bugün
- sözlüğün aptalları sıralı tam liste4
- sözlük yaşlıların fotoğrafları6
- babam hiç dövmezdi insanı11
- hoslanilan kizin neden cekiniyorsun ki demesi3
- gocu'nun kendini alen delon sanması8
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- mustafa destici3
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- azgın bir boğa gibi çiftleşmek istiyorum3
- yarak yemenin nesi kötü anlamadım diyen kız2
- pandela26
- nara shikamaru2
- domuz gibi olan yazarlar3
- şeriatçıların ateist apo yu sevmesi3
- evagreenin sürekli haklı olması3
- spor yapmayan erkek9
- olası israil türkiye savaşı4
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- ösym'nin yks de soru iptal etmesi2
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış5
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın4
- fake kadın hesabı açıp abaza dayı yolmak2
- evlen baskısı2
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- zaman baba4
- true namussuzdur5
- true neden sevilmiyor5
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- bugün ingiltere kongo maçı saat 19 da trt 1 de2
- atatürk düşmanlarını kim yetiştirdi2
- queen feristah6
- sizi enflasyona ezdirmedik2
- mel mel bakan gibson gocu sari renkli seker4
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- 2026 dünya kupası37
- tamar tanrıyar7
- tanga giyen erkek6
- 2026 yks de soru iptali2
- sözlükte başın belaya girmesi3
- denize girmek5
- ağzı kokan emekli2
- türklerin iq ortalaması4
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- true online olunca olunca gelen mutluluk hissi3
- true'nun yine online olması5
- habersiz gelen misafir3
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- meksika9
yaşar ın aldanırım şarkısında bazen aldanmamanın ne kadar zor olduğuna dair güzel sözler bulunmaktadır.
edebiyattaki sonucu; kavrulmak, boşa yanmak olarak getiri sağlayan, saflık durumu, kanmak.
en fenasıdır; duygularının boşa çıkması, güven kırılması...
dipteki insan aldanmıştır.
dipteki insan aldanmıştır.
hayatta her türlü kazığı yedikten ve deneyim sahibi olduktan sonra bile başa gelebilen kanma zayıflığıdır. aptallık değildir aslında sebebi. umuttur.
insanın; kendisini olabilecek diğer tüm ihtimallerden koparmasıdır.
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak.
insanın kendi kendine yaptığı en büyük haksızlıklardan.
aldanmak,öldürür.(cemil meriç)
özellikle inanç meselelerinde aldanmak daha tehlikeli.
özellikle inanç meselelerinde aldanmak daha tehlikeli.
aldatılmaktan daha kötü olan hadisedir. aldatıldığında kişi bir kere kendini aptal gibi hisseder fakat aldandığında bu çok kez tekrarlanabilir. aldanmak; kişinin bilincinin verdiği kararlarda etkisini kaybetmesi halidir. genelde bilincin duygulara yenik düşmesidir. buna yaşar'ın (bkz: aldanırım) şarkısındaki gibi bir gülüş genellikle kafidir.
aldanmak çok kötü bir duygudur. ve genelde aldanan insanlar ön yargılı olan kişilerdir. ve çok inatçı olurlar. dediğim dedik çaldığım düdük mantığıdır. ve bu tip insanlar, aldanmanın farkına vardığı anda çok mahçup olurlar. bir insan bir bir bir kişiyi bir sefer aldatırsa suç ondadır. ikinci kez aldatırsa suç sizdedir.
bazen aldana bilmektir insanı yaşatan. aşka mesela.
çünkü öyle bir zaman gelir ki aldanamaz olursunuz ve sonraları bu his size keşke aldana biliyor olsaydım dedirtir. aldanmanın tadını çıkartın, pişman olmayın...
çünkü öyle bir zaman gelir ki aldanamaz olursunuz ve sonraları bu his size keşke aldana biliyor olsaydım dedirtir. aldanmanın tadını çıkartın, pişman olmayın...
--spoiler--
Büyük Herod.
Vaftizci Yahyayı getirmelerini emrettiğinde gözlerindeki yorgunluk ve alnındaki gelgit gün kadar aşikârdı. Kaşları çatılmış, çenesi sarkmış, yüzü kararmıştı. Zihni bir meseleyle meşgul olduğunda aynen böyle avuzlaşırdı çehresi.
Gardiyanlar Vaftizci Yahyayı zindandan alıp huzura çıkardığında vakit gece yarısını çoktan geçmişti.
-Uzun zamandır zihnimi kurcalayan, uykularımı kaçıran bir mesele var, dedi Herod.
-Bilginlerle de konuştum, bilgelerle de konuştum ama tatmin edici bir cevap alamadım hiç birinden. Bilirim Sen peygamber soyundan gelen aziz bir adamsın.
Herod burada bir an durdu, bir süre süzdü muhatabını. Yaltaklanmasının karşılığını beklermiş gibi. Vaftizci heykel katılığındaki duruşunu hiç bozmadı. Bunun üzerine Herod devam etti.
-Firavunla Musanın hikâyesini bilirsin. Hani Firavun israil oğullarına musallat olmuştu da, Rab Musaya kavmini alıp Mısırı terk etmesini emretmişti ve Musada kavmiyle birlikte Kızıl Denizin kenarına gitmişti hani. Peşlerinde Firavun ve ordusu, Musa çaresizlik içinde gözlerini göklere çevirince Rab; asasını denize vurmasını buyurmuştu. Musa asasını Kızıl Denize vurmuş, Kızıl Denizde ikiye yarılmıştı, Musada kavmiyle birlikte sağ salim karşıya geçmişti. Peşlerinden gelen Firavun ve ordusu Kızıl Denizin bulanık sularında boğulup gitmişti.
Mesele şu, her şeye kadir olan Rab niçin israil oğullarını su üstünde yürütmedi de, Kızıl Denizi ikiye yarıp deniz yatağını onlara yol eyledi?
Bu soru üzerine,
-Hikmet öyle bir lokmadır ki senin gibi aldanmışların kursağından asla geçmez, dedi Vaftizci Yahya ve devam etti.
-"Ama benim vazifem sorulan her soruya doğru cevap vermek, soran kim olursa olsun. Senin sualinin hikmetine gelince; bu Rabbin bir hilesidir, Firavun aldansın diye kurulmuş bir tuzak."
-"Çünkü", dedi Yahya,
-"israil oğulları su üstünde yürüyerek Kızıl Denizi geçseydi o zaman Firavun ve ordusu peşlerinden gitmezdi. Herkes bilir ki suyun üstünde yürünmez, bir mucizedir bu. Hâlbuki deniz yarılıp da deniz yatağı yani toprak ortaya çıkınca Firavun ve ordusu biz toprağın üstünde yürürüz dediler, herkes toprağın üstünde yürüyebilir çünkü. Oysa denizin ikiye yarılması da bir mucizeydi ama Firavun ve ordusu toprağı görünce mucizeyi unuttu, aldandılar.
Ve herkes bilir ki aldanmak öldürür."
--spoiler--
Büyük Herod.
Vaftizci Yahyayı getirmelerini emrettiğinde gözlerindeki yorgunluk ve alnındaki gelgit gün kadar aşikârdı. Kaşları çatılmış, çenesi sarkmış, yüzü kararmıştı. Zihni bir meseleyle meşgul olduğunda aynen böyle avuzlaşırdı çehresi.
Gardiyanlar Vaftizci Yahyayı zindandan alıp huzura çıkardığında vakit gece yarısını çoktan geçmişti.
-Uzun zamandır zihnimi kurcalayan, uykularımı kaçıran bir mesele var, dedi Herod.
-Bilginlerle de konuştum, bilgelerle de konuştum ama tatmin edici bir cevap alamadım hiç birinden. Bilirim Sen peygamber soyundan gelen aziz bir adamsın.
Herod burada bir an durdu, bir süre süzdü muhatabını. Yaltaklanmasının karşılığını beklermiş gibi. Vaftizci heykel katılığındaki duruşunu hiç bozmadı. Bunun üzerine Herod devam etti.
-Firavunla Musanın hikâyesini bilirsin. Hani Firavun israil oğullarına musallat olmuştu da, Rab Musaya kavmini alıp Mısırı terk etmesini emretmişti ve Musada kavmiyle birlikte Kızıl Denizin kenarına gitmişti hani. Peşlerinde Firavun ve ordusu, Musa çaresizlik içinde gözlerini göklere çevirince Rab; asasını denize vurmasını buyurmuştu. Musa asasını Kızıl Denize vurmuş, Kızıl Denizde ikiye yarılmıştı, Musada kavmiyle birlikte sağ salim karşıya geçmişti. Peşlerinden gelen Firavun ve ordusu Kızıl Denizin bulanık sularında boğulup gitmişti.
Mesele şu, her şeye kadir olan Rab niçin israil oğullarını su üstünde yürütmedi de, Kızıl Denizi ikiye yarıp deniz yatağını onlara yol eyledi?
Bu soru üzerine,
-Hikmet öyle bir lokmadır ki senin gibi aldanmışların kursağından asla geçmez, dedi Vaftizci Yahya ve devam etti.
-"Ama benim vazifem sorulan her soruya doğru cevap vermek, soran kim olursa olsun. Senin sualinin hikmetine gelince; bu Rabbin bir hilesidir, Firavun aldansın diye kurulmuş bir tuzak."
-"Çünkü", dedi Yahya,
-"israil oğulları su üstünde yürüyerek Kızıl Denizi geçseydi o zaman Firavun ve ordusu peşlerinden gitmezdi. Herkes bilir ki suyun üstünde yürünmez, bir mucizedir bu. Hâlbuki deniz yarılıp da deniz yatağı yani toprak ortaya çıkınca Firavun ve ordusu biz toprağın üstünde yürürüz dediler, herkes toprağın üstünde yürüyebilir çünkü. Oysa denizin ikiye yarılması da bir mucizeydi ama Firavun ve ordusu toprağı görünce mucizeyi unuttu, aldandılar.
Ve herkes bilir ki aldanmak öldürür."
--spoiler--
ölümden ilerisini sanat sanan aldanıktır. yaşamdan ilerisini bilim sanan gazaba uğramıştır.
bence halkımız da aldanıyor maden karşıtlarının boş sözlerine.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar