bugün
- ctrlx22
- asansörde kalmak6
- gürcistan21
- sözlükte kavga etmek6
- arkeoloji bölümü5
- ilgi isteyen kız16
- biyolojik antropoloji5
- abdullah öcalan9
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili3
- hewal ebo17
- yukarı kattan gelen ahh sesi10
- çanakkale4
- kuran da namaz yok21
- insan olmak5
- lahmacunu elle yiyen kız13
- büyünün çok abartılması2
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket2
- felak nas ayetel kursiyi bilen cin2
- yaprak dökümü ali rıza bey6
- sirkeli su2
- yabani semizotu2
- büyü yapan kadın2
- cinli birine bulaşmak2
- seksi bırakmak4
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- herkesçe aşık olunmak2
- en iyi simit hangi şehirdedir12
- türkiye nin en güzel şehrinin istanbul olması6
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- isra suresi 82 ayet2
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar5
- bu kim aq4
- trollerle laf yarıştırmanın yorması2
- ben ıspartada yaşıyorum7
- hatay suriye nindir diyen esad yanlısı4
- sibel can4
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz7
- herkesin artık tanım yapması6
- billurları çiğ yemek4
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- bursa vs edirne7
- iki sözlük kızının kavga etmesi4
- kagemusha2
- öğle yemeği ne yiyeceğiz sorunsalı5
- velvet'e aşık olmamak mümkün değil6
- çay içen kız3
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- şekersiz çay içenlerin takdir beklemesi5
- 30 temmuz 2026 iran'ın abd üssüne saldırısı5
-beşin kendisiyle tokuşturulmuş hali.
-bir sayfada görebileceğiniz maksimum entry sayısı.
-bir sayfada görebileceğiniz maksimum entry sayısı.
erzurum'un plaka numarası
kendisine ve 5 ten başka sayıya bölünemeyen 2 basamaklı tek sayı.
george michael'in artık piyasaya çıkmış, en güzel şarkılarını ve yeni şarkılarını barındıran albümü..
http://www.ideefixe.com/M...?sid=QBELI55FGF1FK07L8AJ1
http://www.ideefixe.com/M...?sid=QBELI55FGF1FK07L8AJ1
50'nin yarısı, çeyrek asır vs.
mazide bırakılan 25 yılı anlatan sayı.
güzel bir yaştır.
(bkz: 25 yaşında olmak)
(bkz: 25 yaşında olmak)
sbf de toplumbilimi vizesine giren yaklaşık 170 öğrenciden 120'ye yakınının kendisi ve aşağısını aldığı not.
rocco sifredi'nin şöhretini sağlayan uzunluk ölçüsü.
cnbc de yayınlanan 24 dizisinin devamı.
yolun yarısından 10 yıl önceki güzel bir yaş.
fenerbahçe'nin 24 yıllık çektiği türkiye kupası özlemine beşiktaş'ın engel olması neticesinde çekeceği özlem yıl sayısı.
final zamanı talep ettiğim bir gündeki saat sayısı.
(bkz: bi saat daha uyuyiiim nolurr)
(bkz: bi saat daha uyuyiiim nolurr)
bir metrekarede bulunan tuğla sayısı.kolay hesaplamaya yarar.
(bkz: erzurum)
bir reel değer...
sevilen bir yaştır ayrıca...
sevilen bir yaştır ayrıca...
tam sayı 100 olduğunda çeyrek değerdir.
yaşlanma sürecinin başladığı yaş.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=231707
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=231707
antalya'da y.tıp'ın önünden geçip, yüzüncü yıl, güllük, çallı iskametinde ilerleyen dolmuşun numarası.
insanın yaklaştıkça uzaklaşmak istediği yaş.
24'den sonra gelen sayı.
kadınların korkulu rüyası olan 30. yaşa 5 yıl kalan yaş
genelde insanların hep kalmak istedikleri yaş.
yaş 25...
ne 35 yaşındayız belki, ne de ortasındayız ömrün ama ayrı bir sukûnet var üzerimizde daha 25 yaşındayken. ortasında olmak için neler verilmezdi ömrün, kenarından tutunmaya çalışırken. elimizden kaymak üzere olan bir hayatı yaşamak acı verse de mecburuz işte. boyunlarında pamuk ipliğinden halatlarla kendi kaderimizin mahkumlarıyız hepimiz. biz de çocuktuk bir zamanlar ve her çocuk gibi mutluyduk ölesiye. ne isek oyduk sadece. varımız, yoğumuz, topyekûnumuz birdi. sıkılırsak koşardık, koşarsak susardık ve susarsak su içerdik. toplum yoktu bizim için, baskı yoktu. yalnızca birkaç arkadaş ve pencerenin demirlerinden su dolu bardağı uzatan anne vardı. sonra döndü dünya, yanıp söndü güneş binlerce kez ufukta. bir maske oluştu o masum çocukların yüzlerinde. kimisi ince, kimisi kalın maskeler. maskenin ardında bir fikir sancısı; ben kimim! ve döndü o ufak çocuklar kendi içlerine. düşündüler, uyudular. uyandılar, düşündüler. bir gün düşündüler, ikinci gün de hakeza. bazen nefret ettiler benliklerinden. nefretin ne derece lüks ve pahalı bir duygu olduğunu bilmeden. bazen de sevdiler kendilerini. ama bir şey eksikti sanki. ve yine düşündüler... yolun daha çeyreğine gelmeden bu sevginin sadece kendilerine harcanamayacak kadar çok olduğunu anladılar. başka birilerini sevdiler sonra. ama sevilen üzdü onları. ve üzülmeyi öğrendiler. yine düşündüler; sevip kaybetmek mi, hiç sevmemek mi? ne basit sorulardı oysa. ama cevaplar girift, düşünce acı vericiydi. ilk önce sevmek istediler, sonra yaşamak. ama ne sevebildiler usulünce ne de yaşadılar saltanatla. belki ömürlerinin yarısında değiller şimdi ama üzerlerinde üç ömürlük ağırlıkla dizleri üstündeki ihtiyardan farkları da yok hani.
çocuktuk demiştik ya, evet çocuktuk işte.
ne 35 yaşındayız belki, ne de ortasındayız ömrün ama ayrı bir sukûnet var üzerimizde daha 25 yaşındayken. ortasında olmak için neler verilmezdi ömrün, kenarından tutunmaya çalışırken. elimizden kaymak üzere olan bir hayatı yaşamak acı verse de mecburuz işte. boyunlarında pamuk ipliğinden halatlarla kendi kaderimizin mahkumlarıyız hepimiz. biz de çocuktuk bir zamanlar ve her çocuk gibi mutluyduk ölesiye. ne isek oyduk sadece. varımız, yoğumuz, topyekûnumuz birdi. sıkılırsak koşardık, koşarsak susardık ve susarsak su içerdik. toplum yoktu bizim için, baskı yoktu. yalnızca birkaç arkadaş ve pencerenin demirlerinden su dolu bardağı uzatan anne vardı. sonra döndü dünya, yanıp söndü güneş binlerce kez ufukta. bir maske oluştu o masum çocukların yüzlerinde. kimisi ince, kimisi kalın maskeler. maskenin ardında bir fikir sancısı; ben kimim! ve döndü o ufak çocuklar kendi içlerine. düşündüler, uyudular. uyandılar, düşündüler. bir gün düşündüler, ikinci gün de hakeza. bazen nefret ettiler benliklerinden. nefretin ne derece lüks ve pahalı bir duygu olduğunu bilmeden. bazen de sevdiler kendilerini. ama bir şey eksikti sanki. ve yine düşündüler... yolun daha çeyreğine gelmeden bu sevginin sadece kendilerine harcanamayacak kadar çok olduğunu anladılar. başka birilerini sevdiler sonra. ama sevilen üzdü onları. ve üzülmeyi öğrendiler. yine düşündüler; sevip kaybetmek mi, hiç sevmemek mi? ne basit sorulardı oysa. ama cevaplar girift, düşünce acı vericiydi. ilk önce sevmek istediler, sonra yaşamak. ama ne sevebildiler usulünce ne de yaşadılar saltanatla. belki ömürlerinin yarısında değiller şimdi ama üzerlerinde üç ömürlük ağırlıkla dizleri üstündeki ihtiyardan farkları da yok hani.
çocuktuk demiştik ya, evet çocuktuk işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar