bugün
- bik bik'in kraliçe olması7
- kolye142
- hacker saldırısı gazileri7
- ıpkis'in bir işe yaramaması9
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi21
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası4
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak3
- usualsuspectsin mod olması6
- asla evlenilmeyecek kızlar8
- zall'ın makara yapması6
- cep telefonu22
- nokia20
- usualsuspects'in ayağı3
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı2
- bilim3
- uzay3
- ay3
- usualsuspects aslan parçası2
- semih kılıçsoy3
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız5
- jagermeister3
- rus salatası yiyecek kadar midesiz olmak2
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- fon vurgunu24
- zall'ın otuz daireyle köşeyi dönmesi2
- esaretin bedeli5
- son parti4
- asansörde susma zorunluluğu3
- mars2
- türkiye19
- istersem sozlugu hacklerim5
- fransa6
- konya denilince akla gelenler7
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- tiyatroya gitmek3
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri6
- kuzey kıbrıs türk cumhuriyeti2
- iklim2
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- fırtına2
- 20013
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- sigara10
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu3
- vadistanbul2
- samsunspor3
Profil fotosuna Adriana Limanın resmini koyan kıza çok güzelsiniz hacer hanim diye msj atan adama gelde türkiye'de neler döndüğünü anlat...
anonim...
anonim...
"i don't want you, but i need you."
türkçesi: ne bok yediğimi ben de bilmiyorum..
türkçesi: ne bok yediğimi ben de bilmiyorum..
hepsi birer aforizmadır.
:|
:|
''Kim namus ve ahlak şövalyeliği yapıyorsa bilin ki en namussuzu o'dur.''
-Friedrich Nietzsche
-Friedrich Nietzsche
Cehalet mutluluktur.
Gölgeler üzerine bir deneme;
--spoiler--
Ondan ayrıldığım akşam, hayatımın en büyük kumarını oynadığımı henüz bilmiyordum…
Tek bildiğim; mahpusu olduğum gölgeler, gölgelere sinen karanlık ve bu karanlığın içinde anlatılan bir anlamsızlık menkıbesiydi…
***
Ekseni kaymış bir gerçeklikten aleladeliğe döndüğümde karşıma, günümüzün vücut modasını yakından takip eden geniş kalçalı ve ince bacaklı bir kız çıkmıştı. On gün içinde dört farklı ülkede, altı farklı şehirde geçirdiğim günlerin akabinde etrafa anlamsız ve kibirli bakışlar satan kız oldukça çekmişti dikkatimi…
Elindeki kredi kartını kasada duran özel sektör kölesine uzatarak, ‘‘Pardon, ben bir tane non fat tall latte alabilir miyim?’’ dedi.
Kölenin sessiz onayının ardından gururla aldığı kahvesine bir adım daha yaklaşan kız kaçamak bakışlarla beni izliyordu. Ben ise kaçırmamıştım gözlerimi. Kahvesini almayı bekliyorken, o bir dakikalık süreyi de yalnız başına geçirememiş, telefonuna esir olmuştu. Geniş kalçalarıyla gülen gözleri arasında kaldığımda düşündüğüm tek şey rüya gibi gelen bu anlamsızlık mabediydi. Evet, yalnızca boş bakan ve çaresizce gülümseyen bir kız yaratmıştı bu hissiyatı…
Acaba o da benim gibi düşünüyor muydu, soruyor muydu kendisine, istisnasız sorduğum soruları?
Kim bilir…
Belki de okula gelmeden önce, bir iki instagram paylaşımı yaparak ders çalıştığını duyuruyorken çarpmıştı kulaklarına, hiç bilmediği bir âlemde kaybolduğu gerçeğinin sedası…
Kim bilir…
Belki de yalnızca egosunu onarmak için arzulara davet ettiği çocuğa iyi geceler dediğinde gelmişti aklına, bu dünyada bulunma nedeninin soğuk ve karanlık düşüncesi…
Kim bilir…
Belki de gece nedensizce ondan ayrılan sevgilisini düşünerek uyumuştu ve gülümseyerek meydan okuyordu ayrılık acısına…
Gözlerimin önünde, neler düşündüğümün farkında olmadan kahvesini yudumlayan kızın aslında hiçbir önemi yoktu. Tek suçu, bana tamamıyla farklı ve geçmişimi avucunda tutan çok değerli birisini hatırlatmasıydı…
Tamamı için bkz; http://www.marjinalaforiz...com/golgelerde-buyuyorum/
--spoiler--
--spoiler--
Ondan ayrıldığım akşam, hayatımın en büyük kumarını oynadığımı henüz bilmiyordum…
Tek bildiğim; mahpusu olduğum gölgeler, gölgelere sinen karanlık ve bu karanlığın içinde anlatılan bir anlamsızlık menkıbesiydi…
***
Ekseni kaymış bir gerçeklikten aleladeliğe döndüğümde karşıma, günümüzün vücut modasını yakından takip eden geniş kalçalı ve ince bacaklı bir kız çıkmıştı. On gün içinde dört farklı ülkede, altı farklı şehirde geçirdiğim günlerin akabinde etrafa anlamsız ve kibirli bakışlar satan kız oldukça çekmişti dikkatimi…
Elindeki kredi kartını kasada duran özel sektör kölesine uzatarak, ‘‘Pardon, ben bir tane non fat tall latte alabilir miyim?’’ dedi.
Kölenin sessiz onayının ardından gururla aldığı kahvesine bir adım daha yaklaşan kız kaçamak bakışlarla beni izliyordu. Ben ise kaçırmamıştım gözlerimi. Kahvesini almayı bekliyorken, o bir dakikalık süreyi de yalnız başına geçirememiş, telefonuna esir olmuştu. Geniş kalçalarıyla gülen gözleri arasında kaldığımda düşündüğüm tek şey rüya gibi gelen bu anlamsızlık mabediydi. Evet, yalnızca boş bakan ve çaresizce gülümseyen bir kız yaratmıştı bu hissiyatı…
Acaba o da benim gibi düşünüyor muydu, soruyor muydu kendisine, istisnasız sorduğum soruları?
Kim bilir…
Belki de okula gelmeden önce, bir iki instagram paylaşımı yaparak ders çalıştığını duyuruyorken çarpmıştı kulaklarına, hiç bilmediği bir âlemde kaybolduğu gerçeğinin sedası…
Kim bilir…
Belki de yalnızca egosunu onarmak için arzulara davet ettiği çocuğa iyi geceler dediğinde gelmişti aklına, bu dünyada bulunma nedeninin soğuk ve karanlık düşüncesi…
Kim bilir…
Belki de gece nedensizce ondan ayrılan sevgilisini düşünerek uyumuştu ve gülümseyerek meydan okuyordu ayrılık acısına…
Gözlerimin önünde, neler düşündüğümün farkında olmadan kahvesini yudumlayan kızın aslında hiçbir önemi yoktu. Tek suçu, bana tamamıyla farklı ve geçmişimi avucunda tutan çok değerli birisini hatırlatmasıydı…
Tamamı için bkz; http://www.marjinalaforiz...com/golgelerde-buyuyorum/
--spoiler--
Tolstoy: Varlıklı olmak mutsuzluktur.
Nietzsche: Nesnelere sahip olmak sizi köleleştirir.
Marks: Ne kadar az şeye sahipseniz, o kadar zenginsiniz.
Kafka: Huzur mu istiyorsun? Az eşya, az insan.
Nietzsche: Nesnelere sahip olmak sizi köleleştirir.
Marks: Ne kadar az şeye sahipseniz, o kadar zenginsiniz.
Kafka: Huzur mu istiyorsun? Az eşya, az insan.
"düşmanlarınızın ailelerinide yok edin ki ileride savaşacak bir düşmanınız kalmasın"
(bkz: laylonfatura)
kısaca soykırım yapın diyorum.
(bkz: laylonfatura)
kısaca soykırım yapın diyorum.
--spoiler--
''sonsuzdur yol, ne kısaltılacak ne de eklenecek bir şey vardır, ama yine de herkes kendi çocuksu karışını tutar yolun üstüne. gerçekten de bu bir karışlık yolu gitmen gerekir, bu senden esirgenmez.''
--spoiler--
franz kafka
''sonsuzdur yol, ne kısaltılacak ne de eklenecek bir şey vardır, ama yine de herkes kendi çocuksu karışını tutar yolun üstüne. gerçekten de bu bir karışlık yolu gitmen gerekir, bu senden esirgenmez.''
--spoiler--
franz kafka
Biz Cennet'te yaşamak üzere yaratıldık ve Cennet de bizim yaşamamız için yaratıldı. Bizim yazgımız sonradan değiştirildi. Cennet'in yazgısı değiştirildi mi , bilen yok.
franz kafka
franz kafka
Herkesin hayatina kimse karisamaz.
En iyiyi ararken iyiyi kaybediyorsunuz.
Franz Kafka/ Aforizmalar
kimse mükemmil değildir, herkes aradığı şeyi kendi kalbince tartmadıkça başkasında en olanı tartmamalıdır.
Franz Kafka/ Aforizmalar
kimse mükemmil değildir, herkes aradığı şeyi kendi kalbince tartmadıkça başkasında en olanı tartmamalıdır.
bazen ağaçlar yüzünden ormanı göremezsiniz.
"Hatırlamak için bir hafızamız varken, unutmak için elimizde hiçbir şeyin olmaması hayatın bize attığı en büyük kazıktır." Bu da böyle biline...
Soruyorum şu hiç haz etmediğimiz yalan dünyada ismimin ve hatta cismimin hatırlanmasını neden isteyeyim? olmadı, olamadı farz edin. tıpkı yaşarken yaptığınız gibi. Kevgiri
Sıradan insan çevresinde ki insanların ortalamasının üstünde olmak ister. Idealist insan ise dünkü kendisinin önünde olmak ister. Çünkü bilir ki her gün kendisinin dünkü durumunun önünde olursa bir gün herkesin önünde yer alacaktır.
Zaman iki nefesinin arasına sığdırdığın gökyüzü kadardır.
Bizler ise bu dünyaya gökyüzünü başka bedenlere taşımak için geldik.
Bizler ise bu dünyaya gökyüzünü başka bedenlere taşımak için geldik.
hiçbir şey yapmamak çok zordur, zira ne zaman bittiğini bilemezsin
Postmodern zamanlarda cehalet salgınlardan daha çabuk yayılır.
Bu yüzden parçalanmış bilim hastalıklardan daha öldürücüdür.
Bu yüzden parçalanmış bilim hastalıklardan daha öldürücüdür.
özlü, çarpıcı, aykırı söz.
her şeyin bir şeyi vardır.
-babannem
-babannem
Hayat kolaylaşmaz; sen zamanla güçlenirsin.
"Görüş, etki ve temas alanımız ne kadar darsa, o kadar mutluyuzdur. Bunlar ne kadar genişlerse, o kadar ıstırap çeker, ürkeriz.Çünkü bu alanla birlikte kaygılar, arzular ve korkular da çoğalır ve büyür.Bu yüzden körler bile bize ilk başta göründüğü kadar mutsuz değildir.."
(bkz: arthur schopenhauer)
(bkz: arthur schopenhauer)
“Beni üzecek gücü sana verdiğim için kendimden özür dilerim..”
Franz Kafka
“insan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu belki de.”
George Orwell
Franz Kafka
“insan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu belki de.”
George Orwell
mutluluk, istediğini elde ederken elde ettiğini de aynı zamanda istemektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar