bugün

/400
Bu gece yine bembeyaz oldu... 12 yıldır bana kol kanat germektedir kendisi.
Vega'ın dinlenebilir şarkısı.
hangi tarafına kar yağdığı merak edilen şehir. batıkent'te yine kar yok....
kar yağmasının niye bu kadar büyütüldüğünü anlamadığım şehir. karasal iklimin hakim olduğu bir şehir lan, tabi yağacak. sanki sahra çölü'ne kar yağıyor.
Sen beni hiç kalbinin oralara koyma, kollarını bana sarma, kalamam oralarda şehri...

Seviyorum seni gri şehir ama gitmeliyim.. Ben daha sıcak şehirlerde yaşamalıyım.. Deniz bana en fazla yarım saat mesafede olmalı... Seninle ilişkimiz yakında bitecek biliyorsun.. Büyük konuşmayayım ama sana karşı sadık olamayacağım.. Arada bir gelirim bi kaç gecelik ilişkilerle kendimizi avuturuz seninle o kadar.. Fazlası olmaz yani. Benimle bir gelecek düşünme.. Varsa aklında bu tip düşünceler aklından çıkar..
Heh gene toplanmis romantikler.

- beyaz sana ne kadar yakisiyor.
- gri şehrim benim.
- kol kanat geren yarim.

Falan filan öfff... lan olum sehir iste. Bildiğin özelliği olmayan duz sehir. Kar da yakismiyor, kayiyor amk her yer, trafik de ayri felc oluyo. Gri falan da degil. Bildigin duz sehir.
Nedensiz sevilebilir de nedensiz ovgunun sebebini bulamadim ben.
Sevmeyenlerin siktir olup gidebilecegi sehir.
Sevenini de sevmeyenini de çok iyi anlıyorum.
burada yaşayanlar bilirler, hayatınızın bi döneminde ankara çekilmez bir yer olur, ne bir yere gitmek ne bir şey yapmak istersiniz. Çünkü sıkıcıdır, 3 seneden fazla yaşamışsanız zaten yapılabilecek her şeyi yapmışsınızdır Eğer uzun süre kaçıp gitme şansınız varsa o zaman da değerini anlarsınız, orada yaptığınız, yapmadığınız her şeyi özlersiniz.
dipnot olarak kar yağıyor aman allah' ım çok güzelcilere; beddualarım sizinle.
bir gün kar yağıyor, 5 gün onun göt kesen soğuğunu, buzunu çekiyorsunuz manyak mısınız lan?
2 gün önce günlük güneşlik sweetshirt ile çimlerde uzanıp keyif yapılacak bir havası varken şimdi ise 0 dereceye yakın bir havaya ve yağmur gibi kar yağmasına şahit olunan soğuk bulutlu ve kapalı bir havaya sahiptir.
"Kar eriyince beyaz kalır mı gece? " sözünün bu aralar geçmeyeceği şehir. Gecelerimiz beyazlıyor , geceleri gelen sapkın düşüncelerimiz temizleniyor.. gene çoğu ankaralı uyanınca şaşırmayacak , başka illerden gelen gençler sevinecek bir kısmı umursamayacak.. üniversitenin ilk yılında olup kendini karlara atan izmirliler gibi mersinliler gibi benim de içimde bir mutluluk oluşturdu bu sefer kar.. bilmem belki izmirden yeni dönüşümün bilmem ankarayı bu kadar özleyişimin payı büyük... arkadaşlarımı arayıp karda yıldız yapalım diyeceğim bakalım kaçı tekrar çocuk olmak istiyorum derken ciddiydiler..
aklıma bu şiir gelir, adını her duyduğumda.
bir de eski sevgilimin sesi çınlar kulağımda o anda.

Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar
Kimse keman çalmazdı belki ama
Çok keman çalınsın balolarında diye yapılmış
Gri,sisli,binalar...

Alnının ortasında
Ciddi bir devlet asabiyeti
Çok kötü günlermiş gibi en genç zamanlar
Bu zulüm, bu sevda bitmezmiş
Sevmek bir halkı sevmekse
Aşk o zaman sevmekmiş
(Biz bir şeyi delice severiz ama tanrım neyi)
Kahve önü çatlak mozaik
Bel kemiğine tehdit kürsüler üstünde
Çok sigara içen
Öğrenciler...

Bir daha asla yaşayamayacağı aşkları teğet geçerken
Hep onu sevmeyenleri severek
Hep onu sevenin gözlerinden Kalabalıklara kaçarak
Karışarak toplumcu,gerçekçi yalnızlıklara
Yüksek rakımlarda çatlamış dudaklarını
Bir izmirli güzele dayatmak varken
(Hep kardeş olacak değiliz ya,
Yaşasın halkların sevgililiği)
Soyut bir sevdaya beşik kertilmiş olan
Dağda çoban, şehirde şark çıbanı sayılan
Fırat'ın büyük elleri
Ararat'ın kızgın yelleri
Cilo'nun Derin nefesleri
Hülasa kente hukuk mukuk okumaya
Mümkünse o arada da memleketi kurtarmaya gelmiş
Anadolu çocukları

Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Asfaltlar ışıldar, bu tutardı resmi yalanlar
Belki balkona kar seyretmeye çıkar diye sevdiğimiz kızlar
Çok dibimiz dolmuştur
Ve çoğu zaman bu kar mevzuu
Kızlara yeterince ilginç gelmemiştir

Hiç bir şey kapalı bir dükkan kadar
Hüzünlü gelmez Ankara'da
Yoksa bugün bir hayat yaşanmayacak mı duygusu
Çöker bütün bozkıra

Kimse keman çalmaz belki
Belki bu film hiç bir zaman
O kadar fiyakalı olmayacak ama
Hiç bir lahmacunda
O okul yolundaki üçüncü sınıf lokantanınkinin
Tadını vermeyecek bir daha
Çok daha iyilerini yedim sonra
Bizzat Urfa'da hatta
Ama hiçbirinde o kadar aç oturmadım sofraya

Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Çok yabancı soluk duyulur bazı
Bilinmez bir dilin ıslığından
Anla ki yine sıkıldı bizim konsolosluklardaki konuklar
Öyle deme Ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
Bu kadar insanın neden Ankara'yı bu denli çok sevdiğini anlamadan
Ankara'da yaşamak

Yollarına hep sevdiğimiz insanların adlarını vermediler ama
Biz her duvara bir vesile
Onların adını yazarak yaşadık
Kül ve betondan mürekkep
Yaşadıkça yaşanılası gelen
O tuhaf bozkır kokusunda

Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar
Asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar
Biz,
Şimdi kapalı bir kuruyemiş dükkanının
-ki bütün plan kar altında
Tuzsuz ayçekirdeği çitleyip
Yanı sıra Bafra içmektir-
Kötü ışıklandırılmış vitrininden
Umutsuzca içeri bakan
Kimliği gereğinden fazla sorgulanmış
Merhabadan çok çıkar ulan kimliğini denmiş
-Yani sistem kendi verdiği kimliği zırt pırt geri istemektedir-

Doğduğu yer yüzünden
Doğuştan kavgacı zannedilen
Ama pek çoğu kavgadan nefret eden
Kavgacı,esmer,cesur,korkak
Çoğu Kürt, çoğu Türk
Çocuklardık..

Ankara'ya öyle yağardı ki kar
Ha sonra Belki Ahmet Arif'in aklına gelmeyecek
Çünkü hiç kimse bir daha Ankara'yı onun kadar sevmeyecek
bir şiir işlenir
"Kar altındadır varoşlar
Hasretim nazlıdır Ankara"
Ustam yine de sen bilirsin ama
Hangi aralıkta bir şair ölmüşse
işte o en netameli aydır bence

Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar...
Asfaltlar ışıldar...
Yalanlar...

Şimdi ve sonra
Ne zaman Ankara'ya kar yağsa
Elim, gönlüm, çocukluğum, buz tutar...
an itibariyle kar yağışı başlamış şehir. he tabii bizim buraya böyle yoksa yüksekler beyazdır.
Ankaraya hiç de yakışmaz kar.
Adamlar kızılayda oturuyor sıcak çayını içerken "ankaraya kar yağmış oleyy" diyor.
Neresi güzel lan ?
Sen kızılaydan az yukarı çık bakayım ölüyoruz amk.
Soğuk bir yer.

Böyle yapınca sözlük check in i gibi bir şey oluyor*

Edit: soğuk değil çok soğuk bir yer.
Dünyanın en büyük köyüdür Ankara. Öyle ki bir kızılay'da gezerken bilmem kaç yıldır görmediğin birine rastlarsın. Ailenden gizli sigara içersin rahat rahat, bu kadar milyonun içinde kim görecek değil mi. Görür anasını satıyım biri görür. dünyanın en büyük köyüdür Ankara. Sünnetsiz bir köydür soprano saksafoncunun tüm ülkenin farelerini topladığı bir yerdir. Ama bir gün boşalacak çünkü ilk önce gemiyi fareler terkeder.
kimi zaman turuncu kimi zaman beyaz kimi zaman siyah ve kimi zaman da gerçekten gri şehir.

her şehir gibi...
soğuğu iliklere kadar işleten büyük şehir.
Ankara değil o siz yanlış biliyonuz angara.
bir iki güne bazı sebepten ötürü gideceğim yer.
Buz gibi havası hariç seviyorum. 8 sene istanbul'da yaşamış olsam da.
Şu an kar yağan şehir.
Zamanında En güzel tarafı otogarı ve havaalanı dediğim, nisanda ziyaret edeceğim şehir.
Umarım beni hayal kırıklığına uğratmaz.
Göt donduran değil, göt kesen soğuğu. özlenilendir ayrıca.
Askerliğim boyunca olduğu gibi evci iznim süresince de bana ev sahipliği yapacak karlı, soğuk, gri şehir.
Gerçekten anılarımla dolu şehir. Gün gelirde nasıl bırakırım bilmem.
© copyright 2005 - 2026