bugün
- yagmurcu çık açıkla6
- queen ravennanın aşırı güzel olması7
- camgöz balık ekmek4
- arap götü8
- 99 lu sevgiliye güz gülleri kaseti hediye etmek4
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı16
- tanımadığı kadına tokat atan adam12
- kırıkkaleli olmak istemek4
- yazarların akşama dair planları7
- tren4
- mazot 3 euro olabilirmiş2
- kale3112 tarzı entry girmek8
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı27
- doların 50 tl olması7
- topla topla topla2
- yagmurcu3
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- 3 gündür eksi yemiyorum2
- iskilipli atıf hoca20
- kablosuz mouse12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- ormanda bir kulübede feci şekilde ölmeli film2
- ahmet3
- true niye hala çaylak5
- favlayan yazarın asıl amacı12
- fb'nin inanılmaz başarısı5
- al pacino denince akla gelen ilk film2
- ne oldu2
- çocukluğu hatırlatan tatlar4
- alt tarafı bir alet kahraman sensin2
- sözlükteki kuzucuklarım6
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- somali de türk bayrağı yakılması5
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler5
- sözlük kürdü55
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- emre belözoğlu3
- yogartiksen6
- esra'yı aç esra'yı9
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- songül karlı5
- anın görüntüsü32
- millette manyak para var21
- istanbul şu an hafif yağmurlu 17 derece2
- ahmet nazif zorlu8
- ismail kartal17
- ali kemal porno film çekerken mi yakalan mış2
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
*
eksi sozluk praetor'u, kaliteli yazar.
eksi sozluk praetor'u, kaliteli yazar.
21 aralık 2006 ekşi sözlük'te darbe'yi duyuran yazar. kenan evrenvari bir manifesto ile yönetimin değiştiğini bildirmiştir. hadi hayırlısı.
boyundan buyuk işlere kalkışan biri oldugu kesin olan devrimtırakcı.
idolünün 'kenan evren' olduğunu açıklayarak şimdiden saygımı kazanan sorumluluk sahibi, devrik darbeci.
(bkz: eksi sozluk darbecilerine kucak acalim)
(bkz: eksi sozluk darbecilerine kucak acalim)
(bkz: çaylak editor)
(bkz: faraş)
hoşgelmiş, sözlüğü şenlendirmiş yeni yazar...
ee sen de geldin, ssg nerde kaldı? diye soruyorum kendisine...
ee sen de geldin, ssg nerde kaldı? diye soruyorum kendisine...
boyu uzun bir adam. iki metre filan vardir.
gerçekten demokrat bir suser. chp'nin başına geçmeli.
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=11072170
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=11072170
şu sözlük piyasasındaki en iyi yazar bence..
her hafta sözlüğe girmemi sağlayan iki nedenden biri.*
http://sozluk.sourtimes.o....asp?t=oyak%2F%2312039088
http://sozluk.sourtimes.o....asp?t=oyak%2F%2312039088
eski münazırlardan, hitap gücü[yazım gücü] o nedenle kuvvetlidir. haksız olduğu bir konuda karşısına geçip tartışsan, seni yerin dibine sokar, sonra da haklı çıkar.
philia'lar ile olan mutual ili$kisini gorunce sevinc firtinalarina suruklendigim yazar. uludag'da pek yazmaz. ek$i donemlerimde de beni ziklemezdi pek zaten. fantastiktir.
bu aksam saat 19:30'da trt2'de ayrinti programinda ek$i sözlügü temsil edecek olan yazar / dorduncu nesil editor.
severek izleyeceğiz.
severek izleyeceğiz.
an itibari ile trt2'de canli yayinda.
trt2'de ekşi sözlüğü anlatan yazar. 1 saat önce traş olduğu nasıl belli. surat bembeyaz, saçlar jöleli.
ekşi sözlük'e giren 6 milyon insanı çok seven ekşi yazarı.
böyle bir insan, böyle bir hümanistlik görülmedi anasını satayım.
böyle bir insan, böyle bir hümanistlik görülmedi anasını satayım.
