bugün

/400
bir adet çok şey yazılası ama yazılırsa gg olası bir insanın yönettiği şehir.

bu bilmem ne yaptığımın şehrinde örnek vermek gerekirse batıkent'ten eskişehir yoluna işi gücü için evden çıkan birisi tam anlamıyla sıçar. önce eskişehir yolu ile bir sikim alakası olmayan kızılay'a gider. oradan tekrar metroya biner ve ebesinin amı gibi bir toplu taşıma cefası çeker. toplu derken bayağı toplu bu arada.

ayrıca bu bilmem ne yaptığımın şehrinde daha önceden var olmuş ve çok da güzel olan üniversitelere giden semt servisleri hiç kimsenin anlamlandıramadığı bir sebeple kaldırılmıştır. örneğin beytepe'ye giden bir öğrenci tam anlamıyla sıçış geçirir. okulun kapısında otostop durursa güzeldir, duramazsa gg.

bir başka siktiğimin şeyi ise bazı otobüslerin metro açıldığı için kaldırılmasıdır. bu cümleden otobüslere gerek olmadığı, metronun toplu taşımada yeterli olduğu anlaşılmaktadır. ama bok anlaşılmaktadır. metroda her gün akraba olan insanları görmeyen bazı ne yazsam gg olacak insanlar yüzünden sikimsonik bir metro yetmiyormuş gibi sikimsonik bir akraba olma olayı var. hele hele kapılar açıldığında metrodan inen insanları beklemeyen ne yazsam gg olacak ankara insanları varken bütün hepsi birleşip katmerli kadayıf oluyor.

son olarak, bazılarının işine geldiğinde avrupa ülkesi sayılıyoruz ya. bir avrupa ülkesinin başkentinde hayat 23.30'da biter mi sorusu çıkıyor oraya. çok ilginçtir ama evet, bitiyor. bitiyor, çünkü ne yazsam gg olcak bir kişi ulaşımı bitiriyor.

fakkin' summary,

çok fazla insan var yazınca gg olcak la. hangi birine yazıp hangi birinden gg yiyelim şimdi? o yüzden fuck off.
türkiye nin başkenti ve en kalabalık şehirlerden biridir. ankara ile ilgili yazılan şiirlerin çoğu kışın aşık olan insanların duygularını anlatır. ankara en çok denizi olmamasından dolayı eleştirilir.
askerliğim bu şehire çıkacakmış gibime geliyor.
Bu havada aşık olmak daha güzel.
şirkette bir kış telaşı...
başladı yine amına koduğumun ayazı. bu sene götümüz çok donacak çok.
Ankaralı olup başka şehirlerde başka adamlarla! yaşan bilir ankara hasretini. çok özlersin, ankara'da olduğun yıllar aklına geldikçe gözlerin dolar, grisini soğuğunu yaz akşamlarını her şeyini özlersin. kaldırımlarını kafelerini halk ekmek kuyruklarını gecekondu silüetini ptt santral kutusu üstü muhabbetlerini dikmenini bahçelisini batıkentini tunalısını ne bileyim işte... gün gelir 2 gün izin koparır gidersin aşkına. gittiğin günün akşamı sıkılırsın ankaradan. geri döndüğün ilk gün ise hasret yine zirve yapar. öyle bir şehirdir ankara.
Yine londra'ya özenmiş çakma yozgat.
Anne tarafından ingiliz soyundan geliyorum. Bir de babannemin yaptığı donut tadını alabildiğim bir mekan bulamadım.
Belediye başkanı çok iyi ama, mimari zekası dahilik boyutunda.
türkiye' nin en gereksiz ili.
Sikicem trafigini. Nerde öküz var trafikte amk. Adam simit isirmak icin ilerlemiyor, seytan diyo git vur amk.
1 saat gec geldim ise boyle andavallar yuzunden.
iki günde gerçek ve ona çok yakışan ruhuna bürünmüş şehir. yağmurunu ayrı karını ayrı soğuğunu ayrı severim. tam mevsimim... içim huzurlu.
her'ankara'nlık.
Ankara mı? Eskişehir mi? Konya mı? izmir mi? istanbul mu?

Cevap, Büyükşehir olmalarında saklı.
Mutlu musunuz? Kis geldi! Yok ankara rengine kavustu, yok ne guzel havalar sogudu, ohh tam benim mevsimim! Alin gorun her yer soguk! Hirkadan cekete gectik, yakinda bot cizme giymeye de baslariz! Baharda sen daha guzelsin ankara, hele yaz aksamlarin bambaska! Sogugun, bulutlarin, islakligin, yagmurun, karin, ayazin guzel degil!
Bir şehir insana bir tane bile mi mutlu ani armağan etmez. Etmedi.
Yarım kalan mevzuların şehri.
bu havada "heh tamam şimdi ankara oldun" dediğim şehirdir. ankara bu havalarıyla güzeldir.
bok gibi havası var bugün. daraldım şerefsizim.
Doğumumdan bu yana hapsolduğum şehir. Bıktığımdan olacak, çekici yanı olmayan, kafa dinleyemediğim bir yerdir.
Başkent ve anıtkabir orada olduğu için merak ettiğim ancak geçmişinden dolayı bi türlü sevemediğim şehir. Malum gazino ve pavyon şehri şimdinin las vegası angaranın bağlarıda büklüm büklüm yolları sayesinde biraz sempati duymuştum hepsi bu.
ne severim ne de nefret ederim ancak huzurlu, sakin bir şehir olduğu gerçeği yadsınamaz.
Ankara'da öğrenci olmak, Eymir'de bisiklet sürmek, Göksu'da piknik yapmak, milli kütüphane'de ders çalışmak demektir.
Bir kac haftaya gidip bir hizmetiçi eğitim kursuna katılacağım şehir. ilk değildir.
görsel

Severiz.
Başkentimiz bir kere gittim yaklaşık 5 saat durdum çok düzenli bir şehir olarak aklımda kaldı.
© copyright 2005 - 2026