bugün
- nickten isim tahmini yapmak72
- kalabalıklar içinde yalnız olmak10
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- hikayeyi devam ettir30
- hayattan zevk alamamak15
- uyumayın konuşalım5
- gocunun nerede olması12
- rüyamda kadın olmuştum6
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi7
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor6
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- yazarların öldükten sonraki planları4
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak3
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum17
- makine mühendisliği3
- türk kızlarına bir öğüt bırak4
- yazarların sözlükte bulunma amaçları4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler4
- spora yeni başlayacaklara tavsiyeler3
- mesajlara geç cevap veren insanlar3
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu4
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey12
- biber dolması olsa da yesek5
- sokakta kavga teknikleri3
- 32 yaş evlenmek için çok mu erken8
- yeşilçam filmi izlemek6
- gecenin bu saatinde acıkmak3
- fakesi çaylak yiyen yazarın dramı4
- uysaljakoben16
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri2
- sözlüğe yön veren kutup yıldızı yazarlar4
- ailevi değerlere dil uzatan insanımsılar5
- temiz nevresimler içinde uyumak3
- başlık altında laf sokmaya çalışan tipler3
- mesajlaşılan kızın silik yemesi3
- en güzel tatlı2
- cioran neden intihar etmedi3
- habire12 adamdır37
- true'nin kadın yazarlara bakıp 31 çekmesi6
- bütün güzel kızların kapılmış olması5
- kadın2
- yeni parti50
- fake yazarlar2
- narsisizm2
- cinsel hikaye yazıyoruz3
- cem küçük5
- gün boyu sözlükte birbirini yalayan tipler7
Mekke döneminde inmiştir. 42 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki "abese" fiilinden almıştır. 'Abese', "yüzünü ekşitti" demektir. Sûrede başlıca, itikat, peygamberlik, Allah 'ın kudreti ve kıyamet halleri konu edilmektedir.
kur'an ın 100. suresidir.
1 - (Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.
2 - Kendisine âmâ geldi, diye.
3 - Ne bilirsin, belki o temizlenecek?
4 - Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.
5 - Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,
6 - Sen ona yöneliyorsun.
7 - Onun temizlenmemesinden sana ne?
8 - Ama sana can atarak gelen,
9 - Allah'tan korkarak gelmişken,
10 - Sen onunla ilgilenmiyorsun.
11 - Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.
12 - Artık dileyen onu düşünür.
13 - O, değerli sahifelerdedir.
14 - Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.
15 - Yazıcıların ellerindedir,
16 - Değerli, iyi yazıcıların.
17 - O kahrolası insan, ne nankör şey.
18 - O yaratan onu hangi şeyden yarattı?
19 - Bir damla sudan, onu yarattı da biçime koydu.
20 - Sonra ona yolunu kolaylaştırdı.
21 - Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu.
22 - Sonra dilediği vakit onu tekrar diriltir.
23 - Hayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi,
24 - Bir de o insan yiyeceğine baksın.
25 - Biz o suyu bol bol döktük.
26 - Sonra toprağı nasıl da yardık.
27 - Bu suretle orada ekinler bitirdik.
28 - Üzümler, yoncalar,
29 - Zeytinlikler, hurmalıklar,
30 - iri ve sık ağaçlı bahçeler,
31 - Meyveler, çayırlar bitirdik.
32 - Siz ve hayvanlarınız faydalansın diye.
33 - Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,
34 - O gün kişi kaçar, kardeşinden...
35 - Anasından , babasından..
36 - Eşinden ve oğullarından.
37 - Onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır.
38 - Yüzler var ki, o gün parıl parıl,
39 - Güler, sevinir.
40 - Yüzler de var ki, o gün tozlanmış,
41 - Onları karanlık bürümüş,
42 - işte onlardır kâfirler, haktan sapanlar.
kur'an ın 100. suresidir.
1 - (Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.
2 - Kendisine âmâ geldi, diye.
3 - Ne bilirsin, belki o temizlenecek?
4 - Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.
5 - Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,
6 - Sen ona yöneliyorsun.
7 - Onun temizlenmemesinden sana ne?
8 - Ama sana can atarak gelen,
9 - Allah'tan korkarak gelmişken,
10 - Sen onunla ilgilenmiyorsun.
11 - Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.
12 - Artık dileyen onu düşünür.
13 - O, değerli sahifelerdedir.
14 - Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.
15 - Yazıcıların ellerindedir,
16 - Değerli, iyi yazıcıların.
17 - O kahrolası insan, ne nankör şey.
18 - O yaratan onu hangi şeyden yarattı?
19 - Bir damla sudan, onu yarattı da biçime koydu.
20 - Sonra ona yolunu kolaylaştırdı.
21 - Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu.
22 - Sonra dilediği vakit onu tekrar diriltir.
23 - Hayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi,
24 - Bir de o insan yiyeceğine baksın.
25 - Biz o suyu bol bol döktük.
26 - Sonra toprağı nasıl da yardık.
27 - Bu suretle orada ekinler bitirdik.
28 - Üzümler, yoncalar,
29 - Zeytinlikler, hurmalıklar,
30 - iri ve sık ağaçlı bahçeler,
31 - Meyveler, çayırlar bitirdik.
32 - Siz ve hayvanlarınız faydalansın diye.
33 - Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,
34 - O gün kişi kaçar, kardeşinden...
35 - Anasından , babasından..
36 - Eşinden ve oğullarından.
37 - Onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır.
38 - Yüzler var ki, o gün parıl parıl,
39 - Güler, sevinir.
40 - Yüzler de var ki, o gün tozlanmış,
41 - Onları karanlık bürümüş,
42 - işte onlardır kâfirler, haktan sapanlar.
hz muhammed'in engelli insanları küçümseyip suratını ekşittiğini anlatan bir suredir.
kuranın 80. suresidir.
içerdiği mana nedeniyle farklı bir süredir.*
peygamberlerin gunahsiz ama; hata yapabilen insan olduklarini ve allah'in rasulunu uyardigini gosteren, derin anlamalar tasiyan sure.
peygamber efendimizin alemlerin rabbi tarafından ikaz edildiğini ortaya koyan sure-i celile...
abs kadar bile yararı olmayan ama ondan çok daha yaygın deli zırvası.
kuranın büyüklüğünü gösteren ve adı sanı çoğu insanlarca önemsiz görülen bir körün adını islam tarihine kazıyan suredir. bir de şu vardı; "allah sizin ancak kalplerinize bakar."
muhammed peygamberimizin zannında tüm müminlere örnek teşkil eden bir dersi barındıran sure.
nasılsa allah'ın koruması elçisinin üzerinde anında cereyan ediyor; aynı şekilde uyarısı da tez oluyor. o kadar ki bir sureye ismini veriyor.
nasılsa allah'ın koruması elçisinin üzerinde anında cereyan ediyor; aynı şekilde uyarısı da tez oluyor. o kadar ki bir sureye ismini veriyor.
''insan bir kere yiyeceğine baksın!
Biz suyu (buluttan) nasıl yağdırmışız?
Sonra yeri nasıl yarmışız da,
Orada taneler bitirmişiz!
Üzümler, yoncalar...
Zeytinlikler, hurmalıklar...
Ağaçları birbirine girmiş bahçeler...
Nice meyveler ve çayırlar!..
(Bütün bunlar) sizin ve hayvanlarınızın menfaati için.''
Abese Suresi 24-32. Ayetler
Biz suyu (buluttan) nasıl yağdırmışız?
Sonra yeri nasıl yarmışız da,
Orada taneler bitirmişiz!
Üzümler, yoncalar...
Zeytinlikler, hurmalıklar...
Ağaçları birbirine girmiş bahçeler...
Nice meyveler ve çayırlar!..
(Bütün bunlar) sizin ve hayvanlarınızın menfaati için.''
Abese Suresi 24-32. Ayetler
1,2. Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.
3. (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
4. Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
5. Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
6. Sen, ona yöneliyorsun.
7. (istemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
8,9,10. Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
11. Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
12. Dileyen ondan öğüt alır.
3. (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
4. Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
5. Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
6. Sen, ona yöneliyorsun.
7. (istemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
8,9,10. Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
11. Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
12. Dileyen ondan öğüt alır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar