bugün
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması6
- uludede'nin cenaze eventi7
- pick me girl5
- uludede'yi karıya götürmek7
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- 3 kere üst üste 31 çekmek9
- uludede nim mirası4
- gunluklerim aylik olmus3
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- sarma3
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- queen ravenna olarak aranızdan kopuyorum4
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- sürekli özür dileyen insan5
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- ekmeğe çikolata sürmek7
- bana ayrılan sürenin sonuna geldik4
- ortaçağda cadı avlamak3
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak4
- arkadaşlar3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- uludede'ye sahip çıkalım2
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi4
- uludede'ye sabun büyüsü yapmak2
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- eyeliner çekme yöntemleri7
- robotların insanlara baş kaldırması5
- aniden gelen titreme3
- azrailin uludedeyi unutması2
- ağzı mantarlı ayak fetişisti3
- çocukluk yanılgıları2
- kömbe6
- kahverengi göz kalemi6
- nervio yu mancınıkla avrupaya fırlatmak3
- 82 musul 83 kerkük4
- yasin kol4
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- aniden ayağa kalkınca oluşan baş dönmesi2
- makyajın ciltte pütür durması5
- yarragi olan adam4
- inci sözlük8
- fatma betül sayan kaya64
- ciğer yiyen midesizler10
- ciğer vs kokoreç8
- yunan adalarına gitmek20
Kar Wai Wong'un yönettiği,bir yazarın kadınlarla ilişkisini anlatan film.
http://www.imdb.com/title/tt0212712/
http://www.imdb.com/title/tt0212712/
birisinden bu yıl, bir fincan kahve içersek, o kahvenin miadının dolacağı yıldır. *
romantik yıllarım, hatunun birini düşürmek için yapmayacağım şebeklik yok. karşıma çıkan beni heyecana gark edebilecek ilk hatuna yazılacağımı her gören hal ve tavırlarımdan çıkarabilir. böyle bir ruh halindeki bir erkekden ne beklersiniz ki, sinema kankilerim tüm dostları satışa getirmekle meşgulum. gelen film izleme tekliflerini önerileri ne varsa elimin tersiyle itiyor, iflah olmaz bir reddedici haline geliyorum. derken gene bir arkadaş muhabbetinde güzeller güzeli beni heyecandan öldürecek derecede bana hitap eden bir hatun. gözü gözüme değdiğinde kalp atışlarım hızlanmak yerine durma raddesine yaklaşıyor. merhaba dedim titrek bir sesle yanındaki sandalyeye çökerken, sağolsun bizimkiler halden anlayan elemanlar ve kızla tüm iletişimi kesip, kızı bana mahkum ettiler. dönüp dolaşıp muhabbeti en iyi olduğum alana bir şekilde getirdikten sonra sazı elime aldım ve bildiğim tüm romantik filmleri, en ayrıntı karelerine varıncaya kadar estetik bir üslüpla hatuna aktarmakla meşgulken, söz dönüp dolaştı 2 gün öncesinden izlediğim 2046'ya geldi tabi. böyle bir film olamaz, olamdağı için de anlatamam, anlatacak bir şey yok görülecek dinlecek şeyler var dedim. "çok merak ettim" lafını almak içindi tüm bu laf ebelikleri elbet ve başardım da. o kadar ki bir daha izlenip bir daha dinlenecek sanat eseridir dememle sana bir sinema ısmarlayabilirim demenin aynı kapıya çıkacağını anlayacak kadar zekiydi neyse ki. elemanlardan izin alıp sinemanın yolunu tuttuk..
--spoiler--
aşk bir zamanlama olayıdır;doğru kişiyle erken yada geç karşılaşırsanız onun yanından geçer gidersiniz
eskiden insanlar kimseyle paylaşmak istemedikleri bir sırları olduklarında bir dağa çıkar bir ağaca oyuk açar onun içine saklarlarmış sırlarını sonra da balçıkla kaparlarmış oyuğu...
geçmişinden kurtulmaya karar verirsen beni bul
neden eskisi gibi olmuyor ?
aşkın ikamesi yoktur.
bana aşık olup olmadıgını merak etmiyorum ben seni seviyorum
senin icin ne kadar istersen öderim,her gece
--spoiler--
festivalde izledigim tüm filmlerin yorumunu nacizane yapabiliyorken kelimelerimi kifayetsiz kıldıran film... canımın yanacagını bilerek gitmiştim bu filme ama bu kadar acı cekeceğimi düsünmemiştim filmden cıkarken kızarmış bir yüz hızlı atan bir nabız sırılsıklam bir mendil sıkıştırıldıkları yerden fırlamış anılar yarası kanayan bir kalbim vardı...
yaralı bir adam teslim olmamak kosuluyla asktan aska kosturuyor canını yaktıgı nice kadın... kimisine teget geciyor kiminin tam icinde yer ediniyor ve itiraf ediyor sonunda aradığının o ilk ask olduğunu bunu anlayan akıllı kadınlar uzak duruyorlar ondan ama sadece 'seni seviyorum' diyen karsılıgını duymasa dahi sevmeye devam eden bir kadının hüznüne takılıyoruz en cok ama genis düsünürsek insanın hallerini görüyoruz aşkın bizi mazoşist yapışını, teslimiyetin kimine göre zor kimine göre kolay oluşunu, korkusunun üstüne giden yada korkusundan kaçanları, aşkı korkuyla yaşayanları, baskasına ait olanın kıymetinin artısını, önünde engeller kurallar olanın daha davetkar olusunu, tutkunun anlamını... film eternal sunshine... daki gibi bir soru ilistiriyor beynimize eger anılarımıza yolculuk edebilsek yitirilmis askımıza doğru yola cıkarmıydık?!...
aşk bir zamanlama olayıdır;doğru kişiyle erken yada geç karşılaşırsanız onun yanından geçer gidersiniz
eskiden insanlar kimseyle paylaşmak istemedikleri bir sırları olduklarında bir dağa çıkar bir ağaca oyuk açar onun içine saklarlarmış sırlarını sonra da balçıkla kaparlarmış oyuğu...
geçmişinden kurtulmaya karar verirsen beni bul
neden eskisi gibi olmuyor ?
aşkın ikamesi yoktur.
bana aşık olup olmadıgını merak etmiyorum ben seni seviyorum
senin icin ne kadar istersen öderim,her gece
--spoiler--
festivalde izledigim tüm filmlerin yorumunu nacizane yapabiliyorken kelimelerimi kifayetsiz kıldıran film... canımın yanacagını bilerek gitmiştim bu filme ama bu kadar acı cekeceğimi düsünmemiştim filmden cıkarken kızarmış bir yüz hızlı atan bir nabız sırılsıklam bir mendil sıkıştırıldıkları yerden fırlamış anılar yarası kanayan bir kalbim vardı...
yaralı bir adam teslim olmamak kosuluyla asktan aska kosturuyor canını yaktıgı nice kadın... kimisine teget geciyor kiminin tam icinde yer ediniyor ve itiraf ediyor sonunda aradığının o ilk ask olduğunu bunu anlayan akıllı kadınlar uzak duruyorlar ondan ama sadece 'seni seviyorum' diyen karsılıgını duymasa dahi sevmeye devam eden bir kadının hüznüne takılıyoruz en cok ama genis düsünürsek insanın hallerini görüyoruz aşkın bizi mazoşist yapışını, teslimiyetin kimine göre zor kimine göre kolay oluşunu, korkusunun üstüne giden yada korkusundan kaçanları, aşkı korkuyla yaşayanları, baskasına ait olanın kıymetinin artısını, önünde engeller kurallar olanın daha davetkar olusunu, tutkunun anlamını... film eternal sunshine... daki gibi bir soru ilistiriyor beynimize eger anılarımıza yolculuk edebilsek yitirilmis askımıza doğru yola cıkarmıydık?!...
cumhuriyetimizin 123.yılını kutlayacağımız senedir.
muhtemelen 70'lerin çocuklarının göremeyeceği bir sene olacaktır.
var mısın yok musun ya da harika pazar olacaksa, benim olmayacağım senedir.
"bir defasında birine aşık olmuştum. o bir süre sonra kayboldu. 2046'ya gittim, beni orada bekliyor olabileceğini düşünmüştüm, ama onu bulamadım. beni hala sevip sevmediğini düşünmeden duramıyorum, ama onu asla bulamadım. belki de onun cevabı bir sır gibiydi, hiç kimse bilemezdi.. bütün hatıralar gozyaşlarının izleridir."
gibi, insanın "neden böyle" diye sormayı akıl etmediği hallerinin cevaplarını duymak istemeseniz de veren bir yapıttır.
gibi, insanın "neden böyle" diye sormayı akıl etmediği hallerinin cevaplarını duymak istemeseniz de veren bir yapıttır.
sadece bay chow değil de sanki wong kar wai'nin kendisi de o odada asılı kalmış, su li zhen'e yapışmıştır. bu yüzden wong kar wai hangi filmi çekse, orada mutlak bir su li zhen vardır.
"all memories are traces of tears." *
sigaralı ve alkollü bir yazar. hayatına kadınlar girer. ve geri çıkar. hiçbirini alıp da hayatının merkezine koymaz. sadece bir kez gerçekten aşık olmuştur. ama o da...
"aşk bir zamanlama işidir. doğru insanla daha erken ya da daha geç tanışmak hiç de iyi değildir." zamanlama problemi vardır. kendi zamanını kendi yaratır. soğuk otel odalarında hikayeler uydurmaya başlar. ne kadar uyduruyormuş gibi yapsa da tüm karakterler gerçektir. tanıdıktır.
sigaralı ve alkollü bir yazar. hayatına kadınlar girer. ve geri çıkar. hiçbirini alıp da hayatının merkezine koymaz. sadece bir kez gerçekten aşık olmuştur. ama o da...
"aşk bir zamanlama işidir. doğru insanla daha erken ya da daha geç tanışmak hiç de iyi değildir." zamanlama problemi vardır. kendi zamanını kendi yaratır. soğuk otel odalarında hikayeler uydurmaya başlar. ne kadar uyduruyormuş gibi yapsa da tüm karakterler gerçektir. tanıdıktır.
o kadar bayan ki baymaktan bir hoş eden film .
şahane soundtrack'lere sahip film.
(bkz: shigeru umebayashi) - 2046 main theme
(bkz: dean martin) - sway
(bkz: georges delerue) - julien et barbara
(bkz: connie francis) - siboney
(bkz: shigeru umebayashi) - interlude
(bkz: angela gheorghiu)- casta diva, from the opera norma
(bkz: xavier cugat) - perfidia
(bkz: shigeru umebayashi) - lost
(bkz: peer raben) - dark chariot
(bkz: peer raben) - sysiphos at work
(bkz: zbigniew preisner) - decision, from a short film about killing
(bkz: shigeru umebayashi) - long journey
(bkz: secret garden) - adagio
(bkz: shigeru umebayashi) - 2046 main theme
(bkz: dean martin) - sway
(bkz: georges delerue) - julien et barbara
(bkz: connie francis) - siboney
(bkz: shigeru umebayashi) - interlude
(bkz: angela gheorghiu)- casta diva, from the opera norma
(bkz: xavier cugat) - perfidia
(bkz: shigeru umebayashi) - lost
(bkz: peer raben) - dark chariot
(bkz: peer raben) - sysiphos at work
(bkz: zbigniew preisner) - decision, from a short film about killing
(bkz: shigeru umebayashi) - long journey
(bkz: secret garden) - adagio
Hepimizin yaşlanmış olacağı yıl. Umarım yaşarız.
düşüncelerimi ben yazıya dökemezken, kar wai wong aşkı filmle anlatmış..
--spoiler--
beni sevmemesi de mümkündü. sonunda anladım. bazı şeyler kontrol edilemez. bana kalan tek şey pes etmekti.
---
aşk zamanlama meselesidir. doğru insanla çok erken ya da çok geç karşılaşmak fayda etmez.
--spoiler--
--spoiler--
beni sevmemesi de mümkündü. sonunda anladım. bazı şeyler kontrol edilemez. bana kalan tek şey pes etmekti.
---
aşk zamanlama meselesidir. doğru insanla çok erken ya da çok geç karşılaşmak fayda etmez.
--spoiler--
2004 hong kong/çin yapımı 129 dakikalık, dram/romantik/bilim-kurgu kategorili kar wai wong filmi. 7.5 imdb puanına ve 32 ödüle sahip, kadrosu şöyle: tony chiu wai leung, li gong, faye wong, ziyi zhang ve maggie cheung.
fa yeung nin wa filminde olduğu gibi, bu filmde de tony leung'un oynadığı karakterin ismi chow mo wan'dır. Harika filmdir, sigara içmeye özendirir * görsel
fa yeung nin wa filminde olduğu gibi, bu filmde de tony leung'un oynadığı karakterin ismi chow mo wan'dır. Harika filmdir, sigara içmeye özendirir * görsel
diyor ki yahya kemal beyatlı bir şiirinde
"...
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden."
"...
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden."
"Aşk zamanlama meselesidir. Doğru insanla çok erken ya da çok geç karşılaşmak fayda etmez. Onunla başka yer ve zamanda karşılaşmış olsam hikayem daha farklı bitebilirdi."
görsel
görsel
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar