bugün
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye29
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması36
- ups boobs'un yeni nicki7
- recep tayyip erdoğan21
- fiziği güzel sözlük kızları47
- ibne11
- kadın ayağı vs memesi5
- arap aksanı7
- günaydın aşk çiçeğim mesajı atmayan erkek6
- türkler balık hafızalıdır4
- süresiz nafaka8
- birinin sizi ilk hatanızda hayatından çıkarması3
- sözlüğün kızgınlık dönemine girmesi4
- sözlük erkeklerinin memeleri5
- yeni uyanmış kadın güzelliği11
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaklı olay6
- nervio13
- seviştikten sonra teşekkür etmekk11
- kemal kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanı olması3
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı3
- memeye ilgi duyan kadın3
- sen hiç strapon yedin mi diyen kız2
- ispanya da maricarmen isyanı4
- baklavalık yufka ile börek yapmak2
- iş yerinde sinir krizi geçirmek3
- başkanlık sistemi4
- borsada yüzde 15 zararda olmak2
- bilime göre türkçenin konuşulan en eski dil olması7
- asrın soygunu10
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak13
- ucuz et3
- memeleri kafam kadar kız21
- sözlükteki belaruslu kızlar2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- ilk adımı kadın atmalı2
- 1 euro 55 68 tl2
- fatma betül sayan kaya58
- çanakkale savaşı5
- işe giderken beslenme çantası götürmek5
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek18
- artvin de 30 yıllık cinayetin aydınlanması4
- devlet hastaneleri2
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil11
- sabaha bir şarkı bırak2
- evlenme teklifi bekleyen erkek2
- konyada engelli bireyin gözlerinin oyulması5
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- venüs ve mars'ın ıssız olması5
- 30 eylül 20262
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
-beşin kendisiyle tokuşturulmuş hali.
-bir sayfada görebileceğiniz maksimum entry sayısı.
-bir sayfada görebileceğiniz maksimum entry sayısı.
erzurum'un plaka numarası
kendisine ve 5 ten başka sayıya bölünemeyen 2 basamaklı tek sayı.
george michael'in artık piyasaya çıkmış, en güzel şarkılarını ve yeni şarkılarını barındıran albümü..
http://www.ideefixe.com/M...?sid=QBELI55FGF1FK07L8AJ1
http://www.ideefixe.com/M...?sid=QBELI55FGF1FK07L8AJ1
50'nin yarısı, çeyrek asır vs.
mazide bırakılan 25 yılı anlatan sayı.
güzel bir yaştır.
(bkz: 25 yaşında olmak)
(bkz: 25 yaşında olmak)
sbf de toplumbilimi vizesine giren yaklaşık 170 öğrenciden 120'ye yakınının kendisi ve aşağısını aldığı not.
rocco sifredi'nin şöhretini sağlayan uzunluk ölçüsü.
cnbc de yayınlanan 24 dizisinin devamı.
yolun yarısından 10 yıl önceki güzel bir yaş.
fenerbahçe'nin 24 yıllık çektiği türkiye kupası özlemine beşiktaş'ın engel olması neticesinde çekeceği özlem yıl sayısı.
final zamanı talep ettiğim bir gündeki saat sayısı.
(bkz: bi saat daha uyuyiiim nolurr)
(bkz: bi saat daha uyuyiiim nolurr)
bir metrekarede bulunan tuğla sayısı.kolay hesaplamaya yarar.
(bkz: erzurum)
bir reel değer...
sevilen bir yaştır ayrıca...
sevilen bir yaştır ayrıca...
tam sayı 100 olduğunda çeyrek değerdir.
yaşlanma sürecinin başladığı yaş.
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=231707
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=231707
antalya'da y.tıp'ın önünden geçip, yüzüncü yıl, güllük, çallı iskametinde ilerleyen dolmuşun numarası.
insanın yaklaştıkça uzaklaşmak istediği yaş.
24'den sonra gelen sayı.
kadınların korkulu rüyası olan 30. yaşa 5 yıl kalan yaş
genelde insanların hep kalmak istedikleri yaş.
yaş 25...
ne 35 yaşındayız belki, ne de ortasındayız ömrün ama ayrı bir sukûnet var üzerimizde daha 25 yaşındayken. ortasında olmak için neler verilmezdi ömrün, kenarından tutunmaya çalışırken. elimizden kaymak üzere olan bir hayatı yaşamak acı verse de mecburuz işte. boyunlarında pamuk ipliğinden halatlarla kendi kaderimizin mahkumlarıyız hepimiz. biz de çocuktuk bir zamanlar ve her çocuk gibi mutluyduk ölesiye. ne isek oyduk sadece. varımız, yoğumuz, topyekûnumuz birdi. sıkılırsak koşardık, koşarsak susardık ve susarsak su içerdik. toplum yoktu bizim için, baskı yoktu. yalnızca birkaç arkadaş ve pencerenin demirlerinden su dolu bardağı uzatan anne vardı. sonra döndü dünya, yanıp söndü güneş binlerce kez ufukta. bir maske oluştu o masum çocukların yüzlerinde. kimisi ince, kimisi kalın maskeler. maskenin ardında bir fikir sancısı; ben kimim! ve döndü o ufak çocuklar kendi içlerine. düşündüler, uyudular. uyandılar, düşündüler. bir gün düşündüler, ikinci gün de hakeza. bazen nefret ettiler benliklerinden. nefretin ne derece lüks ve pahalı bir duygu olduğunu bilmeden. bazen de sevdiler kendilerini. ama bir şey eksikti sanki. ve yine düşündüler... yolun daha çeyreğine gelmeden bu sevginin sadece kendilerine harcanamayacak kadar çok olduğunu anladılar. başka birilerini sevdiler sonra. ama sevilen üzdü onları. ve üzülmeyi öğrendiler. yine düşündüler; sevip kaybetmek mi, hiç sevmemek mi? ne basit sorulardı oysa. ama cevaplar girift, düşünce acı vericiydi. ilk önce sevmek istediler, sonra yaşamak. ama ne sevebildiler usulünce ne de yaşadılar saltanatla. belki ömürlerinin yarısında değiller şimdi ama üzerlerinde üç ömürlük ağırlıkla dizleri üstündeki ihtiyardan farkları da yok hani.
çocuktuk demiştik ya, evet çocuktuk işte.
ne 35 yaşındayız belki, ne de ortasındayız ömrün ama ayrı bir sukûnet var üzerimizde daha 25 yaşındayken. ortasında olmak için neler verilmezdi ömrün, kenarından tutunmaya çalışırken. elimizden kaymak üzere olan bir hayatı yaşamak acı verse de mecburuz işte. boyunlarında pamuk ipliğinden halatlarla kendi kaderimizin mahkumlarıyız hepimiz. biz de çocuktuk bir zamanlar ve her çocuk gibi mutluyduk ölesiye. ne isek oyduk sadece. varımız, yoğumuz, topyekûnumuz birdi. sıkılırsak koşardık, koşarsak susardık ve susarsak su içerdik. toplum yoktu bizim için, baskı yoktu. yalnızca birkaç arkadaş ve pencerenin demirlerinden su dolu bardağı uzatan anne vardı. sonra döndü dünya, yanıp söndü güneş binlerce kez ufukta. bir maske oluştu o masum çocukların yüzlerinde. kimisi ince, kimisi kalın maskeler. maskenin ardında bir fikir sancısı; ben kimim! ve döndü o ufak çocuklar kendi içlerine. düşündüler, uyudular. uyandılar, düşündüler. bir gün düşündüler, ikinci gün de hakeza. bazen nefret ettiler benliklerinden. nefretin ne derece lüks ve pahalı bir duygu olduğunu bilmeden. bazen de sevdiler kendilerini. ama bir şey eksikti sanki. ve yine düşündüler... yolun daha çeyreğine gelmeden bu sevginin sadece kendilerine harcanamayacak kadar çok olduğunu anladılar. başka birilerini sevdiler sonra. ama sevilen üzdü onları. ve üzülmeyi öğrendiler. yine düşündüler; sevip kaybetmek mi, hiç sevmemek mi? ne basit sorulardı oysa. ama cevaplar girift, düşünce acı vericiydi. ilk önce sevmek istediler, sonra yaşamak. ama ne sevebildiler usulünce ne de yaşadılar saltanatla. belki ömürlerinin yarısında değiller şimdi ama üzerlerinde üç ömürlük ağırlıkla dizleri üstündeki ihtiyardan farkları da yok hani.
çocuktuk demiştik ya, evet çocuktuk işte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar