bugün

/638
Tanımını yapamayacak kadar kendimi aptal hissetmeme sebep olan bir şey. Ney!?
ayrılığa rağmen nezarethaneye girdiğin an onun moralini dü$ünmektir.
aşk benimle sevişirmisinin medeni ve nazik söyleniş biçimidir.
her insanın içinde bi parça mazoşizm olduğunu gösteren duygu.mantığa sığmaz allahtan gelip geçicidir.
öpüşmektir.
panzehiri tek bir kişide saklı bir nevi zehir..
sevgilinizin size uzattığı kollarını sıcak avuçlarınıza alıp sarmalamaktır.
sevgilinin uzun, yumuşacık ve simsiyah saçlarıyla oynayıp, onları sutyeninin sağ ve sol askılarına sıkıştırmaktır. (komik oluyor hemi de)
bizzat elinizle içirdiğiniz soğuk meyve suyunun (belki de vodkalıdır) ardından sevgilinin dudaklarına dokunmaktır.
diş fırçalarken yanlışlıkla koluma yapışmış diş macunu gibi. hem yakıyor, hem soğutuyor.
gece yarıları yatak odama yağan ılık bir yaz yağmuru gibi.
elindeki birşeyi sana aratan, kalbini başka çarptıran, hayallere daldıran, rüyalarına giren en güzel şey .
Aşksa eğer, büyüler insanı... öyle bir kere değil, defalarca, sonra bir daha, bir kere daha ve sonra bir kere daha. Aynı insanda üstelik, bir dolunay gecesi gibi, onlarca büyüleyici gecenin içinde başka bir güzellik her defasında. Empresyonist bir üslupla seyretmek onu, sabahın ilk ışıklarında, fincanındaki çayı yudumlarken, yağmurlu bir öğleden sonra, inerken merdivenleri elleri kayarak tırabzandan, bir sinema çıkışı gözlerindeki yaşları gizlemeye çalışarak ve ılık bir duştan sonra seyrederken kendini aynanın karşısında. Her mevsimde resmetmek gibi ıhlamur ağaçlarını ve ceviz ağaçlarını bir parkın içinde, yeşil, sarı, kırmızı, lacivert ve buruk, ılımlı, değişken tonlarında. Bütün komikliklerinde saatlerce gülüp, bütün hüzünlerinde daralıp sıkışmak iki duvar arasında. *
(bkz: uçlarda dolaşmak)
Gecenin bir yarısı, duyduğun bi cümle için tüm benliğinin tarifsiz bir mutlulukla anlatılmaz bir hisle dolmasına neden olan duygu..

Gecelerin uzamasını hatta onunla birlikteyken, konuşurken zamanıın durmasını, akreple yelkovanın donmasını ve ömürlerinin sonlarına kadar kavuşamamalarını isteten duygu..

Ağzından çıkan hiçbir söze değer biçilemez olması, hepsini yapmak isteme duygusu, ne kadar anlamsız ve komik olsa da bazen,sırf onun ağzından çıktığı için..

Başka kimseyi görememe duygusu..yanındayken de, değilken de..delicesine kör olabilmek.

hayatın en inceldiği noktada bulunma duygusu..

Yalnız aşkı vardır aşkı olanın *..

işte tam o duygu..
ilk aşk'la son aşk arasındaki farktır.
yaratığı, dr frankestein e, dayanamadığı yalnızlığına son versin diye, kendisi için bir eş yaparsa(!) eğer, intikamını sonlandırıp uzaklara gideceğini söyler.

kaypaklık eder dr yine,

ve gelir adı olmayan oğul, düğün gecesi..

o nun biricik sevgilisinin göğsüne daldırıp elini, yüreğini söker kadının.

ve uzatır doktora hala atmakta olan kalbi,

ben sözümü tuttum derrr.
bencilce birşeydir, insanın mutlu olma çabasından kaynaklanır. karşılıksız, ömür boyu sürebilirse belki şimdiye kadar duyduğumuz tanımlara uyar. zira kimse kendisini sevmeyen, asla da sevmeyeceğini bildiği bi organizmayı sevemez. ya da ben görmedim. *
tanımlar ancak şıpsevdi sakızlarının içinden çıkanlar kadar başarılı olabilir.*
bir çeşit kör dövüşü şuursuzluk hali acıdan zevk alma sanatı.. (bkz: aşk köpekliktir)
geç bulup çabuk kaybettiğim...
büyük aşkların kalbi kırık olur
kalp kırılınca
gövdeye fena batar.
aşktan bahsedelim,dedin
bana bugüne kadar
bahsedelim;
al sana aşk
al sana
al!*
intihara,içkiye,sigaraya,karanlığa bi o kadar da bahara,tazeliğe,ferahlığa,ılıklığa yakın bi duygudur.en çok da nefrete yakındır.*
insanda gurur adına bir şey bırakmayan lanet bir duygudur. uykusuzluk, mutsuzluk eski güzel günleri hatırladıkça katlanarak çoğalır. .
aşk, bir başkasının bizimkinden farklı ve ona karşıt bir tarzda yasadığını, etkin olduğunu ve duyumsadığını anlamaktan ve buna sevinmekten baska nedir ki? *
© copyright 2005 - 2026