bir sözlük yazarı olarak, çıktığı programda, net alemindeki tüm sözlükler hakkında en doğru tespitlerde bulundu bugün. tam bir sözlük yazarı yani, hatta konuşmalarında bile kimi zaman bir entry girme havası sezilebiliyordu. ben kendisini biraz daha yaşlı sanıyordum ama, ne derler: bu yaşta bu zeka, ciddiyim.
bir sözlüğün işlevsel olabilmesi için geriye dönüp okunabilir olması gerekir. ekşi sözlüğün bunu başarabildiğini gayet güzel anlattı kendisi. aynı durum bizim için de geçerli. eğer gerçekten sözlüğe değer veriyorsak, yazarken freni patlamış kamyon gibi değil, biraz daha sakin ve ince eleyip sık dokuyan bir yol seçmemiz gerekiyor.
ha tabi bir makaleler toplamı olmayacak sözlükler, geyiğin dibine de vurulacak yeri gelince. ama formatın anasını bellersek bu iş olmaz. o zaman burası sadece insanların girip, havasını atıp, canı sıkılınca gittiği bir yer olur. ben neden "herhangi bir" yazacakken, ya acaba "herhangibir" miydi, yoksa "her hangi bir" diye mi yazılıyordu diye kıvranıyorum lan? neden bi başlık açacağım zaman, acaba daha önce aynısı ya da benzeri açılmış mı diye kontrol edip vakit harcıyorum? neden mesela bu entryi de tek cümleyle geçiştirmiyorum, nedir beni buna iten? deli miyim ben? evet diyenler çıkışta beklesin olum, çok fena kötek var.
ne yalan söyleyeyim, aethewulf'un konuşmasını dinleyince hem kendisini, hem de ekşi sözlüğü tekrar kıskandım. zaten önceden de yazdıklarını okurdum. harbiden sağlam yazan bir yazar. kendisine bundan sonraki hayatında esenlikler dilerim. entry sonlara doğru sıçtı, tam bağlayamadım farkındayım. idare edin artık.
bir sözlüğün işlevsel olabilmesi için geriye dönüp okunabilir olması gerekir. ekşi sözlüğün bunu başarabildiğini gayet güzel anlattı kendisi. aynı durum bizim için de geçerli. eğer gerçekten sözlüğe değer veriyorsak, yazarken freni patlamış kamyon gibi değil, biraz daha sakin ve ince eleyip sık dokuyan bir yol seçmemiz gerekiyor.
ha tabi bir makaleler toplamı olmayacak sözlükler, geyiğin dibine de vurulacak yeri gelince. ama formatın anasını bellersek bu iş olmaz. o zaman burası sadece insanların girip, havasını atıp, canı sıkılınca gittiği bir yer olur. ben neden "herhangi bir" yazacakken, ya acaba "herhangibir" miydi, yoksa "her hangi bir" diye mi yazılıyordu diye kıvranıyorum lan? neden bi başlık açacağım zaman, acaba daha önce aynısı ya da benzeri açılmış mı diye kontrol edip vakit harcıyorum? neden mesela bu entryi de tek cümleyle geçiştirmiyorum, nedir beni buna iten? deli miyim ben? evet diyenler çıkışta beklesin olum, çok fena kötek var.
ne yalan söyleyeyim, aethewulf'un konuşmasını dinleyince hem kendisini, hem de ekşi sözlüğü tekrar kıskandım. zaten önceden de yazdıklarını okurdum. harbiden sağlam yazan bir yazar. kendisine bundan sonraki hayatında esenlikler dilerim. entry sonlara doğru sıçtı, tam bağlayamadım farkındayım. idare edin artık.
aferin lan yüzümüzü kara cikarmadin yazari.
papazın çayırı blogunun kullanıcılarından bir tanesi.
ağızlarına orospu sakızı gibi lastik ettikleri 3 temmuz 2011 sürecinden beri, kendince aziz yıldırım üzerinden fenerbahçe müdafiliği yapmaya çalışmıştır.
o tarihlerde fenerbahçeyi savunuyormuş gibi yaparken, aziz yıldırıma cansiperane destek olduğunu gördüğümüzde, kurumu temsil edeni savunuyor falan filan zannediyorduk.
neyse süreç ilerledikçe ve aziz yıldırım'ın beni konuşturmayın palavralarının altından rezil kokular geldikçe, internet mecrasında fenerbahçeyi savunuyormuş gibi yapan puştların, aslında başkan dedikleri şahsın ne bok yediğini bildikleri, ve bu bok yemelerini örtmek için, fenerbahçe taraftarını manipüle ettiklerini günler, haftalar, aylar geçtikçe hepimiz öğrendik.
velhasılı kelam,
bu aethewulf denilen adam, aynı anda hem meletos hem sokratı oyanayacak derecede söz kabiliyetine* sahiptir.
hem sosyalist, hem kompredor burjuva avukatlığı yapabilecek derecede yeteneklidir.
bir yandan "alın kupalar sizin olsun, yaşadığımız duygulara dokunmayın" diye duygu sömürgeciliği yaparken, bir yandan da çok sevdiği,koşulsuz biat ettiği başkanı!, alex'i vatan haini gibi takımdan gönderirken, sus pus olup, "bazen iş ilişkilerinde böyle ayrılıklar olabiliyor, taraflar anlaşamayınca, teşekkür edip birlikteliklerine son verebiliyorlar." diyecek kadar hababam sınıfının kapitalist, ruhsuz, duygusuz müdürüne bürünebiliyor.
ortaçağda yaşasaydı hem afrikalı şeker işçilerinin hakkını savunuyormuş yapıp, hem de sömürgeci avrupa feodalizminin konsiliyeri olabilecek derecede esnek bir adam.
o kadar daldan dala konup, 10larca kimliğe büründün ki;
türkiyede dans, tiyatro, kahpelik, şeytanlık okulları açılsa mutlaka ama mutlaka ceo'su yapılması gereken adamdır!
edit: beni bu noktaya getiren son damlanın fotoğrafını koymayı unutmuşum.
http://instagram.com/p/RkFqUTje_k/
ağızlarına orospu sakızı gibi lastik ettikleri 3 temmuz 2011 sürecinden beri, kendince aziz yıldırım üzerinden fenerbahçe müdafiliği yapmaya çalışmıştır.
o tarihlerde fenerbahçeyi savunuyormuş gibi yaparken, aziz yıldırıma cansiperane destek olduğunu gördüğümüzde, kurumu temsil edeni savunuyor falan filan zannediyorduk.
neyse süreç ilerledikçe ve aziz yıldırım'ın beni konuşturmayın palavralarının altından rezil kokular geldikçe, internet mecrasında fenerbahçeyi savunuyormuş gibi yapan puştların, aslında başkan dedikleri şahsın ne bok yediğini bildikleri, ve bu bok yemelerini örtmek için, fenerbahçe taraftarını manipüle ettiklerini günler, haftalar, aylar geçtikçe hepimiz öğrendik.
velhasılı kelam,
bu aethewulf denilen adam, aynı anda hem meletos hem sokratı oyanayacak derecede söz kabiliyetine* sahiptir.
hem sosyalist, hem kompredor burjuva avukatlığı yapabilecek derecede yeteneklidir.
bir yandan "alın kupalar sizin olsun, yaşadığımız duygulara dokunmayın" diye duygu sömürgeciliği yaparken, bir yandan da çok sevdiği,koşulsuz biat ettiği başkanı!, alex'i vatan haini gibi takımdan gönderirken, sus pus olup, "bazen iş ilişkilerinde böyle ayrılıklar olabiliyor, taraflar anlaşamayınca, teşekkür edip birlikteliklerine son verebiliyorlar." diyecek kadar hababam sınıfının kapitalist, ruhsuz, duygusuz müdürüne bürünebiliyor.
ortaçağda yaşasaydı hem afrikalı şeker işçilerinin hakkını savunuyormuş yapıp, hem de sömürgeci avrupa feodalizminin konsiliyeri olabilecek derecede esnek bir adam.
o kadar daldan dala konup, 10larca kimliğe büründün ki;
türkiyede dans, tiyatro, kahpelik, şeytanlık okulları açılsa mutlaka ama mutlaka ceo'su yapılması gereken adamdır!
edit: beni bu noktaya getiren son damlanın fotoğrafını koymayı unutmuşum.
http://instagram.com/p/RkFqUTje_k/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar