bugün
- çok açık giyinen kadınların evlilik hayali kurması30
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- mazot fiyatlarının suçlusu21
- sözlükteki kaliteli yazarlar31
- yazarların fobileri15
- avrupa'nın en ucuz akaryakıt fiyatları26
- yazarların en malımsı özellikleri12
- şu an dinlenen şarkı5
- gereksiz harcamalar yapan insan2
- sözlük yazarlarının normal kombinleri23
- keşke bu yaşanmışlıklar onunla olsaydı6
- yapay zekanın kod yazması3
- türkiye tarihinin en yüksek asgari maaşı13
- sözlük yazarlarının saatleri15
- barbara palvin gelse reddedecek sözlük erkeği6
- erkeklerin birbirine amk demesi6
- en başarılı türkiye'nin 2026 rte türkiyesi olması11
- gelecekteki sevgiliye not6
- ioçk'nın müziği7
- 174 kaslı mühendis9
- islamda namaz yoktur37
- nick vermeden bir yazara seslen10
- barbara palvin mi güzel ben mi diyen sevgili5
- 195 kaslı pilot10
- sözlüğün reisi kim anketi19
- almanya da yaşayan yazarlar8
- bu saatte hala uyumama sebebi4
- sözlüğe video yükleyebilmek5
- borsa istanbul5
- şeytanın bile israil'e karşı olması8
- 12345u3
- ünlüler neden uyuşturucu kullanır21
- bik bik'in jeopolitik ve stratejik önemi15
- bir erkeğe ilk mesaj nasıl atılmalı15
- kedi göbeği4
- israil'in nükleer silahları imha edilmelidir18
- şeftali11
- ince parmaklı erkek4
- ismet gürbüz5
- kütüğü mut olan bir erkeği eve damat getirmek4
- turşu limonla mı olur sirkeyle mi anketi5
- git3
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz36
- antipanik sizce biraz antipatik mi12
- gabar'dan petrol buldukça üzülen chp liler5
- moraliniz bozukken ne yapıyorsunuz22
- doğru karpuz seçemeyen erkek12
- oksizoron tarafından terkedilenler6
- gitar sevgisi3
- pislik yazarlar3
Mekke döneminde inmiştir. 42 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki "abese" fiilinden almıştır. 'Abese', "yüzünü ekşitti" demektir. Sûrede başlıca, itikat, peygamberlik, Allah 'ın kudreti ve kıyamet halleri konu edilmektedir.
kur'an ın 100. suresidir.
1 - (Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.
2 - Kendisine âmâ geldi, diye.
3 - Ne bilirsin, belki o temizlenecek?
4 - Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.
5 - Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,
6 - Sen ona yöneliyorsun.
7 - Onun temizlenmemesinden sana ne?
8 - Ama sana can atarak gelen,
9 - Allah'tan korkarak gelmişken,
10 - Sen onunla ilgilenmiyorsun.
11 - Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.
12 - Artık dileyen onu düşünür.
13 - O, değerli sahifelerdedir.
14 - Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.
15 - Yazıcıların ellerindedir,
16 - Değerli, iyi yazıcıların.
17 - O kahrolası insan, ne nankör şey.
18 - O yaratan onu hangi şeyden yarattı?
19 - Bir damla sudan, onu yarattı da biçime koydu.
20 - Sonra ona yolunu kolaylaştırdı.
21 - Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu.
22 - Sonra dilediği vakit onu tekrar diriltir.
23 - Hayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi,
24 - Bir de o insan yiyeceğine baksın.
25 - Biz o suyu bol bol döktük.
26 - Sonra toprağı nasıl da yardık.
27 - Bu suretle orada ekinler bitirdik.
28 - Üzümler, yoncalar,
29 - Zeytinlikler, hurmalıklar,
30 - iri ve sık ağaçlı bahçeler,
31 - Meyveler, çayırlar bitirdik.
32 - Siz ve hayvanlarınız faydalansın diye.
33 - Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,
34 - O gün kişi kaçar, kardeşinden...
35 - Anasından , babasından..
36 - Eşinden ve oğullarından.
37 - Onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır.
38 - Yüzler var ki, o gün parıl parıl,
39 - Güler, sevinir.
40 - Yüzler de var ki, o gün tozlanmış,
41 - Onları karanlık bürümüş,
42 - işte onlardır kâfirler, haktan sapanlar.
kur'an ın 100. suresidir.
1 - (Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.
2 - Kendisine âmâ geldi, diye.
3 - Ne bilirsin, belki o temizlenecek?
4 - Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.
5 - Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,
6 - Sen ona yöneliyorsun.
7 - Onun temizlenmemesinden sana ne?
8 - Ama sana can atarak gelen,
9 - Allah'tan korkarak gelmişken,
10 - Sen onunla ilgilenmiyorsun.
11 - Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.
12 - Artık dileyen onu düşünür.
13 - O, değerli sahifelerdedir.
14 - Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.
15 - Yazıcıların ellerindedir,
16 - Değerli, iyi yazıcıların.
17 - O kahrolası insan, ne nankör şey.
18 - O yaratan onu hangi şeyden yarattı?
19 - Bir damla sudan, onu yarattı da biçime koydu.
20 - Sonra ona yolunu kolaylaştırdı.
21 - Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu.
22 - Sonra dilediği vakit onu tekrar diriltir.
23 - Hayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi,
24 - Bir de o insan yiyeceğine baksın.
25 - Biz o suyu bol bol döktük.
26 - Sonra toprağı nasıl da yardık.
27 - Bu suretle orada ekinler bitirdik.
28 - Üzümler, yoncalar,
29 - Zeytinlikler, hurmalıklar,
30 - iri ve sık ağaçlı bahçeler,
31 - Meyveler, çayırlar bitirdik.
32 - Siz ve hayvanlarınız faydalansın diye.
33 - Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,
34 - O gün kişi kaçar, kardeşinden...
35 - Anasından , babasından..
36 - Eşinden ve oğullarından.
37 - Onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır.
38 - Yüzler var ki, o gün parıl parıl,
39 - Güler, sevinir.
40 - Yüzler de var ki, o gün tozlanmış,
41 - Onları karanlık bürümüş,
42 - işte onlardır kâfirler, haktan sapanlar.
hz muhammed'in engelli insanları küçümseyip suratını ekşittiğini anlatan bir suredir.
kuranın 80. suresidir.
içerdiği mana nedeniyle farklı bir süredir.*
peygamberlerin gunahsiz ama; hata yapabilen insan olduklarini ve allah'in rasulunu uyardigini gosteren, derin anlamalar tasiyan sure.
peygamber efendimizin alemlerin rabbi tarafından ikaz edildiğini ortaya koyan sure-i celile...
abs kadar bile yararı olmayan ama ondan çok daha yaygın deli zırvası.
kuranın büyüklüğünü gösteren ve adı sanı çoğu insanlarca önemsiz görülen bir körün adını islam tarihine kazıyan suredir. bir de şu vardı; "allah sizin ancak kalplerinize bakar."
muhammed peygamberimizin zannında tüm müminlere örnek teşkil eden bir dersi barındıran sure.
nasılsa allah'ın koruması elçisinin üzerinde anında cereyan ediyor; aynı şekilde uyarısı da tez oluyor. o kadar ki bir sureye ismini veriyor.
nasılsa allah'ın koruması elçisinin üzerinde anında cereyan ediyor; aynı şekilde uyarısı da tez oluyor. o kadar ki bir sureye ismini veriyor.
''insan bir kere yiyeceğine baksın!
Biz suyu (buluttan) nasıl yağdırmışız?
Sonra yeri nasıl yarmışız da,
Orada taneler bitirmişiz!
Üzümler, yoncalar...
Zeytinlikler, hurmalıklar...
Ağaçları birbirine girmiş bahçeler...
Nice meyveler ve çayırlar!..
(Bütün bunlar) sizin ve hayvanlarınızın menfaati için.''
Abese Suresi 24-32. Ayetler
Biz suyu (buluttan) nasıl yağdırmışız?
Sonra yeri nasıl yarmışız da,
Orada taneler bitirmişiz!
Üzümler, yoncalar...
Zeytinlikler, hurmalıklar...
Ağaçları birbirine girmiş bahçeler...
Nice meyveler ve çayırlar!..
(Bütün bunlar) sizin ve hayvanlarınızın menfaati için.''
Abese Suresi 24-32. Ayetler
1,2. Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.
3. (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
4. Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
5. Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
6. Sen, ona yöneliyorsun.
7. (istemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
8,9,10. Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
11. Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
12. Dileyen ondan öğüt alır.
3. (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
4. Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
5. Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
6. Sen, ona yöneliyorsun.
7. (istemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
8,9,10. Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
11. Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
12. Dileyen ondan öğüt alır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar