bugün
- mazotun yarım litresi 50 tl21
- sizi bütün milletlere üstün kıldığımı hatırlayın5
- erkekler neden evlenmek ister13
- hangi sözlük kızısın10
- regl olan kadına söylenmemesi gerekenler7
- para yok huzur var9
- seninle şöyle olabildik6
- günün sözü10
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez9
- arabaya acemi sürücü yazmak2
- spor yaparken tayt giymenin asıl amacı2
- erkek aşagı erkek yukarı6
- rusya da çarlığı istemek2
- arap sabununu götüne süren solcu2
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya12
- tokmakçının anlamını bilmeyen kız3
- kürdü sevin21
- diablo2
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi4
- bazen kazanmak için kaybetmek gerekir4
- ramazan ayı2
- araba alınca yapılacak şımarıklıklar8
- yere çöp atan aşağılık varlıklar2
- şansın tesadüf olduğunu zannetmek2
- olympique marseille3
- hangi winx kızısın5
- yazarların cuma akşamı planları3
- ateist5
- rock grubu kurmak için köyden beyoğluna gelmek4
- çocukken en sevilen çizgi film3
- güne almanca bir cümle bırak11
- evde kalan kızları dışarı çıkarıyoruz3
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı17
- yasaları bırakıp insan geleneklerine tapınmak2
- borsada dönen dönerler2
- doğrusunu unutturan yazım yanlışları2
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- kaçsam kaçamam her yerde kokun var2
- dede tavsiyeleri2
- güne bir şiir bırak2
- beşiktaş6
- tedbirli olmak vs pısırık olmak2
- çinin açtığı davayı kaybeden ticaret bakanlığı5
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek7
- saddam hüseyin8
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı11
- boyun tutulması4
- amerika bizi kıskanıyor2
- sözlük yazarlarının anlık modu2
- bir şeyler söyle6
kendisini hiçbir zaman varoluşçu olarak görmemiş bir yazardır.
Jean Paul Sartre abimizin yavuklusunu baştan çıkarmış olan eleman.
fransız filozof ve yazardır kendisi, varoluşçulukla ilgilenmiş eserlerine de bu akımı yansıtmıştır.kendisi bir zamanlar komünist partiye dahil olmuş lakin o dönemin şartları yüzünden Troçkist yanlısı olmasıyla suçlanıp partiden atılmıştır.absüzrdizm felsefi akımının ortaya çıkmasını sağlamıştır. yabancı ve veba romanlarında bu akımın etkilerini görebilirsiniz. edebiyatı ve felsefeyi adeta sinsice yerinden sallamış fikirlere sahiptir.hayatını bir trafik kazasında kaybetmiştir... okunulması gereken yazarlardan..
Sisifos söyleni, adlı eserinde,
"Yaşama nedeni denilen şey, aynı zamanda çok güzel bir ölme nedenir de." Cümlesiyle, beni benden almış yazar.
"Yaşama nedeni denilen şey, aynı zamanda çok güzel bir ölme nedenir de." Cümlesiyle, beni benden almış yazar.
Çok karakteristik bir yazar. Okumak kimi insanı mutsuz edebileceği gibi kimini de çok mutlu eder. Ben mutlu olanlardanım. Ölümü hakkında her ne kadar intihar ettiği soylense de o intihar edecek bir yazar değildi şahsi fikrim böyle.
Dünyadaki gelmiş geçmiş en mükemmel insan. Çünkü o baskaldiran insan kitabinin yazari.
kitap köpeği olan bir insan olsam da sevmiyorum ulan bu adamı. kitaplarını okurken midem bulanıyor, fakat yine de okumaya çalışıyorum.
"hayat hiçbir şey değildir, itina ile yaşayınız." cümlesine sahip Cezayir doğumlu fransız yazardır. üniversite yıllarında kalecilik yapmış olup vereme yakalanınca bırakmak zorunda kalmıştır. hastalık sebebiyle orduya kabul edilmemiştir. 1960 yılında trafik kazasında ölmüştür. üstelik kaza sonrasında cebinde tren Bileti bulunmuştur. ancak camus, tren yerine arkadaşının kullandığı araç ile gitmeyi tercih etmiştir.
Yargılanmanın en kötü olanı kanunsuz yargılanmaktır, diyordu sanırım.
insan hayatının sürekli yeniden başlamakla geçtiğini söyleyen filozof. çok severim kendilerini.
güzelim var olma bunalımı adını bilmediğimiz bir tehlikenin çok hoş yakınlığı, yaşamak, o zaman, kendi yıkımımıza koşmak mıdır? Yeniden, durup dinlenmeden, yıkımımıza koşalım.
güzelim var olma bunalımı adını bilmediğimiz bir tehlikenin çok hoş yakınlığı, yaşamak, o zaman, kendi yıkımımıza koşmak mıdır? Yeniden, durup dinlenmeden, yıkımımıza koşalım.
20 puanlık yorum soruma mâl olan veled-ül zinanın ta kendisidir...
(bkz: Alper kamu)
Camus, makalelerinde okuyanı dualizmle tanıştırır. Mutluluk ve keder, yaşam ve ölüm, karanlık ve aydınlık.. Hayatın çeşitli biçimlerde geçtiğini ve insanın ölümlü olduğu gerçeği de budur. Sisifos Söylenide bu dualizm bir çelişki halini alır. Bir yanda yaşayarak hayatlarımıza değer vermekte öte yandan eninde sonunda yok olacağımız gerçeğini de bilmekteyiz. Bu çelişkiyle yaşamak "Absürt"ün ta kendisidir. Eğer hayatımızın anlamsız ve boşuna olduğunu biliyorsak, kendimizi öldürmeli miyiz? Bu trajik kısır döngü nasıl aşılabilir? Camus saçma kavramını burada kurar: yaşamın beyhudeliğinin bilincinde olan insan. Fakat Camus intihardan yana değildir, yaşamın anlamsızlığının yok edilemeyeceğinin bilincindedir fakat bununla savaşmaktan kaçınmaz.
yabancı romanı ile tanıdığım, bu kitabıyla yaşamın anlamını sorgulayan yazar. yabancı romanını isveçli bir arkadaşım tavsiye etmişti okulda bize bu kitabı okuttular diyerekten.
Hayatın gün geçtikçe çoğu insanı anlamsızlık ve saçmalık sınırlarına dahil etmesini tüm çıplaklığıyla anlatmış, burjuvazi gelenekleri eleştirmiş, sorgulamış, acı içerisinde anlam arayan ve kabul eden mersault' un yaratıcısı olan Fransız filozof.
An itibariyle bitirdiğim yalnızlık adlı kitabıyla ilgili olarak söyleyebileceğim tek şey yeterince Albert Camus büyüsü ihtiva etmediğidir. Kısa bir kitap olmasına rağmen ciddi manada bitmeyen bir kitaptı.
Lise cagindaki ergenlerin o kekremsi espri anlayislarinin suzgecinden gecirip "albert camış, hihohaha" diye ismiyle dalga gectikleri unlu dusunur.
hayatın boktan olduğunu keşfeden iyi filozoflardan.
insan kendisi için gerçek ve mutlak olan mutluluğa yaşamı boyunca yalnız bir kez erişir ve geri kalan tüm yaşamını bu mutluluğa tekrar ulaşmaya adar.
veba'sı ile beni başımı ellerimin arasına alıp düşünmeye iten yazardır.
düşüş metniyle insanı sarsan deha ama insan...
"Yargıdan kaçmak zor olduğundan, doğasını hem sevdirmek, hem bağışlatmak nazik iş olduğundan, hepsi de zengin olmaya çalışırlar. Niçin? Bunu merak ettiniz mi hiç? Güç kazanmak için, elbette. Ama özellikle şunun için: Zenginlik insanları kalabalıktan ayırıp nikel kaplanmış bir arabaya kapatır, korunaklı geniş park yerlerinde, yataklı vagonlarda, lüks kamaralarda tecrit eder. Zenginlik, aziz dostum, henüz aklanma değildir, ama her zaman hoş karşılanması gereken ertelemedir."
"Yargıdan kaçmak zor olduğundan, doğasını hem sevdirmek, hem bağışlatmak nazik iş olduğundan, hepsi de zengin olmaya çalışırlar. Niçin? Bunu merak ettiniz mi hiç? Güç kazanmak için, elbette. Ama özellikle şunun için: Zenginlik insanları kalabalıktan ayırıp nikel kaplanmış bir arabaya kapatır, korunaklı geniş park yerlerinde, yataklı vagonlarda, lüks kamaralarda tecrit eder. Zenginlik, aziz dostum, henüz aklanma değildir, ama her zaman hoş karşılanması gereken ertelemedir."
bir veba gibi hayatı istila eden.insanları en sarsıcı biçimde anlatan yazar ama insan... veba romanında şunları yazar camus;
"Kendilerini hür sanıyorlardı, oysa felaketler var oldukça kimse hür değildir."
nedir bu sanrı? hür olmak mı? başkalarının tanımlarıyla veya birilerinin başlattıkları ve bitirdikleriyle nasıl hür olabiliriz? bu bizim gerçeğimizdir.
peki nedir gerçek? camus şöyle yanıtlar;
"insanlar yalnız felaketi yaşarken gerçeğe kendilerini kaptırırlar; yani susarlar."
gerçek bizim büyük çaresizliğimizdir. o felaketler - ki o felaketleri beklemeye gerek de yoktur. bizatihi insanın kendisi gerçekliğin yarattığı yıkımdır.
yani tüm siyasetin haykırdığı o hür olma sözleri, özünde asıl felaketin yani insan denilen varlığın yarın denilen belirsizlikle takasıdır. faustvari bir sözleşmedir bu.
son söz Camus'nün olsun:
"insanlar, erdem veya kusur denilen şeylerin ne demek olduğunu hiçbir suretle bilmiyorlardı, oysa en ıslah edilmez kusur, her şeyi bildiğini sanmaktan doğan ve insanları öldürmek için kendinde hak gören bir bilgisizlikten gelenidir. Katilin ruhu kördür, yeteri kadar basirete sahip olmadan ne gerçek bir iyilik, ne de güzel bir aşk mümkündür."
"Kendilerini hür sanıyorlardı, oysa felaketler var oldukça kimse hür değildir."
nedir bu sanrı? hür olmak mı? başkalarının tanımlarıyla veya birilerinin başlattıkları ve bitirdikleriyle nasıl hür olabiliriz? bu bizim gerçeğimizdir.
peki nedir gerçek? camus şöyle yanıtlar;
"insanlar yalnız felaketi yaşarken gerçeğe kendilerini kaptırırlar; yani susarlar."
gerçek bizim büyük çaresizliğimizdir. o felaketler - ki o felaketleri beklemeye gerek de yoktur. bizatihi insanın kendisi gerçekliğin yarattığı yıkımdır.
yani tüm siyasetin haykırdığı o hür olma sözleri, özünde asıl felaketin yani insan denilen varlığın yarın denilen belirsizlikle takasıdır. faustvari bir sözleşmedir bu.
son söz Camus'nün olsun:
"insanlar, erdem veya kusur denilen şeylerin ne demek olduğunu hiçbir suretle bilmiyorlardı, oysa en ıslah edilmez kusur, her şeyi bildiğini sanmaktan doğan ve insanları öldürmek için kendinde hak gören bir bilgisizlikten gelenidir. Katilin ruhu kördür, yeteri kadar basirete sahip olmadan ne gerçek bir iyilik, ne de güzel bir aşk mümkündür."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar