bugün
- kolye37
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun8
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek13
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı6
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- zebra4
- galatasaray14
- tır şoförü olmayı istemek12
- gençlerbirliği 0 galatasaray 12
- her şeye neden diye sormanın yan etkileri3
- papağan4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- osmanlı6
- kim kimi neden sevmiyor14
- sevgiliye cartier hediye etmek6
- ona bir şey söyle7
- ölen kediyi çöpe atmak vs gömmek4
- fil2
- yogartiksen40
- 17 ekim 2026 erzurumspor eyüpspor maçı5
- bileklik12
- evi ev yapan şeyler5
- ilkokul bebesine türbanı savunmak66
- yüzük2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak21
- vatan için savaşmayacağını söyleyen genç adam4
- aşk12
- 6 ayda bir yıkanmak4
- güneşli sıcıcık bir edirne günü6
- benim maaşım benimdir kocamın maaşı evindir3
- azerilerce tokatlanan akpli8
- diyanetin fona para yatırması4
- sözlük kadınlarına 15 bin tl hibe ediyorum6
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- birinci nesil yazar görememe sorunsalı6
- fon olayında spk'nın ihmalinin olmaması3
- nervio adlı yazara uyarı11
- adana hava durumu5
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- uludağ sözlüğün kapanma vaktinin geldiği gerçeği7
- içine cin giren insan nasıl kurtulur10
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- dincileri niçin öldürmeliyiz5
- queen ravenna büyücülük okulu20
- nick değiştirilse alınacak nickler3
- türküm doğruyum çalışkanım5
- her buluşmaya rezalet kombinlerle gitmek4
- 1 55 boya sahip kızlardaki özgüven kaynağı3
- yogartiksen'in mod olması4
- sözlük çirkinlerinin fotoğrafları3
içindeki bir kulak ve bir resimle
saklıyorum mavi bir şişeyi:
gece mecbur ettiğinde baykuşun tüyünü,
kısık sesli kiraz ağacı yolduğunda kendi dudaklarını
ve deniz esintisi çoklukla
delik deşik ettiği kabuklarla tehdit ettiğinde,
bilirim bulunur batmış büyük yayılmalar,
külçelerce kuvars,
balçık,
mavi sular bir vuruşa,
onca sessizlikten, yenilgiden ve kâfur ağacından,
kaybolmuş eşyalardan, madalyalardan,
okşayışlardan, paraşütlerden, öpüşlerden
çok sayıda damarlar.
Tek bir günün adımları var yalnızca öbürüne doğru,
yalnız bir şişe denizlerde yolcu,
ve güllerin vardığı bir yemek odası,
bir yemek odası, terk edilmiş
bir diken gibi: konuşuyorum
ezilmiş bir kadeh hakkında, bir perde hakkında,
taşları sökerek akan bir ırmağın çağladığı
ıssız bir odada bulunan derinlik hakkında, bu bir evdir
yağmurun temelleri üzerinde duran,
olmazsa olmaz pencereleriyle ve kayıtsız şartsız sadık
yaban şarabıyla iki katlı bir ev.
Gidiyorum akşamlar boyunca, ve dönüyorum eve
kirle ve ölümle dopdolu,
getirerek beraberimde toprağı ve köklerini
ve cesedin buğdayla, metallerle, devrilmiş fillerle
birlikte uyuduğu toprağın sınırsız karnını.
Fakat her şeyden önce korku dolu,
korku dolu ve ıssız bir yemek odası var
kırılmış yağdanlıklarıyla
ve akıyor sirke masaların altından,
ve durdurulmuş bir ay ışığı,
karanlık bir şey, ve arıyorum
bir karşılaştırmayı kendimde:
belki denizle çevrilmiş bir dükkândır bu
ve hırpanî paçavralar damlıyor tuzlu sudan.
Yalnızca ıssız bir yemek odası var
ve etrafında sonsuz genişlikler,
suyun altına konulan fabrikalar,
sadece benim bildiğim enlemler,
çünkü hüzünlüyüm ben ve yolculuktayım
ve tanıyorum toprağı ve hüzünlüyüm. *
saklıyorum mavi bir şişeyi:
gece mecbur ettiğinde baykuşun tüyünü,
kısık sesli kiraz ağacı yolduğunda kendi dudaklarını
ve deniz esintisi çoklukla
delik deşik ettiği kabuklarla tehdit ettiğinde,
bilirim bulunur batmış büyük yayılmalar,
külçelerce kuvars,
balçık,
mavi sular bir vuruşa,
onca sessizlikten, yenilgiden ve kâfur ağacından,
kaybolmuş eşyalardan, madalyalardan,
okşayışlardan, paraşütlerden, öpüşlerden
çok sayıda damarlar.
Tek bir günün adımları var yalnızca öbürüne doğru,
yalnız bir şişe denizlerde yolcu,
ve güllerin vardığı bir yemek odası,
bir yemek odası, terk edilmiş
bir diken gibi: konuşuyorum
ezilmiş bir kadeh hakkında, bir perde hakkında,
taşları sökerek akan bir ırmağın çağladığı
ıssız bir odada bulunan derinlik hakkında, bu bir evdir
yağmurun temelleri üzerinde duran,
olmazsa olmaz pencereleriyle ve kayıtsız şartsız sadık
yaban şarabıyla iki katlı bir ev.
Gidiyorum akşamlar boyunca, ve dönüyorum eve
kirle ve ölümle dopdolu,
getirerek beraberimde toprağı ve köklerini
ve cesedin buğdayla, metallerle, devrilmiş fillerle
birlikte uyuduğu toprağın sınırsız karnını.
Fakat her şeyden önce korku dolu,
korku dolu ve ıssız bir yemek odası var
kırılmış yağdanlıklarıyla
ve akıyor sirke masaların altından,
ve durdurulmuş bir ay ışığı,
karanlık bir şey, ve arıyorum
bir karşılaştırmayı kendimde:
belki denizle çevrilmiş bir dükkândır bu
ve hırpanî paçavralar damlıyor tuzlu sudan.
Yalnızca ıssız bir yemek odası var
ve etrafında sonsuz genişlikler,
suyun altına konulan fabrikalar,
sadece benim bildiğim enlemler,
çünkü hüzünlüyüm ben ve yolculuktayım
ve tanıyorum toprağı ve hüzünlüyüm. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar