aşk

çok şey okursun ve görürsün, ama hissedemezsin ...
yazmak için seçtiğim en kötü zaman. 2 aylık bir zamandır pek kimseyle konuşmuyorum haliyle bazı kelimeleri kullanmakta zorlanıyorum bu sebeple cümle içinde nasıl kullanacağımı hatırlamakta zorlanıyorum. haa bir de ingilizce çalışmalarım... aşk.. en zor konu en zor deneyim en en bütün enler. öyle diyorlar evet aşk en acı.
en azından aklıma ilk gelen kelime "acı".
insan bilmedikleriyle ilgilenir bilmediklerine meraklanır bundan tabii ne var ... bana göre bu durum olmasaydı elimdeki araçla bu yazıyı yazamazdım ... bunun aşkla ilgisi ne olabilir bir düşüneyim ilgisini değil kafamdakileri nasıl yazacağım bunu bir düşneyim. ben düşünmeye devam edeyim .... daha henüz halen aşkı tadamamışken ama çok meraklıyken aslında çok yakınken farkına varamamışken aşka bu kadar borçlanmışken ...

keşke avatar ruhunda olsaydım diyorum çoğu zaman her varlığa onlar gibi derinden bağlanabilseydim . her şeyi duyabilseydim. samimiyetten uzak , çıkarcı ve kemirgen davranışlardan arınmış insanlarla yaşasaydım . bu beni aşka yaklaştırırdı. tadına bakardım.

aşk benim hayallerimde , rüyalarımda çok uzaklarda ... hayallerimle uykusuz gecelerde belkide.
ama aşkın kazandırdıklarıda var tabi mutluluk . saçmalarcasına gülümsemek. anlamsızca düşünmek. zamandan soyutlanmak.
ama anlıyorum ki bu konu bana ağır geldi uyuştum ve külçeleştim. bana hafif gelen gündelikler var yada ağrı kesiciler ve en önemlisi fransız öpücüğü değilde anne şefkati... şimdilik benden bu .
© copyright 2005 - 2026