
- sözlüğün aptal kaynaması16
- yapay zeka ile yazılım testi2
- tamar tanrıyar6
- ziya gökalp5
- evde makarna yapmanın maliyeti8
- mony tontana3
- aşk7
- araba kovalamayan köpek6
- grand theft auto2
- 2026 dünya kupası37
- bik bik'in mutfağına konuk olmak14
- traş oldum duşa giriyorum hangi yuzırı düşüneyim3
- mao zedong3
- sosyoloji okunur mu sorunsalı7
- arkadaşlar bakar mısınız7
entry'ler (53)
küfür etmemek iÇin tv dahi izlemek istemiyorum ancak yazarken de aynı şeyi yaşamak... bu kadar insanın hakkını nasıl yersin yaa!! sende allah korkusu olsa bunların hiÇ biri yaşanmazdı! hakkımı sana helal etmiyorum rte, mahşerde elim iki yakana yapışacak and olsun!
paranın satın alamayacağı duygu ve düşüncelere sahip olmayan insanların oluşturduğu, akepenin zorla evde tuttuğu kesimdir.
ilk bakışta başlayan; tutkusu ve heyecanıyla kalbi yoran; olgunlaştıkÇa büyük sorumluluklar getiren; bir imza ile yok olabildiği gibi, bir canı dünyaya getirerek yeniden var olabilen; insanın bütün mantığını mantıksızlıkla alt üst eden duygu.
kiskanc filandim da paranoyakliklarim hic yoktu. artik o da var iyice cinnet gecirme noktasindayim. nasil kurtulacagimi da bilmiyorum. boyle yasanir mi onu hic bilmiyorum!
midedir. net.
eğer sevgilinizle aynı sözlükte yazarlık yapıyorsanız, kıskanÇlıktan olsa gerek sözlükten ve yazmaktan soğutandır.
alışkanlık haline getirip yapana hayranlık uyandırır. kitap okumayı, almayı, hediye etmeyi severim ancak aklımı saÇma sapan düşüncelerle dolduracağım zamanlar bir kitabın beni alıp o düşüncelerden götürmesini Çok Çok isterdim. bir tek o zamanlar kitaptan uzaklaşmaktan nefret ediyorum!
uzun ucak yolculuklarinda hissedilen durumdur. cok eskiden yani şehirler arasi yolculuklarin daha cok kara tasiti ile saglandigi zamanlara gidelim. o zamanlar otobuslerde yolculuk yapmak oyle yorucu olurdu ki, evinize ulastiginiz an sanki o mesafeyi yurumuscesine hatta uzakligi uzaklik yapan kilometreleri kat etmiscesine yorulur ve o yorgunlugu iliklerinize kadar hissederdiniz. simdi ise ucak ile bir kac saat icinde gitmek istediginiz yere ulasmaniz mumkun. hatta cok isterseniz ayni gun icinde gidip donme imkaniniz bile mevcut. ama gel gor ki o uzaktaki yarin yanina gidip dondugunuz an oyle bir jet lag olursunuz ki, daha 1 saat once elini tuttugun, nefesin kadar yaninda olan insan simdi yok.
daha o an icinizi kocaman ozlem kaplar da bu jet lag uzun bir sure bunyeden gitmez...
daha o an icinizi kocaman ozlem kaplar da bu jet lag uzun bir sure bunyeden gitmez...
kendi hayatını mutlu edebilen insan olup, bir başkasının onu mutlu etmesine ihtiyacı olmayan sağlıklı bir insandır. ayrıca istediği zaman sağlıklı ilişkiler kuracak olandır da.
tayin olmak için aylardır beklediğim şehir. artık insan kaynaklarını 'bir gelişme var mı?' sorumdan bıktırdığım için telefonlarıma dahi cevap vermiyorlar.
ey izmir sen mi büyüksün ben mi göreceğiz?
ey izmir sen mi büyüksün ben mi göreceğiz?
'birlikte mutsuz mu olalım, ben mutsuz olmak istemiyorum'u her duyduğumda 'biz de mutsuz olalım n'olcak ki, seninle mutsuzluğa da varım' demek isterdim. ama bunu anlamak yürek, eli taşın altına koymak ister...
sabrınız sınansa da, empati kuramaz olsanız da, kıskanÇlıklarınızı abartsanız da, kavgalarınız Çekilmez olsa da, kendinizi daha Çok sorgular olsanız da o mucizevi iki kelimeyle Çözülüyor her şey. 'seni seviyorum'u kalbinizde hissettiğiniz sürece uzaklıklar da yakınlaşır, kavgalar da anlamsızlaşır... doya doya geÇirilen zamanları özlemekten başka yapacak bi'şey yoktur bazen...
insanın yalan söylediğinde ki rahatlık halidir. o yalanla birlikte sizi bir huzur kaplar, açık vermemek yalanlar yalanları beraberinde getirir ve bir bakmışsınız yatsı olmuş.
gerçekler acı olduğu için yalan söylemeye gerek yoktur. bırakın acılar da yaşansın bu hayatta ama asilce.
gerçekler acı olduğu için yalan söylemeye gerek yoktur. bırakın acılar da yaşansın bu hayatta ama asilce.
sanırım kış depresyonuna girdim. yoksa hayatımı bu yaşıma kadar mutsuz ve anlamsız geÇiyorsam, yaşamak Çok saÇma olurdu.
sürekli yazılan entryleri takip edip, takip etmekle yetinmeyip, her yazılan entry başına sorun çıkması ve sonunda yazdığına da yazacağına da pişman olmakla sonlanan bir duruma sahip olmaktır.
"özgür" olmaktır(!)
amaç her ne olursa olsun 'seni istemiyorum' kadar net olabilmeli.
gereksiz olup her an 'ilişkimizi rüyalarına endexleyerek mi yaşayacağız?' gibi bir soruyla karşılaşmanıza sebep olabilir. trip karşısında bile mantık inanılmazdır(!)