bugün
- ütü10
- ütü ile yemek yapmak3
- yazılım öğrenmeye yeni başlayanların ortak hatası2
- aylık 423 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- sözlük yazarları nerede sorunsalı4
- sözlü kızları cinsel ihtiyacını nasıl karşılıyor2
- uludağ sözlük çeteleri9
- gocu bak bi5
- akşam esintisi3
- çabasız şıklık3
- anın fotoğrafı14
- 2 ağustos 2026 kim milyoner olmak ister programı3
- en boktan on yıl7
- davetsiz misafir2
- beyler çok acil bakar mısınız4
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor4
- patates kızartması2
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu2
- bennu gerede'nin boynunda taktığı vibratörlü kolye2
- dede torun ilişkisi2
- türkiye de fiyatların çok uygun olması2
- demokratik sol parti3
- altın oran kaş3
- 2028 yılında ak partiye oy verecek yazarlar2
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- kuran ı kerim meali4
- udinese calcio2
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- ali vefa8
- yüksek sesle gülmek6
- sabunun delik olanının üretilmesi gerekliliği2
- red flag erkek listesi9
- menemen9
- ak parti sevdalısı yazarlar3
- seri gizli artı oy veren melek6
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- atatürk'ü sevmeyen tsk subayları6
- ali haydar fırat3
- aylık 422 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- hırvatistan14
- evlenirsek 12 adet adana burması isterim diyen kız4
- arkadaşlar şu köprü var ya2
- çalışmak güzel olsaydı üstüne para vermezlerdi5
- ya arkadaşlar ben de çete aççam2
- amirim2
- ölüm9
- aleyna tilki3
- nöbet5
*
eksi sozluk praetor'u, kaliteli yazar.
eksi sozluk praetor'u, kaliteli yazar.
21 aralık 2006 ekşi sözlük'te darbe'yi duyuran yazar. kenan evrenvari bir manifesto ile yönetimin değiştiğini bildirmiştir. hadi hayırlısı.
boyundan buyuk işlere kalkışan biri oldugu kesin olan devrimtırakcı.
idolünün 'kenan evren' olduğunu açıklayarak şimdiden saygımı kazanan sorumluluk sahibi, devrik darbeci.
(bkz: eksi sozluk darbecilerine kucak acalim)
(bkz: eksi sozluk darbecilerine kucak acalim)
(bkz: çaylak editor)
(bkz: faraş)
hoşgelmiş, sözlüğü şenlendirmiş yeni yazar...
ee sen de geldin, ssg nerde kaldı? diye soruyorum kendisine...
ee sen de geldin, ssg nerde kaldı? diye soruyorum kendisine...
boyu uzun bir adam. iki metre filan vardir.
gerçekten demokrat bir suser. chp'nin başına geçmeli.
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=11072170
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=11072170
şu sözlük piyasasındaki en iyi yazar bence..
her hafta sözlüğe girmemi sağlayan iki nedenden biri.*
http://sozluk.sourtimes.o....asp?t=oyak%2F%2312039088
http://sozluk.sourtimes.o....asp?t=oyak%2F%2312039088
eski münazırlardan, hitap gücü[yazım gücü] o nedenle kuvvetlidir. haksız olduğu bir konuda karşısına geçip tartışsan, seni yerin dibine sokar, sonra da haklı çıkar.
philia'lar ile olan mutual ili$kisini gorunce sevinc firtinalarina suruklendigim yazar. uludag'da pek yazmaz. ek$i donemlerimde de beni ziklemezdi pek zaten. fantastiktir.
bu aksam saat 19:30'da trt2'de ayrinti programinda ek$i sözlügü temsil edecek olan yazar / dorduncu nesil editor.
severek izleyeceğiz.
severek izleyeceğiz.
an itibari ile trt2'de canli yayinda.
trt2'de ekşi sözlüğü anlatan yazar. 1 saat önce traş olduğu nasıl belli. surat bembeyaz, saçlar jöleli.
ekşi sözlük'e giren 6 milyon insanı çok seven ekşi yazarı.
böyle bir insan, böyle bir hümanistlik görülmedi anasını satayım.
böyle bir insan, böyle bir hümanistlik görülmedi anasını satayım.
bir sözlük yazarı olarak, çıktığı programda, net alemindeki tüm sözlükler hakkında en doğru tespitlerde bulundu bugün. tam bir sözlük yazarı yani, hatta konuşmalarında bile kimi zaman bir entry girme havası sezilebiliyordu. ben kendisini biraz daha yaşlı sanıyordum ama, ne derler: bu yaşta bu zeka, ciddiyim.
bir sözlüğün işlevsel olabilmesi için geriye dönüp okunabilir olması gerekir. ekşi sözlüğün bunu başarabildiğini gayet güzel anlattı kendisi. aynı durum bizim için de geçerli. eğer gerçekten sözlüğe değer veriyorsak, yazarken freni patlamış kamyon gibi değil, biraz daha sakin ve ince eleyip sık dokuyan bir yol seçmemiz gerekiyor.
ha tabi bir makaleler toplamı olmayacak sözlükler, geyiğin dibine de vurulacak yeri gelince. ama formatın anasını bellersek bu iş olmaz. o zaman burası sadece insanların girip, havasını atıp, canı sıkılınca gittiği bir yer olur. ben neden "herhangi bir" yazacakken, ya acaba "herhangibir" miydi, yoksa "her hangi bir" diye mi yazılıyordu diye kıvranıyorum lan? neden bi başlık açacağım zaman, acaba daha önce aynısı ya da benzeri açılmış mı diye kontrol edip vakit harcıyorum? neden mesela bu entryi de tek cümleyle geçiştirmiyorum, nedir beni buna iten? deli miyim ben? evet diyenler çıkışta beklesin olum, çok fena kötek var.
ne yalan söyleyeyim, aethewulf'un konuşmasını dinleyince hem kendisini, hem de ekşi sözlüğü tekrar kıskandım. zaten önceden de yazdıklarını okurdum. harbiden sağlam yazan bir yazar. kendisine bundan sonraki hayatında esenlikler dilerim. entry sonlara doğru sıçtı, tam bağlayamadım farkındayım. idare edin artık.
bir sözlüğün işlevsel olabilmesi için geriye dönüp okunabilir olması gerekir. ekşi sözlüğün bunu başarabildiğini gayet güzel anlattı kendisi. aynı durum bizim için de geçerli. eğer gerçekten sözlüğe değer veriyorsak, yazarken freni patlamış kamyon gibi değil, biraz daha sakin ve ince eleyip sık dokuyan bir yol seçmemiz gerekiyor.
ha tabi bir makaleler toplamı olmayacak sözlükler, geyiğin dibine de vurulacak yeri gelince. ama formatın anasını bellersek bu iş olmaz. o zaman burası sadece insanların girip, havasını atıp, canı sıkılınca gittiği bir yer olur. ben neden "herhangi bir" yazacakken, ya acaba "herhangibir" miydi, yoksa "her hangi bir" diye mi yazılıyordu diye kıvranıyorum lan? neden bi başlık açacağım zaman, acaba daha önce aynısı ya da benzeri açılmış mı diye kontrol edip vakit harcıyorum? neden mesela bu entryi de tek cümleyle geçiştirmiyorum, nedir beni buna iten? deli miyim ben? evet diyenler çıkışta beklesin olum, çok fena kötek var.
ne yalan söyleyeyim, aethewulf'un konuşmasını dinleyince hem kendisini, hem de ekşi sözlüğü tekrar kıskandım. zaten önceden de yazdıklarını okurdum. harbiden sağlam yazan bir yazar. kendisine bundan sonraki hayatında esenlikler dilerim. entry sonlara doğru sıçtı, tam bağlayamadım farkındayım. idare edin artık.
aferin lan yüzümüzü kara cikarmadin yazari.
papazın çayırı blogunun kullanıcılarından bir tanesi.
ağızlarına orospu sakızı gibi lastik ettikleri 3 temmuz 2011 sürecinden beri, kendince aziz yıldırım üzerinden fenerbahçe müdafiliği yapmaya çalışmıştır.
o tarihlerde fenerbahçeyi savunuyormuş gibi yaparken, aziz yıldırıma cansiperane destek olduğunu gördüğümüzde, kurumu temsil edeni savunuyor falan filan zannediyorduk.
neyse süreç ilerledikçe ve aziz yıldırım'ın beni konuşturmayın palavralarının altından rezil kokular geldikçe, internet mecrasında fenerbahçeyi savunuyormuş gibi yapan puştların, aslında başkan dedikleri şahsın ne bok yediğini bildikleri, ve bu bok yemelerini örtmek için, fenerbahçe taraftarını manipüle ettiklerini günler, haftalar, aylar geçtikçe hepimiz öğrendik.
velhasılı kelam,
bu aethewulf denilen adam, aynı anda hem meletos hem sokratı oyanayacak derecede söz kabiliyetine* sahiptir.
hem sosyalist, hem kompredor burjuva avukatlığı yapabilecek derecede yeteneklidir.
bir yandan "alın kupalar sizin olsun, yaşadığımız duygulara dokunmayın" diye duygu sömürgeciliği yaparken, bir yandan da çok sevdiği,koşulsuz biat ettiği başkanı!, alex'i vatan haini gibi takımdan gönderirken, sus pus olup, "bazen iş ilişkilerinde böyle ayrılıklar olabiliyor, taraflar anlaşamayınca, teşekkür edip birlikteliklerine son verebiliyorlar." diyecek kadar hababam sınıfının kapitalist, ruhsuz, duygusuz müdürüne bürünebiliyor.
ortaçağda yaşasaydı hem afrikalı şeker işçilerinin hakkını savunuyormuş yapıp, hem de sömürgeci avrupa feodalizminin konsiliyeri olabilecek derecede esnek bir adam.
o kadar daldan dala konup, 10larca kimliğe büründün ki;
türkiyede dans, tiyatro, kahpelik, şeytanlık okulları açılsa mutlaka ama mutlaka ceo'su yapılması gereken adamdır!
edit: beni bu noktaya getiren son damlanın fotoğrafını koymayı unutmuşum.
http://instagram.com/p/RkFqUTje_k/
ağızlarına orospu sakızı gibi lastik ettikleri 3 temmuz 2011 sürecinden beri, kendince aziz yıldırım üzerinden fenerbahçe müdafiliği yapmaya çalışmıştır.
o tarihlerde fenerbahçeyi savunuyormuş gibi yaparken, aziz yıldırıma cansiperane destek olduğunu gördüğümüzde, kurumu temsil edeni savunuyor falan filan zannediyorduk.
neyse süreç ilerledikçe ve aziz yıldırım'ın beni konuşturmayın palavralarının altından rezil kokular geldikçe, internet mecrasında fenerbahçeyi savunuyormuş gibi yapan puştların, aslında başkan dedikleri şahsın ne bok yediğini bildikleri, ve bu bok yemelerini örtmek için, fenerbahçe taraftarını manipüle ettiklerini günler, haftalar, aylar geçtikçe hepimiz öğrendik.
velhasılı kelam,
bu aethewulf denilen adam, aynı anda hem meletos hem sokratı oyanayacak derecede söz kabiliyetine* sahiptir.
hem sosyalist, hem kompredor burjuva avukatlığı yapabilecek derecede yeteneklidir.
bir yandan "alın kupalar sizin olsun, yaşadığımız duygulara dokunmayın" diye duygu sömürgeciliği yaparken, bir yandan da çok sevdiği,koşulsuz biat ettiği başkanı!, alex'i vatan haini gibi takımdan gönderirken, sus pus olup, "bazen iş ilişkilerinde böyle ayrılıklar olabiliyor, taraflar anlaşamayınca, teşekkür edip birlikteliklerine son verebiliyorlar." diyecek kadar hababam sınıfının kapitalist, ruhsuz, duygusuz müdürüne bürünebiliyor.
ortaçağda yaşasaydı hem afrikalı şeker işçilerinin hakkını savunuyormuş yapıp, hem de sömürgeci avrupa feodalizminin konsiliyeri olabilecek derecede esnek bir adam.
o kadar daldan dala konup, 10larca kimliğe büründün ki;
türkiyede dans, tiyatro, kahpelik, şeytanlık okulları açılsa mutlaka ama mutlaka ceo'su yapılması gereken adamdır!
edit: beni bu noktaya getiren son damlanın fotoğrafını koymayı unutmuşum.
http://instagram.com/p/RkFqUTje_k/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar