bugün
- millette manyak para var16
- insan olmaya çeyrek kala tarzı entry girmek10
- sözlük kürdü54
- 30 liraya satılan tavuk döner13
- 6 yaşındaki kızını satan anne9
- zenci uşağın aniden içeri girmesi2
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek8
- volkswagen passat10
- kale3112'deki 3112'nin anlamı nedir sorunsalı5
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar13
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil14
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması13
- papatya çayı içen erkek8
- boşandığı eşine araba alan adam4
- ben tevratı da okudum incili de12
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak19
- pankek yiyen erkek6
- 20075
- ananı mı dinlersin karıyı mı11
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- sevilmeyen iş arkadaşıyla başa çıkma yöntemi5
- yaşıyor musunuz uludağ sözlük7
- traş olmaya üşenmek7
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- escort ile para kavgası5
- anın görüntüsü28
- sınavlar bittikten sonra oluşan boşluk hissi6
- ismail kartal19
- türkiyeli kahvesi8
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı8
- kavga edenleri auuuwww diye gaza getirmek5
- damat tıraşı4
- herkesin hayatına kimse karışamaz5
- iskilipli atıf hoca3
- kemal sunal'ın en kötü filmi8
- klozette borudan fare gelecek korkusu5
- cadılar bayramını kutlayan erkek5
- arkadaşlar naber ya4
- muhteşem yüzyıl kösem3
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- uçum'un 16 nisan 2028 seçim önerisi2
- şanzıman ustası4
- ahmet nazif zorlu3
- cam açık uyumak8
- osman pamukoğlu14
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- allah5
- beşiktaşlı erkeklerin çok iyi sevişmesi5
- bencil ve kendini beğenmiş rezil4
- türkler bize sözlük kurmak zorunda5
Jean Paul Sartre abimizin yavuklusunu baştan çıkarmış olan eleman.
fransız filozof ve yazardır kendisi, varoluşçulukla ilgilenmiş eserlerine de bu akımı yansıtmıştır.kendisi bir zamanlar komünist partiye dahil olmuş lakin o dönemin şartları yüzünden Troçkist yanlısı olmasıyla suçlanıp partiden atılmıştır.absüzrdizm felsefi akımının ortaya çıkmasını sağlamıştır. yabancı ve veba romanlarında bu akımın etkilerini görebilirsiniz. edebiyatı ve felsefeyi adeta sinsice yerinden sallamış fikirlere sahiptir.hayatını bir trafik kazasında kaybetmiştir... okunulması gereken yazarlardan..
Sisifos söyleni, adlı eserinde,
"Yaşama nedeni denilen şey, aynı zamanda çok güzel bir ölme nedenir de." Cümlesiyle, beni benden almış yazar.
"Yaşama nedeni denilen şey, aynı zamanda çok güzel bir ölme nedenir de." Cümlesiyle, beni benden almış yazar.
Çok karakteristik bir yazar. Okumak kimi insanı mutsuz edebileceği gibi kimini de çok mutlu eder. Ben mutlu olanlardanım. Ölümü hakkında her ne kadar intihar ettiği soylense de o intihar edecek bir yazar değildi şahsi fikrim böyle.
Dünyadaki gelmiş geçmiş en mükemmel insan. Çünkü o baskaldiran insan kitabinin yazari.
kitap köpeği olan bir insan olsam da sevmiyorum ulan bu adamı. kitaplarını okurken midem bulanıyor, fakat yine de okumaya çalışıyorum.
"hayat hiçbir şey değildir, itina ile yaşayınız." cümlesine sahip Cezayir doğumlu fransız yazardır. üniversite yıllarında kalecilik yapmış olup vereme yakalanınca bırakmak zorunda kalmıştır. hastalık sebebiyle orduya kabul edilmemiştir. 1960 yılında trafik kazasında ölmüştür. üstelik kaza sonrasında cebinde tren Bileti bulunmuştur. ancak camus, tren yerine arkadaşının kullandığı araç ile gitmeyi tercih etmiştir.
Yargılanmanın en kötü olanı kanunsuz yargılanmaktır, diyordu sanırım.
insan hayatının sürekli yeniden başlamakla geçtiğini söyleyen filozof. çok severim kendilerini.
güzelim var olma bunalımı adını bilmediğimiz bir tehlikenin çok hoş yakınlığı, yaşamak, o zaman, kendi yıkımımıza koşmak mıdır? Yeniden, durup dinlenmeden, yıkımımıza koşalım.
güzelim var olma bunalımı adını bilmediğimiz bir tehlikenin çok hoş yakınlığı, yaşamak, o zaman, kendi yıkımımıza koşmak mıdır? Yeniden, durup dinlenmeden, yıkımımıza koşalım.
20 puanlık yorum soruma mâl olan veled-ül zinanın ta kendisidir...
(bkz: Alper kamu)
Camus, makalelerinde okuyanı dualizmle tanıştırır. Mutluluk ve keder, yaşam ve ölüm, karanlık ve aydınlık.. Hayatın çeşitli biçimlerde geçtiğini ve insanın ölümlü olduğu gerçeği de budur. Sisifos Söylenide bu dualizm bir çelişki halini alır. Bir yanda yaşayarak hayatlarımıza değer vermekte öte yandan eninde sonunda yok olacağımız gerçeğini de bilmekteyiz. Bu çelişkiyle yaşamak "Absürt"ün ta kendisidir. Eğer hayatımızın anlamsız ve boşuna olduğunu biliyorsak, kendimizi öldürmeli miyiz? Bu trajik kısır döngü nasıl aşılabilir? Camus saçma kavramını burada kurar: yaşamın beyhudeliğinin bilincinde olan insan. Fakat Camus intihardan yana değildir, yaşamın anlamsızlığının yok edilemeyeceğinin bilincindedir fakat bununla savaşmaktan kaçınmaz.
yabancı romanı ile tanıdığım, bu kitabıyla yaşamın anlamını sorgulayan yazar. yabancı romanını isveçli bir arkadaşım tavsiye etmişti okulda bize bu kitabı okuttular diyerekten.
Hayatın gün geçtikçe çoğu insanı anlamsızlık ve saçmalık sınırlarına dahil etmesini tüm çıplaklığıyla anlatmış, burjuvazi gelenekleri eleştirmiş, sorgulamış, acı içerisinde anlam arayan ve kabul eden mersault' un yaratıcısı olan Fransız filozof.
An itibariyle bitirdiğim yalnızlık adlı kitabıyla ilgili olarak söyleyebileceğim tek şey yeterince Albert Camus büyüsü ihtiva etmediğidir. Kısa bir kitap olmasına rağmen ciddi manada bitmeyen bir kitaptı.
Lise cagindaki ergenlerin o kekremsi espri anlayislarinin suzgecinden gecirip "albert camış, hihohaha" diye ismiyle dalga gectikleri unlu dusunur.
hayatın boktan olduğunu keşfeden iyi filozoflardan.
insan kendisi için gerçek ve mutlak olan mutluluğa yaşamı boyunca yalnız bir kez erişir ve geri kalan tüm yaşamını bu mutluluğa tekrar ulaşmaya adar.
veba'sı ile beni başımı ellerimin arasına alıp düşünmeye iten yazardır.
düşüş metniyle insanı sarsan deha ama insan...
"Yargıdan kaçmak zor olduğundan, doğasını hem sevdirmek, hem bağışlatmak nazik iş olduğundan, hepsi de zengin olmaya çalışırlar. Niçin? Bunu merak ettiniz mi hiç? Güç kazanmak için, elbette. Ama özellikle şunun için: Zenginlik insanları kalabalıktan ayırıp nikel kaplanmış bir arabaya kapatır, korunaklı geniş park yerlerinde, yataklı vagonlarda, lüks kamaralarda tecrit eder. Zenginlik, aziz dostum, henüz aklanma değildir, ama her zaman hoş karşılanması gereken ertelemedir."
"Yargıdan kaçmak zor olduğundan, doğasını hem sevdirmek, hem bağışlatmak nazik iş olduğundan, hepsi de zengin olmaya çalışırlar. Niçin? Bunu merak ettiniz mi hiç? Güç kazanmak için, elbette. Ama özellikle şunun için: Zenginlik insanları kalabalıktan ayırıp nikel kaplanmış bir arabaya kapatır, korunaklı geniş park yerlerinde, yataklı vagonlarda, lüks kamaralarda tecrit eder. Zenginlik, aziz dostum, henüz aklanma değildir, ama her zaman hoş karşılanması gereken ertelemedir."
bir veba gibi hayatı istila eden.insanları en sarsıcı biçimde anlatan yazar ama insan... veba romanında şunları yazar camus;
"Kendilerini hür sanıyorlardı, oysa felaketler var oldukça kimse hür değildir."
nedir bu sanrı? hür olmak mı? başkalarının tanımlarıyla veya birilerinin başlattıkları ve bitirdikleriyle nasıl hür olabiliriz? bu bizim gerçeğimizdir.
peki nedir gerçek? camus şöyle yanıtlar;
"insanlar yalnız felaketi yaşarken gerçeğe kendilerini kaptırırlar; yani susarlar."
gerçek bizim büyük çaresizliğimizdir. o felaketler - ki o felaketleri beklemeye gerek de yoktur. bizatihi insanın kendisi gerçekliğin yarattığı yıkımdır.
yani tüm siyasetin haykırdığı o hür olma sözleri, özünde asıl felaketin yani insan denilen varlığın yarın denilen belirsizlikle takasıdır. faustvari bir sözleşmedir bu.
son söz Camus'nün olsun:
"insanlar, erdem veya kusur denilen şeylerin ne demek olduğunu hiçbir suretle bilmiyorlardı, oysa en ıslah edilmez kusur, her şeyi bildiğini sanmaktan doğan ve insanları öldürmek için kendinde hak gören bir bilgisizlikten gelenidir. Katilin ruhu kördür, yeteri kadar basirete sahip olmadan ne gerçek bir iyilik, ne de güzel bir aşk mümkündür."
"Kendilerini hür sanıyorlardı, oysa felaketler var oldukça kimse hür değildir."
nedir bu sanrı? hür olmak mı? başkalarının tanımlarıyla veya birilerinin başlattıkları ve bitirdikleriyle nasıl hür olabiliriz? bu bizim gerçeğimizdir.
peki nedir gerçek? camus şöyle yanıtlar;
"insanlar yalnız felaketi yaşarken gerçeğe kendilerini kaptırırlar; yani susarlar."
gerçek bizim büyük çaresizliğimizdir. o felaketler - ki o felaketleri beklemeye gerek de yoktur. bizatihi insanın kendisi gerçekliğin yarattığı yıkımdır.
yani tüm siyasetin haykırdığı o hür olma sözleri, özünde asıl felaketin yani insan denilen varlığın yarın denilen belirsizlikle takasıdır. faustvari bir sözleşmedir bu.
son söz Camus'nün olsun:
"insanlar, erdem veya kusur denilen şeylerin ne demek olduğunu hiçbir suretle bilmiyorlardı, oysa en ıslah edilmez kusur, her şeyi bildiğini sanmaktan doğan ve insanları öldürmek için kendinde hak gören bir bilgisizlikten gelenidir. Katilin ruhu kördür, yeteri kadar basirete sahip olmadan ne gerçek bir iyilik, ne de güzel bir aşk mümkündür."
bazı insanların sırf normal olabilmek için olağanüstü enerji sarf ettiklerini kimse bilmez diyerek aslında ne kadar şizofreni, deli, fobili insanla yaşadığımızı gösteren ulvi bir yazardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar