bugün
- biz olduğumuz sürece manifest çorum'a giremez21
- bik bik'in mutfağına konuk olmak15
- nükleer santralin süper bir şey olduğu gerçeği18
- cennetten düşerken canın yandı mı4
- forlove19 sorunsalı4
- islam düşmanlarına bir soru4
- liyakat nedir ve liyakatsızlık sonuçları nelerdir8
- mehdiye inanıyor musunuz4
- balerion4
- japon arabaları iyi arabalar mıdır sorunsalı4
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak8
- am ile pm yi karıştırmak5
- manifest grubu vs tarkan16
- ismet gurbuz'u tek yumrukla bayıltmak10
- eve girildiğinde ilk yapılan şeyler5
- the odyssey6
- çorumda konser için müzik grubu öner7
- huzur7
- yeni parti50
- aylık 403 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- sözlük kızlarının kekleri11
- sessizliğin artık korkutmaması2
- kale3112 nickli sözlük yazarı2
- renault modus2
- yine çok fena burnum kanadı5
- kanlı gözlerle aynaya bakmak2
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor11
- nissan skyline r342
- kaldırım taşını yastık yapmak2
- iş yerinde sıkıntıdan patlamak2
- eren kaşıkçı2
- 29 07 26 kusadasi dktt konseri2
- korkusuz korkak4
- çin üretimi elektrikli arabalar2
- nissan silvia2
- ekmeleddin ihsanoğluna oy vermiş olmak18
- hikayeyi devam ettir54
- bugün ne oldu4
- 27 temmuz 2026 galatasaray venezia maçı4
- ankara2
- bana onu sormayin5
- muğla daki orman yangını2
- uzaylıların dünyayı işgal edip köleleştirmesi2
- parcalandim toparlanamiyorum4
- mehdilik faaliyetleri2
- kıyafet alışverişi6
- ona bir şey söyle8
- korkusuz korkak filmindeki gaddar kerim3
- askeri ücretle evlenebilir mi7
- temmuz sonu olup hala tatile gidememek6
kimine göre altın kimine göre bir taş yıgını olabilen bir ülke...
gidis donus bilet fiyatlarinin 7 bin dolara patlamasi nedeniyle cep yakan ulke. he, gidince hersey ucuz ayri mesele. mesela miami outlet magzasinda bir valiz gap kiyafet 100 dolara patliyor.
amerika birleşik devletleri'nin sincan'da bilinen adı.
son küresel krizin başladığı ülke, bütün dünyayı etkilemiş. evsizlerin ve devlet'den gıda yardımı alarak yaşamlarını sürdürmeye çalışanların çoğaldığı ülke. orta doğuya hakim olmak amacıyla büyük ortadoğu projesini uygulamaya geçiren amerika.
rafet el roman'ın tarzıyla söylersek;
(bkz: ımeuvrika)
(bkz: ımeuvrika)
goturdukleri ile sana kazandirdiklari arasinda balance saglayamadigin icin, iyi mi ya da kotu mu olduguna kesin bir karar veremedigin ulke; eger tabi kisiliginse tek kriterin...
(bkz: teşekkürler amerika)
turkiye'de "tek basina icmek alkolikligin bir belirtisidir, kesinlikle tek basima icmem" felsefesini benimseyen bir insana, tukurdugunu nerdeyse her gece yalatan bir ulke.
kirmizi tuborg ve efesin olmadigi ulke.. yarmisim o zaman amerikasini ulkesi..
kendi kisiligini en kolay sorgulayabilecin tek ulke ustelik bu durum hic aklina gelmezken....
iki hatta üç bölümden oluşan "kıta".
güney amerika ve kuzey amerika resmi olarak iki ayrı kıtadır. bir de orta amerika var, orası daha çok bölge gibi.
üçünün birleşimine amerika deniyor.
bu kıtadaki en büyük ülke kanada, sonra pek çok ufak devletin bir araya gelmesi ile oluşan amerika birleşik devletleri, onları ise meksika, brezilya, arjantin takip ediyor.
güney amerika ve kuzey amerika resmi olarak iki ayrı kıtadır. bir de orta amerika var, orası daha çok bölge gibi.
üçünün birleşimine amerika deniyor.
bu kıtadaki en büyük ülke kanada, sonra pek çok ufak devletin bir araya gelmesi ile oluşan amerika birleşik devletleri, onları ise meksika, brezilya, arjantin takip ediyor.
insanlari asiri kibar olup asla koyduklari "gizli" mesafeyi goz ardi edemeden yaklasamayacagin tek ulke. hersey cok yakin, bir okadar da uzak.
insanin altina araba cekip, salak bir salatanin yaninda bir kac coctailden olusan aksam yemegi planin icin seni 60 km kadar benzin parasini dusunmeden yol kat ettirebilecek tek ulke.
insani tek basina barlarda kiz basina pazar gecesi bile okuz gibi ictirebilen tek ulke.. para bok gibi. ya mutluluk?
bir milyon doların varsa önemli adamsın,
iki milyon doların varsa başkanın karısıyla yatarsın.*
parayı çok severler, dua aderken tanrı kelimesine yerine ağzından patron kelimesini kaçıranları vardır.
iki milyon doların varsa başkanın karısıyla yatarsın.*
parayı çok severler, dua aderken tanrı kelimesine yerine ağzından patron kelimesini kaçıranları vardır.
klavye solosu barındıran rammstein şarkısıdır.
ayrıca, şarkıda amerika'nın dünyaya hakimiyetinden şikayet edilip; dünyanın durumundan mı dem vurulmaktadır, yoksa "hepimiz amerikalıyız ulan, sen olmasan ne yapardık?" mesajı mı verilmektedir?
sözleri ezberledim, çevirdim, şarkıyı dinledim; konser kayıtlarını izledim, klibini irdeledim.
yok abi, ayırt edemiyorum.
ayrıca, şarkıda amerika'nın dünyaya hakimiyetinden şikayet edilip; dünyanın durumundan mı dem vurulmaktadır, yoksa "hepimiz amerikalıyız ulan, sen olmasan ne yapardık?" mesajı mı verilmektedir?
sözleri ezberledim, çevirdim, şarkıyı dinledim; konser kayıtlarını izledim, klibini irdeledim.
yok abi, ayırt edemiyorum.
atlasta iki asimetrik gögüs gibi görünen bir kita. *
amerikayı hiç görmemesine rağmen okudukları ve iç güdüleriyle sağlam öngörülerde bulunmuştur kafka bu kitabında. masumiyet ve saflığın ön planda olduğu ve amerika gerçeğinin sorgulanmasının çok çarpıcı işlendiğini düşünmekteyim. kurgu konusunda acemi sıçramalar yapılmış hissiyatı oluşmaması elde değil, fakat durumların sık ve keskin değişkenliğinin özellikle denendiğini ve kitaba farklı bir hava kattığını da söylememek doğru olmaz.
pat diye sonu okuyucuya bırakarak, üstelik üzerimize su da sıçratarak bitince kitap "ilahi kafka, ne yaptın ihtiyar." dedim mi evet dedim.(göz yuvalarından öperim kafkacım)
pat diye sonu okuyucuya bırakarak, üstelik üzerimize su da sıçratarak bitince kitap "ilahi kafka, ne yaptın ihtiyar." dedim mi evet dedim.(göz yuvalarından öperim kafkacım)
"emerik" kelimesi Türk Yakut dilinde "denizle ayrılmış arazi parçasını" ifade eden manaya geliyormuş.
Atatürk, "Amerika" adının, Ameriko Vespuçi'den değil, Yakut dilinde halen kullanılan Türkçe "Emerik" (Amerik) sözcüğünden geldiğini tespit etmiştir. Onun bu tespiti, III. Türk Dil Kurultayı üçüncü gün birinci toplantısında sunulan Genel Sekreterlik Raporunda şöyle ifade edilmiştir:
"Bu kıtaya Amerika isminin Ameriko Vespuçi'nın adına göre verildiği iddiasıyna karşı, daha bundan önce Nikaragua yerlilerinin Amerika adını kullandıklarını yine Avrupalı coğrafya ve tarih uzmanlarının kitaplarında buldukları, Yakut Lügatı'nda Emerik kelimesine de hala yaşayan bir söz olarak rast geldikten sonra..."
Atatürk, yaptığı araştırmalar sonunda Amerika'yı Kolomb'dan önce Türklerin keşfettiğini, hatta Amerika'nın ilk yerli halkları arasında Türklerin olduğunu düşünüyor, bu düşüncesini her fırsatta dile getirmekten de çekinmiyordu. Örneğin, bir keresinde bu düşüncesini Amerikalı bir gazeteciyle paylaşmıştı.
Atatürk bir gece Ankara Palas'ta Kızılay'ın düzenlediği bir baloya katılmıştı. Bir süre sonra balo salonunda elinde viski bardağıyla dolaşan uzun boylu bir adam dikkatini çekmişti.
Adamın duruşundan bir yabancı olduğu anlaşılıyordu
Atatürk yavaş yavaş yaklaşan adama yaklaşmış ve önce yanında bulunan Tevfik Rüştü Aras'a: "Bu mösyö kimdir?" diye sormuştu.
Tevfik Rüştü: "Paşam amerikan Gazetecisidir" diye yanıt verince Atatürk, o gazeteciyle tanışmak istemişti.
Tanışmanın ardından Atatürk'le Amerikalı gazeteci arasında şu konuşma geçmişti:
Atatürk Amerikalıya: "Hangi Irktansınız?"diye sormuş.
"Amerikalıyım" yanıtını alınca.
"Hayır, siz Amerikalı Değil Türksünüz!"diye karşılık vermişti.
Amerikalı önce şaşırmış, bir yanlış anlaşılma olduğunu düşünerek yine "Ben Amerikalıyım" diye diretince Atatürk:
"Cristof Colomb'tan elli yıl önce Türkler Amerika'yı keşfetmişler!" diye söze başlayarak, müzelerimizde ceylan derisinden yapılmış Amerika haritalarının bulunduğunu, Amerika'ya giderken rastlanan Kayık Adaları'nın Türkçe Olduğunu, Türkçe'de kayığa sandal da dendiğini, Kanarya Adalarının adının "KANARi" olarak yazıldığını, Kanari'nin bizim Türkçede KANARYA olduğunu ve Amerikan yerli halklarının Bering yoluyla Orta Asya'dan Amerika'ya gittiklerini anlattıktan sonra Amerikalıya:
"Siz Amerikalılar Orta Asya'dan hicret ettiniz. Olsanız olsanız Türk olabilirsiniz. "diyerek sözlerini bitirmişti.
Amerikalı gazeteci şaşkındı.
Atatürkün tarihe olan ilgisini gördükten ve Amerikan tarihi hakkındaki ilginç sözlerini duyduktan sonra bir kaç günlüğüne geldiği Türkiye' de daha uzun süre kalmış;günlerce müzelerde incelemeler yapmış, kitaplar okumuş, notlar almış ve Amerika'ya gidince de:
"Biz Amerikalılar Türk'ten başka bir şey değiliz..." diye yazılar yazmıştı... Türk Gazeteleri de Amerikalının Yazılarını Türkçeye çevirerek yayımlanmışlardı. (alıntı)
Atatürk, "Amerika" adının, Ameriko Vespuçi'den değil, Yakut dilinde halen kullanılan Türkçe "Emerik" (Amerik) sözcüğünden geldiğini tespit etmiştir. Onun bu tespiti, III. Türk Dil Kurultayı üçüncü gün birinci toplantısında sunulan Genel Sekreterlik Raporunda şöyle ifade edilmiştir:
"Bu kıtaya Amerika isminin Ameriko Vespuçi'nın adına göre verildiği iddiasıyna karşı, daha bundan önce Nikaragua yerlilerinin Amerika adını kullandıklarını yine Avrupalı coğrafya ve tarih uzmanlarının kitaplarında buldukları, Yakut Lügatı'nda Emerik kelimesine de hala yaşayan bir söz olarak rast geldikten sonra..."
Atatürk, yaptığı araştırmalar sonunda Amerika'yı Kolomb'dan önce Türklerin keşfettiğini, hatta Amerika'nın ilk yerli halkları arasında Türklerin olduğunu düşünüyor, bu düşüncesini her fırsatta dile getirmekten de çekinmiyordu. Örneğin, bir keresinde bu düşüncesini Amerikalı bir gazeteciyle paylaşmıştı.
Atatürk bir gece Ankara Palas'ta Kızılay'ın düzenlediği bir baloya katılmıştı. Bir süre sonra balo salonunda elinde viski bardağıyla dolaşan uzun boylu bir adam dikkatini çekmişti.
Adamın duruşundan bir yabancı olduğu anlaşılıyordu
Atatürk yavaş yavaş yaklaşan adama yaklaşmış ve önce yanında bulunan Tevfik Rüştü Aras'a: "Bu mösyö kimdir?" diye sormuştu.
Tevfik Rüştü: "Paşam amerikan Gazetecisidir" diye yanıt verince Atatürk, o gazeteciyle tanışmak istemişti.
Tanışmanın ardından Atatürk'le Amerikalı gazeteci arasında şu konuşma geçmişti:
Atatürk Amerikalıya: "Hangi Irktansınız?"diye sormuş.
"Amerikalıyım" yanıtını alınca.
"Hayır, siz Amerikalı Değil Türksünüz!"diye karşılık vermişti.
Amerikalı önce şaşırmış, bir yanlış anlaşılma olduğunu düşünerek yine "Ben Amerikalıyım" diye diretince Atatürk:
"Cristof Colomb'tan elli yıl önce Türkler Amerika'yı keşfetmişler!" diye söze başlayarak, müzelerimizde ceylan derisinden yapılmış Amerika haritalarının bulunduğunu, Amerika'ya giderken rastlanan Kayık Adaları'nın Türkçe Olduğunu, Türkçe'de kayığa sandal da dendiğini, Kanarya Adalarının adının "KANARi" olarak yazıldığını, Kanari'nin bizim Türkçede KANARYA olduğunu ve Amerikan yerli halklarının Bering yoluyla Orta Asya'dan Amerika'ya gittiklerini anlattıktan sonra Amerikalıya:
"Siz Amerikalılar Orta Asya'dan hicret ettiniz. Olsanız olsanız Türk olabilirsiniz. "diyerek sözlerini bitirmişti.
Amerikalı gazeteci şaşkındı.
Atatürkün tarihe olan ilgisini gördükten ve Amerikan tarihi hakkındaki ilginç sözlerini duyduktan sonra bir kaç günlüğüne geldiği Türkiye' de daha uzun süre kalmış;günlerce müzelerde incelemeler yapmış, kitaplar okumuş, notlar almış ve Amerika'ya gidince de:
"Biz Amerikalılar Türk'ten başka bir şey değiliz..." diye yazılar yazmıştı... Türk Gazeteleri de Amerikalının Yazılarını Türkçeye çevirerek yayımlanmışlardı. (alıntı)
israil - filistin savaşından hiç haberi yokmuş gibi davranan ve tiyatro lisansı olan memleket.
muhteşem bir rammstein şarkısı. videosu da rammstein'ın yaptığı en harika iş.
aklınıza gelebilecek her grubun amerika ile ilgili bir şarkısı vardır. ancak hiçbiri amerika'yı böyle algılayamamıştı, böylesine anlatamamıştı.
amerikasız bir dünyanın mümkün olmadığını, giydiğimiz, yediğimiz-içtiğimiz, yaptığımız her şeyin amerikan olduğunu anlatmaya cesaret edememişti belki hiçbiri. kimse bu kadar ince eleştiremezdi.
umarız bu bazılarına örnek olur ve ellerindeki gibson, fender gitarların, marshall amfilerin nerenin ürünü; yaptıkları müziğin nasıl bir kültürün eseri olduğunu, babaya paraların nereden geldiğini unutarak "hedefini al, piyasanı al" gibi basit sözlerle ve her şeyin gözümüze sokulduğu basit kliplerle dinleyiciyi/izleyiciyi salak yerine koymaktan vazgeçerler.*
aklınıza gelebilecek her grubun amerika ile ilgili bir şarkısı vardır. ancak hiçbiri amerika'yı böyle algılayamamıştı, böylesine anlatamamıştı.
amerikasız bir dünyanın mümkün olmadığını, giydiğimiz, yediğimiz-içtiğimiz, yaptığımız her şeyin amerikan olduğunu anlatmaya cesaret edememişti belki hiçbiri. kimse bu kadar ince eleştiremezdi.
umarız bu bazılarına örnek olur ve ellerindeki gibson, fender gitarların, marshall amfilerin nerenin ürünü; yaptıkları müziğin nasıl bir kültürün eseri olduğunu, babaya paraların nereden geldiğini unutarak "hedefini al, piyasanı al" gibi basit sözlerle ve her şeyin gözümüze sokulduğu basit kliplerle dinleyiciyi/izleyiciyi salak yerine koymaktan vazgeçerler.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar