bugün

/637
cold case' e benzeyendir bazen. kimin kaçırdığı, nerede olduğu bilinmeyendir.
Aşk bilekleri süsleyen bir kurdela değil, bilekleri parçalan bir kelepçedir kimi zaman.
bir yaştan sonra yerini paraya kaptırır.
sevilmek kadar güzel olmayan çözümlenemeyen duygu.
1 milyon tane entry girilse bile yaşamayanın anlayamacagı ılgınc bır duygular karısımı.
küçük yaşta öğretilmeye başlanan, çok büyük aldatmaca...
aşk, serin sulardan kızgın kumlara atlamak gibisin.

ayrıca hakkında 7659 tane entry yazılmış. ahanda bununla 7660 oldu. ve acayipmiş yahu.
aşk da neymiş? gavur icadı...*
şuan içimi buran ne ise adı aşk idi bir zamanlar şimdi ise çok sular aktı köprünün altından, sadece ara ara zonklayan bir ağrılı diş!
metüst'e göre; "iki püskevit arasındaki kremadır."
bu dünya gibi fani olan duygu..
şahsen henüz tatmadığım duygu duygumu değilmi onu bile bilmiyorum.
196'lık erkekle 153 boyundaki kızın, bir ilişki yaşamak için kıçını yırtmasına "aşk" denir.
Birçok kişi Tarafından Acıya şikayetsiz katlanmak olarak açılımı yapılan insan doğasına özgü 5 duyu organı ile iliklerine kadar hissedilen duygular bütünü.
insana psikolojik işkence eden, bir an canını sıkıp bir başka an mutluluktan havaya uçuran küçük psikopat.
saçmalattıran, hayatı zehir eden, hayattan tat aldırtan, ağlatan, güldüren, uyutmayan, rüyanda görürsen uyanmak istemene engel olan, kederden içirten, feleğin çemberinden geçirten, hayaller kurdurtan, sonra aynı hayalleri geri yutturan, gözlerindeki ışığın nedeni, bazen ona rastlayan şanssız bedevi, tüm bedenini ele geçiren doğru, tüm bedenini mahveden yalan, bu kadar virgül koydurmasına rağmen hala bir tanımı olmayan.
(bkz: hakkında bu kadar entry girilince dirildi sandım)
cihanı hiçe satmaktır adı aşk
döküp varlığı gitmektir adı aşk

elinde sükkeri ayruğa sunup
ağuyu kendi yutmaktır adı aşk

belâ yağmur gibi gökten yağarsa
başını ona tutmaktır adı aşk

bu âlem sanki oddan bir denizdir
ona kendini atmaktır adı aşk

var eşrefoğlu rûmi bil hakikat
vücudu fâni etmektir adı aşk
(mevlana)
sonrasında saçma gelecek bir sürü hareketin pervasızca yapıldığı süreç.
bu kadar şey yazılmış ama anlatılmaz be arkadaş yaşanır.
çok şey okursun ve görürsün, ama hissedemezsin ...
yazmak için seçtiğim en kötü zaman. 2 aylık bir zamandır pek kimseyle konuşmuyorum haliyle bazı kelimeleri kullanmakta zorlanıyorum bu sebeple cümle içinde nasıl kullanacağımı hatırlamakta zorlanıyorum. haa bir de ingilizce çalışmalarım... aşk.. en zor konu en zor deneyim en en bütün enler. öyle diyorlar evet aşk en acı.
en azından aklıma ilk gelen kelime "acı".
insan bilmedikleriyle ilgilenir bilmediklerine meraklanır bundan tabii ne var ... bana göre bu durum olmasaydı elimdeki araçla bu yazıyı yazamazdım ... bunun aşkla ilgisi ne olabilir bir düşüneyim ilgisini değil kafamdakileri nasıl yazacağım bunu bir düşneyim. ben düşünmeye devam edeyim .... daha henüz halen aşkı tadamamışken ama çok meraklıyken aslında çok yakınken farkına varamamışken aşka bu kadar borçlanmışken ...

keşke avatar ruhunda olsaydım diyorum çoğu zaman her varlığa onlar gibi derinden bağlanabilseydim . her şeyi duyabilseydim. samimiyetten uzak , çıkarcı ve kemirgen davranışlardan arınmış insanlarla yaşasaydım . bu beni aşka yaklaştırırdı. tadına bakardım.

aşk benim hayallerimde , rüyalarımda çok uzaklarda ... hayallerimle uykusuz gecelerde belkide.
ama aşkın kazandırdıklarıda var tabi mutluluk . saçmalarcasına gülümsemek. anlamsızca düşünmek. zamandan soyutlanmak.
ama anlıyorum ki bu konu bana ağır geldi uyuştum ve külçeleştim. bana hafif gelen gündelikler var yada ağrı kesiciler ve en önemlisi fransız öpücüğü değilde anne şefkati... şimdilik benden bu .
aşk b.ktur
ansızın kapımızı çalan, bazen hayatımızı mahveden, bazen ise hayatımızı renklendiren; açıkcası ne olduğu belli olmayan bir şeydir.
zannediyorum subjektiftir. *
sırf ondan uzun olmamak için çok beğendiğin topuklu ayakkabıdan vazgeçebilmektir. *
© copyright 2005 - 2026