bugün
- kolye142
- erzurum da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı10
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur4
- sarı tekerin yazar olamaması9
- bik bik'in kraliçe olması10
- peynir dolgulu jalapeno5
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- fransa9
- kalktı2
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi6
- hacker saldırısı gazileri8
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- cep telefonu22
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- nokia20
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak5
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- semih kılıçsoy4
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- türkiye20
- usualsuspects'in ayağı4
- arkadaşınızın sizi övmesi3
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- azerbaycan5
- tır şoförü olmayı istemek14
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- her boku yiyip suçu şeytana atmak2
- yılmaz erdoğan2
- almanya11
- asla evlenilmeyecek erkekler10
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması4
- araba3
- meltem hendem2
- antalya2
- esaretin bedeli5
- konya denilince akla gelenler7
- fenerbahçe organize troll örgütü3
- kuzey kıbrıs ta öğrenci olmak2
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması7
- ben yokken sözlükte neler oldu4
- fon vurgunu24
Gölgeler üzerine bir deneme;
--spoiler--
Ondan ayrıldığım akşam, hayatımın en büyük kumarını oynadığımı henüz bilmiyordum…
Tek bildiğim; mahpusu olduğum gölgeler, gölgelere sinen karanlık ve bu karanlığın içinde anlatılan bir anlamsızlık menkıbesiydi…
***
Ekseni kaymış bir gerçeklikten aleladeliğe döndüğümde karşıma, günümüzün vücut modasını yakından takip eden geniş kalçalı ve ince bacaklı bir kız çıkmıştı. On gün içinde dört farklı ülkede, altı farklı şehirde geçirdiğim günlerin akabinde etrafa anlamsız ve kibirli bakışlar satan kız oldukça çekmişti dikkatimi…
Elindeki kredi kartını kasada duran özel sektör kölesine uzatarak, ‘‘Pardon, ben bir tane non fat tall latte alabilir miyim?’’ dedi.
Kölenin sessiz onayının ardından gururla aldığı kahvesine bir adım daha yaklaşan kız kaçamak bakışlarla beni izliyordu. Ben ise kaçırmamıştım gözlerimi. Kahvesini almayı bekliyorken, o bir dakikalık süreyi de yalnız başına geçirememiş, telefonuna esir olmuştu. Geniş kalçalarıyla gülen gözleri arasında kaldığımda düşündüğüm tek şey rüya gibi gelen bu anlamsızlık mabediydi. Evet, yalnızca boş bakan ve çaresizce gülümseyen bir kız yaratmıştı bu hissiyatı…
Acaba o da benim gibi düşünüyor muydu, soruyor muydu kendisine, istisnasız sorduğum soruları?
Kim bilir…
Belki de okula gelmeden önce, bir iki instagram paylaşımı yaparak ders çalıştığını duyuruyorken çarpmıştı kulaklarına, hiç bilmediği bir âlemde kaybolduğu gerçeğinin sedası…
Kim bilir…
Belki de yalnızca egosunu onarmak için arzulara davet ettiği çocuğa iyi geceler dediğinde gelmişti aklına, bu dünyada bulunma nedeninin soğuk ve karanlık düşüncesi…
Kim bilir…
Belki de gece nedensizce ondan ayrılan sevgilisini düşünerek uyumuştu ve gülümseyerek meydan okuyordu ayrılık acısına…
Gözlerimin önünde, neler düşündüğümün farkında olmadan kahvesini yudumlayan kızın aslında hiçbir önemi yoktu. Tek suçu, bana tamamıyla farklı ve geçmişimi avucunda tutan çok değerli birisini hatırlatmasıydı…
Tamamı için bkz; http://www.marjinalaforiz...com/golgelerde-buyuyorum/
--spoiler--
--spoiler--
Ondan ayrıldığım akşam, hayatımın en büyük kumarını oynadığımı henüz bilmiyordum…
Tek bildiğim; mahpusu olduğum gölgeler, gölgelere sinen karanlık ve bu karanlığın içinde anlatılan bir anlamsızlık menkıbesiydi…
***
Ekseni kaymış bir gerçeklikten aleladeliğe döndüğümde karşıma, günümüzün vücut modasını yakından takip eden geniş kalçalı ve ince bacaklı bir kız çıkmıştı. On gün içinde dört farklı ülkede, altı farklı şehirde geçirdiğim günlerin akabinde etrafa anlamsız ve kibirli bakışlar satan kız oldukça çekmişti dikkatimi…
Elindeki kredi kartını kasada duran özel sektör kölesine uzatarak, ‘‘Pardon, ben bir tane non fat tall latte alabilir miyim?’’ dedi.
Kölenin sessiz onayının ardından gururla aldığı kahvesine bir adım daha yaklaşan kız kaçamak bakışlarla beni izliyordu. Ben ise kaçırmamıştım gözlerimi. Kahvesini almayı bekliyorken, o bir dakikalık süreyi de yalnız başına geçirememiş, telefonuna esir olmuştu. Geniş kalçalarıyla gülen gözleri arasında kaldığımda düşündüğüm tek şey rüya gibi gelen bu anlamsızlık mabediydi. Evet, yalnızca boş bakan ve çaresizce gülümseyen bir kız yaratmıştı bu hissiyatı…
Acaba o da benim gibi düşünüyor muydu, soruyor muydu kendisine, istisnasız sorduğum soruları?
Kim bilir…
Belki de okula gelmeden önce, bir iki instagram paylaşımı yaparak ders çalıştığını duyuruyorken çarpmıştı kulaklarına, hiç bilmediği bir âlemde kaybolduğu gerçeğinin sedası…
Kim bilir…
Belki de yalnızca egosunu onarmak için arzulara davet ettiği çocuğa iyi geceler dediğinde gelmişti aklına, bu dünyada bulunma nedeninin soğuk ve karanlık düşüncesi…
Kim bilir…
Belki de gece nedensizce ondan ayrılan sevgilisini düşünerek uyumuştu ve gülümseyerek meydan okuyordu ayrılık acısına…
Gözlerimin önünde, neler düşündüğümün farkında olmadan kahvesini yudumlayan kızın aslında hiçbir önemi yoktu. Tek suçu, bana tamamıyla farklı ve geçmişimi avucunda tutan çok değerli birisini hatırlatmasıydı…
Tamamı için bkz; http://www.marjinalaforiz...com/golgelerde-buyuyorum/
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar