bugün
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı9
- anın görüntüsü25
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- fenerbahçe nin zorlu fikstürü3
- amedspor17
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- durduk yere insanın aklına gelen replikler3
- evrende hareket nasıl oluyor7
- meteoroloji'nin sel ve hortum uyarısı2
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması7
- gocu aslında influncer11
- fenerbahçe15
- kasım ayında üstü çıplak foto atan erkek2
- akp gençlik kolları programındaki kavga2
- dışarıda yemek yemek4
- peygamberlerin mücadele ettiği kişiler3
- silvermist'a aşık oldum2
- kişisel bilgisayarlarda ram olmamalı2
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- avrupa da gençlerin sokak eylemleri4
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum5
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- 1 kasım 2026 sivasspor boluspor maçı3
- fener liverpoolu yenerse sakso geliyormuş2
- sözlükten 35 40 yaşında bir kadın bulup evlenmek4
- kuantum fiziğine sahip kadın9
- milan skriniar8
- film izleyememek3
- bursa daki indirimli sıvı yağ izdihamı2
- eskiden sözlük çok popülermiş5
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- manevi danışman2
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta2
- kasım ayı4
- karın ağrısı ve diş ağrısı ile uyanmak3
- çobanlık yaptığı köyüne pilot olarak döndü2
- yazarların pazar günü planları4
- emevi kanunlarının allahın kanunu diye yutturmak2
- öbür sözlükle ulu farkı3
- ai otomatik silme4
- kafaya taka taka yaşarsın içine ata ata ölürsün2
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- kars 36 spor6
- soru sormayan yetişkinler3
- poponun maddenin 3 halini çıkarması2
- uyudunuz mu arkadaşlar8
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- pazar günü yapılacak en iyi şey2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
Mekke döneminde inmiştir. 42 âyettir. Sûre, adını birinci âyetteki "abese" fiilinden almıştır. 'Abese', "yüzünü ekşitti" demektir. Sûrede başlıca, itikat, peygamberlik, Allah 'ın kudreti ve kıyamet halleri konu edilmektedir.
kur'an ın 100. suresidir.
1 - (Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.
2 - Kendisine âmâ geldi, diye.
3 - Ne bilirsin, belki o temizlenecek?
4 - Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.
5 - Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,
6 - Sen ona yöneliyorsun.
7 - Onun temizlenmemesinden sana ne?
8 - Ama sana can atarak gelen,
9 - Allah'tan korkarak gelmişken,
10 - Sen onunla ilgilenmiyorsun.
11 - Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.
12 - Artık dileyen onu düşünür.
13 - O, değerli sahifelerdedir.
14 - Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.
15 - Yazıcıların ellerindedir,
16 - Değerli, iyi yazıcıların.
17 - O kahrolası insan, ne nankör şey.
18 - O yaratan onu hangi şeyden yarattı?
19 - Bir damla sudan, onu yarattı da biçime koydu.
20 - Sonra ona yolunu kolaylaştırdı.
21 - Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu.
22 - Sonra dilediği vakit onu tekrar diriltir.
23 - Hayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi,
24 - Bir de o insan yiyeceğine baksın.
25 - Biz o suyu bol bol döktük.
26 - Sonra toprağı nasıl da yardık.
27 - Bu suretle orada ekinler bitirdik.
28 - Üzümler, yoncalar,
29 - Zeytinlikler, hurmalıklar,
30 - iri ve sık ağaçlı bahçeler,
31 - Meyveler, çayırlar bitirdik.
32 - Siz ve hayvanlarınız faydalansın diye.
33 - Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,
34 - O gün kişi kaçar, kardeşinden...
35 - Anasından , babasından..
36 - Eşinden ve oğullarından.
37 - Onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır.
38 - Yüzler var ki, o gün parıl parıl,
39 - Güler, sevinir.
40 - Yüzler de var ki, o gün tozlanmış,
41 - Onları karanlık bürümüş,
42 - işte onlardır kâfirler, haktan sapanlar.
kur'an ın 100. suresidir.
1 - (Peygamber) Yüzünü ekşitti ve döndü.
2 - Kendisine âmâ geldi, diye.
3 - Ne bilirsin, belki o temizlenecek?
4 - Veya öğüt belleyecek de öğüt ona fayda verecek.
5 - Ama buna ihtiyaç hissetmeyene gelince,
6 - Sen ona yöneliyorsun.
7 - Onun temizlenmemesinden sana ne?
8 - Ama sana can atarak gelen,
9 - Allah'tan korkarak gelmişken,
10 - Sen onunla ilgilenmiyorsun.
11 - Hayır hayır, sakın. Çünkü o Kur'ân bir öğüttür.
12 - Artık dileyen onu düşünür.
13 - O, değerli sahifelerdedir.
14 - Yüksek tutulan tertemiz sahifelerde.
15 - Yazıcıların ellerindedir,
16 - Değerli, iyi yazıcıların.
17 - O kahrolası insan, ne nankör şey.
18 - O yaratan onu hangi şeyden yarattı?
19 - Bir damla sudan, onu yarattı da biçime koydu.
20 - Sonra ona yolunu kolaylaştırdı.
21 - Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu.
22 - Sonra dilediği vakit onu tekrar diriltir.
23 - Hayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi,
24 - Bir de o insan yiyeceğine baksın.
25 - Biz o suyu bol bol döktük.
26 - Sonra toprağı nasıl da yardık.
27 - Bu suretle orada ekinler bitirdik.
28 - Üzümler, yoncalar,
29 - Zeytinlikler, hurmalıklar,
30 - iri ve sık ağaçlı bahçeler,
31 - Meyveler, çayırlar bitirdik.
32 - Siz ve hayvanlarınız faydalansın diye.
33 - Kulakları sağır eden o gürültü geldiğinde,
34 - O gün kişi kaçar, kardeşinden...
35 - Anasından , babasından..
36 - Eşinden ve oğullarından.
37 - Onlardan her birinin o gün başından aşan işi vardır.
38 - Yüzler var ki, o gün parıl parıl,
39 - Güler, sevinir.
40 - Yüzler de var ki, o gün tozlanmış,
41 - Onları karanlık bürümüş,
42 - işte onlardır kâfirler, haktan sapanlar.
hz muhammed'in engelli insanları küçümseyip suratını ekşittiğini anlatan bir suredir.
kuranın 80. suresidir.
içerdiği mana nedeniyle farklı bir süredir.*
peygamberlerin gunahsiz ama; hata yapabilen insan olduklarini ve allah'in rasulunu uyardigini gosteren, derin anlamalar tasiyan sure.
peygamber efendimizin alemlerin rabbi tarafından ikaz edildiğini ortaya koyan sure-i celile...
abs kadar bile yararı olmayan ama ondan çok daha yaygın deli zırvası.
kuranın büyüklüğünü gösteren ve adı sanı çoğu insanlarca önemsiz görülen bir körün adını islam tarihine kazıyan suredir. bir de şu vardı; "allah sizin ancak kalplerinize bakar."
muhammed peygamberimizin zannında tüm müminlere örnek teşkil eden bir dersi barındıran sure.
nasılsa allah'ın koruması elçisinin üzerinde anında cereyan ediyor; aynı şekilde uyarısı da tez oluyor. o kadar ki bir sureye ismini veriyor.
nasılsa allah'ın koruması elçisinin üzerinde anında cereyan ediyor; aynı şekilde uyarısı da tez oluyor. o kadar ki bir sureye ismini veriyor.
''insan bir kere yiyeceğine baksın!
Biz suyu (buluttan) nasıl yağdırmışız?
Sonra yeri nasıl yarmışız da,
Orada taneler bitirmişiz!
Üzümler, yoncalar...
Zeytinlikler, hurmalıklar...
Ağaçları birbirine girmiş bahçeler...
Nice meyveler ve çayırlar!..
(Bütün bunlar) sizin ve hayvanlarınızın menfaati için.''
Abese Suresi 24-32. Ayetler
Biz suyu (buluttan) nasıl yağdırmışız?
Sonra yeri nasıl yarmışız da,
Orada taneler bitirmişiz!
Üzümler, yoncalar...
Zeytinlikler, hurmalıklar...
Ağaçları birbirine girmiş bahçeler...
Nice meyveler ve çayırlar!..
(Bütün bunlar) sizin ve hayvanlarınızın menfaati için.''
Abese Suresi 24-32. Ayetler
1,2. Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü.
3. (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
4. Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
5. Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
6. Sen, ona yöneliyorsun.
7. (istemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
8,9,10. Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
11. Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
12. Dileyen ondan öğüt alır.
3. (Ey Muhammed!) Ne bilirsin, belki de o arınacak,
4. Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek.
5. Kendini muhtaç hissetmeyene gelince;
6. Sen, ona yöneliyorsun.
7. (istemiyorsa) onun arınmamasından sana ne!
8,9,10. Allah'a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun.
11. Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur'an) bir öğüttür.
12. Dileyen ondan öğüt alır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar